ARICILIKTA YOĞUNLUK BİTMİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 16 Mayıs 2012 – 09:33 -


Arıcılık işler yumağının bütünü derim.Bu iş yumağında henüz sıralamaları kaçırmadık. Son zamanlardaki rutin işlerimiz bölmelerin ana arıları çiftleşmiş mi yumurta atan var mı, anasız olanlara meme veya yavru takviyesi veriliyor, bir kaç bölme yalancıya kaçtı, yalancıya kaçan bölmelere başka kovandan yavrulu ve arılı çıta veriyorum. Yeni gelenleri ortaya koyup içerideki düzeni bozmayı hedefliyoruz, başarılı bir yöntemdir.

Bu gibi dalaklar görüldüğünde işler tıkırında, her şey yolunda anlayın. Anasız kutu veya bölme yada kovan petek örüp böyle dalak atmaz.

Bir kaç çıta arı almak isteyenler için yapmış olduğum bölmelerde yavrular kapanmaya başladılar.

Ana arılar çıkmaya başladıya artık bölme yapmak sorun değil ana arı yoksa neyi böleceksin.

Geçtiğimiz hafta sonu tüm bölme ruşetleri elden geçirdim, 70 civarında ana arı firesi var bunun bir kısmını memelerde bir kısmını da geri dönüşlerde kaybedildi.

Bu ana arı işinde ilk tur çok zordur ve inşallah büyük bölüm şu an kontrol altında.

Sadri abim geçtiğimiz yıl ana arı kafesi üretmişti, bundan sonra bu kafesleri kullanacağım, çıta arasına, çıtaları açmadan sığabiliyor.

İlhami abinin Muğla’dan gelen arılarına gidilecek, arılar aşırı saldırgan oldukları için anaları değiştikten sonra Darıcaya gidecek. Yoksa bu haliyle toplum içinde başınıza kısa sürede iş açar.

Gelmişkende boş durdurmuyoruz, herkesten yağ çıkartmak kolay değil, çalış İlhami abi::))

Son tur ruşetlerin çalışmaları bölmeli olacak ve çıtaları plastik. Çıta çakma derdi yok, delik delme derdi yok.

İki küçük çıtadan bir yarım çıta çıkıyor.

Toplaması acayip kolay.

Yeni ruşetleri yakında faaliyete sokuyoruz. Geçtiğimiz seneye oranla kış bu kadar sert olmasına rağmen 1 ay ilerideyim. Geçen sene mayıs ayında umreye gitmiştim, ilk arıları ayın 15 de Muhteşem abi silkelemişti kutulara. Bu sene ilk anaları toplamaya başladım aynı tarih itibari ile.

Enes Emin::))

İşleri evet taşımaya başladı, gündüzler artık onada yetmiyor::))

Makinama nazar değdi, 27 bin foto çekti. Açılıp kapanan perdeler nerede nasıl düştü bilmiyorum. Bir servise gittim abi, öndeki parçayı sökeyim sorunsuz çalışır, ara sıra gözlük beziyle silersin dedi, dedim içeri toz gitmezmi? yok gitmez dedi bizi yeni makina almaktan kurtardı, bu haliyle kullanmaya devam, hem nazarda değmez artıkın::))

Kıştan çıkardığım kutulardan birisi en az 15 ana arı kutusu arılandırdı ve yavrulandırdı, anasınıda kaybetmek istemiyordum, karambole gelmesin diye anasını alıp bir kovana verdim kabul edildi, kutuyu yeniden parçaladım ve bir meme verip yoluna devam dedik::)) Sağ olasın ne diyeyim.

Kutuya yeni meme ve yeni ana arı diyorum, öteki kovanda eskisin.

Arılıkta komşum Ali Karaosmanoğlu vardı, salı akşamı gittiğimde kamyon yanaşmış, kartepeye yaylasına gidiyor. Akşamın olmasını beklemekte. Arka sıradaki yığılı kovanlar kışın son karda sönen kovanlarmış, mart ayına kadar sağlam gelip son karda gümlemişler.

