Ekleyen, admin on 08 Haziran 2009 – 10:33 -

6 Haziran2009 günlerden cumartesi. Kendime izin vermişim bu gün arı ve arıcı yok. Haremde münübüsten indim. Üsküdar evlendirme dairesini soruyorum, diyorlarki buradan 20-30 dakikada ancak varırsın. Ben biraz yürüyeyim dedim bir sordumki burası dediler, hayret 10 dakika sürmedi.

Mekan çok güzel, kız kulesini biraz ileriye geçin, bogaziçi köprüsünü gördünüzmü tam orası işte. Yeniden evlenmek filan isteyen olursa bu mekanı tavsiye ediyorum. Burada işim bitti, Zafer abiyle buluşacaktık, tornacı memeleketten gelmemiş. O zaman buluşmaya gerek yok dedim telefonda. Yarım saat sonra gene aradı bak saaat akşam 7 ye kadar boşum diye.

Resmen kaşınıyor, abi madem kaşınıyorsun gel dedim. Bu seferde arabaylamı geleyim dedi, arabasız niye geleceksinki tabiki arabayla gel. Bogazı seyrederken yakınlarımda bir yere gelmiş beni bulamıyor aman dedim yerinden ayrılma geliyorum. Gidip kendisini buldum. İstikamet Beykoz, Akbaba köyü. Saim abi kavacıktayken beni arayın dedi ve ekledi aman bir şey yemeyin diye.

Kavacıkta aradım, tamam ben köye iniyorum köy içinde bekleyin. Biraz bekledik hemen geldi ve yemege geçtik. Bu ne biçim iş anlamış degilim. Bu gün arı ve arıcı yoktu. Yemekten sonra arılığa geçtik.

bazı kovanları açtım kestane nektarı gelmeye başlamış koku vardı. En büyük kayıpları ise örülü petekleri az. Seneye daha iyi olur,şimdilik ham peteklerle en iyisini yapmayı düşünüyor bazı kovanlarıda birleştirmesini tavsiye ettim. Benim bu konudaki birleştirme tavsiyen iki kovan yan yanaysa ikisinede akşamdan koku verip ertesi günü kovanların zayıf olanını oradan 5-6 metre uzaklıkta başka yere koymaliki işe giden eski yerine gelsin ve kendi kovanı olmadıgı için orada bulunan kovana girecek. Yerinden aldıgınız kovan aynı arılıkta olacak. Bu işlemi yaptıgınızda iki kovanınızda duruyor birinin tarlacısını öbür kovana yönlendirip yüksek verim alıyorsunuz. Bu sistemi ben daha önce denedim. İşlem nektar başladıgında yapılırsa çok iyi olur. Zaten tarlacıların ömürleri çok kısa en uzunu 20 gün, eski kovandada dursa ölecek. mevcudu iyi kovanda olursa verim katlamalı olarak artıyor. Bu yöntemi kendim düşünerek buldum. Başka destek şekilleri var ama bence en iyisdi bu.

Sayim abinin amcasının oğlu, ikiside aynı zamanda arıcılıga başlamışlar. Buradaki kontrol ve tavsiyelerimizi bitirip, kaptanın arılıga geçiyoruz. Kaptanın bir yakını var bize eşlik etmekte, kendiside bizim talebelerimizden::))
Abi larva tranferi yapmamız lazım dedi, dedim yapalım. Malzemeler nerede bana diyorki sende yokmu. Ben nikaha gelmişim, bu gün arı ve arıcı yoktu. Şimdi tranferin içine düşüyoruz. Kaşık yok ama janter memelerimiz var. Hemen kovan kapagını açıyorum, havalandırma için konulmuş telin bir parçasını aldım.Ucunu çekiçle ezdim, birde sap lazımen iyi sapta balmumundan oluyormuş. Sapıda yaptık, tranfer için karniyolu açtık aman Allahım arı mafolmuş, 5 çıta arıya aralara ham petek dalarak 10 çıta yapılan bir arı kovanı.
Kaptan yeterli tavsiyeleri telefondan aldı.Bende kovandaki fazla çıtaları ve polen blokesi olan 3-4 çıtayı başka kovanlara vererek karniyolu biraz toparladım. Kaptan böyle yaparak bu kovanı korumaya almış, iyiki gittim duman ettirecek kovanı. Böyle dagınık bir kovanın yağmalanması çok kolaydır, içerde savunma diye bir şey kamamışki.
Sonra larva tranferi yapılacak larvalı çıtayı buluyorum. Memeleri verecegimiz kovanda 3 çıtalık bir Muğla. Bir arı bu kadarmı saldırır, benim 5-10 günde yediğim iğneyi yarım saatte yedik. 6 meme varmıştı tranferi yaptık, arı hala saldırıyor. Ayrnı arılıkta benim anaarılarımın arılarından var açıyoruz hiç bir kovan saldırmıyor. Şampiyonun kızı güzel gelişmiş, 65 numaralı kalabalık kışlayan bir arım vardı onun kızıda güzel ve sakinler. fakat 3 çıta Muğla herkesi mafetti. Pazar günü kaptan aradı 6 memenin altısıdsa tutmuş dedi, hayret birde kuru sistem aşılama yapmıştık, sulu olsaydı 6×12 olurdu kesin::))

