ARICILIK İŞLERİNE SON GAZ DEVAM
Ekleyen, Ali Türk on 16 Mayıs 2011 – 23:29 -Umre işi öyle bir zamana denk geldiki sormayın.
Pazar sabahı bile sabah saat 7:30 da arılıktaydım.
En az 8-10 kovan açıp, meme kontrolü yaptım, iki kovana larva transferi yaptıgımda saat artık 10 olmuştu. Ben ise saat 11 de yola çıkıp Atatürk havalimanına en geç 13:00 de varmam gerekiyor.
Hava limanında bir telefon, Cemil usta soruyor neredesin, dedim İstanbul’dayım.
Birazdan uçak kalkacak, dediğine bakın, niye helallaşmaya gelmedin.
İnsanların olaylara kendi penceresinden baktıklarında, tuaf durumlar ortaya çıkıyor.
Madem helallaşacaktın, niye ugurlamaya gelmedin::))
Sen istediğin kadar üçbuçuk at, başkaları senin halinden biraz zor anlar.
İşler planlandıgı gibi yapılmış.
Bizim kalfayla, körükçü hacı efendi pişmeye devam ediyorlar.
Hacıyla bir olup, beni harçamaya çalışsalarda, hacı bu gün bir sarıldı bana::))
İyice işlerden bunalmış.
Bu gün öğleden sonra arılıktaydım, akşama kadar ful çalışıldı.
Ancak 70 kutuda anaarı kontrolü yapabildim, daha bir sürü kutu kontrol bekliyor, bir taraftan larva transferlerine devam ediliyor. 10-15 güne kadar anaarı işinde tam kapasiteye geçilecek.
Bu sene bayagı bir geç kaldık ve elimizden bir şey gelmedi.
En son Mekke ve Medine’ye gidip sıcak getirdim::))
Kalfamızın dagıttıgı memelerden anaarılar doğmuş, bir anaarıyı çiftleşmeden dönmüş olarak gördüm, hava bu sene ilk defa bu kadar güzeldi.
Asıl güzel olan ise işlerin hiç sekteye uğramadan devam etmesiydi::))
Kalfamız artık ustalık belgemi ver desede, burası açık öğretim degilki, önüne gelene usta belgesi veresin dimi yani….
Peygamberimizin Ravzadaki mezarı şerifleri.
Üç arkadaş yan yanalar.
Son peygamber ve arkadaşları.
Aranızda bir kaç metrelik bir mesafe….
Sol tarafta Hz. EbuBekir, ortada Hz. Muhammed s.a. ve sağdaki ise Hz. Ömer.
Bizim için bu ay umre yapmak çok iyi oldu.
En ölü zamanında bu kadar kalablık, demekki haç ve ramazanda bu gibi yerlerde iğne atsanız yere düşmüyormuş.
Dünyanın her tarafından ve ülkemizin her vilayetinden gelen insanlar vardı.
Bu sevgi, sanki sel gibi akıp duruyor.
Umre’yle alakalı çok geniş bir iki paylaşım yapacağım.
Çok güzel resim ve videolarım var, resim çekmek yasak diyorlardı, eskisi gibi degil bayagı bir esneklik vardı.
Hacii yasak, eyvallah deyip makinayı indirip az ötede işine devam ediyorsun.
Kabenin kapısı, milyonların, hatta milyarların kıblesi…
Sadece vakit namazlarında taaf (kabenin etrafında turlamak) duruyor.
Diğer zamanlar mutlaka taaf var, gece gündüz hiç farketmiyor.
Buradaki duygular kelimelerle anlatmak çok zor, görünce sevinçten, ayrılırken üzüntüden aglıyoprsunuz.
Zaman su gibi akıp tükendi ve ülkemizdeyiz hayat devam ediyor.
Arılıga gittiğimde yarım saat geçmedi, bir kovan karıştı, dedim oğul çıkıyor.
Bu yılın ilk oğulu.
Ben oldugumda bu arılıkta hiç oğul çıkmazdı, gudumsüz birileri gelmiş olmalıki arılık gene karıştı.
Meme beslettiğmiz kolonilerden birisinden oğul çıktı.
Yaklaşık iki çıtalık bir oğul.
Genelde anaarı memesi besleyen kolonileri, kutu arılandırmasında kullanırız ve koloniyi ilk zamanlarda hep zayıflatırız.
