KASIM KOŞUŞTURMAYLA DEVAM EDİYOR

Ekleyen, admin on 10 Kasım 2010 – 18:00 -

Gebze’de son durumlar hala bal ve polen geliyor, dolayısı ile yavru faliyetide durmadı.
Aylar öncesi beklediğimiz sıcaklar ne hikmetse yeni başladı.
Başta püren ve karahindibadan polen, pürenden nektarda geliyor.
Ormandan getirdigim arıların mevcutleri acayip geri gitmiş durmda, bir hafta önce o kovanlara sıkıştırma uygulayıp bir posta daha yavru atmasını istiyordum.
Hafta sonu kontrollerde yavru durumunda artış vardı, peteklerdede az agartma başlamıştı. Üstünden gene bir hafta geçti gidip daha bakılamadı.
Hacım yok, yardırmaya devam.
Hacının arılıktada artık kış moduna geçmeye başladım, geçtiğimiz cumrtesi pazar, arılıktaki kovanların yarısından fazlası açıp yavru ve anaarı kontrolünü yaptım. Şu ana kadar 3 tane anaarı kaybı vardı, onlara kutulardan anaarı verdim.
İşler arap saçı gibi hangisine yetişeceginizi bilemiyorsunuz.
Önümüz kış ve dünya kadar iş var.
Tüm kovanları hiç bir şey yapmasanda, kışı çıkaracak pozisyona getirmeye çalışıyorum.
Hacı burda iken haftalık elimizdeki hazır örülmüş peteklere kükürt dumanı yapıyordu.
Ah be seyithan abi sen neymişin, dön artıkın demeye başladım.
Birde bu ileri saatmi neyse ayarlarımı tamamen bozdu. Mesayi bitiyor güneşte batmış, ileri degil, geri saat uygulaması istemekteyim. Hiç olmazsa akşamları biraz iş yapalım.
Elimdeki örülü petekleri kükürt dumanıyla agkurdundan koruyorum.
Yapmış oldugum iş, küçük tenekelerde ateş yakıp, köz olmasını bekliyorum.
Köz olduktan sonra peteklerin bulundugu, üst üste katların en üstündeki boşluga altına bir fayans koyarak közümüzü yerleştiriyoruz.
Bir kaşık kükürt bu köze dökülüyor.
Hemen üstünede bir fayans koyuyorum yoksa kovanların üstüne örttüğümüz malzemeler tutuşursa petek filan kalmaz::))
Bu içinde köz olan tenekenin altında ve üstünde fayans var.
Közün üzerine dökülen kükürtten çıkan gaz kapalı alana yayılıp ne kadar canlı ag kurdu varsa ölümüne sebeb oluyor.
Sıcaklar devam ettiği müddetçe bu uygulamayı haftada bir yapmak gerekiryor. Neden derseniz bu uygulama ag kurdu yumurtalarına etki etmiyor, sadece dünyaya gelenleri öldürüyor ve polenli çıtaların içinde belkide milyonlarca ag kurdu yumurtası uygun ortamı bulup doğmayı beklemekte.

Közün üstüne kükürt döküldüğünde hemen üstüne fayansı kapatıp, onun üzerinede kükürt gazı kaçmasın diye çuval ve üstünede kapak kapatırız.
Peteklerinize sahip olunuz. Daha önceden uyarı haberi yapmıştım ama bu bölgede acayip soguklar olmasına ragmen yeniden 20-25 derecelere çıkan sıcaklıklar devam ediyor.
Arılıkta bakınırken bir ruşet acayip ilgimi çekti.
Ne kadar yaşlı arısı vardı, bu görüntü erken ilk baharda olur. Simsiyah ve kıları dökülmüş yaşlı işçiler.

Geçtiğimiz hafta sonu işleri yetiştirmek için biraz kovanları erken açtım. Kafadan 4-5 tane iğne yedikten sonra surat maskesinmi takmak zorunda kaldım.
Muhteşem abiye dedim gözümden soktular ve gözüm şişti.
Bana resmini çek ve yolla diyor.
Güya beni rezil edecekmiş::))
İşin garip tarafı ertesi gün aynı yerden bir başka arı tarafından gene sokuldum.
Gözlerime batoks yaptırıyorum::))
Şu ana kadarki gözlemlerim, zayıf koloniler güçlenebilmek için kuvvetli kolonilerden daha çok yavru yapıyor.
4 çıtalık arısı olan ruşet kovanda, iki çıta yavrulusu vardı.