Kaptanların arılıktan çıktık, Saim abinin arılıga geri geldik. Saim abi Kırkpınara hazırlanıyormuş bir güreş severde abi kesin baş pehlivan olursun diye motivasyon yapmayı ihmal etmiyordu.

Kestanelerin son durumları. Bazıları tüylenmiş bazıları daha tüylenmesine çok var.

Nasip olursa kestaneye götürecegim arılar perşembe akşamı Şile de olacaklar. Mustafa Kabaoğlu, Murat Çakır ve benim arılarım kestane balı için aynı yerde olacak. Ben şimdiden arılıkta tarlacıları belli noktalarda toplamaya başladım.

Artık denecegiz derken, bir telefon geldi, Zafer abinin kardeşi Beykozda pastaneciymiş. Abi insan daha önce niye haber vermezki böyle yerleri::)) İkram bol, karşımız denizmi bogazmı iyice karıştırdım zaten. Yanımızda bir öğrencimizde bize eşlik etmekte, bu sıralar ismimi yazmayın diyor. Hatta bazı yerlerden isminide çıkarttım. Münkün oldugu kadar kendisinden isimli bahsetmek istemiyoruz. Güzel bir tespih hediye etti bana, gümüşlü, Ayyıldız, denizci arması ve isminin baş harfini içeren püskülü var. kendi tabiri ise biz arıcılıga ünüversiteden başladık diyor, sanal alem arıcılığın en ileri seviyesin de, başladığımızdan geldiğimiz yerde aynen onun deyimini doğrulamaktadır. Bizdeki bilgi ve birikim tecrübeler malisef ne ünüversitelerimizde nede hocalarımızda bütünü bulunmamaktadır.

Tatlılar, çaylar meşrubatlar şahaneydi. Zafer abiye ve kardeşine teşekürler ediyoruz. Resimide bizim ünüversite talebemiz çekti. Onada buradan teşekürler ediyorum.Muhteşem abi gene kıskanıp inşallah bana hiç teşekür ettinmi diye hesap sormaya kaklmaz. Zaten onsuz yiyecekleri götürmek beni kahretti.

Cumartesi akşamı ise Çerkezlerin daveti vardı onları izlemeye gittim.Makinam gece ve iç çekimlerde yetersiz. Birde batarya bitti. Filimi çekiyorsun batarya bitiyorum uyarısı verdimi çektiğini kaydetmiyor. Yaklaşık 20 metreden çekim yaptım bazı oyunları parça parça çekebildim. Degişik güzel bir oyun ve dans kültürü var çerkezlerin. İzleyiciler resmen büyülendi.
Filimleri bu linkte yayınladım yazıları tam yazılmadı.
Pazar günü arılar ve analara ayırdım. Ormandaki arıların durumu iyi endişelerim kalmadı. bir sonraki haberde ormandan. Zaten görüntüleri gördügünüzde şaşıracaksınız, resimlerden durumun ne kadar iyi oldugu ortaya çıkıyor.
Arıcılık Bilgi Merkezi |
2 Yorum »
Ekleyen, admin on 05 Haziran 2009 – 10:56 -