Hacıya dedim bu koloniye meme verdiniznimi evet dedi.
Hemen koloniyi açtım, verilen meme hala doğmamiş ama anaarı çıkmak üzereydi.
Hemen parmağımla memeyi kapattım, demekki kolonide başka işler var ve biz elimizdeki kendi mememizi garantiye almalıyız, hacı abi getir bir kutu, silkele bir çıta arı ve elimizde doğan karniol f1 kutuya salınıyor ve bir kaç günlügüne depoya gidiyor.
Kolonide bir kaç çıtada memeler vardı onlarıda kopartıp anaarı kontrolü yaptım, görünüşte bir çıkmış meme harici çıkan anaarı yoktu. Yeniden 5 gün sonrası doğacak bir meme veriyoruz.
Oğulu bir anaarı çiftleştirme kutusuna alıyoruz.
Hemen üçe bölüp, metro kolonilerden birer yavrulu çıta her bölme veriliyor.
Ne gariptirki oğul kondugunda anaarıyı görmüştüm, üçe böldüğüm halde kutuda bulamadım.
Bulur bulmaz icabına bakılacak ve hazırlamış oldugumuz anaarı memeleri verilecek.
Hacı kutu arılandırmada bayagı bir yol almış, sprey boyalar alıp, sanatsal çalışmalarda bulunuyor.
İki beyaz kutuyu yan yana koymasına rağmen, maviyle beyaz kutunun birisini kırmızıya boyaması, ne kadar ince düşündüğünü gösteriyor…
Allahım ne verirsen hayırlısını ver.::))
Etiketler: anaarı çiftleştirme kutusu, kabe, kabenin kapısı, oguları, peygamberinkabri, ravza
Anaarı üretme teknikleri | Yorum Yok »
UMRE
Ekleyen, Ali Türk on 10 Mayıs 2011 – 20:00 -http://www.diyanet.gov.tr/yayin/dok/umre_kitap.pdf
Hayatınızda çok ilginç şeyler olabilir, fakat bazılarını unutamazsınız.
Benim unutulmayacaklar anılarım içinde yer alacak hadiselerinden birisi daha.
Kayınçom telefonda arıyor, ortak ne haber filan diye:J)
Bana ortak deme diyorum, çünkü ben onlara miras ortağıyım.
Enişte bak önemli bir şey diyeceğim.
Ne dersen de, bana ortak değilsin…
Neyse konuyu bir söyle hele.
Umreye gider misin?
Kısa bir düşünüp giderim dedim.
Hemen zaman ve nasıl neler yapılmalı onları öğrenip pasaportu çıkartıp beklemeye başladık.
Hayatımda gerçekten aldığım en güzel hediye diyebilirim.
Günler su gibi gelip geçti, ve zaman gelmiş bile.
Mekke ve Medine duygusu bile insanı acayip yapıyor.
İlk insan, Hz. Adem ve eşinin indirildiği yer.
Hz. İbrahim’le İsmail’in memleketi, İsmail a.s. topuklarıyla kazdığı topraktan çıkan zemzem suyu.
Müslümanların kıblesi, Kâbe.
Hz. Muhammed ve arkadaşlarının yaşadığı mekanlar.
Bunlar İslam’a inanmış kişiler için çok şeyler ifade eder.
Allah her şeyin hayırlısını versin.
Bakalım nasipte daha neler var.
O kadar iş güç ve karam boller arasında boğuşurken.
Siz bu yazıları okuduğunuzda, inşallah ben kutsal mekanlarda olacağımı umuyorum.
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK VE BÖYLE MAYIS AYI::((
Ekleyen, Ali Türk on 06 Mayıs 2011 – 21:53 -Hafta içi İlhami abi Gebze’ye geldi bazı kovanlarını Darıcaya götürmek istiyor ve yapılması gerekenleri konuşup, birde çarşıda gezdik.
Çarşıya çıkmışken Hakim abimizi ziyaret etmemek olmazdı. Öyle bir tesadüf olduki, telefona mesaj geldi okuyorum, çumartesi cemiyetimiz var buyurun diyordu ve biz Zaim abimizin kapısındayız.
Bu hafta sonu kızının düğünü var, gençlere mutluluklar diliyoruz şimdiden.