Bende madem çok istiyorsun diye iki yavru arasına açık ballı bir çıta daha girdim. Bir posta daha yavru yapar diye ümit ediyorum. Havalar aşırı sogursa, arılar duruma göre hareket ediyorlar ve gerekirse yavruları söküp dışarı atar.

Ruşetin son hali, bakalım istediğimi yapacaklarmı. Duvardaki çıtalar ballı, bu günlerde iyide nektar geliyor. Yavru çıkan yere bal basılmaya başlandı.
Bizim bölgemizde bir çok kişiye soruyorum, kovanlarınızda yavru varmı diye. Bir çok kişi aynı cevabı veriyor, arılarda yavru kesildi diye.
Yanlız köylerle Gebze çok farklı.
Gebze sahilinde bulunan Eskihisar ve yan tarafında bulunan Darıca Gebze’den daha sıcak.
Her sene oldugu gibi bu senede pürenden bal alınamadı.
Gene her sene oldugu gibi bu senede, kolonilerimize son baharda besin takviyesi yapmadan kışa sokuyoruz.
Bu arada elmizdeki anaarı kutularının akşamları beslenmeside devam ediyor, kendilerine sulandırılmış bal vermeye devam ediyorum.

6-7 çıtalık bir kolonide 3 çıtada yavru var, fakat yavru durumu şu an gelen bal dolayısı ile gittikçe bloke olup, azalmaya devam ediyor.
Elimizdeki stok balların kontröllerini bile yapamadım, olan olmuştur, inşallah bu hafta sonu kuvvetli kovanlara açık balları kaptıracam gidecek.
Bu hafta sonuna tüm kolonilerin kontrolünü bitirip, bayramda memleketimde olacağım.
Hep hacımı gezecek, birazda ben gezeyim, bağlanıp kaldık zaten.

kukurt dumani, peteklerin ag kurdundan korunmasi
Yükleyen Ali_Turk. – Dünyadan haber videoları
Peteklerin ağ kurdundan korunmasıyla alakalı yaptıgım işi filimledim. Hacı olsaydı daha iyi fiilim olurdu, ne kadar kameramanlıgını begenmesemde benim kendi çektiğimden iyi çekiyordu::((


agkurdu, arıcılık, ag kurdu, mum güvesi,mumgüvesi.
Yükleyen Ali_Turk. – Komik hayvan videolarını izleyin.

Ağ kurduyla mücadele edilmez ise hazır peteklarin başına bu filimdekiler gelecektir.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 6 Yorum »

ARICILIK PAYLAŞIMLARI VE ÖNE ÇIKMAK

Ekleyen, admin on 04 Kasım 2010 – 18:00 -

1 Anaarı kutusunda 3 anaarı yetiştirmek. Bu kutuları sırt sırta verdiğinizde 2 kutuda 6 anaarı yetiştirmiş oluyorsunuz.
Bu kutu yapay tohumlama için hazırlandıgı için anarılar memelerden çıkmadan, kutu çıkışı ızgarayla anaarının dışarıya çıkışına kapatılır. Anaarının dogumunun altıncı gününden sonra suni tohulama işlemi yapılabilir. Anaarıların çiftleşme olgunlugu dogduktan 6. günden sonra başlıyor.
Bu resmi sonradan ekledim, birisi Yunanistan’dan kutularıdaki anneleri sormuş;::))

Buradakilere durumu izah ettik, bir yunanistan kalmıştı zaten::)))
Bir noktada 6 gözde anaarı üretimi ve anaarı çiftleştirme kutularım.

Arıcılıkta bilgi paylaşımı nedir veya nasıl olmalı.

Bir şeyleri bulup çıkardığınızda piyasaya nasıl açıklayacagız bunu ben yaptım derseniz olmaz, ama adımı söylemeden izahı nasıl olacak, adımızı söylediğimizde ise öne çıkıyoruz, bir şey yapamayanlar acayip bozulup çamur yapıyor.

