Ekleyen, admin on 03 Eylül 2008 – 15:26 -
Bu gün doktor abimle konuşurken balların zekatını ne yaptın dedi.::))
Adam kayserili,düşünüyorum şimdi.Adamda kayserilikte var.Kendi ballarınında sonu gelince ister istemez işin içinde bir işmi var?::))
Dedimki abi her sene duruma göre hareket ederim.Bu sene ise 5 teneke degişik yerlere bal verdim.En son istanbula giden tenekelerden biri zekattı.
Zekat insanların vicdanlarıyla alakalı bir şeydir.İslam kazanana emretmiş ,kazandığının içinden fakirin hakkı ver der.Aslında mal sahipleri fakirlere borçlu demek daha doğrudur.Borcunu vermeyenlerde,sorumlu olacaklardır.Mala mülke gelen zararlar birazda zekatların aksatıldığından kaynaklanıyor.Bu konuda Peygamberimizin güzel sözleri vardır.”Malınızı zekatla koruyun.”Bir başka sözü ise “zekat malı azaltmaz”
Zekat helal kazançtan verilir.Yani bir hırsız çaldıklarından zekat vermesi imkansız.
Bu konuyla alakalı merakları olanlar aşagıdaki linkleri tıklayıp,genede anlamadıkları varsa anlatmaya çalışırız.
http://www.enfal.de/zekat.htm
http://www.islamiyet.gen.tr/zekat.php
Bende attıgım linki karıştırırken buldum arıların zekatı 10/1 miş::))
Ah doktor sanamı kaldı balların zekatı,başımıza iş açtın::))
http://www.enfal.de/zeksoru.htm
NOT:
“Arıcılık bilgi merkezi ve arıcılık bilgi paylaşım forumu” açılmıştır. Ülkemiz arıcılığına inşallah olumlu katkılar yaparız. 01/01/2010
http://www.aribakani.com/
Arıcılık Bilgi Merkezi |
4 Yorum »
Ekleyen, admin on 02 Eylül 2008 – 09:36 -
Ağustosun son cumartesi İstanbul’dayım.Asyamı avrupamı belli olmayan mevki,asma köprünün ortasına doğru ilerlerken resimler alıyorum.Dünya güzeli boğazımız ve karşı tarafta Beykoz.

Trafik yogundu,araçlarda yavaşlayınca güzel resimler aldım.Sonra demeyin gezip gezip bize bir şey yokmu diye::))Bunları sizin için görüp resimledim.

Köprünün tam ortası heralde resime bakınca öyle anlaşılıyor.Esenler terminalinde Salih ve Kemal abilerle buluşup bir arılığa gitmiştik.Şimdi yemeklerden bahsetmeyecemki,ağzınız sulanmasın::))

Arılıkta gözüme takılanlar kara kovanların önünde bir naylon üzerindede sanki kireç vardı.

Bu naylon ve kireç ne işe yarar soramadık arada kaynayıp gitti.

Halil amca84 yaşında Bulgarların proföser dedigi.Hep konuştu bende hep, he he dedim.Halil amcanın konuştukları mantıklıydı.Her arıcının böyle 10 kovanı olmalı diyordu.20 yedek anaarınız oluyor,ayrıcada bu kovanı anaarı yedekleride tutulurken balda alınacagını anlattı.Bu üst resimde sadece iki yedek ve sürekli yavru attırılıp başka kovanlara takviye yapılacak şekil var.Bir taraf 4 çıta bir taraf 5 çıta.İki ayrı giriş kovanlarda felaket bir işçilik vardı.Her şeyiyle o kadar uğraşmışki sormayın.

Kovan iki bölümlü ruşete dönüştürülmüş,üstündede her bölümün kapagı var.Diyorki halil amca bu kovana kat koy.Nasıl koyacaz,ruşet bölümünün bir tarafını açıyoruz,yada ızgara koyarak.Direk olarak katta konuluyor bölmeli şekildede çünkü katada bölme tahtası yapmış.Devamlı bi taraf 8 çıta oluyor bir tarafta 10 çıta,tabi katlıyken.Amaç hep ruşet gibi durmasın balda alalım.

