TÜM BRANŞLARDA SON GAZ DEVAM EDİYORUZ

Ekleyen, admin on 18 Temmuz 2010 – 10:54 -

Tüm dereleri tek tek geçtik.
Suni tohumlanın içinde bir sürü sorunlar yumagı var, her aşamada önümüze başka şeyler çıktı.
Anaarının hazırlanması, erkelerin üretimi, sperlerinin alınması ve ayrıca saklanması, bu işler yapılırken ortam ve ısı ne olmalı gibi bir sürü sorun.
Bazen o kadar moraliniz bozuluyorki bunu anlatmak imkansız.
O kadar olumsuzluklar içinde gülmekten kırıldığımızda çok oldu.
Suni tohumlamada en çok faydalandığım iki site vardı, daha önce bu sitelerden bahsettim fakat linkini vermemiştim, aslında link yan tarafta vardı.
Bu iki sitede acayip bilgiler var, bizim makalelerde böyle püf noktaları yok.
İlk bulduğum site Fransız bir bayana ait. 400 kovan arısı var ayrıca buckfast anaarı üreticisi.
Bu bayanın sitesi tüm arıcılarımızın bir çok konuda ufkunu açacaktır, hatta çıtaya hiç delik delmeden tel takıyor o videoyu mutlaka izleyin.
Sitenin linkini vereyim.
http://www.lesruchersdargonne.com/
Bu bayana ne kadar teşekkür etsem azdır. Mail attım ama anlaşamadık, bildiğiniz gibi ingilizcem iyi olmasına rağmen Fransızca iyi degil, Muhteşem abiye konsolosa gidelim dedim he bir o kalmıştı dedi::))
Gene başka bir Fransız sitesi.
Suni tohumlama ve erkek üretimiyle alakalı çok fazla bilgi var.
Hala siteyi tam çözemedim. Yakın arkadaşlarıma bu siteleri araştırma yaparken vermiştim. Bir taraftan ben araştırıyorum bir taraftanda bizim ekip harıl harıl çalıştı.
Ayrıca bu ekibi diger amele ekiplerle özellikle rica ediyorum kesinlikle karıştırmayın.
İkinci Farnsız sitesinin linki.

http://home.euphonynet.be/abeille/page/plan1.html#plan
Ayrıca Fransız bloklarıda var, bizde izleyici meraklısı çok, hemen izlemeye başlayın::))
Alın size linkleri.
http://www.lesruchersdargonne.com/mes_sites_internet_preferes.htm

Suni tohumlamayla alakalı çok geniş baştan sona bir haber yapacağım, şimdilik bu kadar yeter.


Bu kovan aylar öncesi ilk çalışmamızdan kalan en eski anaarı, tabir yerindeyse bu arının defransiyeli dagılmıştı, nasıl yaşadı hala hayret ediyorum.
İş sıkışıklıgında bakamadık iki dalak birden indirmiş, hacı dallakları alacağım dedi, dedim aman o kovana dokunma, ilk göz ağrımız, bırak öyle devam etsin, hatta bu gün bu kovana kat verdim, anaarı kata çıktıgında çıtada yakalarsam dalakları alırız, gerçi dalaklıktan çıkmış ya neyse.
Bu arada uzun süren yağmurlardan sonra her taraf çiçek oldu, Gebze’deki arılara çıta yetiştiremiyoruz.
Tüm kovanlar dalak yapıyor.
Arılıktaki karakovan, iki oğul verip normale dönmüştü, önden arkadan salkım yapıyordu, bu sezon tekrar ikinci kez oğul vermeye başladı kovan boşalıyor boşalıyor bitmedi gitti::))