Ymek yiyorlardı, bende bir kaç lokma aldım.

Ali beyin oğlu Mücahit, okuyacağım arıcı olmayacağım demekte::))

Benim arılıkta iş bitti, geri dönüyorum. Baktım üç kişi arı yüklüyorlar yardım edeyim kem küm. Giyindim kot pantolonu ve maskeyi, arabaya çık dediler, son 5 kovana kadar iğne yemedim, son beş kovanda ortalık karıştı, birisinin üstten birisinin musluktan fışkıran arılar::((

Arıların yüklenmesi bitti, baraka kalmıştı, dedim ben gidiyorum, yolunuz açık olsun.

Yaz geldi, evime gece 9:30 ila 10 dan önce gelemiyorum.

Bu yıl 20 kök enginar ektim ve bu işte iddialı olduğumu daha önceden beyan etmiştim. İlhami abinin enginarlar meyvelendi bizimkiler hala üç yaprak. Dedim bu iş böyle olmayacak, ben bu işten şimdilik çekiliyorum. Yav hazırı varken niye üretiyorsun, hem hazırına bir sürüde kulp bulmak ne kadar kolay olacak. Bir şeyler üretmek o kadar zorki.

Belediyede bu sıra işler acayip sıkıştı, 500 bin nufuslu bir ilçenin vergi mükelleflerinin adreslerini güncelliyoruz. İki kişi önümüzde kuyruğa girmiş kişilere yazı yetiştirmeye çalışıyoruz ve ay sonuna kadar süremiz kaldı, ay sonunu iple kekiyorum, 10 yıldır belediyedeyim, böyle bir tempo hiç olmamıştı. Ay sonuna kadar adresini güncellemeyen verği mükelleflerine maliye tarafından ceza verilecek.

Mesayi bitimi ise en erken 45 dakikada arılığa ulaşıyorum, körük yaş işe başla bir saat gitti, geri kalan süreyi en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorum. Telefona bakmak bile benim için acayip zaman kaybına neden oluyor ve artık telefonlarıda kapatmaya başladım. Şu günler biraz daha uzasa ve işleri Enes’e bir yıkabilsem. Gerçi dünyada kim rahatlamışki…

15 Mayıs 2012 günü akşamı koştura koştura gittiğimiz arılıktan, 17 ana arı toplayabildim ve akşam ezanı başladı , fenerle ana arı toplayamayacağımıza göre paydos edip eve döndüm.

Eve girdim yemek filan bilgisayarı açtım, Vecdi abi anaları yolladınmı? ::((


Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILAR ZİYAFET VAR::)

Ekleyen, Ali Türk on 12 Mayıs 2012 – 07:43 -

Arıcılara  ziyafetten bahset, ülkenin bir ucundan kalkar gelir. Sadri Demircioğlu ve Yusuf Şimşak Perşembe günü öğleden sonra buluşup, Zaim abinin villaya geçtik. Sadri abi bu yıl ana üretemedim bana larva transferi yap dedi, bizde Enes Emin arılığında bulunan anasız kolonilerden arı silkeledik. Hemde Enes Emin arılığı ilk ziyaretçileri Sadri Abim ve Yusuf oldular. Biri daha gelecekti bu sefer çok şükür kurtulduk gelemedi::((

Arılıkta yabani eriklere dalanlar oldu, buyurun yiyin bende geldiğimde sizin bahçeden yeme yüzüm olsun diye hiç bir kısıtlamaya gitmedim::))

Arılıkta işleri bitirip, yazlığa geçiyoruz.

Zaim abi saç kavurmayı yapmış, durun size birde bal çıkartayım.

Bahar balı, mis gibi kokuyordu, yıllardır bahar ballarımız hep çöp olmaya devam ediyor, bu zihniyet sürdüğü sürecede bahar balı sadece söylemde kalacak.

Zaim abiye her şeyi öğretmiyorum, balı aldı ama bal nasıl kesilir, havamızı attık tabiki::))

Baharda o kadar çok çiçek ve bitki var ki, hepsinden bu balda mevcut.