Bir söz vardı, basit şeyleri öyle karmaşık anlatki bir şeyler biliyor sansınlar filan…

Benim tüm paylaşımlarım ise ne kadar karmaşa varsa yok etmekle ilgilidir, herkes anlayabilsin diye.

Bir şeyler düşünüp onu yapıp kullanıp piyasaya sunmak başta akıl, sonra emek ister.

Başkalarının dediği gibi bizde bilgi hiç pahalı olmamıştır.

4 sene öncesi nasılsak aynen yolumuza devam etmekteyiz.
O zamanda obra dobra yazıyordum, şimdide yazıyorum.
Yular takıp şunu tanıt diyende yok, Olamazda…

Bizden ayrılanlara bir sorun benden gördükleri zararları bir anlatsınlar, onlara ne yapılmış…

Maziye dönüp baktıgımızda acayip paylaşımlar yapılmış.

Metro kovanla alakalı bir kaç bilgi arayayım diye eski bloguma bir girdim kayboldum.

Bu blok yayın yapmadığım halde 2 senede 50 bin üzeri tıklama gördü.

Her gün yayın yapmaya çalışanlar niye bu kadar tıklanmıyor hiç merak ettinizmi.

Ben yazdığım yazıların sadece yazı bölümünde degil sahadada varım.

Bir sürü olumlu veya olumsuz tecrübeler edinmişiz.

Ben bilgi paylaşacağım diyenlerin hiç birisine kimse engel olmamıştır.

Ben anaarı üretmeye başladım, bana akıl verenler vardı, o öyle olmaz böyle yapacaksın, akıl verenlerin bloklarını baştan sona tara bir tane anaarı üretim haberi yoktur.

Ben bilgi paylaşıyorum diyenlerin bloklarına bir bakın diye defalarca söyledim. 10 paylaşımlarında arıcıyım, yada ben arıcılık yapacağım diyenlerin işine yarayacak ne var…

Şimdi sıra forumlara geldi, çok akıl vernler ne kadar arıcı, ne kadar arı söndürmüşler, arısını kışa sokabilmişlermi, bunlar hep kapaklı konular, oturdugun yerden yaz gitsin, nasılsa yiyen şimdilik çok.
İlerde bunlarında hesabını birileri sorarmı? sorar bence.

Bana hesap sorulduguna göre, boş işlerle ugraşanlara niye sorulmasın ki?

Ben magazin haberlerinin bir yerine, arıcıların işine yarayacak mutlaka bir şeyler sıkıştırmışım.

Ali Türk oturdugu yerde oluşmadı.

Ben bilgi paylaşacağım diyenlerde buyrsun kimseyi tutan yok, varsa bilgileri paylaşsınlar.

Sanala giriş ve yükselişimiz çok hızlı olmuştu.

Sonra ne mi oldu::))

Önce Anarto diye bir gurup kuruldu.

Gurup belli bir yere gelmeye başladı, hemen ticaretçiler paylaşımlara başladılar. Birileri ıslah, birileri malzeme, birileride anaarı satacaktı.

Bu esnada ıslah ıslah diye mırıldananlar niye bir türlü işe başlayamadılar, hiç onlara hesap sordunuzmu?
Yada ıslah 2000 li yıllarda olmazda 3000 binli yıllarda projeye alınmışmı…?

Önceden planları olanların planları hep boşa çıktı.

Ben hiç bir zaman ilersini düşünerek plan yapmadım, akıntıya göre hareket ettim.

Belkide Anorta gurubunun en saçma düşüncesi, gurup üyeleri bir hata yaptıgında hasır altı edilecekti, bunun için gurup kararı istediler, ben dedimki bu iş tutmaz, kim hata yaparsa ben yazarım.