Bu sene fazla sakarlık şu ana kadar yapmadık. Toplamda 30 meme bozuldu, bu yüzlerce meme üretimi yapılan bir arılıkta bana göre hiç bir şey.
Meme kaçırdıgınızda genede üzülüyorsunuz, 10 günlük emekleri arılar kesip atıyor.
Bu arada bana ve karniola karşı çıkanlarıda unutmamak için böyle görüntüleri paylaşmaktan acayip zevk alıyorum, biraz daha havlamaları kervanın gidişatı için gerekli.
Olumlu veya olumsuz herkes bir şekilde Ali Türk’ü konuşmak zorunda.
Eee reklamın kötüsü olmazmış.
Bu arıya karşı çıkanlar kendilerini bitirmeye devam ediyorlar, ne kadar agır abi takılanların durumlarını görünce, sürünün diyorum hemde içimden degil sesli bir şekilde.
Kafkas arısı kullananlar bile bu arıya muhtaç, böyle gelişen arı kafkasada ilerde çok bastonluk yapacakttır.
Ben hiç bir zaman Kafkas arısı bal yapmaz demedim, kafkas arısı balı buldumu ölümüne bal yapar ve nufusunu bitirir diyorum, bazıları lafı başka yerinden anlıyor, onlarada yapacak bir şey yok.
Sonuç bölümünde isteyen istediği kadar ürsün, benim kervanım yoluna devam ediyor.

İşin ilginç yanı geçen sene anaarı alanlar bu sene daha çok anaarı istiyor. Bu arı kendisini kanıtladı.
Birileride kendimizi nasıl bitiririz onu kanıtlamaya çalışıyor, yürüyün be sizi kim tutar::))
Her akşam iş çıkışı maraton devam ediyor. Bu tempoya ne kadar dayanacagım onu bilmiyorum.
Koş koş nereye kadar, bizim Trakyalı abi sana hayeret ediyorum, bu kadar işle nasıl başa çıkıyorsun diyor.::))
Allah bana çok iyi arkadaşlar nasip etti.
İşlerimizde Allahın izniyle aldı başını gidiyor.
Daha öncede bunu defalarca söyledim, ben buralara planlar yaparak gelmedim. Olayların akışına göre buradayım. 4 sene önceki siteme bakın sıradan bir gelenek arıcısıyım, yılmadan çalıştım kafama koyduklarımı eninde sonunda başarıyorum, bu günlerime binlerce şükürler olsun.
Bir çok kutu bu günlerde çok sıkıştı, böyle çıtaların birisini kutuda bırakıp, iki çıtayı metrolara almaya başladık. Anaarı kutuları ne güçlü nede çok zayıf olmalı.
Bu arada hacı abinin oğlu palet yapımına başladı, iki firma mal veriyor. Birisinde arayıpta bulamadığım bir malzeme odun için biçilmeye geliyor dedim bu malzemeden ne kadar varsa bana ayır onları ben yakacagım, iyi közleri oluyor diyede takıldım.

Hani kör istemiş bir göz, Allahta iki göz birden vermişya, bizimki, iki gözün yanında birde teleskop hediyeli oldu.

2 cm kalınlıkta 60 cm uzunlukta, 27 cmde genişlikte benim işime bir çok işte acayip yarayacak bir parça. Kat yap, anaarı çiftleştirme kutusu yap, ruşet yap, ne yarsan yap yani::))
Bu arada Yahya efendinin ucundan biraz aldılar.
İkinci suni döllemede kullanılan 8 gözlü metro kovanımıda faliyete soktuk. Bu işi ne kadar çok yaparsanız o kadar ilerleme kaydediyorsunuz. Bu konudaki çalışmaları bazen haftada iki güne çıkardık.

Beleş keki bol bulan hacı abi kekleri kutulara dagıtınca kek bitti. Kendisini tehtit etmiştim, keki bitirme yoksa kek yerine seni basarım kafeslere diye, kek yok hacıda 1600 km ötelerde Denizli’de ablasının kızının düğününe gitti.
Bu sabah kek yoğuracagım diye bileklerim koptu ama genede korkuyorum, kafeslerde akarsa hiç iyi olmaz.

