ARICILIKTA HER KONUDA ÇALIŞMA VE ARAŞTIRMALARA DEVAM
Ekleyen, admin 11 Mart 2010 – 17:35 -
9 Mart 2010 salı günü Saim abiyle anaarı çiftleştirme kutularının nakil ve hacıya zimmet işi vardı::))
Süni dölleme işinde tüm işler gelip bu iğnede bitecek, yedek iğneler yoksa diğer hiç bir malzeme işe yaramıyor. Mehmet Dr.Schley uclar çok çabuk kırılıyor demiş::))
Saim abi hafta içi bazı numuneler toplamıştı.
Varroa çekmecesine kullanacak oldugumuz bir plastik. Kiloyla satılıyormuş.
Asıl benim istediğim parçayı anlamamış, benim bahsettiğim malzeme tabelacılarda var. Bildiğimiz karton gibi oluklu ama plastikten üretilmiş. Kartonun plastiğini düşünün, soğuk sıcak rutubet etkilemez, çürümez bir malzeme.
Gelen elek telleri ise bana göre çok sık gözlü. Aliminyum tel, bazı metaller formik aside dayanmıyor, özelliklede aliminyum.
Büyük ihtimal bu malzemeyi kullanacağız. Kovan altlıklardında sağlam telede ihtiyaç var. Biz kovan gezdirecegimiz için malzemede iyi olmalı. Bu telin kalınlıgı 1 mm filan keserken ellerimi parçalıyor, zannedersem çelik. Pas konusunu ben o kadar önemsemiyorum bu tellerin paslanması kim bilir kaç sene sürecek. Zaten biz pas tutmaya başladık.
Degişik boyukta gözenekleri olan elek teli çeşitleri. Ülkemizde yenilikleri gündeme taşımadada büyük rol alıyorum. Bloklara bakıldığında asitlerin hızla yayıldıgını görüyoruz, tel altlık çoktan beri var, peki geçen sene niye dikkat çekmedide bu sene Mehmet Yüksel tel altlıklı kovan kullanıp bunu paylaşınca, bazıları başka yerden gördük deyip atağa geçtiler.
Boy boy elek telleri, katolaklarda çok resim vardı.
Kutular arılıkta, kapak ve açılır kapanır musluklar takılacak.
Hacı invert şurupları yedeklemeye başlamış.
Süni döllemede kullanacagımız yedek iğneleri evde de bir inceliyorum.
Bu iğnelere sahipseniz bir çok konu halledilmiş sayılır. Suni dölleme arıcılıkta safların korunması ve ıslahta kullanılır.
İnşallah ömrümüz olur ise bana uzun yıllar yeter. Bu arada Sadri abi aradı ve bazı resimleride benle paylaştı, çok orjinal bir alet önümüzdeki hafta bana teslim ediliyor. İnşallah bir çok şeyin yeniden tartışılmasını ve gündeme gelmesini sağlayacagız.
Tarihler arasındaki farklara bir bakalım. Ekrem Kara benim aserlik arkadaşımdır. Salı günü akşamı misafirimdi. Biz Ordu’da askerlik yaptık, yıl 1985 di. Ekrem’le 15 ay aynı koguştaydık, ben il jandarma bölük yazıcısıyım, Ekrem ise aynı binada jandarma merkez karakolundaydı. Her akşam arıcılık konuşurduk, benim o zamanlar köyümde 3-5 tane karakovanımız vardı. Ekremin ise 50 tane fenni kovanı. Bu hadiselerin üzerinden 25 yıl geçmiş gitmiş. 2010 martın 9 zu akşamı resimleri ve anıları bir gözden geçirdik.
1985 yılından kalan bazı resimlerim.
Bu Ekrem’in yüzünden pala başçavuştan yediğim 3 tokatı hiç unutamıyorum, zaten başkada sopa yemedik ki.::))Ne günlerdi::)))
Benim olmadığım yer yoktu. Bu törenlerde ki, manganın bir parçası.
Cumartesi pazar, inzibatlık yapıyordum. O sene Ordu Sporun tüm maçlarını görevli olarak izledim, normalde çarşıda olmamız gerekiyor ama maç saatinde dalıyoruz Ordu 12 eylül stadına.
