ARICILIK VE BİLİM ADAMLARIMIZ

Ekleyen, admin on 18 Ocak 2009 – 21:50 -

Arıcılıkta dünyanın gelişmiş ülkeleri ve bizim ülkemize baktığınızda aradaki her konudaki uçurumları görürsünüz.Ben bazı şeyleri yazdığımda arıcılarımız garipsiyor,bilim adamıyım diyenler garipsiyor.Bunda garipsenecek bir şey yok ki. Yabancı ülke bilim adamları dünyadaki gelişmeleri anında ülkelerine aktarmakta, zaten ülkeleri de onlara gerekli destekleri vererek hepsini araştırmacı yapmış.Bizim ülkemiz bu bu konularda hep sorunlar yaşamıştır.Üniversitelerimiz malum hiç bir dalda başarı alamamakta uluslar arası yarışmalardaki ilk 500 ün içine giremiyoruz.

Böyle bir tabloda ne kadar başarılı olabiliriz yada bilim adamlarımız bize neler verebilir ben bunu kafamda hep kendime soruyorum.Fakat insanların özverisi çok önemli.Ülkemizdeki en iyi hoca geçtiğimiz günlerde bir konferans verdi. Belkide tek kaldığından bana göre yetersiz kalıyor.Bir kaç tane daha böyle hocalarımız olsa arada bir rekabet oluşsaydı dahada iyi olurduk hemde kesinlikle.İlk defa kek konusu üzerinde uzun açıklamalar yaptı, fakat konuşmasının bir yerinde, kışa girerken verdiğiniz şurubu keklede sırlatabilirsiniz dedi.O kadar açıklamanın içine bunu niye koydu anlamadım.Çünkü kışa giren arıyı kekten uzak tutmamız gerekmektedir yurt dışında bu böyledir.Yurt dışında derken Avrupa’yı kastediyorum.Konuşmasının bir yerinde 14 derece altında arılar felç olur dedi bunu neden dedi hala anlamış değilim.Çünkü arıların 9 derecede bile gelip gittiklerini gözlemledim.Benim bilgilerim 7 derece altında felç olması gerektiğindeydi.Hatta 14-15 derece arılarımıza çok kısa süre bakım bile yapabileceğimiz ısıdır. Birde kovan ve genç anaarı oluşturlması tavsiyesi çok ilginç tamamen ilkel yöntemlerle bunu yapmayı tavsiye etti.Sonrasında koloni destek sistemi anlatıldı.Kendiside bu sistemi uyguladığını söyleyip,bal üretiminin artığını bunun kanıtının ise Amerikadan geldiğini söyledi.Amerikadan gelen sonuç böyle dedi.Ben uzun zamandır bunu söylüyorum,bizim bilim adamlarımızın burada yaptıkları bir araştırma ve çalışma yok,zaten batının yaklaşık yüz yıl gerisinden gidiyoruz.Keşke her şeyi zamanında çevirip bize sunsalar ona bile razıyım.Dış kaynakları bile çevirip arıcılara sunmaları yıllar sonrası gerçekleşiyor.Lafa geldiğinde bunlar hocamız ve bilim adamlarımızdır.Bunada şükür demekten başka yapılacak bir şey yok.Bir başka açıdan düşününce de,bana göre yetersiz dediğim bilim adamlarımız ülkemize fazla bile geldiğini de görüyorum. Biz sanalcılar aslında çok ilerdeyiz hem de çok.

Bir başka konu ise bu sıralar gene arılarınıza sahip çıkın diyenler var.Bir başkası ıslah yapacağım diyor ,ama bunu hep diyorlar işin ucundan ise tutan yok.Zaten şunu yapacağım diyenlerin ne yaptıklarına baktığımda bir şey yapmadığı görülüyor.Biz bal üreticisiyiz, ıslah edilmiş her konuda iyi arılara da ihtiyacımız var.Şimdi Avrupa ya bakıyoruz,kovanlar kuluçkalıkla birlikte dört kat arı dolu.Bu arılar oğul vermiyor.Bizdeki bazı arıları bu güce getirmek zor,bazılarınıda biraz sıkıştır hemen oğula meyletsin.Peki biz bu durumda nasıl üretimi artıracağız.Bu aynen şuna benziyor, bizim yerli inekler 3-5 kilo süt veriyorlar.Birde degişik inekler var,ıslah edilenler onlarda 40 kilo süt veriyorlar.Şimdi bendeki inekle, ıslah edilmiş inek nasıl yarışacaklar.Bir başka açıdan bakar isekte teknoloji nerden nereye gelmiş,ata eşeğe binin , aman otomobil ve uçaklardan uzak durun diyor birileri bize.Sanki ıslah yapacağım diyenleri tutan var, buyrun ama ortada gene birşey yok.Lafla peynir gemisi yürümüyor, icraatlar görmediğim müddetçe de bilim adamlarımızı bazen böyle gündeme getireceğim.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 5 Yorum »