Cumartesi gecesi Zafer Anlayışlı abim anaarı almaya geldi, saaat gece 2::))
Sokakda az lafın belini kıralım dedik, yenge Zafer abiye kızdı yav saat kaç daha dünya yol var diye.::((
Zafer abide tüm arkadaşlara benden selam yaz dedi, ahada yazıyorum, hepinize selamı var.
18 Temmuz Pazar Nevşehir’den misafir var. Hem tanışma hemde anaarı alışverişi.

Duran Aydemir, vereceğim anaarıları kendisiyle birlikte topladık. Bu arada arılıkta semaverde çay demliyoruz. Hacı yok ama semaver çayı var.

Arıların saldırmayışına yanında gelenler hayret etti.
Karniol F1 anaarı.
İki kovan Lütfü Altınok, iki kovanda Doğan Berber arı alacağız dediler.
Tabiki alın biz sizler için varız filan diyorum içimden::))
Bu arada benim eleman, diploma alacagım zannederek cumartesi pazar tatilini benim Trakya’daki arılıkta geçirdi::))
Allah ne verirse hayırlısını versin ne diyeyimki.



Arıcılık Bilgi Merkezi | 9 Yorum »

2010 YILI KESTANE BAL HASADI VE TRAKYA’YA NAKİL

Ekleyen, admin on 11 Temmuz 2010 – 01:52 -

2010 yılı kestane bal hasadındayız. Yer Şile Korucu köyü.
Gebzede bal hasat ve sagımı için gerekli malzeme ve ekipmanımızı arabamıza yükledik.

Sağımı yapacagımız barakaya dış cepe mantolaması yaptık. Tahtaların arasından arı girmesin diye, bir cepeye 2×4 metre naylon muşamba kapladık.
3/7/2010
resimlerin yerleri karışmış, birisi temmuz üçünde.
Kestane bal hasadı yaptık ve arılar nedense sokmadılar::))
2/7/2010
Bu resim yukarda olmalıydı.
Kestane balına iki çeşit koloni yada kovan götürdüm. Birisi klasik arıcılığımızdaki, tek kat kuluçkalık, ben 20 çıtalık arılara ızgara koymadım.
30 Çıtalık arılarımın 20 çıtalık bölümünü kuluçkalık, üstünede ızgara kullandım.
20 çıta çalışan arılarımız, bana göre bal akımlarında bloke olup, nufusları düşecek, bunuda uygulamalı olarak hem ben görecegim hemde sizlerle bunu paylşaşacağım.
Zaten resim olacakları şimdiden haber veriyor.
Bilim adamlarımızın demesine göre ülke arıcılık kaynaklarımızın onda birini kullanıyormuşuz.
Buda yıllık kovan başı 15 kilo ortalama yapıyor, demekki tüm imkanlar kullanılabilse bal ortalaması 150 kilo olacak.
Fakat bu iş için önce ekipman ve ırk seçimi çok önemli.

Yavru çıkan yerler hemen balla bloke ediliyor.
Burada önemli bir detayı hatırlatayım sagımda hiç bir kovanın en alt 10 çıtalık bölümüğne girmedim.
Tek kat kovanlarımın katlarının çivisi dahi sökülmeden Şile’den Trakya’ya gittiler.

Birde bölgenize uyan arıyla çalışın diyenler var.
Sizin bölgeniz Artvine ne kadar uyuyor bunu hiç düşündünüzmü.
Yani bölgenize uyan arı derken anlatılmak istenen nedir.
Ülkemizin iklimi demekki hep dogu karadeniz iklimi ki, her bölgeye kafkas arısı gerekiyor::))