Karniyolları yakından misafir edebilmek için balkona taşıyorum. Son durum ise 5 tanesi sağlar ve hepside yumurtaya başladılar. Bunların yumurtaya başlaması sorunların sona erdiği anlamında degil. Bu arıların tahminime göre kendi tarlacıları oluşana kadar tehlike sürüyor. Bu geçiş süresincede yakından takip edilmeli, anaarıyı degişmeye kalkabilirler, nerden bilecekler neler çektiğimizi, herkes kafasına göre takılıyor işte. Bu çile ne zaman bitecek derseniz, kendim bu safları üretmedikten sonra dışa bağımlılık devam edecektir. Ben ise özür yaşamayı seven birisiyim, bagımlılık ise çok zor bir şey. Benim hedeflerim, bazılarının hayali bile olmamıştır.
Sanal arıcılar olarak son gelişmelere bir göz atacak olursak, durumlar sevindirici. Bir sene öncesi bahar balının esamesi yokken şimdi sanalcılar bahar balı sagım yarışına girdiler. Güçlü kovanla kışlama, bundan sonra kış beslemeside kalkacak, varovayla doğal mücadele yöntemleri, organik asidler, arıcıların kendi anaarısını üretmesi en önemli ilerleme kaydedilen meselelerdir. Seneye her şey daha iyi olcak kısa sürede alınan sonuçlar çok iyi. Bizim işimiz sonuçta arıcılık degil, biz çalışan insanların boş kalan vakitlerindeki çalışmaları ülkemize örnek olacak, oluyor da.

Sessiz sedasız balkona topladık, bakalım sonum ne olur, şimdilik sorun yok, daha bir sefer soruldu Alicik bu arılar ne kadar duracak diye?::))
Sayı artmazsa, eksilecegi yok gibi. Nazar değmez inşallah::)))
Bu sene F1 üretebilmek için çok önceden saf anaarı ayarlamama rağmen kısmet olmadı. sonunda F1 lere kaldık. Bu sene inşallah saflarım sağ salim gelirse, hedeflere devam edilecek. Şimdilik elimizde sadece kimlik kaldı saflardan. Bu safın birde kardeşi vardı, 30 çıtada çalışırken mayıs ayı içinde anaarı degiştirdi kovan.
Yeni bu yılın saf anaarıları uzun süre test edildikten sora satışa sunuluyor, bu yumurta attı yavru kapattı diye hemen verilmiyor.

Bu sene balkonun ilk misafiri 31 numaralı karniyol F1 anaarım. Pembe metroya aktaracagım, pembe metrodaki arılar başka yere nakledildiler.

Anaarıların en sevdiği köşe peteklerin kenarları kendilerini böyle emniyete alıp orada oyalanması görülmege deger.

31 Numaralı karniyolun ilk yaptıgı yumurtalar paketlenip yumurtacı zade Şenol efendiye kargolandı. İlk gönderdiğim çıta anladıgım kadarıyle günü geçmişti başarısız olmuştuk.
Bu yeniçıtanın içlerinde tek tük çatlayanlar vardı, fakat paket Vize’ye ulaştıgında yumurtalar henüz çatlamamış inşallah bu sefer bu çıta Şenol’umun işine yarar. Yoksa çantayı kap gel diyor::))
Heralde çantayla beni istedigine göre sünnet olacak birisi var::)))

Bu sefer bal akmalarına karşı önlem aldım, gelen haber ise akan balı çift kat peçete emmiş.
El kadar çıta bine yakın yumurta içeriyor, gazeteye sarıp birde suladım rutubet olsun diye. 31 ilk icraatını yaptı hayırlısıyla.
Arıcılık Bilgi Merkezi |
3 Yorum »
Ekleyen, admin on 02 Haziran 2009 – 09:10 -

Buzdolabına misafir olan minik kovan.24 Saatlik buzdolabı sefası bitti, peşinden yatak odasındaki gardolaba aldım, tamamen karanlık bir ortam da 24 saat daha geçirdi. Balkona çıkardığımda ise 31 mayıs 2009 pazardı. Baktım anaarı geziyor birde heralde gardolapta yumurta atmış, buz dolabında o işi yapamazdı.