İNŞALLAH GENE BİRİ HESAPSIZ KASAP DEMEZ

Ekleyen, admin on 17 Ocak 2009 – 00:20 -

Kısmete bakın, anaarı kutularını malzeme yokluğundan askıya almıştım. Bugün İstanbul’un bazı yerlerine gitmem gerekti.Gitiğim yerlerden biride malzemeci civarındaydı.İşleri bitirdim cuma saatinde Sultanbeyliye geldim.Hava sıcaklığı 17 dereceyi vurdugu oldu.

Burası şu ana kkadar gördüğüm en büyük ağaç hurdacısı,2.5 dönüm olmasına rağmen yer yetmiyormuş.İçerde çok degişik malzemeler var.

Az arısı olanlar için yerden kesecek hazır sehpa.

Bunlardan o kadar çok varki kimsenin işine yaramıyordemekki .Her gittiğimde sayıları artıyor.

İlk defa gündüz gözüyle içersini dolaşıp resimledim.Malzemeci bu sıralar çok gelenler olmaya başladılar dedi.Dedim birde gelemeyenleri görsüp duysaydın::))

Tek kovan koymalıklar bana göre.

Degişik ebatlarda bir çok ağag sökülüp müşteri bekliyor.

en az 4 cm. kalınlıta su kontrası.
Malzemeciyle bayağı bir sohbet ettik.Artık 28 cm.genişliğindeki tahtaları ayr koyacam ötekilerle karıştırmayacam ve arıcılara verecem dedi. Adamlar çatı döşemesine bile geniş tahta çakıyorlarmış.Normalde onların işini dar tahtalar görüyor.

Hacı abiyi aramıştım iki gün önce dediki benim yapacağım iş yokmu kutuları filan boyasam diyor.Dedim işleri bitirelim yarım yamalak olmasın.23 tahta ve 20 adette konrapilak aldım taksiye yükledim.Heralde tüm kutuları kapaklarıyala birlikte birirebilirim.İnşallah yanlış hesap yapmamışımdır,yoksa doktor hesapsız kasap demek için bekliyor.

Malzemeleri Cemil ustanın dükkana indirdim.Madem hacı çalışacak buyursun gelsin.

Şaka bir yana bahar hızla yaklaşıyor.Öğlen üzeri Gebze’de olmadığımdan dolayı kütügün içinde neler oldu bakamadım.Havada şu an soguyup yağmaya başladı.Artık günlerde uzamaya başladı,akşamları iki saat marangozda çalışmalarada başlıyorum.Yoksa dağılacam, bana gülmek için bekleyenler çok.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 4 Yorum »

KÜTÜKTE UFAK BİR SORUN GİDERİLDİ

Ekleyen, admin on 15 Ocak 2009 – 16:15 -

Bir aşagıdaki haber den bir gece sonrası, balkondaki kütügü bir göz atayım dedim.Bir baktım işler karışmış.Vermiş olduğum şurup arılar alamadan dışarıya taşmış.Bu esnada şuruba bulaşıp yere düşenler gece sogukta ölmüşler.Kütüğün önüne hemen mutfaktan peçete havlu getirdim azda olsa izole ettim.Hiç olazsa girip çıkanlar şuruba bulaşmasın diye.Sabah sabah başka ne yapılabilirki,zaten şurupta bitmişti.Öğlen yemekte direk balkona daldım.

Kovanın önü bu halde,dedim üstünden konan alsın diye böyle bırakıldı.

Tekrar şurupluk fullenip verilmişti,bu gün 15/1/09 da öğlen baktığımda durum bu.Çekilen şurup miktarı hiç hoşuma girmedi.Ben fazla yükleme yapma istiyorum, zaten sorunda fazla yükleme istememden kaynaklandı.24 saatte alınan şurup miktarı böyleydi.
Şurupluga çok önceden bir mudahale etmiştim.O zaman da aynı durum olmuştu artık tek delikle yemliyordum ve arılar alırkende sorun çıkmıyordu.Yukadraki gibi olursa şurubun akışına arılar yetişemiyor.