Operasyonlarda yakalanan çeşit çeşit silahlar, o sene bir kamyonla Erzincan’a götürüldü eritilmek için. İçlerinde bir çoguna hasta oldum ama elden gelen bir şey yoktu.
Bir akşam yetmedi ama olsun. Telefondan zaten irtibatımız hiç kesik degildi.
Ekrem Kara ve bacanagı ibiş. Arılıktan ayrılıp onları kamyon garajına bıraktım. Kamyonla geldilerdi, söförün birisi sebzeleri dagıta dagıta İstanbul’a gitti. Dönüşte bunları kamyon garajından alıp mersin Aydıncık’ga gideceklerdi. Vedalaştık, insan ayrılmak istemiyor ama yapacakta bir şey yok. Hayırlı yolculuklar dileyip ayrıldık.
Akşam iş çıkışı hacıyı aradım abi ne yaptın kovanlara şurupları dagıttınmı diye. Birazda yorgunum eve gidip biraz kestirmeyi düşünüyorum.
Hacı demezmi ben daha yeni eve geldim, şurup işi olmadı. Sinirlerim tepeme çıktı, dedimki ilk otobüsle geliyorum.
Beldiye otobüsüde çok uzakta durdu bende otobüse yetişmem imkansız, sinirimden 3 km yürümüşüm ve arılıga vardım. Abi dedim bak bu arılar bahara çıktı, elimizde malzeme var ve bunu kovanlara vermez isek depoda bir işe yaramaz. Baktım şurup poşetliyor, gündüz zaten 25 tanesine vermiştim. 70 civarında kovana verilmesi gerekiyor, hacı poşeterken ben şurupları dagıttım, kovada bittikçe içerden poşetlenen kovadaki şurupları getirip arıların üstüne atıyorum poşeti delip kapatıyorum. Hepsi bir saat sürmedi. Sadece bir sırada 5 kovan var hala o sıranın bırandasını bile açmadık. Diğer tüm kovanlarıma invert şurup vermişim. 4 kovanda ormanda bırakmıştık ne oldu hiç gidemedik. Havalar çok berbatlaştı, inşallah her şeyin hayırlısı olur.
Arıcılık Bilgi Merkezi | 4 Yorum »
4 Yanıt
to “ARICILIKTA HER KONUDA ÇALIŞMA VE ARAŞTIRMALARA DEVAM”
Yorum yapmak için giriş yapılmalı.







By MUHTEŞEM TURUNÇ Mar 11, 2010 | Cevapla
Yav sen askerde bayağı parlak bi adammışın be:) kışın domates almazmış beleş bulunca ben de alırım neyse şerbetleme işini halletmen iyi olmuş abi..
By ALİ TÜRK Mar 12, 2010 | Cevapla
Muhteşem abi askerlikle ilgili çok ilginç anı ve çılgınlıklarımız var. Yav buda olurmu cinsinden, terhis olamaya 4 ay kalınca eski cesaretimiz kalmamıştı.::)))
Abi domatez konusunda gerçekten evde tantana yapıyoruz içişleriyle. Beleşte olsa zamanında yetişen doğalıyla sera kesinlikle fark ediyor.
Şurup vermem lazımdı, kovanların içinde durumların ne oldugunu bilemiyorum, tahminlerimie göre yaklaşık 10 gündür arı kıy boyu ilk defa dışarı çıkamadı.Yavruda başladığına göre şurup vermemiz iyi olmuştur, hafta sonuna yeniden sıradan bir şurup faslı olacaktır. Kal sağlıcakla.
By ERZİNCANLI ARICI VECDİ Mar 13, 2010 | Cevapla
Ali bey,ana arı işinde sona yaklaşmışsın.İğneleri hacıya verme.Yıllar sonra,asker arkadaşınla buluşman güzel bişey.Saglıcakla kalın.
By adem yamak Mar 13, 2010 | Cevapla
ali bey pirinç tel dediğimiz tel bu yazınızdali tel resimlerinin 3 ve 4 nolu resimlerdeki tel.otelin bir büyük gözlüsü ve yumuşak olanı hem kğ dan hafif hem kesmesi kolay yalnız asite dayanıp dayanmadığını denemedik.ben bütün kovanlara bundan çakıyorum eğer formik aside dayanmıyorsa değiştirebilirim.çalışmalarında başarılar dilerim adem yamak yeftin kovanci