O günlerdede içimizden birisi haksız teşvik almıştı bunu yazdım diye çok kızanlar olmuştu.
Düşünün birisi haksızlık yapıyor, bunu görmeyeceksiniz, yazıklar olsun.
Haksız teşvik alan, almakla kalmayıp tum gurubuda kandırıp keriz yerine koymuştu. Bizde adamı bilmeden arkadaşımız diye savunuyorduk, bu bana acayip koymuştur. Blogumda tek sildiğim resim o kişinin resimleri olmuştur, kıyıda köşede bırakmamaya çalıştım ama mutlaka vardır gene…

Böyle şeyleri mertçe yazdığınızda, yanınızdaki mert kişiler bundan niye etkilenip çekinsinlerki.

Bir bakıyorsun mertlikle alakası olmayanlar sonra mertlikten bahsediyor::))

Bursadaki arıcılık kongresi sanal arıcıların en zirvede oldugu zamandı.

Zaten böyle toplantı ve geziler bazı dostlukları dahada ilerletirken bazılarını nedendir bilemiyorum bitiriyor.

Belkide bazı kişilerin gerçek yüzü gözüküyor.

Kongre sonrası ilk olarak Anartodan atıldım.::))

Suçum kendimi öne çıkarmakmış, sivri dilliyimişiz gibi, sanki arıcılıkta siviri olmayan şeyler kullanılıyor::))

Anorta Ben guruptan çıktıktan sonra zaten iflah etmedi, paramparça olundu::))

Herkes egosunu tatmin etmekle uğraşıyor denilirdi o sıralar, ben ego nedir tam anlamını bile bilmiyorum, haberden sonra sözlükten bakacağım.

Herkes pırısını pırtısını toplayıp kendi çapında çalışmaya başladı.

Guruptaki en yaramaz ve afacan heralde bendimki, 4 sene öncesiyle şimdiye bakıldıgında çok şeyler başarılmış ve hala gelişmesine devam eden birisi olarak ortada durmaktayım.

Çok ilginç bir gönül ve teknik ekip arkadaşlarım var. Geldiğim noktada bu gönül ve teknik ekibimin payı çok büyüktür.

Kervan ugurlayıcılarının hakkınıda yememek lazım, hani onlar daha iyi muhalefet yapabilirlerdi, ama iş konusunda bunu başaramayıp iş çenede kalınca başarım biraz düşmüş olabilir…

Bunları niye yazdın diyenler olabilir.

Benim olaylara bakış açım ve çözümlerim başkalarından daha hızlı. Hep başkalarından metrelerce önde olmuşum, yada öne çıkmışız.

Bursa Arıcılık Kongresinde sanalın tüm ileri çıkanları vardı.

Ve orada metro kovana herkes baktı, bakmakla görmek ayrı şeylerdiki herkes baktı ve öylece bakakaldılar.

Benim Bursa Arıcılık Kongresinden en faydalandıgım şeylerden birsi dag kovanını görmek olmuştur. Birde polen tuzaklı kovan vardı, onunda filimini çekip polen tuzaklı kovan yapacaklara izlettirip model oluşturmaya çalıştım. 2,5 yıldır yutup yasak olamasına rağmen 16 bin kez izlenen bir filimdir.

Yutup dosyası ise benim çalışmalarımı paylaştıgım en önemli kapılardan birisiydi, 4-5 tane filimim gene uzun süre yasak olmasına rağmen 100 binin üstünde izlenme toplamıştır. Bir çok ilkleri yaşayıp bunları paylaştım. Yutubada Kayseriden bir arkadaşımız beni üye yapıp şifresini vermişti, daha bu haftaya kadar o şifreyle duruyordu. En az benim kadar bu işte emegi vardır.

Paylaşıncada kendimizi ileri çıkardık ve bu iş, bu ülkede sevilmez::))

Hiç bir şey yapmayıp, en önde olamaya çalışmak daha moda::))
Bol bol boş projeler yapıp, ballandıra ballandıra anlatılan başka ülke varmıdır bilmiyorum?

Nihayet konuya giriyoruz::))

Metro kovan bu dağ kovanından esinlenilerek yapılmıştır.

Her anaarı üretenin, bu metro veya dağ kovanına ihtiyacı vardır.