Kekini verip pazar günü mesayisine hacı abinin yanına gittim. Pazar gecesi bayagı geç geldim eve kutuyu kontrol edemedim 1 haziran pazartesi kontrolde sorunsuz anaarı geziyordu. Bu tur karniyolların verilecegi tüm kovanlara elimdeki karniyol işçilerinden verdim. Bu anaarıların ömrü yolda bitiyor. Hayatta kalanlarda ömürlerinden çok şey kaybetmiş olarak hayatlarına devam etmeye çalışmakta, tabiki işçileri izin verirse. Bu anaarıyı kabul ettirdim diye seviniyorsunuz iki gün sonrası bir bakıyorsunuzki anaarı yumurta attı işi garantiye alan işçiler anaarıyı degiştirmeye kalkıyorlar. Karniyolların son durumunu merak edenler var, 11 anaarıdan 6 fire var, şu an 3 tanesi sorunsuz devam ediyor, iki tanesini kafesleyip kapalı mekana aldım.
Bazıları son durumlara bayagı seviniyor, kına isteyen varsa ücretsiz gönderilir münasip yerlerine yaksınlar diye.
Memelekete ve arıcılara faydalı gibi görünüp, kambur olanlara, faydasız takozlara acayip oluyorum. Bu memlekette arıcıları yıllarca ben uyutmadım, egitiyorum diye.
Hafta arası hacı organik bahçe işlerine hız verdi, biraz geçmi kaldı bilmiyorum. Bu saatten sonra ekilen domatez ne zamana yetişir bakacagız, sabretmeyi severim. Hele bir yetisinde icabına bakarım.

Bu resmin önüne bir dikkat edin. Benim sehpalar 3 metredir. Hacıyı bazı konularda uyarsamda kafasına göre takılıyor. Pembe metroyada anaarı çıkmasıda zannedersem hacının işi. Hacı istedigi kovanı alır bazen 5-10 metre ötede bir yere koyar. Geçenlerde bir sırada pembe bir kovan var, bu nerden geldi dedim dediki alttaki oğulu buraya aldım. Bak abi böyle olmaz, bu kovanın arısı şimdi eski yerine gitmiştir desemde, vallah hiç bir arı gitmemiştir dedi. Sanki nufus sayımı yapıyor. Dedim abi gel bakayım, gittik bitişigindeki kovanda şampiyonun oğuluydu, dedimki bu oğul kaç çıta dediki 5-6 çıta kovanı bir açtık kata gelmiş. Dedim bak hiç gelmemişler. Şimdi gel getirdigin kovana bir bakalım. Taşıdıgı kovanda 5-6 çıtalık bir oğuldu. Gittik kovanı bir açtık 2 çıta arı kalmış. Bak abi dedim bu dıştakinde arı varmış ve arasına ham petek vermişiz, arılarda petegi kabartmaya başlamışlar.şimdi 6 çıta arıdan 2 çıta kalmış ve anaarısıda yok, muhtemelen anaarıda benim yeni yaptıgım pembe metroya girdi, çünkü ikiside pembe kovandı ve aynı sıraladalar.Bunları gözüyle gördü fakat bu yaşlılar kafalarına neyi takarsa başkası ne derse boş.
Bir ara dediki resme dönelim. Bu sırayı az az kaydırabilirmiyim dedimki abi tek kovan olsa sorun olmaz. Fakat bir sehpada 6 kovan varsa bunu en fazla 25-30 cm, az az kaydırmak lazım.
Bizim hacı az kaydırmış sehpadaki il metro sehpanın en sağında ilk kovandı. Ayrıca sehpada bölünen arılar var eşleşme zamanları ve yeni anaarılar bulunuyordu, hepsini kestirdi.Sırayı 3 metre birden kaydırmış anlayacagınız. İster istemez moraliniz bozuluyor. Hatayı görüp uyarıyorsun, adam hala uçuruma gaz basıyor.
Hafta aarası ilhami abinin arılıktaki kutuları getirip memeleri dagıttık. Çok gözde fire oldu. Bazı gözler bir haftada yalancıya kaçmış, arılandırma yapılırklen yavrulu çıta olmalı yoksa kısa sürede yalancıya kaçıyorlar. Daha önceden bildiğimize göre kovanda kapalı yavru varsa o kovan veya arı yalancıya kapılmıyor.Bunun süreside en aşagı üç hafta, bu gün bölsen böldügün kovanda ki yumurta en geç 3 haftada çıkacak. Yani yalancıya kaçabilmesi için arıların en düşük üç haftaya ihtiyaçları var.

