Gönderen Konu: SALDIRGAN ARILAR  (Okunma sayısı 110189 defa)

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.186
    • Ali Türk
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #30 : 07 Temmuz 2011, 09:51:44 »






Ben hep dua ederim, Allah ne verirse hayırlısını versin diye, bu bizim bölgemizde bir deyimdir.

Arıcılıktada her şeyin gene hayırlısını istiyorum.

Arıcılıkta bazı şeyleri zamanında tartışıp, gerçekleri görmek lazım, kışın bazı kişiler iş olsun diye, yattıkları yerden arıdan bahsediyordu, efendim saldırgan olsa ne varki giy maskeyi olsun bitsin.

Hatta saldırgan arımı var, biz suratımız propolistlenmesin diye maske giyiniriz filan :)

Kazın ayagı hiçte öyle degil.
Kışın maske giyinip ısınabilirsiniz ve bu size çok sevimli gelebilir.
Yazın bizi surat maskesi bile rahatsız ediyor.

Saldırgan arı kullandıgınızda maske yeterlimi, bir kat pantolon yeterlimi oda ayrı bir konu.

Benim anlamakta güçlük çektiğim, geçmişte saldırgan arıların koloni kapaklarını açamayanlar, bu gün saldırgan arının savunucusu :D
Bu kişilerin aklı nerede, daha önce bir kez yazmıştım, bu gibi kişilerin aklı geri vitese takılı kalmış, bir türlüde bu moddan çıkamıyor.

Bu hafta Muhteşem abi, dışardan gelen oğullardan birisini, şortla açmaya kalkmış.
Bir haftadır, kol saati ve yüsük takamıyor ;D
Bir kaçışım vardı, görmeliydin dedi.
Tabi başka yerlerdende, yeri önemli değil... iğnelenmiş ;D

Dün akşam, Yusuf Şimşak aradı, bakanım beni yediler ;D
Yav bu arı elbet sokacak, dimi.
İnek degilki tekmelesin.
Tabi saldırıdan agır hasarla çıkmasına rağmen, saldırgan arısının anasını bulamamış, bu gün kesin onu halledecekmiş, inşallah gene kendisini halletmezler.

Dün akşam diyorki, bu arıların neresini savunuyorlar, netim yok, olsa şimdi neler yazacam, sen gene yaz yazacaklarını. Saldırgan arıyla, saldırmayan arının zaten hiç bir farkı yokki, dimi?.
Allah ne verirse hayırlısını versin.
Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk

Dr. Muhteşem Turunç

  • Yönetici
  • Kıdemli Üye
  • *****
  • İleti: 274
  • Doktorun İyisi Burda
    • Arıcılık İlk Yardım
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #31 : 07 Temmuz 2011, 18:50:23 »
Ali abi sevineyimmi üzüleyimmi anlamadım :( diyeceksin sokulmanın nesine sevineceksin haklısın çarşamba günü kol saatimi ancak takabildim alyansımı ise bu gün:(  benim kaşdan gözden sokulduğum resimlerim vardır öyle fazla şişmez benim cildim. Leblebi bilemedin fındık kadar şişmişlerdir. Bu sefer 20-30 iğneyi kısa sürede yiyince feleğim şaştı :( On dört tane arıyı kontrol etmişim bu sıcakda püfür püfür hemde kat indirip kuluçkalık kontrolü yaparak son ikisi ki bunlar evet oğul arısıydılar resmen yediler. Sevinilecek yanı benden çıkmamış oldukları kesin bunların ;D bir haftadır sindire sindire plan yapıyorum analarını değiştirme yöntemimle ilgili olarak ;D

Nerden bileyim sen haber yapacaksın seve seve fotoğraf çekerdim ::) ben öyle yav bu konu iki insanın arasında geçen bir konu iyiki sana anlattık  beni millete malamat ettin felan deyip alınganlık göstermezdim ::) bir ayrıntı daha vereyim  metal kayışlı saat kullanıyorum elimden çıkarırken zorlandım be ;D

miriliburak

  • Ziyaretçi
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #32 : 07 Temmuz 2011, 23:53:28 »
Bu gün iş yerimdeki hırçın arılarımın polenini almaya gittim. Genelde yüz maskesi takardım hava sıcak olunca dedim ki; kenardan alır gelirim senmisin polen alacak olan tek arı beni perişan etmeye yetti. Bir anda nerden geldiğini nasıl olduğunu bile anlayamadım sağ kulağımın içine girmesi ve iğnenin vucüda enjekte ettiği zehirin o dayanılmaz acı etkisi ile kan beynime sıçradı. Başladım ofise doğru koşmaya yüz metre sonra bende takat kalmadı normal hayatta olan her sesi duyuyorum aslında ben normalim ama o felaket acı dünyayı unutturuyor can havliyle ofise girdim arkadaş cımbızla uzun uğraşlar sonucunda iğneyi kulağımdan alabildi, aldı almasına ama ben gözlerimi açamıyorum ve başımın sağ tarafı acaip ağrıyor saat 23.30 ve ben daha yeni kendime geldim.
Arkadaş soruyor nasılsın canın yanıyormu diye belli zaten benim yüz göz renk atmış durumda dedimki parmağın hiç kapıya kısıldımı başını sallıyor heh dedim aynen o acıyı sürekli hissettiğini düşün.
Bu arılar kalabalık ana değişimini o yüzden yapamadım fakar yarın ilk işim analarını kafese almak. Bu güne kadar onlarca arı sokmuştur ama bu arılar soktumu başka türlü acı veriyor. O kadar tırsmışım ki diğer arılarıma bile maskeyle bakmayı düşünüyor halde buldum kendimi. Geçen hafta da buna benzer analarını değiştiğim kovanın istilası ile karşılaşmıştım ama onlar kafayı değil de diğer mekanları istila etmişlerdi.

