MEMLEKET HALLERİNDEN KESİTLER

Ekleyen, admin on 20 Mayıs 2009 – 12:00 -

17 mayıs 2009 dan kalan görüntülerle başlayayım. Haberlerimde kullandığım resimlerin boyutunu düşürürken ekrandan kesip ikinci bir işlem yapıyorum.Blokların limit sorunu var, limitimi doldurmamak içinm bu işlemi yaparkende resimlere çekildikleri tarihi veriyorum. Resmi büyüttüğünüzde resmin tarihinide resmin linkinde görmüş oluyorsunuz.

Gelelim pazar gününe, arılıktayız birden çocuklar arılar diye bagrıştılar. Çocukların oynadıkları yerin üstünden gelip benim arılıktaki örülmüş peteklerin oldugu katlara daldılar.
Oğul arıcılıktaki en büyük kamburlarımızdan biridir. Her şeyi alt üst eder. Oğul veren kovan mudahale edilmediği taktirde,verim alınamadan sezonu kapatır. Arıcılıkta geri kalmış ülkelerde bu olaylar bol miktarda görülür. bakın Mehmet Yüksel yana yana iki senedir oğul bekliyor, buradan oğul kokusu bile yollamıştı benim körükçü Dr.Muhteşem Turunç.::)) Hala bir oğul yok oralarda. Bu oğul hadiselelri bir çok unsurun ürünüdür, bunu başka bir yazıda işliyorum.

Arkamdan filim çevirenler var. Gözün üstündede bir arı ne güzel öpmüş oh olsun. İnşallah filimin öteki aktörünüde öpmüşlerdir. Telefonda konuşuyorlar, diyorki Muhteşem abi ben bu adamdan bıkmışam(bu adamda benim), karın tokluğunada çalışmaya razıyım, sen beni kabul edermisin. Gülüşmelerden bir şey anlayamadım ama durum sakat, hacı beni bırakacak ::))

Şimdilik anladığım ise bal sağımına kadar sürem varmış sonrası ne olur belli degil.

Cumartesi ve pazar tüm kovanlarıma baktım. Resimde oğul vermiş bir kovandan resim, anaarının çıktıgı bir meme ve artık oğula son veriyoruz demek isteselerde başka çıtalarda bir çok anaarı memesi mevcuttu. Kovanda böyle bir çok bozulmuş memelerle karşılaşırsanız bu kovan anaarısını seçmiş ve artık oğul vermeyecek yada oğulun sona erdiğinin görüntüsü bir resim. Tüm kovanlarıma baktıgım halde, hala ogula meyleden bir sürü kovan var. Tüm kovanları elden geçirdim ama oğul riski devam ediyor.

İlhami abi Gebze’li arıcılardan bir abimiz. Geçen sene 25 üzeri arılı kovanı vardı, bir sürü olumsuzluklar yaşadı, 5-6 arılı kovanı kalmıştı.Bana da bir ara dediki iki kovanıma arı koyarmısın bende kabul etmiştim. Gün olur devran döner bizde arısız kalabiliriz, çünkü başımıza ne gelecegini bilemeyiz. Her ne olursa olsun başkalarına vererek yada ikramda bulunarak bir şeyiniz eksilmez benim inancım bu. İlhamı Uyar abimin iki kovanını arılandırdım Allah hayırlı etsin.

Gene 17 mayıs pazar planlanan anaarı kutularının arılandırılması o gün yetişmedi. Bende nasılsa vakit var, 19 mayıs tatiline aldım. 20 kutuyu arılandırmayı planlamıştım, kutu közlerinin örtü tahtaları esksik çıktı. Bu yüzden işe ara verip git biç gel, işler uzayacak. 15 kutunun malzemeleri hazır çıktı. Saat 13 de arılandırmaya başladık. saat 15 de, 15 kutu arılandırıldı. İki saatte 45 çıta arı, anaarı kutu gözüne arı silkelendi. Bu arılandırma sırasında gene iki kovan çıtasında biri sütlenmiş, birisi ise meme içine yumurta atılmış memelere rasladım.