 

Götür Zaim abi…..

Görüntü süper bal reklamlarında çok rahat iş yapar::)

Bahar balı ve saç kavurma hazır, buyurun.

Kişi başı diyette olduğumuz için birer ekmek almıştım yetmedi.

Özlemişiz be, bir ara telefon ettim kalfaya bak kavurma yiyorum filan diyeceğim, ne yazık ki telefona bile bakamadı, bu yaştan sonra iş yerlerindeki denetlemedeydi.

Bu resimde bir tuhaflık var mı? bence var, etler nedense benden tarafta degil, birde doktor kontrolü filan yok:((

Bu arada hobi olarak yaptığımız işte kendimi kobay gibi hissetmeye başladım.

Sadri abi ana arı dölleme aletlerini yaptı, patentlerini aldı, yanlız ilk denek ben oluyorum::((

Şimdide yeni iğneler yapmış, dedi ki bunları bir dene, bir sorun varsa üzerinde çalışıp gidereyim.

Kraliçe dölleme aletinin, mikroskop ve karbon tüpü hariç her tarafı tamamen yerli oldu, buna iğnelerde dahil.

Yeni iğneleri denediğimiz analar ertesi gün baktığımda gayet sağlıklı idiler.

Bu arada Muğla’da yapılacak suni tohumlama çalışmaları, Sadri abinin yaptığı aletlerle yapılacakmış. Sadri abimde suni tohumlamayı yapacak ekip ile Muğla’da olacak.

 


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK MAYIS AYI, OĞUL ZAMANI

Ekleyen, Ali Türk on 08 Mayıs 2012 – 06:46 -


Enes Emin, bence şu an kendisi ni fazla zorluyor, elindeki arılar Ege arısı, bu arıya ben güvenmiyorum, gülerken şey yapanlardan.Yanlış anlaşılmasın iğne diyeyim bari…

Yeni arı hipnozcu  yolda…

Enes beklentilerimin üstünde.

İşleri yetiştiremiyoruz, hafta içi gelmesi beklenen, İl özel idare tarafından %50 hibeli kolonilerin katları cumartesi sabah geldi. Hemen gidip aldım, koştura koştura Enes Emin’in arılığına gittik.

İlçe tarım müdürlüğümüzde görevli Orhan Çalışkan hocamız. İl tarımın projesinde, Gebze’den komisyona seçilenlerden birisiydi. Bu işte emeği geçen başta başkanımız Kadir Gürkan bey olmak üzere herkese teşekür ediyoruz.

Hasan amcada katlarını aldı.Ne Lada’ymış dedirtti bana, bu araçta 10 tane kovan ilavesi var.

Cumartesi günü ancak 11 gibi arılıktayız ve dünya iş bizi bekliyor. İlhami abimde yardıma geldi.

Ben aşılama yaptığım damızlık çıtalarını, erkek besleyen kovanlar var, onlarda anasız o kolonilere veriyorum, yavrusuz kalırlarsa yalancıya kaçarlar. Bu işin benim için başka önemi var, arılar güçlü ve anasız verdiğim çıtada en az 10-15 meme yaparlar. Bende bu memeleri kesip miller yöntemi ile verilecek yerlere dağıtıyorum.

İlk çıkanlar hep şanslıdır, bölme zayıf ve oğul atamayacağı için doğmamış memeleri işçiler ve ana arı daha memeden çıkmadan imha ediyor. Miller metodunda yakın memeleri sakın ayırmaya kalkmayın, yoksa hepsinden olursunuz, ikili üçlü hatta dörtlü bile kesip alıyorum.

Memede imha edilmiş ana arılar.

Kvanların önünde inceleme yaparken bir deliğe giren karaliçe eşek arısı. Bir tek kraliçe baharda işe başlıyor, son bahara kadar kocaman bir koloni meydana getiriyor. Bu böcek arılarımız için bildiğimiz kadar zararlı. Hani derler ya yiğidi öldür ama hakkını ver diye.