Delmiş olduğum deliğin iki tanesini vida gibi çevirip pasif hale getirmiştim.Havalar sıcakken akan şurubuda arılar rahatlıkla tüketiyorlardı.Aynı yöntemle kaç sefer şurup vermeme rağmen bu sefer neden aktı bu şurup.Sorun hava gece soguyunca arı şurubu terk edip salkıma geldi ve akan şurupta musluktan dışarıya gitti.Bende son tur şurupta sadece şuruplugu kendi haline bıraktım bu seferde alınan şurup çok az.Bu gün tekrar açtım ve Halil İbrahim sofrası kurdum içeriye.Durum gayet güzel, sofrayı gören geliyordu.

İnvert şurubumuz,çıtaları daldırıp bulaşıklı yeri üste getiriyorumki,sazanlar hemen işe başlasınlar diye.

Sofra kurulu hala uyanan bir kaç tane.

Evet sofrayı duyanlar çogalmaya başladılar.

Hala ışığı gören geliyordu, ben kapagı ve ışığıda kapattım şimdi ne yapıyorlar dersiniz.?::)))

Dün şurubun akma konusunu bir abimizle konuşmuştum, bana dediki civarda arı varmı .Bende dedimki 500 metre civarımda 8-10 kovan var demiştim.Onlar o akan şurubu bir bulursalar kütügü yağmalarlar diye uyarınca bu öğlenleyin şuruplu tenekeyide aldım.Ayrıca kütügün ortasındaki delikleride kapattımki daha sıcak bir ortamda çalışsınlar diye.Hava sıcaklıgı birden 14 dereceye fırladı,hayırlısı olsun bakalım.Bir kaç gün böyle olacakmış.Bizde bu fırsattan istifade yüklemeyi hızlandıralım dedik.Birde sağlıklı düşündüm yakındaki kovanlar kuş uçumu 300 mt bile yok.


Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

13 OCAK 2009 BALKON KÜTÜK GÖRÜNTÜLERİ::)))

Ekleyen, admin on 13 Ocak 2009 – 16:42 -

Kütügü açtım manzara bu,invert şurup bitmiş.Ayrıca gene boş kaldıkça petek çalışması yapılmış.
İnver şurup,hala gizemini koruyor.Şu bir gerçek ki yurt dışında kullanıldıgına göre normal şuruptan daha kullanışlı oldugu kanısındayım.Normal şurup aynı bizim beton yapmamız gibiydi.Çimento,kum,su,bir sürü işçi ve ayrıca edevat.Bu ayrıca bir sürü iş gücü demek.İnvert edilmiş şekerse hazır beton.Ayrıca bozulma ve ekşime derdide yok.İçerde kalıp hazır verileni alıp koysunlar yorulmadan.Bazıları derki şimdi,doğadan gelen nektar invertmi diye.Evet doğadan gelen inver olmadığı için zaten arıyı 40 günde öldürmekte.Bizim burada anlatmak istedigimiz kış arılarına inver ederek onları yormadan uzun ömürlü olarak kışa sokmaktır.Bir başka örnek ise insanlarda normalde her şey yiyebilirler.Ya hastalanıp iyileşme aşamasında veya ameliyattan çıktıktan sonra niye sıvı gıdalarlar başlarlarki, bırakın ızgara veya döner yesin.Bu arada doktorumun alanına girdim ama olsun, kendiside benim alanıma girdi bu aralar, dün açıklama yapmış sitenin birine ben artık arıcı oldum diye::))

Yelle bakalım yandın sanki kış günü.
Ölen arıların görüntüleri, kovandan uzaklaşıldıkça ölülerin oranı azalır kış aylarında.

Asıl ölenlerin yogunlugu çıkışın alt tarafında.Hatta söktügü yavrulardan biride orada durmakta.

Fullenmiş bir yemlik.Gene yemligi 1 cm geriye bıraktım,bu kovan bu sene petek örmeye doyamadı.

buraya boş yemlikli resim gelecekti karışmış.

13/01/2009 dan kütükten resimler.

Havalar ısınınca salkım filan kalmıyor.


Karakovanı,izlemeye ve gözlemlemeye devam ediyoruz.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 6 Yorum »
Forum