Kestane balı çok degerli ballardan birisidir. Şu şekilde izah eder isem daha iyi anlaşılır sanırım. 3 kilo kestane balı sattıgınızda 1 teneke Trakya balından daha fazla para eder. Bu sene kestane balı bizim bulunduğumuz bölgede olmadı diyebilirim, başında ve sonunda uzun süren yağmurlar vardı. Benim tahminlerim 5-6 günlük bir akımda bu bal toplandı.
Gelelim arılarımızın çalışmasına.
Bu çıtaların hepsi erkek çıtasıdır.
Yani 13/6/2010 tarihinde boş çıta olarak verildi.
Sağımla çıtanın verilişi arasında 20 günlük bir süre var.
20 günlük bir sürecin 10 günden fazlası yagmurla geçmiştir bunu herkes biliyor.
Zaten 10 kişden 8 kişisi kestane balı hasatı yapamamıştır.
Mevcut arılar gelişemediği için zayıf arıyla hele böyle yağışlı geçen bir sezonda bal almak imkansızdır.
20 gün içinde boş çıtaya petek örüp, bal toplayıp, birde sırlayan karnıyol F1 ve F2 arılarım.
Çıtalarımın üstündeki tarihler olmasa ben bile acaba diyecektim.

Bir çok erkek çıtası, normal işçi gözü olarak örülüp, bal doldurulmuş.

Fule yakın kapalı erkek çıtalarından 16 tanesi Gebze’deki anaarı üretme istasyonuma getirildi. Bu sene hiç erkek sıkıntısı çekmedim. Trakyaya gitmedende gene F1 karniyol arılarıma 60 civarında boş çıta verdim, mutlaka 15-20 tane kovan erkek yavru yapacaktır.

Arkadaşlarımdan birisi, abi kafkas arısı kovanlara bal doldurmuş, hiçte yavru yok diye bir haber okudum dedi.
Dedimki sormadın mı, bu nasıl iş? kovanda yavru yoksa koloni nasıl hayatına devam edecek, hiç bunu düşündünüzmü.
Sonra mevta kaldırmaya çalışırlar, kışa güçlü kolonilerle girin empozeleri yapıp, bunlar ruşetlerde kışlayan mevtacılar::))
Yeri gelmişken fıkrayıda anlatayımda belki gülen filan olur.
İki ihtiyar delikanlı bay ve bayan evlenmişler.
İlk akşam kadın odasında bekliyor eşide birazdan geliyorum diye çıkmış. Hatun bekliyor ki kocası banyodan gelsin. Kocacığım nerde kaldın falan filan derken bu konuşma bir kaç kez üsteleninde adamcağız kızmış::))
Demişki burada çuval açmıyoruz, mevta kaldırıyoruz mevta…
Bu seneki yağışlar dolayısı ile kestane bal akışı kesintiye ugradığından. Balın kıvamı iyiydi. Akım devam etse kestane balını ısı kontrollü 35-40 derecede ağzı açık bir kapta 3 gün tutmak gerekirdi, yoksa kestane balı olgunlaşmadıgı için ekşir ve bozulur.
Bu senenin belkide en çok merak edileni acaba ne kadar bal çıktı sorusunun cevabınıda vereyim.
Alt katlara inmek isterdim ama zamansızlık buna engel oldu diyebilirim. Toplam 40 kovandan11 teneke balım oldu.
Allah bereket versin.
Geçen sene gene aynı yerde sıfır çekmiştim. Kovanlarda kestane balının kokusu bile yoktu, şimdiki bal zehir gibi acı.
Bu arada 2-3 temmuzda kestane bal hasadı yaptık.
4 Temmuzda oğlumun eğlencesi vardı Gebze’ye dönmek zorunda kaldım.