Bu böceğe hayranım, yılmadan usanmadan tek başına yola çıkıp, son baharda acayip bir ordu oluşturuyor, bildiğin yolda dosdoğru yürü derler ya, buda bildiği yolda yürüyüp kendi işine bakıyor. İncelerken bu bal arısı olsaydı ne bal yapardı, bal arısının en az 5 katı büyüklükte bir şey…

Allah bunu boşuna yaratmamış, her yaratılanın bir vazifesi var, genede bizim önümüze çıkmasa iyi olur, sonu kötü oluyor ve sezonu kapatıp gidiyor::((

Damızlık çıtalarının birisini nedendir bilmiyorum 5 çıtalık bir ruşet kovana vermişim ve unutmuşum. Sıradan ana arı memesi verilen ruşetler, ana arı çiftleştirme kutuları kontrolleri var. Bir ruşeti çektim, damızlık çıtası işaretim var. Çıtayı elimize aldık, bir ana arı doğmamış ama bağırıyor, doğmak üzere videoya alalım bari dedik::))

Ana arı yatağından bir çıktı birden üç tane oldular sıcakta doğumları hızlandırır. Enese seslendim kafes getir diye, en son baba kafes bitti dedi::))

8 Tane ana arı yakaladık. Sorunlu ruşetleri belirlemiştim, bazısı memeyi kesmiş bazısı erken dağıtılan memeleri sarmamış ve anasızlar, yavrularıda yok.

Arıları silkeliyoruz kapı önüne, ana arıyı bırakıyoruz, arılar oğul gibi giriyor içeriye, hele ana arı girdikten sonrası acayip kanat çırpma oluyor. Risk aldık, tüm anaları bu şekilde ruşetlere verdik. İlhami abinin yeni aldığı arıların bölünmesi ve kat verilmesi gerekiyor arılar başka yerde, gidip onları böldük, bende 2 kovan devşirdim, ikiside 10 nar çıta Mehmet Yüksel’in son başlatıcı tekniğini uygulayacağım.

İki saat sonra tekrar buraya gelindi, anaları merak ettik, birisini açtım ana arı geziyor, ötekini açtım geziyor, bir daha açtım oda geziyor, dedim oh be, durduğun yerde 8 ana arı kazanıyorsun, yarım saat sonra açsaydık tüm analar gümlemiş olacaktı.

Enes Emin yeni arı hipnozcusu::))

Salma tekniği ile verilmiş ana arı ruşeti.

Bizimkiler hipnoz işini iyi sardılar.

İşlerin ve kapasitenin şu an %50 si bitmiş durumda, bu ay sonuna kadar hedeflediğimiz sınırlara ulaşılacak inşallah. Ruşetler yetişmeyince eski ana arı kutularının bir kısmını hemen devreye soktum, elimizde memeler gümleyecekti.

Cumartesi akşamı iş bitimi başka yerde emanette olan kovanlarımız vardı, onları yükleyip gece gene buraya indirdik. Evimize gece 23:00 gibi girebildik.

Pazar günü biraz daha erkenden Enes Emin arı çiftliğindeyiz. Hafta içi Enes Emin ilçe tarımdan işletme numarasını aldı, yer sahibimiz Enes’i kiracılığa kabul etti.

Pazar günü yermek yemeye bile mola verememişiz. Bazen dinlenmek için mola verdiğimizde bende Oğlumda çayırlara uzanıp kalmışız.

Pazar akşamı tüm bölmelere ve ana arı kutularına ulaştık, hepsini elden geçirmişiz yani. Kamburumuz çıkmış. 30 Civarında meme aşamasında fire var. 20 Tanesine yedek memeler yetti, açık önemli değil, üç beş gün sonra olsun.

Bir kaç ana arının arkasında zavazingolar gördüm::))

Çiftleşmeler başlamış.

Bir kaç ana arı çiftleştirme kutusuna yavrulu çıta lazım oldu, bu kutunun yavrularını alıp dağıtmıştım. Gene bunun kapısını çaldım, buraya acil bir metro kovan koymalıyım. Kutu bloke olmuş. Zaten geçen hafta bazı kovanları açtığımda püren balı kokusu vardı, gelen balında rengi koyu, bu kutuyu ilk etapta dağıtıp ana arısını bir kovana almam gerekiyor arada kaynayacak.