Kovanlarda o kadar incik boncuk varki,hepside zaman ve emek isteyen şeyler.Ben satılacak olsa şu kovanlar fiyat biçemem.

Her iki bölmeyede alttan havalandırma delikleri açılmış.Musluklarındada güzel havalandırma var.

Bo kovnların altları tamamen sürgülü yapılmış,çıkabiliyor.Daha önce böyle alt tarafı çıkanlar görmüştüm,onlar iyi degildi taşınmalarda arılar çıkıyordu.Bu şahane,arı filan çıkması imkansız.Baharda bu tip kovanları hiç başka kovana aktarmadan bakımı ve temizlikleri çok kolay yapılır.

Bir ara çıtalara göz attım,üsten ve yandan tabancayla çakılmış.Zaten çıtalara üsten 10 çivide atsanız yandaki bir çivinin yerini tutmaz.

Bayagı bir zor çıkıyor alt tablo.

Alt tarafın altsız görünümü::))

Arıların yerlerini şaşırmaması için öne yerleştirilmiş panel.Hemde menteşeli .

Bu gözden al beyi o kendi yapar diyor.Ben beyi aldıktan sonra açıp 5 gün sonra kapananları koparmak lazım dedim,gerek yok diyor.Profösöre göre arı yağptımı yeterli,yaşlı larvadanda olsa o kalitelidir.Ben gene baktım iş sakat,he he demeye başladım.

Benim kafama en yatanı iki anaarılı kullanmak oldu bu kovanı.Gerçi bir sürüde seçenek var.Ruşet kullan,birtarafı ruşet digertarafı katlı,ızgara koy katlı.Devamlı iki ruşet.

Yukardaki bölmenin üstünde az bie boşluk var onu almaya çalışıyor.Bölmenin alttarafına ise sac kaplamış,sacı arı işlemnez dedi.Yani propolisle yapıştırmazmış.

Bir taraftan Halil amcayi izliyorum,bir taraftanda diyorumki.Allah ömür verirse son halin karşında ,fotografına iyi bak diyordum içimden.

Gebzeye geliyorum akşama gene Fatih Sultan köprüsündeyiz.Aşagıda bogaziçi köprüsü görünüyor.

Ali Şekerli abi bir alttaki habere yorum atmış bırak balla kek yapmayı diye.Demesi kolay,şimdi kendime yer bakıyorum nerede yapabilirim bu işi diye.Kendisi derki kış günü gündeme gelmişti.Yabancıların yapmış oldukları bee candy diye bir şekerleme var.Bir kaç kişi denedi fakat büyük miktarda yapan olmadı.Bu işi başarırsak en ucuza bu şekilde arılarımızı beslemiş olacagız.Bu şekerlemeyi ilk gördüğümüz site Chanibe nin blogundaydı.Kendisine o zaman meil attım nasıl yapıyorsunuz diye cevaplamıştı meili.Ben şimdi hepsinin linklerini verecemihem oradaki yapılışa bakın hemde burada meili bir kardeşimiz tercüme ettiydi.Herkese klolay gelsin.Başka bu konuda tercübeleri olan varsa buyursun yazsınlar.
http://organikaricilik.blogspot.com/2008/04/fondon-ekeri-yapmak.html
Aşağıdaki linkte ise geçen sene ilk denenen fondon şekeri var.Bir kardeşimiz yapıp resimleyip bize göndermiş bizde size göndermiştik::))
NOT:
“Arıcılık bilgi merkezi ve arıcılık bilgi paylaşım forumu” açılmıştır. Ülkemiz arıcılığına inşallah olumlu katkılar yaparız. 01/01/2010
http://www.aribakani.com/
Arıcılık Bilgi Merkezi |
2 Yorum »