5 Temmuz pazartesi resmi işlemleri tersten bir daha yapıp Şile’ye arılarımızı kaldırmaya geldik. Akşam arıları yükledik.

6 sabahı Temmuzda Tekirdağ da uyandık.
Aynı gün öğlenleyin, Gebze’ye dönüp anaarı kutularına dagıtılacak memeleri dagıtıp, akşam eve geldim, gece saat12 de tatile çıktık.
7 Temmuz sabahı balıkesir Ayvalıktaydık.
9 Temmuzda Ayvalıktan ayrılıp Bursa ve Bozüyük üstünden Kütahya’ya vardım.
Akşam 5 te Oğlumu nizamiyede bırakıp, gece 22 de evimdeydim.
10 Gündür anaarı toplamıyorduk, bu gün başladım, pazartesi sevkiyat başlıyor.
Ne maratonmuş be::))


Karniyol arısının sakinliği.
Biz akşamları msn sohbetlerinde başta Mehmet Yüksel, Muhteşem abim Ali Şekerli, bazen Vecdi abide oluyor.
Konu karniyolun nasıl çalıştıgı yada nasıl kullanılacak bölümünde öne çıkan üç madde vardı.
Bunlar nelerdir.
1 Anaarıya yumurta alanı.
2 Tarlacı arıya bal ve polen alanı.
3 bir başka önemli konu ise genç arılara petek örme işi verilecek.
Bunlarda aksama olduğunda kolonide onarılması zor hasarlar oluyor.
Karniyol arısı acemi arısı degildir. Bu cümle çok önemli. Koloniyi yönetemezseniz, bu arı kafkas arısından daha çabuk kendisini bloke ediyor.
Arıcılığa yeni başlayanlar, kesinlikle kafkasla başlamalı. Kafkasla çalışıldığında kolay kolay hata yapılmaz.
Koloni ne söner nede adam olur, iki kovanı birleştirip bala yönlendirme yaparsınız::))
Almanya’da koloniye ham petek verilmese bile sezon boyu 6 tane boş çıta veriliyor. Neden veriyorlar, varroayla mücadele etmek için.
Varroa mücadelesi yapılır ikende, arıların petek işleme sorunu giderilmiş oluyor. Yani arılar 5 gr petek örecekse 3 gr örüyor ama bu iş devamlı içerde var. Bu çok önemli püf noktalarından birisidir.
Geçenlerde birisi haber yapmış ben yemlikteki erkekleri kesiyorum diye, demekki sezon boyu adamcagız yemlik olduguna göre başka işlerde yapıyor.

İlçe Tarım Müdürlüğümüz Verteriner hekimlerinden Murat Taşdemir.
Forumun arıcılık mevzuatı ile ilgili bölümüne güya yazılar yazacaktı, hala yazacak.
İşleri o kadar çok ki, beni kasıtlı olarak çok bekletti. Sebeb ise sen siyasilere yakınsın::)))
Beni şikeyet et ya sürdür, yada bir eleman daha versinler diye resmi kurumda 3 çay içirdiler::))
Menşey belgesi. Canlı hayvan nakillerinde verilen izin yada nakledilen malın size ait olduguna dair bilgiler içerir.
Dezenfeksiyon belgesi.
Bu belge mevzuat yerine gelsin diye düzenlenmekte. Parasını ödediğinizde araç pırıl pırıl oluyor::))

Evraklarda nakil için 60 kovan ibaresi var. Salih ve Kemal abilerimin 15-20 kovanı vardı onlarda aynı yere geleceklerdi. Bazı özel nedenlerden dolayı onlar gelmediler. Hayırlısı olsun.

Bu arada akşama arılarımızı yükleyecez.
kaybetmez isek yeni bir bela daha bulduk, şimdi resimi görünce aklıma geldi.
Kamyonun arkasında sette, tepede 30 kovan arı var.
İki fabrikası olan birisi hobi arıcılık yapmak için almış.
Ben bu hobi işini anlamıyorum, hobi dendiğinde bir kaç tane olur.
Adam 50 kovanım var hobi arıcılık yapıyorum diyor. Geç onu geç.
Neyse Davut bey sagımda yanıma geldi, yav bizi arılar yedi balda alamadık dedi. Bana bu işi öğret diyor sanki araç deposu fulleyecez, dedim bu iş hemen olmaz çalışman lazım, çalışayım dedi, dedim ben yarın akşama gidiyorum, bu seferde kamyonu ben gönderecem beleş para filan istemem dedi, dedimki benim götürecegim aracın plakası filan ilçe tarıma verildi.
Şimdide tutturdu benim kovanların anasını degiş diye. Ben bazılarına bal sözü verdim balda çıkmadı. Merak etme dedim bizde bal var, sen arıcılığını yap, bal işine karışma::))

Kapalı kasada arılarımızı naklettik. Şile’ye arılarımızı getirdigimizde kayan kovanlardan birisinin altı delinmişti.
Tüm kovan gene bu kamyonun içine dagılmıştı.