Bunu yapıp paylaşıyorum, başkaları bir türlü hazmedemedikleri gibide kullanmak zorunda kalıp başka isimler bulmaya çalışıyorlar, bana sorun ben size isimde verirdim, bunun aslı dağ kovanıdır, metro ise benim aklım tarafından hamile kalıp, doğanına deniliyor::))

Anaarı çiftleştirme kutularının boyutuna göre bu metrolardan yaptıgınızda, kutulara kapalı yavru ve ballı çıta takviyesi çok iyi oluyor.

Bir sürü resime bakıp, bunu paylaşanlar filan oluyor, fakat ne hikmetse o kadar resim paylaşanın arıcılıgında degişiklik yoksa, bu resimlere niye bakıp boşuna paylaşıyorsun ki?

Dağ kovanını yapan firma kovana ızgara filanda düşünmüş.

Ben ilk yaptıgım strafor anaarı kutularında sıkıntı yaşadım ve metro kovanları düşündüm.

İlk metro kovanı yapmışım 2008 yılının nisanında arı koymuşum içine. Aradan 2 sene geçmiş durumda.

Geçmişe bir göz atalım diyenler, aşagıdaki linten gözünü atabilir.

http://ben-gittim.blogspot.com/2008/04/bu-aksam-sandiklarin-kapaklara-basladim.html

Bursa’da kongresinin paylaşımı bir alttaki linkte. Tabi o ekipten yukarda belirttiğim gibi dağıldı, bundan sonrada öyle bir ekip oluşacağını zannetmiyorum.

Herkesin yolu açık olsun, herkesin Allah kalbine göre versin.

Çalışanı Allah mahçup etmeyecektir, çalışmayanlarda zamanla yok olacak. Bir çok kişinin zaten eski havası kalmamıştır.

http://ben-gittim.blogspot.com/2007/10/iiimarmara-aricilik-kongresi.html

Bir çok kişinin başında seyredip o kadar incelediği halde göremediği, dağ kovanı.::))

http://bengittim.blogspot.com/2009/02/metro-kovan-ve-kutu-catalari.html

http://ben-gittim.blogspot.com/2008/04/son-haberler.html

Bursa’daki kongrede çok ilgimi çeken polen tuzaklı kovan.

Bunun önemini bildiğim için o zaman filme alıp yayınlamıştım, altında havalandırma olmayan kovanlar için hem havalandırma hemde polenlik.

Youtobe nin yasaklanması, kendisini geliştirmek isteyen sanalcıları olumsuz etkilemiştir.

Hele benim gibi başka konularda çalışma yapanlara bazı filimler çok lazım olmuştu.

Fırsat bulduğumda ilk işim ne kadar suni tohumlama filimleri varsa indirip kenara koymak olmuştu.
Bundan sonrası ise bizim tohumlama filimlerimiz olacak, nerden nereye dimi…..

Bilgi paylaşanlar eskiden beri bilgilerini gizlemediler, isteseniz bile sizde olamayanı şeyleri paylaşamazsınız ki.
Bilmem anlatabildimmi.

Ben paylaştıkça bilgi gerçekten çogaldı, paylaşmayanlarda mezara götürsün.

Bu seneki paylaşmış oldugum filim sayısı 50 taneden fazla, daha önceden 50 tane üzeride yutuptan paylaşım yapılmıştı.

Buyurun sizi tutan kim?

Yada boş şeyleri tartışmaya devam edin…

Dailymotion sitesindeki filimlerim ve profilim.

Youtobe sitesindeki filimlerim ve profilim.

Hayırlı traşlar.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 6 Yorum »