Arılandırılan kutuları bu sefer hiç bekletmeden başka yere naklettik. Darıca’daki İlhami abinin arılıgına götürüp kutuların musluklarını açtık.Bunu niçin yaptın derseniz, arılıkta arılandırdıgım kutuları üç gün bekletiyorum kapalı mekanda. Üç gün sonra dışarı çıkarıp açtığımda bir sürü işçi arı eski kovanına dönüyor. Eski kovanına dönenleri kovanları kabul etmiyor öldürüyor. Bazı kutuları 4 gün beklettim kapalı mekanlarda, bu seferde kutuların içinde bir sürü arı ölümleri oldu, dip arı ölüsüyle doluyor. Bu seferki turuda böyle düşündüm kutuları hiç bekletmeden başka yerde açtık birde bunu görelim bakalım nasıl olacak. Zaten bir tur daha kaldı bu sefe kutuların arılandırmasına arı silkelemeyecegim. Metro kovanları zayıflatmayı düşünüyorum. Metro kovanlardan arılı çıta alacagım artık. Şu an geldiğim nokta ise 24 kutuda bir kaç göz hariç işler yolunda. 70 civarı anaarı hazır, bu ayın 25-26 sına çıkacak memelerde hazır. Toplam arılandırılan kutu sayısı 39 oldu. Buda şu demektir 110 civarı gözde anaarı faliyeti başladı. Bu arada acayip efor gerekiyor, yardırmaya devam ediyorum::))
İlhami abide kutuların çıkışındaki otları koparıyor, sanki kufucu gibi olmuş görüntüde::))

Kutuların arılandırmasını ilk söyle yapıyorum. Kutular ayarlanıyor, hemen metro kovanlara gidiyoruz. Bir ballı çıta bir yavrulu birde ham petekli çıta koyup, tüm gözlere bu uygulama yapılıyor. Peşinden kuvetli kovanlara dalıyoruz, her göze spreyle şurup sıkılıyor, şurup silkelenen arıların havalanmasını önlüyor. Her göze bir çıta arı silkeleyip üst örtü kapagını kapatıyoruz. Kutuların diziliminide dar alanda yan yana koyarak yapıyorumki iki kutu aynı anda degişik yönlere bakıyor, aynı noktada 6 adet göz birden çalışabiliyor. İlhami abinin arılık bomboş ve gelişi güzel bıraktık kutuları zaten 3-4 gün sonra geri getirecegiz.

Kutuları açıtık,İlhami abiyi işine yetiştirdik, sonrasında hacıyla namaza gittik, bana gel diyor bir baktım kadınlar bölümüne çagırıyor.::)) Dedim gelmiyorumdeyip, yan tarafa geçtim.

Sonrasında bazı yerleri ziyarete gittik. Geçen sene bu arılıkta 25 kovan vardı acayip artış var,100 kovan cicvarı olmuş, Sinop’lu birisi Gebze’de arıcı. Demek ki işini bilen birisi, arıların yarsısına yakını katlıydı kimse yok etrafa bir göz atıp çıktık.

Başka bir arılığa gittik, görüntü süper daha önce bu arılığın resimlerini paylaşmıştım geçtiğimiz sene. Basit kovan sehpaları yapılmış, fakat çok sağlamlar. Bu arılığın sahibi emekli birisi, imkanları güzel.

Bir ağaca tuzak ruşet konmuş, içinede arı girmiş çalışıyor.

Hacı abide hasta oldu arılığa, dediki arılıga bak sandık koymaya yer yok, ayrı bir yere yeniden arı koymak için sehpalar yapmışlar, o resimleri daha sonra paylaşayım, haber çok uzun olduğu için bazı resimlere yer vermedim.

Arılığa girdik hareket yok, yaklaşık 200 kovan var. Bir kovanda hareket iyiydi bir gittimki onuda yağmalamaya devam ediyorlar. Arılıktaki katlı kovanları saydım 20 tane civarıydı.

Katlı kovanlardan birisini bir açayım, arı çıkmıyor, araladım ne kadar mevcudu var diye. İçi malzeme dolu fakat hiç arı yok.

Karakovan balı için hazırlanmış çıtalar var.

Bu kovan tipli şey nedir ve niçin yapıldı anlayamadım, kendisini gördüğümde soracam bu ne işe yarıyor diye.