Cumartesi günü kek yaptırmaya gidecektim, Zafer abide anaarı istiyordu, dediki Sultanbeylide buluşalım. Kek yapılırken bayagı bir muhabbet oldu.

Bu sıralar arıları keklemem lazım, çünkü nektar kesilmesi oldu yavruyu kestirmemem lazım. Önümüzdeki son 10 gün atılacak yumurtalar Trakyada tarlacı arıcı olacaklar. Bu nedenle kek verdim ormandaki kovanlara.

Kek dükkanında bir sır tezgahı herkesin ilgisini çekti. 1,5 cm ağaçtan yapılmış iki parça ve hafif. Ayrıca iki kişi sır alabiliyor.

Ortadan ikiye ayrılıyor rahatlıkla takside falan taşınır. Zafer ve Gürol abiler ölçüyü alıp aynısını yapmaya gitmişlerdi, yakında sır tezgahının yeni resimnlerini görürüz.

Cumartesi günü İlhami abinin arılıktan getirdigimiz kutuların memelerini koparıp yeni memeler verdik. Tabiki dünya anaarı öldürdüm hacının içi gitti, çogu memeleri koparırken elimde doğuyor bende yok ediyorum. Bu meme çok ilginçti, içi komple süt doluydu sanki, sadece uç kısımında anaarı pupası vardı. İşin garibi bu kutu bu meme varken yalancıya kaçmış hemde 9-10 gün sürede.

Oğul verecek kovanlardan birisi. Kovanın muslukta yatarlar. Artık bu kovanı ne yaparsanız yapın, normal çalışmasına çekmek imkansız.

İçerdede aynısıdır. Kovan duvarlarına salkım yapıyorlar. İçerde ham petek olmasına ragmen petekte örmeyip, pinekleyip duruyorlar. Bu sene işi sonradan çözdüm, artık anaarı memelerini oğula meyledenlere yaptırıyorum. Madem ogula gideceksin gel bakayım buraya deyip anaarıyı 3-4 çıtayla başka yere ver memeleri karınları doya, meme beslesinler. Son turun meme besleyicileri, kestane yolcusu. İçlerinde kapalı yavru kalmadı 10 çıta arı alayı tarlacı, üstüne bir 10 çıtada başka kovanlardan derledimmi olay tamam. Oğula gidecek arının içide aynen önü gibi kovan duvarlarında salkımlar oluyor. O resmi çekemedim makinayı alıp gelene kadar hacıda körük vurmuş içerdeki pinekleyen salkım dagılmıştı.

Bir posta daha arıyı ormana attık. Cumartesi ve pazar çok yogun geçti, kek verildi, anaarılar kutulardan toplandı, anaarı kutusu acayip, minicikler ama işleri o kadar çok ki. Yaz yaz bitmiyor. Anaları aldıktan sonra birde kutulara kek verdik. Peşindede ormana gidecek kovanları hazırladık.Pazartesi günü mesayi bitimi anaları alınan kutuların memelerini dagıttım.

Hacı abinin kovanlardan birisi herkesi aşıladı, eski hacının malzemelerinden olan kovanları, bir kovanın alt tahtası aralıkmış, arallıktan herkese bay bay yaptılar.

Nihayet nakliyeci Aydını bu cumartesi boş bulabildik. Pazar günü çalışmayan nakliyecilerden bu::))
Hem iş yok diye ağla, hem tatil yap.
Aydın’da bu yılın aşısını oldu.

10 Kovanda geçici iki anaarı denemelerim var. Bir tanesi anaarıyı kesip memeler yapmış. Arasından havalandırmalı tahtayı alarak tek anaarılı sisteme geçirdim, tabiki memeler temizlendikten sonra.

Arıcılar olayları çok iyi takip etmelidirler. Bu resimde kovanlardaki erkeklerin işelerine son verilmiş oldugunu görüyorsunuz. Bu iş durup dururken olmaz, nektar kesildimi böyler olur. Bundan dolayı kovanlara mudahale olarak kek verildiki yavru gidişatı devam etsin diye. Sadece önümüzdeki 10 gün daha sorunsuz yavruya devam edilsin yeterli.

