ARICILIK VE ZAMAN YETMİYOR
Ekleyen, Ali Türk 04 Mayıs 2012 – 07:08 -
Nihayet mayıs ayına girdik. Bu yıl geçtiğimiz yıldan daha sert ve bahar geç gelse de, iş olarak geçen yıldan bir ay öndeyim. Geçtiğimiz sene ilk kutu arılandırmaları mayıs ayının 15 şinde filan yapılmıştı, hatta arılandırmayı ben yapmamıştım::))
Ben geçen sene 9 mayısta umreye gitmiştim, sevgili kalfamla hacı kutulara arı doldurup, ana arı memeleri dağıtıyorlardı.
Bu yıl ise mayıs ayının 15 de ilk tur yapılan ana arılar hazır olacaklar.
Yıl ne çabuk gelip geçiyor.
Bu arada zaman işleri kovalamak için yetmiyor.
Elimizdeki arılar Anadolu olunca, balkonda bile arıcılık ve ana arı üretimi yapabiliyorsunuz.
Bu arılar sakin, yağmacı değil, oğul meyil çok az, birazda sizinle alakalı bu oğul meyil, ayrıca acemiler bu Anadolu arısıyla çalışamıyor, bu arı yönetilmek ister, yerli veya eko tipler gibi ne kazmalık yaparsan yap kaldırır cinsten değil onu belirteyim. Yani sizin beceriksizliklerinizi bu hayvan anlıyor, ben bu işi çok iyi bilirim diyenleri, bir şey bilmediklerini kanıtlayıp çizip atan bir Anadolu arısı…
Bir yerden seviniyorum bir yerden üzülüyorum. Mehmet Yüsel Mengen e geldiğinde 2 kovan arı hediye etmiştim, arılara doğru dürüst bakıp çeken yok, köyde arı kalmamış, ne gariptir ki benim verdiğim arılar hayatta. Ailecek son baharda Almanya’ya gidiyorlar geçen hafta Sadık amaca köye yazlamaya geldi.
Marangozdan bu sene bir türlü çıkamadık. Büyük ihtimal bu ay işimiz tamamen bitecek, son turda bazı işleri Cemil ustaya yıktık. Baktı gitmiyoruz, işi bitireyim de şunlardan bir kurtulayım demiştir::))
Hafta içi en sevindirici işlerden birisi, yeni ruşetlerin bölmeleriyle alakalıydı. Bu bölmelere acayip malzeme gider. Ondanmı alsam, bundanmı alsam derken, bizim kayınço halıcılığın yanında, laminat parkecilikte yapıyor.
Bir soralım elinde atıl böyle bir malzeme var mı, depoda var onları alın demiş, tabi Enes Emin soruyor dayılarına::))
İşi beleşe getirmek öyle güzelki tadından yenmiyor, kalfayla düşe kalka huylarımda acayip değişimler olmaya başladı.
Sevgili kalfam o kadar pintileştiki, beni arayacağı zaman çağrı atar ve kapatır, ben onu aramak zorunda kalıyorum, sonuçta elimizden kaçırmamamız gereken önemli bir değer.
Ruşetlerin son turu 3 bölmeli çıkacaktı yetişmeyince, benim önceki çiftleştirme kutularını devreye aldık. Arılandırıp, depoya alıyoruz, ve dışarı çıkarttığımızda, muslukların açılmasından sonraki durum.
Tarafından hediye edilen ana arı üretmekte kullanılan janter ekipmanları ve kafesleri de kullanmaya başladım.
Yunanistan’dan gelen arıcılarla İstanbul arıcılık festivalinde buluşmuştuk.
http://www.aribakani.com/ari-urunleri-festivali-ve-arici-misafirler/
unca iş arasında her işe zaman ayırmalıyım yoksa bazı işleri zaman geçtiğinde yapma şansınız kalmıyor. Bu yıl ilk defa kendi damızlıklarımla işe devam ediyorum. Bu acayip keyifli, kullandığın anaçların anasını babasını kaç kişi belirleyip arıcılık yapabiliyor ki.
Bir başka bölme ve kafeslenmiş ana arılarım.
Asıl kayıt arıcılıkta bu işlerde önemli.
Gece saat 21:00 olmuş biz bu bölmelere yemlik koyup şurup verdik. Zamanımın yetişmediğinin göstergelerinden biri.
Bu işleri geçen sene kutuda yapıyorduk artık kovan ortamında yapılması gerektiğini öğrendik. Yani az arıyla bu işler olmuyor.
Bizim pinti hoca bir horuzu bize çok gördü, kendisine ithaf olunur. Saim abim abi sen horuza kafayı takma, ben sana kızarmış piliç getireceğim. Sağ olsun gözümüz arkada gidecektik::)))
Cemil ustanın atölyede süper bir ziyafet oldu.
Üstüne künefe::)))
Sizde künefe severmiydiniz.
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »


















Yorum yapmak için giriş yapılmalı.