Degişik dizayn edilmiş bir kara kovan, muslugu bile açılır kapanırlı ama içinde oturan yok, demekki kiralar pahalı::))

Katlı kovanlara baktım arı yok, katsız kovanlara bakayım dedim. Bu kadar kovan olan bir yerde arı uçmazmı ya. Bir açmaya başladımki kovanları, ülkemizin gelenekleriyle karşılaştım. Bir düşünsenize bu kişi 200 üzeri arı sayısına sahipken durumlara bir bakalım. Bir avuç arı kalmış kovanlarda, sarma ve sıkıştırma yapılmamış, daha önce bazı yerlerden yurt dışı eleştirileri alıyorduk kovan sarılıp sıkıştırılmaz diye, görün bakın bu kovan nasıl ayakta kalsınki. Muhtemelen kek verildiğinde bu arı iki çıta arasını dolduruyordu. O dönemde şurup verilip birde iki çıtaya sıkışsaydı bu kovanlar yaşardıda bal yaparmıydı onu bilemiyorum.
Biz işte sanalcılar buralardan geldik, şimdi başkalarına aman böye yapmayın diye uyarıda bulunmaya çalışıyoruz.Kimse geçmişini unutmayacak, ilerlemeninde sonu yok.
Halada buralara saplanmış kalmış olanlar var.
Bir başka kovan açıyorum, yazık ki ne yazık. Bunlar milli servet ve yanlışlarımız sayesinde yok olmuşlar. Bana daha önce sordu kekçinin telefonunu dedimki şurup ver o illede kekçinin telefon ve adresini istemişti.

Başka bir kovandaha açıyorum, yav bu kadarda olmaz diyorum. Hep aynı durumla karşılaşıyorum.çıtayı bir araladım, 15-20

arı heralde bir kovandan verilmiş oğul memesini bekliyorlar. O kadar çok kovan sönmüşki sormayın. Bu sönmeleri ben gidip görmesiydim göremeyecektik, bunun gibi o kadar arı kovanı söndüren varki, sayılar korkunç, geçenlerde birisi dedi 30 kovan arıdan 3 kovan kalmış, gene İlhami abinin köyünde bir abimiz var, babadab arıcıymış 30 kovandan gene 4-5 kovan kalmış. Bunlar ulaşabildigimiz bilgiler. Gelin bu arılıktaki arılarla bir arıcılık yapıp bal üretelim hale bakın.Hızımı alamıyorum bir kovan daha açtım, yukardaki her resim bir başka kovana ait. Acayip üzülüyorsunuz ama yapılacak bir şeyde yok.

Ohbe sırada bir arılı kovan çıktı, kovanın içi aynen bu şekildeydi. Kovan kapagını kapatıp, başka kovan açmadım yoksa dahada üzülecegim. İşin en ilginç yerlerinden biri ise, arılıkta o kadar alınabilecek gıda olmasına rağmen, arıların bir kovanı yağmalaması çok manidardı. Nedir bu derseniz , gördünüz her kovan savunmasız ve içilerinde kek var, arılar keklere bakmayıp, gidip bal olan kovanı yağmalıyor. Buda göstermiştirki ilk baharda verilen kekler kurtarıcı degil arıyı bitirici özelliğe sahip. Ders alınırmı derseniz, biraz zor bu gelenek işi insanların damarına işlemiştir, insanların bazı şeyleri çözmesi öyle kolay degil. Hele 200 kovanı olan birine bir şeyler atlatmak ise dahada zor. Filimini dün akşam yükledim ama googlede sorun var bir türlü güncellemelere almadı. linki buradan atayım.

Arılık süper ve biz üzgün olarak ayrılıyoruz.Barakası var oturma bankları var,böyle camekanlı çalışma yeri var.Hacı abi en son dediki arılıkta sandık koymaya yer yoktu, ama içindede arı yok.