Bu sefer daha önceleri kulladığım sistemi uyguladım. Kovanlar milim kayamadı. Sağa sola dayadığım tahtaları kovanlara keserle çaktım. Çivinin başı dışarda kalacak şekilde bıraktım gittiğimiz yerde keserle sökmeside çok basit oluyor.
Böyle bir durumla karşılaşırsanız kovanları birbirine ve kasaya dayayarak çakabilirsiniz. Kovanları ne ileri nede geri nede sağa sola kaydıramazsınız. İsterseniz tavandanda yukarı kalkmaması için parça çakılabilir.
Gece saat 11.30 da arıların yüklenmesi bitti.

Bu köydeki en yüksek balı Hakan aldı, kovan başı 10 kilo dedi. Kendisi korucu köylü ve kestane ormanının içinde. Ben en az 1 km ormana uzaktım.
Kendisi yolda içersiniz diye buzdolabından su verip bizi uğurladı.
Tekirdağ’da gece saat 3 te kovanların indirilip açılması bitti. Tarlada yattık.

İkindi güneşi kovanlara arkadan vurmayacak, ağaçlar ve çiftlik buna engel oluyor.

Sabah hacı yatarken ben kalkıp bir dolaştım. En yakınımızda çok az bir ayçiçek var. Arılar hemen bulmuşlar ve ilk defa bir ayçiçekte 10 arıyı gördüm ve resimledim.
O kadar ayçiçekte resim çektim, ilk defa bu kadar kalabalık işçi arı gördüm.

Sanki polensiz kaldınızi hemen opolene yumulmuşlar.
Gebze’den aldığım evrakları Ereğli ilçe tarıma götürdüm.
Bana mutabakat evrakı ile muhtardan konaklama belgesi al gel dedi.
Haşat vaziyette geri geldim.
Mutabakat yazısı.

Arıları koyduğum tarlayı köyün muhtarı Kani bey ekip biçiyormuş.

Konaklama belgsi.

Kani bey konaklama belgesinide ayarladı, tam ilçe tarıma gidecektimki, görevli memur muhtarlıga geldi. Dedimki size versem olumu, muhtarımız sağ olsun olur olur deyince işlemi bitirdik. Ver elini Gebze.

Kani beye ilgisdinden dolayı çok teşekür ediyorum. Daha tam tanışmadık fakat seneye baharda kanolaya gel demeye başladı, Allahtan hayırlısı.
İlçe Tarım görevlisi abimin ismini unuttum.En kısa sürede öğrenip yazacagım.

Bu arada hep doktormu tatil yapacak.
Peşine düştüm ama izini buldum kendisini yakalayamadım.
Ben karadan gidiyorum, bizimki havadan kaçtı.

Kestane bal hasadından bir filim.

Arılar ne kadar sakin, dimi::))

Arılarımızı yolculuk için çok rahat bir şekilde hazırladık.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 12 Yorum »

MAYIS SONU TEMMUZ BAŞINDAN SEÇMELER

Ekleyen, admin on 05 Temmuz 2010 – 01:03 -


Anaarı çiftleştirme kutusu arılandırması yöntemlerinden biriside kovanlarınızdaki normal çıtaları alıp, anaarı kutusunun çıtalarını kovandaki mevcut işçilere ve kabarttırıp yiyecek stoku, anaarıyada yavru attırabiliriz.