Zaim abi oldukça yogundu, her yıl binlerce dosyaya karar verenlerden birisi.
Laf dönüp dolaşıp arılara geldi.
Ben arabayı degiştirdim, araç filan lazım olursa hiç çekinme diyor::))
Katsız 20 kovan alır dedi, Zaim abi bu araç nedir.
Fort kornet::)
Yav o kadar almazmı dedi, ben bir öksürdüm, 10 tane filan alır dedi gene gülüştük, koltuklar yattımı 8 den aşagıda inmem dedi::))
Ruşet yükleriz merak etme, 30 da alır deyip noktayı koyduk.
Birgünde toplanan polen, bir su bardagı vardır.
Yaklaşık 20 çıta arının bir günde topladıgı polen.
Seyyar polen tuzagı olmaz diyenler vardı, oluyor be::)))
Damacana kovan, aldı başını gidiyor.
Bende merak ediyorum sonu ne olacak::))
Bu sene almış oldugum plastik çıtalar.
Sağ olsun Sadri abi sipariş verip bittiğinde hemen alıp kenara koydu, ben gidemedim Saim Gürel kardeşim ayagımıza kadar getirdi.
İstediğiniz zaman hemen plastik çıta alma şansınız yok.
Çok basit bir şekilde toplanıyor, hacıyı çıta çakma derdinden kurtarıyorum.
2 bin adet çıta alındı.
Muhteşem abi plastikçiye gittiğinde şeffaf plastik tavsiye etmiş, onlarda bu renk plastik çıta basmaya başlamışlar.
Hani derlerya yumurta geldi diye.
Bu sene nasıl bir bahar anlamak imkansız.
Mayıs ayı girdi, havalar birden 20 derecelere yükseldi.
Bizde larva transferlerine başladık, eş dost anaarı istiyor.
Senmisin larva transferi yapan, sanki kış geri geldi.
Şanssız bedeviye döndük be::))
Dün hacıya dedimki abi kutuları arılandıracağız, sen anaarı kutularının çıtalarına inver şurup doldur, hazır olsunlar.
İki gündür çıtalar ve kutular hazır, yav paydos edip gittiğimde ortam buz gibi olmuş, kutu arılandırmak imkansız.
Hacı abim dediki kovanlara kat atalım, nasılsa arılar şurubu sarar, bizde çıtaları alıp kutulara koyarız.
Çaresizlik, bir taraftan diyorum olmaz ama çare yok.
Kutulardaki çıtalar kat atılmış kolonilere verildi.
Hacıya dedimki bu arılar şurubu alt çıtalara çekerse, o zaman bu işin sorumlusu sensin karışmam.
Tabi dedigim oldu, çıtalardaki şuruplar uçmuş::((
Niyetimde bu gün izin alıp arılıkta çalışma yapmaktı.
Üzücü bir terslik daha oldu, benim şefin hem akrabası, hem kapı komşusu, birisi 8, birisi 9 yaşında birde baba anneleri dün akşam sobadan zehirlenip ölmüşler. Allah rahmet etsin, şef izin alıp gitti. Zaten çalıştıgımız bölüm yogun, birde tek kaldım, bir yere gidemem.
Muhteşem abiyi aradım, abi yetiş yoksa mafoldum. Yaklaşık 50 anaarı memesi bir kaç gün içinde doğacak. Cumadan sonra gelirim dedi, ben belediyedeyim, bir ara aradım çalışıyoruz aç aç desede ne yapayım, biraz eri dedim içimden yüzüne karşı, tabiki telefonda::))
Dün akşam gene hava berbattı, bir kaç gün öncesi karakovana sığmayan karakovan, hemen içeri çekildi.
Örülen peteklerden birisi düşmüş, örülü peteklere yumurta atılmış.
Bunlar bizim devamlı gözlem yaptıgımız şeyler.
Arıların hareketlerini izlemeye devam ediyoruz ve arılar çok soguk dediklerini duyar gibiyim.
Arıcılıkta kraliçe yapay dölleme aleti.Yada suni tohumlama aleti.
Bu aletler ya ıslahta yada safların elinizde tutulmasını sağlar.
Sıradan arıcıların kesinlikle işine yaramaz, hobici arıcıların işinede yaramaz, idealleri ve hedefleri olanların kullandıkları aletlerdir.