Bazen akşamları Mehmet Yüksel ve kabine fikir alış verişi yaparız. Mehmet derki abi her şeyi, resimle video ile paylaşıyoruz, bu millet bize niye hala şüpheyle bakıyor. Biz kimseleri bir şeylere inandırmak zorunda değiliz, bize inananlar yeterli derim, o hayıflanır, yav adamlarda görüntü yok,video yok, lafıda kimseye bırakmıyorlar, hep yazı yazı, boş ver herkes işini yapsın, bildiğin yolda yürü, her şey ortada , yaptığımız haberler birbirinin bağlantısı.

Laf yapanlar artık en yakınlarına bile bazı şeyleri izah edemiyorlar diye düşünüyorum, bilmem haksız mıyım?

Biz buradayız, yıllardır doğru bildiğimiz yolda ilerliyoruz, hiç kimseye de aman şunu yap bunu kullan demiyoruz. Kararlarını insanlar kendisi verecek.

Ana arı memelerini yıkadım, janter memelerini siz ne kadar yıkarsanız yıkayın, arı gibi temizleme şansınız yok. Elimizden geldiğince iyi yıkamalıyız, çizmeden bozmadan ve kırmadan.

Bunu yeni keşfettim, memeleri kovaya doldurdum,ürerine şurubu döktüm,birde şurupla yıkıyoruz::))

Memeleri çıtaya dizip, arılara bir veriyorsunuz, bir saat sonrası pırıl, pırıl olmuş şekilde larva transferini yapıyorsunuz.

Mehmet Yükselin tarif ettiği şekilde bir başlatıcı koloni oluşturdum. 10 Çıtalık anasız arının tüm yavrularını alıp, sadece ballı ve polenli iki çıta bıraktım, hatta arıyı birde ruşete aktardık, hepsini videosu var. İki çıta larva transferi verdim pazar akşamı. Pazartesi akşamı ise kontrolde 60 memeden 11 fire vardı, süper bir teknik. Çıtaları katlı kovanlara aldım, kovanlara da acayip bal geliyor. Yeniden bu sefer 30 meme verdim, 30 da bir başka başlayıcıya, bu tur son ve yandaki kovanla işçileri birleştireceğim.

Arı sokması.

Bu sıra millet yediği kebapları koyuyor son resme bizde yediklerimizi koyalım dedik::))

Dizimin üstünden aldığım iğne darbesi, içimde hala kışlık var, bu arı buraya kadar nasıl ulaştı anlamak imkansız. Aşılarımızı her yıl düzenli olarak yaptırmaya devam ediyoruz, seneye inşallah bunları bir daha yaşamak istemiyorum, ellerim acayip kaşınıyor,ellerim diyorum aslında kemikler kaşınıyor….

Az kaldı, yakında hepsi Anadolu arısı olacaklar, vefalı saldırgan olmayan, yüksek bal verimli, oğul işine meyil etmeyen, hızlı gelişen Anadolu arıları çok yakında sahnede olacaklar::))


Etiketler: , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK VE ZAMAN YETMİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 04 Mayıs 2012 – 07:08 -


Nihayet mayıs ayına girdik. Bu yıl geçtiğimiz yıldan daha sert ve bahar geç gelse de, iş olarak geçen yıldan bir ay öndeyim. Geçtiğimiz sene ilk kutu arılandırmaları mayıs ayının 15 şinde filan yapılmıştı, hatta arılandırmayı ben yapmamıştım::))

Ben geçen sene 9 mayısta umreye gitmiştim, sevgili kalfamla hacı kutulara arı doldurup, ana arı memeleri dağıtıyorlardı.

Bu yıl ise mayıs ayının 15 de ilk tur yapılan ana arılar hazır olacaklar.

Yıl ne çabuk gelip geçiyor.

Bu arada zaman işleri kovalamak için yetmiyor.