Yapmanız gereken ise anaarı kutu çıtalarını kovana dizdiğinizde yogun şekilde kovana şurup verilmesi gerekir.
Çok kısa sürede anaarı çıtalarımız hem yavrulu hemde yiyecek stokları hazır vaziyette, isterseniz arısıyla alın isterseniz bu çıtaları anaarı kutuları yiyecek ve yavru takviyelerinde kullanırsınız.
Saim Ahmet Gürel.

Karamürselli arıcı Murat Ertan ve arkadaşı Mustafa Türl Ocak.

Salih abinin ortağı gayet meraklı, kafesteki anaarıyı hayretler içinde izledi.
Salih abiyle bir gün öncesinden karar alıp Tekirdağ ereglisine yer bakmaya gidecektik. Salih abilerin kendi yeri hoşuma gitmedi, Sultanköy muhtarını aradı, Kani beyde bizi kendi tarlasına götürüp arılarınızı buraya getirebilirsiniz dedi.

Salih abinin bu köyde birde yazlıkları varmış, satmaya çalışıyorlar, boş duruyor. Hemen sahile 100 metre, yazlığın anahtarını benden al, geçen seneki gibi camilerde filan yatma dedi.
Kısmete bak::))
Yer işi bitince Muhteşem abinin yazlıga geçtik.

Muhteşem abi ustalara para veriyor, biz ise kısmetimizin peşindeyiz. Bu Kemal abide ise hiç utanma yok, bodoslama daldı vişnelere.

Salih abi ve ben direk ağaçlara dalmadık, önce yerlere dökülenleri, sonra ise ağaçlarda kalanları topladık.

Kargalar yesin diye ağaçta bırakılan meyvelere bakın, hiç bunlar ziyan edilirmi edilmezdi bizde yedik.

Meyve işleri bitince bahçede ilerde neler yetişecek kontrol edebilmek için resim çekmek gibisi yoktur.
Aaa ne kadar güzel bir çiçek veya gül derken her tarafı kolaçan ediyorsunuz::))

Bu arada güldeki güzellige bir bakın.

Yazlıktada işleri bitirip meşhur Tekirdağ köftesi yememiz gerekiyormuş onuda güzel bir bahçede yedik. Bu bahçe devletin bir kurumu şu an atıl. İlk olarak karokolmuş, sonra sağlık ocağı olmuş, en son vergi dairesi, şimdi boş. Fakat bahçedeki çam acayip büyük.

Karakovan.
Bizim karakovan iki ogul verip yeniden sıkışmaya başladı. Petekleride bal ile dolmuş vaziyette. Anaarısı F1 di, şimdi ise içerdeki anaarı f2 oldu.
Bu gidişle yeniden oğul verecek diye tahmin ediyorum.

Bülent Bahçekapılı.

Herkesin ayrı bir merakı var, Bülent’in merakıda güvercin ve kuşlar.

Kendisi mesayi arkadaşım ve harita mühendisi.

Çok güzel bir afes ve içine çşit çeşit güvercinler, bıldıcın ve kekik.

Keklik, keklik beni çok eskilere götürdü diyebilirim. Bir yrdende üzülüyorsunuz, kaç tane keklikvurduğumu hatılamıyorum. Avcılık aslında bir yede canilik ve katliyamdırda denilebilir. Şartların acayip dengsiz oldugu bir savaşta siz hep en son model silahlarla savşırken, avınız sadece kanat veya ayaklarıyla yılardır kaçmaya yada uçmaya çalışıyor::((
Ne kadar üzülsenizde, elinize tüfegi alıp dağlara çıktıgınıza hemen modunuz degişiyor.

Osmanlı

Gebze’de bir bahçe ve ayçiçekleri açmaya başlamış::))
Not:
Bu arada Şilede kestane bal hasat ve sağımını yaptık, işler ise peşi peşine, bir kaç gün içinde normal hale gelirim diye umuyorum. Yeni paylaşımlarda buluşmak üzere.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 7 Yorum »
Forum