Ufku kapalı olupta, makam, kariyer ve etiketleri olanların işinede yaramıyor, yarasaydı üklemizdeki bir sürü arı ırkı yok olurken bunlardan bir helva yapan çıkardı.:((
Mesayi bitimi Muhteşem abi aradı araban varmı diye.
Arabam birisinde emanet ve arabasızım.
Hemen gelip alayım dedi.
Paydos ettiğimde yolda beni bekliyordu.
Hemen arılıga gidiyoruz, yolda abi 50- 60 kutuyu arılandırdık diyordu.
Yok yav diyorum:))
Bir gittimki arılıga, bana sadece yatmak kalmış.
Hemen bundan sorası palnı açıklayıp birde belgeledim.
Kalfa her işi yapar, yani usta olmadıgında ustayı aratmayan kişidir.
Körükçüde kalfayı takip eder.
Muhteşem abi şortla filan arı açıyordu::))
Kostüm degişmiş be::))
İşleri bitirmiş havasına baksanıza.
Ustan kurban olsun sana::))
Benim sırtım yere gelirmi böyle kalfam varken.
Bu nemi?
Co2 gazı.
Son günlerde alet sayısı artınca arayış içine girdik.
Co2 gazı 10-15 lirra filan, tüpüne 400 lira depozit alıyorlar.
Bu minik tüp, 25 dakika anaarı bayıltmaya yetiyor.
Henüz araştırmalarımız bitmedi ama bu tip kartüşların 1 lira oldugunu duyduk ve araştırmaya devam ediyoruz.
Bu tüp, can yelekleri ve bişiklet lastigini şişirmeye yetiyor.
Anlayacagınız, ben 400 kagıt vermek istemiyorum ama mecbur kalırsam büyük tüp almak zorundayım.
Etiketler: anaarı çiftleştirme kutusu, anaarı yapay dölleme cihazı, arıcılık., co2, damacana karakovan, karakovan., plastik çıta, polen
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK 2011 MAYIS AYI GELDİ
Ekleyen, Ali Türk on 03 Mayıs 2011 – 09:16 -
Kara kovan üç dört günde patladı ve en son durum bu.
Bir hafta öncesi bu kovana baktıgınızda hali berbat gibiydi.
Havaların ısınmasıyla birlikte geldiği nokta bu.
Koloni yönetiminde koloninin nasıl bir gelişme gösterip ne kadar alan saracagını kimse hesaplayamıyor.
Bu koloni kapaga dayanıdı, artık oğul verip rahatlayacagı günü bekliyor, artık işler yakında duracak ve koloni yatmaya başlayacak.
Koloniden nasıl arı alırım onlarıda rahatlatırım gibi olmadık şeylerde düşünüyorum.
En iyisi sakal yaptıkça traş etmek, bir anaarı kutusuna kaptırırız gider:))
Arıları bir traş etmediğimiz kalmıştı, onuda gündeme aldık::)))
Muğladan gelen, İlhami abinin aldığı koloniler .
Kolonilere 2-3 ham çıta girilip kovanı dolu göstermeye çalışılmış.
Genede şu an 8 çıta ful arılı ve bunların 7 çıtası yavru.
İlk yaptıgım iş yavru olmayan ham petekleri yavru arasından çıkartmak oldu.
Kovanlarda polen tuzagıda var. Basit bir şey düşünülmüş tuzagı günlük takıp çıkartıolabilir yapmışlar.
Ön musluktan polen tuzagı içeri sürdügünüzde, saç levhaların altına girip sıkışıyor, tuzak gözlerinden geçen işçi arılarda polenlerini bırakmak zorunda kalıyor.
Sistem çok basit.
Daha detaylı resim kovan aktarıldıgında alınabilir, arı varken bunada şükür.
Arıların geldiği gün yeterince iğne yemiştik.
Normal şartlarda bana bir şey olmazdı.
Yıllardır ilk defa böyle bir şeyle karşılaşmamıştım.
Gece saat 4 te uyandım ve ayak bilegimdeki sızı buna neden oldu.
Uyuyabilmek için 2 saat kıvrandım en son uyumuşum.
Ayakla bilegin birleştiği bölgede içerden bir sızı vardı.
Zannedersem bölge şişince içerdeki sinirlere baskı yaptı, ertesi gün topal topal bazı işler vardı onu yaptım.