Geçici iki anaaarılı kovanların üstlerinde güzel yumurta vardı. Zaten çıkmaya yakın kapalı yavrular verilmişti üst katlara, çıkan yavruların yerlerini yumurtalar almaya başlamış. Zaten kafesten anaarılar yeni çıkmıştır. Bu sistemde kovanlara geçici nufus patlamaları yaptırılabilir. Tabiki elimizde patlamaz inşallah, nufus fazlalıkları. Bu işin ayarı zamanla olacak. 2007 Şile kestane bal sagımında arıların ayarını acayip kaçırmıştım.

Buradaki yumurtalar Trakya da tarlacı arı olacaklar. Bunları üç sene öncesi kimseler hesap kitap edemiyordu. Bol ahkam kesiliyordu. Her geçen zaman bizi daha ileriye götürmekte.

Arılıgın etrafını gezerken bir kuş uçtu baktım yuvası orada.Ne kadar ugraşmış, elleri yok sadece ayak ve agızla yapılan iş ilgimi çekti. Öyle büyük parçaları işleyip düzenlemişki hayret etmemek imkansız. Heralde yumurta işlerini bitirip, kuluçkaya yatmıştı. Belki zaman olursa yavrularıda görürürz.


Ormanda bu civarda pamukleyen denen bir gül türü çiçek var. Acayip arılar o çiçekten polen çekmişler. Gene bir çok çıta polenle bloke edilmiş, kovan düzenlemmeleride ayrı bir iş ve verilen çıtalarla kovanı bölmemek lazım. Yoksa durup duruken sapasağlam kovana meme yaptırırsınız. Polenli çıtada kovanı bölen çıtalardan birisi. Bu tür çıtaları ya kata yada dış duvarlara almalıyız.Çıtaları ordan buraya alırsanız, içerde bir karışıklık oluyor. Anaarı polenli çıtaya gelip geri dönüyor, polenli çıtanın anasız bölümüne attıgınız yavrulu çıtada ise anaarıyı uzun süre göremeyen işçiler anasız kaldık diye meme yapıp durup duruken kovanın başına iş açıyorlar.

Bu sene petekle alakalı ne resim nede haber yaptım, dikine takılmış ham petekler.Bendeki çıtalar standart degil boyu 24 cm. standar çıta 25 cm olmalı. Zamanında öyle başladık devam edip gidiyorum. Petekler içine sıfıt giriyor.Çok malzemeniz varsa onlara kıyamazsınız, bu saatten sonra tüm malzemeleri iptal edip 25 cm lik çıtayamı dönüyüm.

İlk giden arıları bir hafata sonrası kontrol edebildim. İki anaarılı kovanların yumurtalarını gördüm, birinin ara tahtasını aldım.Kelerini verdim kafesleri toplayıp pazar geç vakitte gebzeye geldim. Zamansızlık en büyük sorun, topladıgım anaarıları gönderenmedim, zaman olsa otobüse verilecekti olmayınca ertesi gün kargoya verdim. Otobüs işine dalsanız ormandaki arılarımın işi kalacaktı.Araç sorunu olunca birde ormana körükçüsüz geldim. seneye bol zamanımız olur inşallah.::))

Gebzedeki arılık çok rahatladı. Gitiginde ne yapacagını biliyorsun. Zaten Gebzede kalan katlı kovanlarda oğulla boguşuyor, arılıgı kontrol altına aldık ama gelin bana sorun neler çektiğimi. Şu ana kadar toplam oğul sayısı 9. En son bir oğul daha çıkmıştı. Saldırgan bir arı vardı. Nasılsa o gün o kovanı ormana atacaktım. Bol bol karıştırıp anasını çaktırmadan aldım. Hacı abiye dedim bana gazete getir. Ne yapacaksın diyor,dedim bu kovan gazete okuyacak::))
İki kat gazete koyup, bıçakla çizikler attım.Üst kattı koyup oğulu hemen buraya silkeledik. Kovan çok aydınlandı, yarısı aşagıdan yarısıda yukardan okumaya devam ederlerken kendilerini gece yarısı ormanda buldular.
Bu işi yaptıgınızda mutlaka üstteki ogul bölümünde havalandırma olsun. Yoksa kısa sürede gazeteyi delip geçemiyorlar ve ogul sıcaktan yıgılıp kalıyor hepsi ölüyor.
Arıcılık Bilgi Merkezi |
9 Yorum »
Ekleyen, admin on 01 Haziran 2009 – 09:00 -