Elimizdeki arılar Anadolu olunca, balkonda bile arıcılık ve ana arı üretimi yapabiliyorsunuz.

Bu arılar sakin, yağmacı değil, oğul meyil çok az, birazda sizinle alakalı bu oğul meyil, ayrıca acemiler bu Anadolu arısıyla çalışamıyor, bu arı yönetilmek ister, yerli veya eko tipler gibi ne kazmalık yaparsan yap kaldırır cinsten değil onu belirteyim. Yani sizin beceriksizliklerinizi bu hayvan anlıyor, ben bu işi çok iyi bilirim diyenleri, bir şey bilmediklerini kanıtlayıp çizip atan bir Anadolu arısı…

Bir yerden seviniyorum bir yerden üzülüyorum. Mehmet Yüsel Mengen e geldiğinde 2 kovan arı hediye etmiştim, arılara doğru dürüst bakıp çeken yok, köyde arı kalmamış, ne gariptir ki benim verdiğim arılar hayatta. Ailecek son baharda Almanya’ya gidiyorlar geçen hafta Sadık amaca köye yazlamaya geldi.

Marangozdan bu sene bir türlü çıkamadık. Büyük ihtimal bu ay işimiz tamamen bitecek, son turda bazı işleri Cemil ustaya yıktık. Baktı gitmiyoruz, işi bitireyim de şunlardan bir kurtulayım demiştir::))

Hafta içi en sevindirici işlerden birisi, yeni ruşetlerin bölmeleriyle alakalıydı. Bu bölmelere acayip malzeme gider. Ondanmı alsam, bundanmı alsam derken, bizim kayınço halıcılığın yanında, laminat parkecilikte yapıyor.

Bir soralım elinde atıl böyle bir malzeme var mı, depoda var onları alın demiş, tabi Enes Emin soruyor dayılarına::))

İşi beleşe getirmek öyle güzelki tadından yenmiyor, kalfayla düşe kalka huylarımda acayip değişimler olmaya başladı.

Sevgili kalfam o kadar pintileştiki, beni arayacağı zaman çağrı atar ve kapatır, ben onu aramak zorunda kalıyorum, sonuçta elimizden kaçırmamamız gereken önemli bir değer.

Ruşetlerin son turu 3 bölmeli çıkacaktı yetişmeyince, benim önceki çiftleştirme kutularını devreye aldık. Arılandırıp, depoya alıyoruz, ve dışarı çıkarttığımızda, muslukların açılmasından sonraki durum.

 

Theodosis Katsaros

Tarafından hediye edilen ana arı üretmekte kullanılan janter ekipmanları ve kafesleri de kullanmaya başladım.

Yunanistan’dan gelen arıcılarla İstanbul arıcılık festivalinde buluşmuştuk.

http://www.aribakani.com/ari-urunleri-festivali-ve-arici-misafirler/

unca iş arasında her işe zaman ayırmalıyım yoksa bazı işleri zaman geçtiğinde yapma şansınız kalmıyor. Bu yıl ilk defa kendi damızlıklarımla işe devam ediyorum. Bu acayip keyifli, kullandığın anaçların anasını babasını kaç kişi belirleyip arıcılık yapabiliyor ki.

Bir başka bölme ve kafeslenmiş ana arılarım.

Asıl kayıt arıcılıkta bu işlerde önemli.

Gece saat 21:00 olmuş biz bu bölmelere yemlik koyup şurup verdik. Zamanımın yetişmediğinin göstergelerinden biri.

Bu işleri geçen sene kutuda yapıyorduk artık kovan ortamında yapılması gerektiğini öğrendik. Yani az arıyla bu işler olmuyor.

Bizim pinti hoca bir horuzu bize çok gördü, kendisine ithaf olunur. Saim abim abi sen horuza kafayı takma, ben sana kızarmış piliç getireceğim. Sağ olsun gözümüz arkada gidecektik::)))

Cemil ustanın atölyede süper bir ziyafet oldu.

Üstüne künefe::)))

Sizde künefe severmiydiniz.


Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
Forum