Bizim Muhteşem abiyi aradım dolaş açılısın dedi.
Arılıga geldim, hacıya dedim ben uyuyacam, geçtim ofise bir battaniye, 2-3 saat uyumuşum.
Geçtiğimiz cumartesi gününün yarısını uyuyarak geçirmişim.
Sızıda geçti.
Sonra ilk çıkan anaarıların kontrollerini yaptım.
Çiftleşmiş karniol F1 anaarı, arkasında deliliyle geziniyordu::))
Buraya kadar nisan ayından dı.
Ve mayıs ayının biri Trakyadayız.
Araba arıların yanına çıkmadı ve hemen molayı oracıkta verdik.
Zaten sabak 6 da yola çıktık, 8:30 da çay hazır, kavaltı yapıyoruz.
Ruşetler sandalye ve anaarı ızgarası masamız.
Doktorumuzu çagırdık gel, kavaltıyı hazırladık filan diye.
Demezmi abi niye zahmet edip çay demliyorsun, gelseydinizya buraya.
Bizi yazlığa çagırdıgına göre, bir çapan oğlu çıkabilir, biz onu ısrarla çagırdık gelmedi, bizde gitmedik yemezler…::)))
Sen kayseriliysen, bende Niğde’liyim…
Kuru yazlıkta ne işim olur be.
Saim Gürel bu sene 30 koloni arı aldı.
Arıların alındığı yer Aydın.
Koloninin bir tanesi yalancıya kaçmış ne yapalım demişti bir gün önce.
Dedim o koloniyi kanolaya götür, ben sana aanaarı getireyim.
Tüm yavrulu çıtaları alıp, ham çıtaları doldurup, kafesle anaarı verdik.
Koloni düzeni ise işçi arıların kovan önüne silkelenip bozuldu, yeni düzen kurulacak.
Özkan abi, geçtiğimiz hafta yardıma gelmişti, bu hafta iki kolonisinide kanolaya getirdi.
Arıcılık sevdası bu olsa gerek, çok mutlu gözüküyor.
Ben ise gene en az 5-6 iğne yedim, arılar taa içlerime girip, göğsümden , sırtımdan ve ayaklarımdan gene soktular::((
Saim abi güçlü kolonilerini kanolaya getirmedi.
Getirdigi koloniler çok zayıf, başkalarının gazına geldi, ve çok korktu arı zıplayacak diye, hala zıplayacaklar.
Ben yapılan masraf ve eziyetlerin boşa gitmesine üzülüyorum, yazık, bu kadar ugraş ve ortada bir şey olmasın.
Hep diyoruz, efsaneler bitecek, yav güçlü arı eşittir bal, başka alternatif yok.
Arıları kanolaya götüreli bir hafta doldu, hava şartları 3 gün filan musade etmiş çalışmalarına.
Bu üç günlük çalışmada arılar güzel bal çekmişler.
Çıtaları yatırdıgınızda bal akıyordu, su gibi bal gelmiş ve kanola güzel bir kokuya sahip.
Bal getirip sağdan ve saldan 2 çıtaya depolayanlara ızgara koyup örülü ve ham karışık kat verildi.
Uzaktan ikiside sarı, birisi yabani hardal birisi kanola. Yan yana geldiğinde ancak ayrılabiliyor.
Ortam o kadar güzel, nihayet havalar düzeldi, diyebilirim.
Dün itibari ile gebzede kemiklerimiz ısındı.
Oh be nihayet kendimize geldik.
Kalfaya iş ayarlıyorumn, dün hızımı alamayıp mesayi sonu 80 larva tarnsferi yapmışım, bana abi adam filan lazımsa beni çagır ben her işini hallederim diyordu::))
Gel bir hallet bakalım::)))
Bu sıra biraz havalara girdi çökertecem onu::))
arıcılık, yalancı anaarıya kaçmış koloni Ali_Turk
Etiketler: arı sokması, arıbakanı., arıcılık, arılıkta kahvaltı, çiftleşmiş anaarı, kanola, karakovan., polen tuzaklı kovan, sahtaye kaçmış kovan, yalancıya kaçmış koloni
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »






