EKİM AYININ SON PAYLAŞIMI

Ekleyen, admin on 01 Kasım 2010 – 00:50 -

2010 Ekim 26 akşamı ormandaki 3 eski kovadaki arıları bırakarak diğer arılarımızı çıkardık. Zamanlama öyle denk geldiki hava raporu tam tuttu, zaten yağmurla çıkmıştık yaklaşık 5 gündür arılada uçamıyordu, dün öğlen bu gün ise gün boyu uçuş vardı. Havada 20 derece üstüne çıktı.
Muhteşem abim::))
Allahın sevdiği kuluymuşun diye takılıyor, tam zamanında kaçmışız::))
Bu sene püren kışa kadar bitmeyecek, tarihte bu bir ilk oldu.
Püren açtıgından beride hava bir türlü musade etmemişti.
Arıları getirdigim yerin 300 metre karşısı gene pürenlik ve burası sıcak. Ormanla Gebze çok fark ediyor.
Ormandan bazı kovanları Gebze’deki arılıga getirdik, bitişğigindeki kovan uçarken, ormandan gelen kovan vites degiştirmiş ve uçmuyor, acaba arımı yok diyorsunuz kovan örtüsünü kaldırıp baktıgınızda arılar uyuşuk ve çalışmayada niyetli degiller.
Yavru verdiğim arılar yardıra, yardıra çalışmaya başladılar.
Arılarla ormandan çıkar iken açmaya başlamış kocayemiş çiçekleri vardı, bir kaç resim çektim flaşla düzgün resim çıkmadı.
Bende bir kaç dal alıp evde çekim yaptım.

Ormdaki en güzel çıkan resim bu.

Bu arada bir not düşeyim acayip meiller gelmeye başladı.
Derki hesabınızda bazı degişiklilkler olacak, onun için şifre ve bazı bilgileri doldurup bize yollayın.
EEeee
Böyle bir şey yapar iseniz elinizle kendinizi hekletirsiniz.
NOT
Dear Hotmail Account User,
This is email from Windows Live Hotmail® and we are sending alert to all account user for safety. Due to the anonymous registration of our account which is causing congestion to our service, so we are shutting down some account and your account was among those to be deleted,so the purpose of this email is for you to verify that you are the owner of this account and you are still using it by filling the information below after clicking on the reply button:

Full Name:……………………..
Username:……………………..
Password: …………………….
Date of Birth: ………………
Country or Territory:…………

After following the instructions in the sheet, your account will not be interrupted and will continue as normal. Thanks for your attention to this request. We apologize for any inconveniences.

Account owner that refuses to update his/her account after 72 hours of receiving this warning will lose his or her account permanently.

Sincerely,
The Windows Live Hotmail Team
Güya bu işlemi yapmaz iseniz 72 saat sonra hesabınıza yani sitenize ulaşamazsınız diyorlar::))
Sakın böyle bir formu doldurmayın.


Ormanda bazı kovanları merak etmiştim akşam üzeri hava kararmış ben kovana bakıyorum.
Çünkü gündüz bakım yapmak imkansızdı.
Ormadaki yavru durumlarına bakın, el kadar yavru kalmış durumda. Yavru çıkan yere bal basılmış.
Ben bu durumda yaptıgım şey, çıtanın birisini ters çeviririm.
Şu an yavrulu alanlar birbirini karşılıyor. Birisini ters çevirdiginizde yavrular birbirini karşılamaz ve kovandaki yavru alanı mecburen büyür.
Bu önemli bir detaydır.
Hiç çıta girmeden çıtanın yön degişikliği bu işi görür.
Arılar ormandan daha sıcak bir yere geldiler, bayagı bir yavru yapacaklardır.
Bal, polen sıkıntımız yok.
Çıtaların ters düz yapılmasında.
Yavru çıvarındaki bal başka yerlere taşınacaktır.
Bal taşındıgında ise anaarı yavru basacak.
Burada başka bir nokta vardır, koloni zayıf olsaydı, böylke bir yavru civarında açık bal olmazdı.
Güçlü koloniler yavru çıkan yere bal doldururlar.
Birde bu sene pürene arı hiç çalışamadı desem yeridir.
Başkaları ormanda kovan beslerken bizdeki durum böyle.
Biz kovan bile açamadık ormanda.
Sığırlıktan gelen arılarımızı hacı abi yagmur altında çalışarak yeni yaptıgı sehpaların üzerine almış.
Bende bu gün hava çok iyidi, öğleden sonra gidip girişleri daralttım.
buradaki kovanların hepsi açılıp, yavrular ters düz edilecek.
Bir posta daha yavru çok rahat çıkacaktır, hava ısınmaya başladı, bal stoklarıda dahada artacak.

Seyithan abinin yeni model sehpaları. Yerden 25 cm yükseklikte, bizim kovanların altındaki elektelli altlıkta 7,5 cm. Kovanlarımız yerden 30 cm falan yukarda.