AH MEMLEKET ARICILIĞIMIZ AH::((


Arıcılık Bilgi Merkezi | 11 Yorum »

BUNLAR NE YAPIYOR BİR BİLSENİZ::))

Ekleyen, admin on 17 Mayıs 2009 – 21:53 -


Buradaki olanları yazmak isterdim ama yazamıyorum, ilerleyen bir zamanda bunlar ne yapıyor cevabını verecegim.::))

Şimdide Mehmet arılıgında bir şeyler yapıyor, bunların hesabı sorulacak.::))


Arıcılık Bilgi Merkezi | 4 Yorum »

ARILIK KONTROL ALTINA ALINDI

Ekleyen, admin on 17 Mayıs 2009 – 01:26 -

Çoktan beri buraya arılar girip çıkıyordu, bende içeride örülmüş petekler var arılar bir şeyler buldu girip çıksınlar diyordum, işimede geliyor çünkü hareket oluyor ağ kurduda olmaz diye düşünüyordum. Geçenlerde giriş yapılan yeri kapattım, arı kartonu yedi gene çalışmaya başladı. Dün akşamdan şüpelendim dedim yarına bakacagım. Arının çalışması resimdeki daire içine alınmış yerdendi. Saç pervazdan bir giriş bulmuş. Sabah bir baktım polenli girenler var. Kovan muslugunu açtım ama arı kovanda degil kata yerleşmiş.
Bir açtımki üç çıta falan var. İki çıtasına yavru yapmış larvalar kapanmaya yaklaşmış::)))
Bu günlerde nektar akımıda iyi, azıcık arının çektiği bala bakın.
Hemen alttaki kovandaki çıtaları boşaltıp, birde temizleyip oğulu kovana aldım. Alt tarafa bir bir kat koydumki girdikleri yeri aynı yapayım. Kapıdan girmeyi bilmiyorlarki. Girecek yer arıyorlar. Baktım olmayacak alttaki parçayı aldım. Bu seferde kapaktan girmeye çalıştılar, örtü bezini araladım akşama kadar yukardan çalışıldı. Akşamleyin üstünü örttüm. Yarına tamamen aşagıdan çalışmaya başlar, bu kovanı yavaş yavaş yürütüp diger kovanların yanına kadar götürecegiz. Yarına ilk iş çıkmak üzere olan kapalı yavru vermek.

Süprizler devam ediyor, bir oğulda burada çalışıyor.Kırmızı kovana girmiş, fakat buradaki oğul bir çıta ancak var, kutuların gözlerinde üç terk vardı birisi bu olabilir. Bununda larvaları falan oluşmuş::)) Fakat bu arıya hemen kapalı yavru verdim. Kendi açık yavrulu çıtasını aldım.

Sabah biraz erken gittim arılıga, hava ısınana kadar petek taktım.4 kasadan fazla petek taktıktan sonra arılara bir dalarsın. 85 Kovanın 65 tanesine meme kontrolü yapıldı. Yarına kalan 20 taneyede mudahale edilince artık oğul işide bitecek. Sadece 65 kovana bakmakla kalmadık, kendime 60 larva tranferi yaptım. Zafer abiye 6 adet larva tranferi yapıldı. 12-13 mayısta yapılan tranferleri yerlerinden alıp bitirici kovanlara verdimki yerlerine bu günkü yapılan tranferleri verebileyim diye. yarınada ikinci tur kutu arılandırması olacak 20 kovana bakıldıktan sonra.

Kovan kontrolleri anaarı memesi çıkmazsa kolay, çıkarsa ayvayı yediniz kata bakılacak, kat yere inecek tüm çıtalar çekilecek, ve duruma göre gerekirse anaarısı bulunup bölünecek.

Anaarı memesi kontrölerinde kesinlikle çıtalardaki arılar silkelenmeli. silkelenmezse mutlaka gözden kaçan anaarı memesi olacaktır. Arıların oğula gitmesi memeler kapandıktan sonra başlar, memeler 6 günde kapandıgına göre her hafta aralıksız kontröl yapılmalı gec kalınırsa oğul mutlaka çıkacaktır.

Bu hafta acayip bal gelmeye başladı, bazı kovanlarda çıkan yavruların yerine bal basılmaya başlanmış. Bu arada Zafer abiyle muhabbet devam ediyor, konu karniyolun ille denenmesi gerektiğini söyleyip duruyor. bak abi söylenenleri bırak burada kaç tane karniyol varsa bakalım. Birde baharda bu arı kaç çıtaymış şimdi kaç çıta o zaman denenecekmi denenmeyecekmi karar ver.

Arılıkta en hızlı gelişen arı karniyol melezleri. 14-15 çıta karniyolların katlardaki 4 çıtası bal içinde.