Almanya’dan gelen F1 karniyolları daha önceden hazırladıgım pembe metroda misafir etmiştim. Olayın başlaması söyle olmuştu. Analar yola çıktı önceki tur 4 günde gelmişti, bende bir kaç gün içinde gelir diye en önemli olan saf karniyole metro kovanı yapıp birde elimde bulunan gene Almanya’dan gelmiş arının arısını silkeledim ki foromen sorunu yaşamayalım . Buraya kadar her şey normal. İki gün kapalı mekana alınarak kapalı tuttuk. Sonrasında dışarıya çıkarıp ağzını açtık. Ayrıca bir sürüde iki günlük kapalılık sürecinde ölenler olmuş alttada çok havalandırma olmasına rağmen. Anaarılar gelincedce nasılsa misafir hane hazır diye pembe metroyu kapıp balkona getirdim. Kafesleri üstüne dizdim bir türlü tam sarmadılar. Belki soğuktandır diye içersine mermer ısıtıp koydum gene beklediğim ilgiyi göremedim. Baktım olmuyor tüm anaarı kafeslerini boşaltıp yeni bakıcılar verdim. Ertesi sabah baktım tüm arılar yaşıyor öğlenleyin yemege gittim iki anaarının hareketleri degişmiş. Dışardanda kafesleri parçalamak istercesine arılar saldırıyor hemen kafesleri arının üstünden alıp arılıga götürdüm. Pembe metroyada bir karniyol arısı bıraktım. Arılıkta gerekli işleri yaptım. Aradan bir gün geçti hala kafese degişik gözle bakıyordu işçi arılar.Düşünüyorum ne yapsamda bu inekler anaarıyı kabul etseler diye. Bir yerdende bazı kişilere sağ kalırsa bu arılar gönderilecek, gönderme işide kafesle degil minik kovancıklarda yapmak istiyorum. Anaarı kabul edilecek yumurtaya başlayacak minik kutu çıtalarımın büyüklügündeki kovancıklarla nakilleri bitecek. İlk minik kovancıkları yapmaya başladım birden aklıma kış salkımı geldi. Birde başka ülkelerde eşleşmemiş memeden çıkmış anaarıları işçilere kabul ettiriyorlar, biz ise hazır anaarıları kovanlara kabulde kayıplar yaşıyoruz. Yabancılar bu tür işlerde karanlık ve serin yerleri tercih ediyorlar, dedimki kendi kendime buzdolabından serin ve karanlık yer olurmu. Minik kovancıgımı yapıp balkondaki metroyu bölecem ve buzdolabına atacagım bir kış yaşasın sonrasında ne olacak görecegiz. Tam arıyı aldım iki çıtasını kutuya aldım kafestede anaarı duruyor, pembe metronun içinden anaarı ötme sesi geldi, yav bu ne iş diye bir baktım ki bir anaarı yumurta atıyor, bu ne biçim iş henüz anlamış degilim. Bu arıyı ben kendim boş ballı çıtalara elimdeki eski karniyoldan silkeledim ve iki gün hapis kaldı, sonra açtık, bu anaarı nasıl geldi anlamış degilim. Kutulardan birisi terk filanmı etti diye düşünüyorum başka seçenekte yok çünkü.

Sonuç ise karniyol kafesiyle alakadar olmayıp çıtasında çalımasına devam eden arılardan iki çıtayı bu kutuya koyup kapatım, aradan iki dkika geçmeden serin vede karanlık bir yere naklettim::))

Minik kovancık buzdolabında, arılarda salkıma girmişlerdir. Kış günü ellerindeki anaarıya sahip çıkmak zorundalar, yoksa koca kışı anasız geçirmek zorundalar.

Burasıda yetersiz gelirse bir üst kata alacagım, belki şoklama kesin çözüm olabilir.

Şimdilik normal kış mevsimini yaşamaya başladı gece gündüz sıcaklık buralarda 4 veya 5 derece civarlarında. Bu yaptıgımda işi çözmezse Sıbirya sogukları kutuyu beklemekte.
Ayrıca çok yakında cep kovanları üretmeyi düşünmekteyim. Canı arıyla oynamak isteyen cebinden kovanını çıkarıp hevesinide gidermiş olacak.::)))
Arıcılık Bilgi Merkezi |
8 Yorum »