Geçen sen bu zamanlardan önceydi sanırım.
Seyithan abinin amcası ölmüştü. O memlekete gidince bizim kutular duman olmuştu.
Cuma gecesi bir telefon, ben şu an otobüsteyim, cenaze var memlekete gidiyorum.::((
Hayırdır hacı abi dedim gene amcası ölmüş.
Allah Rahmet etsin.
Bende cumartesi hava soğuk olsada ilk yaptıgım iş tüm kutulara sulandırılmış bal verdim.
Gene geçen seneki durma düşmeyelim.
Bu kutuların her birisi bir kovan demek.
Hafta içi ziyaretime gelen Muhteşem abimin hediyesi bir el aleti.
Çekiç, pense, yankeski,çakı,testere,tornavida ve çekiç gibi daha bir sürü özelliği var.
Allahtan hayırlısı deyip hediyeyi aldım.
Hangi dağda kurt öldü bilemiyorum, karşımızdaki Kayseri’li::))

Çoktan beri aktaracagımız bir kovan. Muhteşem abinin malzemelerden birisi.
İçinde ful 5 çıta arı bulunuyordu. Bu güne kadarda girişini daraltmıştım ama alt tamamen elek teli ve açıktı.
Hacı abi kaç sefer bu kovanı aktarmak için kovan hazırladı ise başka yerlerde kullanıldı.
Şimdi hacıda yok, etrafa bir göz attım, bizim son sistem elek telli kovanlardan birisi yatıyor.
Hemen onu getirip akşam üzeri koloniyi aktardım.

Kovanın altının çekmecesi yoktu, buna uygun çekmecede şimdi yapmaya ugraşana kadar kovanı aktarmak daha mantıklı geldi.
Hemde bu zamana kadar alt böyle tamamen açık kaldı ve aşagıda iki çıta ful yavruyu göreceksiniz. Bu halde iken iki çıta ful yavru var yani.
Anaarımız bu çıtada. İki çıta ful yavrulu arasına açık ballı bir çıta girdim, yavrulu çıta sayısı yarından ihtibaren üçe çıkacaktır. Son elveda yavrular bunlar yetiş vatandaş::))
Buda diger yavrulu çıtamız, yavru görülsün diye akşam üzeri biraz üfledim çekilinde resim alayım diye.
Ormandan gelen arıların hiç birisinde böyle yavru yok. Arılar sogukta otomatikman yavruyu kesip başka moda geçmişlerdi, şimdi yeniden ayarlarını bozuyorum.
Bazıları bu arı kendisini bilmiyor derlerdi, elimizdeki malzemelere gerçekten bu arı uymuyor.
Daracık girişi olan ve altı elek teli olmayan kovanlar olsaydı ormandada bu yavru devam edecekti.
Aslında karniyol arısının mekanı, Trakya ve balkanlar ve Avrupa hiçte sıcak memleketler degil.
Karniol soğuk iklim arısıdır yani.
Altı kapalı kovana aldık, elek telli ama çekmece kapalı. Arı nufusu ful 5 çıtada.
Bu arılıkta safların bölmeleri var, anaarı memesi besleyen kovanlar var ve mütüş dengesiz kovanlara sahibim. Her boy koloni var ve dengeleme yapmıyorum.
Kavruya kapak olan sulu ballı çıtaya dokunmadım. Çünkü o çıtada hem polen hemde yavrulara hemen ikram edilecek açık bal var. Hemen onun dışına ikinci ballı çıtayı kapak yaptım. İlk açık ballı çıtamız iki yavru arasına girildi.
Forumda bir konuda kovanlara verilen şeker konuşuldu, benim arılığımda bala çalışan arılara yıllık kesinlikle 2 kilo şeker vermemişimdir.
Her sene sonu böyle balları stoklayıp baharda kovanlara ikram ederiz. Yarımşar litrede baharda bir kaç kez invert şurup veririm ve olay biter.
Bu şeker olayına burada hiç girmeyeyim en iyisi.
Ekim ayını bu haberle bitiriyorum. Kasım ayına yarın merhaba diyecegiz.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 8 Yorum »
Forum