Bir tane 18 çıtalık karniyolun katı aşagıya hacı abi zor aldı, Zafer abide gidip yav o kadarmı agır diye birde o kaldırmaya çalıştı. Bu günlerde çok güzel balözü geliyor.

Katlardaki bazı balların sırlanmaya başladıgı görülüyor.

Hafta içine dönecek olursak, deveci armutlarını bir türlü yerine ulaştıramadık. kargoya verdim sistem yok dedi, dedimki sistem gelince bu adrese yolla. Akşama telefon geldi bizim orada şubemiz yok. Mengen çok ters bir yerde kalıyormuş, pazartesiye servisi olan başka bir kargo buldum, inşallah sorunsuz yerine ulaşırlar, ulaşmazsa yakında armut yeriz.

12 mayıs günü yemek paydosundayım. Fakat yemege gitmedim iş var diye. Marangozda anaarı kutularının çıtalarını çakıyorum telefon geldi. Ali abi nerdesin, marangozdayım abi benle yemege çıkarmısın ?, soruya bakın::)) Nedemek kırarmıyım seni, diyerek Saim abiyle balık yemege gittik.

Hamsi sezonu kapanmış, başka balıklara sıra geldi, şimdiki balık çupra.

Gene 12 mayıs mesayi bitimi zafer abi geldi, belediyeden arılıga gidip biraz çalıştık. Yol geçen hanına döndüm sevenlerimden Allah razı olsun, gelip giden eksik olmuyor. Bu gün hacı abiye fırça attım millete ikide bir çay ikram edip durma, bu ne ya::)) İkramları biraz azalt. gelenleri acayip çalıştırıyorum gene geliyorlar başka yol bulmalıyım::))
Bu günde zafer abi çok yardımcı oldu, asıl körükçüm yazlıkta, yedekleriyle idare ediyoruz işte.
Gerçi bu sıralar biraz kırgınmış bana , bir sefer bile şahane körükçüm dememişim diye, dua et ki bana körükçüsün, ya işine son verirsem halin nice olur körükçü başı bunları bir düşün istersen.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 2 Yorum »

BU İŞ OLACAK

Ekleyen, admin on 14 Mayıs 2009 – 10:09 -

Dün akşam ilk denememizi yaptık. malzeme olarak ayarladıklarımız işimizi görecek, eksigimiz yok. Fakat malzemelerin hepsinin hareketli olması bizi çok zorladı.

İlk olarak daha önceden hazırladığım kutudaki kafesleri işaretlemek oldu.

Hangi anaarı hangi gözün, kafesin üstündeki işaretten anlamak için sayıları çizdim.

İlk denemeyi üç anaarıda gerçekleştirecektik. Ayrıca bu iş sınırlı süreyle olmayacak, bir dahaki uygulamayı tam güne çıkardık.

Uygulamayı bizim dönerci Cahit’in iş yerinde yaptık. İşyeri üç kat, bodrum giriş ve zeminden oluşuyor nereyi begenirseniz orada çalışın dedi. Bu işi gündüz tam gün yaparsak yeni mekan bodrum kat olur sanırım. En çokta erkeklerden sperm alınmasına güldük, torbadan erkek çekiyoruz. Aynı tombala çeker gibi oldu, bunda sperm yok çek bir daha.

Karbon gazını ilk işçi arılarda denedik, süreleri ölçtük. Verilen miktar ise suya verdiğinizde çıkan kabarcıkları sayabilmeniz gerekiyor. Şahane bir yardımcım var, kendisi çok utangaç biri, suni dölleme dediğimde yüzü kızarıyor, her tarafından ter boşalıyor, suni tohumlama derseniz ancak kendisine gelen biri. İlerde kendisi izin verirse orjinal resimleri sizlerle paylaşacağım.

24 nolu kutunun 1 nolu gözündeki anaarı. Kutuya verdiğimizde hala kendinde degildi. Uygulama yapıldı sonucu şimdilik bilmiyorum ne oldu. Vakit çok ilerledi ve diğer anaarılar kutularına bırakılıp işleme son verildi.

Eksiklerimizi gidermek için önümüzde uzun bir zaman olacak, bu sıkışıklığın içinde birde bu işe zaman ayırdık. Bir dahaki sefere tüm parçalar bir tabloya monte edilmiş olarak çalışmaya başlayacagız.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 13 Yorum »
Forum