EYÜP

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 33
    • EYÜP ÇAKIR
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #33 : 08 Temmuz 2011, 00:51:59 »
  Benim arılar hırçın olduğu için maske,eldiven gibi arıcı güvenlik malzemeleri bazen eksik kalıyor.Ben arı açarken maske, tulum tipi olmadığı için maskenin alt tarafını pantolonumun içine alıyorum(çünkü daha önce 3 arı ordan girip boğazımı iğnelemişti.Giy maskeyi olsun bitsin olmuyor işte.) , lastik eldiven takıyorum ve çorabın kalın olanını giyiyorum.O kadarda hassas davranıyorum yinede arılar bana kontrolün ilk başında savaş açıyorlar.Tabi iç anadolunun bu yakıcı kuru sıcağında o maskenin içinde ne halde olduğumu siz düşünün.Bazen kontrolü bile yapamadan kovanı kapattığım oluyor.İnsanı arı sevgisinden soğutuyor.Benim gibi sabit evde arıcılık yapanların kesinlikle arıları hırçın olmamalı yoksa komşuyu sarıca bile soksa senin arılar beni soktu diyerek şikayet gelir.

YUSUF ŞİMŞAK

  • Genel Moderatör
  • Yeni Üye
  • *****
  • İleti: 80
  • KARŞINDAKİNİ NASIL İSTİYORSAN ; ÖYLE OL...
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #34 : 08 Temmuz 2011, 17:31:34 »
SLM...


Yazmak artık farz oldu artık.:(

Maalesef dün akşamki maça ne kadar iddialı hazırlanırsam hazırlanayım yine 5-0 kaybettim.Üstelik şike de yok :)

Kat üstüne kat elbise giydim yine de tazyik ve iğnelerden kurtulamadım.Bu akşam Asım abiyide yardıma çağırdım.Beraber son bir maç yapacağız.Oldu oldu ...yok olmadı baktım ki kaybediyoruz şike yapacağım:)))

15 çıtalık koloniyi ikişer çıtadan ruşetlere attığım gibi uzaklaştıracağım.

Bazen insanları anlamakta zorlanıyorum....

Neden kendilerine eziyet ederler ki....

SLM ve Muhabbetle...
« Son Düzenleme: 08 Temmuz 2011, 17:33:17 Gönderen: YUSUF ŞİMŞAK »
:)

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.186
    • Ali Türk
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #35 : 08 Temmuz 2011, 22:42:21 »
Yusuf bu ne biçim maç;
Bir saldırgan koloni için, üç ayrı gün ugraş ve takviye kuvvet iste ve hala koloninin anasını bulama  :o

Bu iş şikeyle filan halledilemez onuda belirteyim.

Ayrıca iki kat pantolon ve saçın yoksa maskenin atına poşet veya gazete koy, Salih abinin kafadaki iğneler maske varken yenenlerden ;D

Çizmeyide unutmayacaksın, ben geçenlerde iki gün topal yürüdüm. Saldırgan arı sanki, sokabilmek için egitim almış gibi, her tarafı yokluyor.
Ayrıca ellerin propolistlenmesin diyede kaynak eldiveni kullan, tertemiz kalsın parmakların ;)
« Son Düzenleme: 09 Temmuz 2011, 08:45:06 Gönderen: Arı Bakanı »
Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk

osmanbaris

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 10
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #36 : 05 Eylül 2011, 22:20:30 »
foruma yeni katıldım.bende birşeyler yazayım dedim.benim arılar yerli arı melezin melezi artık ne ırk ararsan var.arılarım bahar zamanı biraz hırcındı sonra bal akımı başlayınca kesti.bal akımı kesildiği zaman arılar saldırmaya başlıyor.şifa diyorum ben ama arının cinsi ne olursa olsun bence mal sahibine ceker arkadaşlar. :D

vecdiküçükyılmaz

  • Ziyaretçi
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #37 : 06 Eylül 2011, 22:57:04 »
       Osman bey foruma hoş geldin.Arılar melezleştikce hırçınlık göstermekteler.Çünkü daha çok ırkın, melezlenme sonucu genini taşımaktalar.Bazı arıcılar bu durumu eko tip diye adlandırmakta,henüz damızlığı nerde olduğu bilinmemektedir.Herkes kendi bölgesinin arısı ile çalışsın diyenler,gezginci arıcılığın ne olduğunu bilmemekteler.Nektar bala dönüşmesin demekte olduklarını dahi bilmemektedir.Saglıcakla kalın.

mustafa kütahya

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 9
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #38 : 02 Ekim 2011, 19:46:42 »
 :-[ merhabalar ben bu sene dört arı ile arıcılığa başladım.arıları aldığım arılıktan önce iki kovan getirdim.15 gün sonra iki kovan daha getirdim.ancak getirdiğim ikinci kovanlardan biri çok hırçın çıktı.öyleki yazın yaklaşık 500 kovan hasat ettik hiç böyle birşey yaşamamıştım.bayram sonunda arılığı  yola hazırlarken bir kere aşırı bir saldırıyla karşılaşmıştım onun dışında o arılıkta sıkıntı veren bir durum olmamıştı.sebebi anlamaya çalışıyorum.yazdıklarınızı okuduğumda benzer bir durum yaşayana rastlamadım. forumda yazanlar genelde hepsinin saldırganlığından bahsediyorlar.bendeyse 4/1 kovanda saldırganlık var.gözlemlerimi paylaşmaya devam edeceğim iyi akşamlar.

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.186
    • Ali Türk
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #39 : 03 Ekim 2011, 09:37:34 »
:-[ merhabalar ben bu sene dört arı ile arıcılığa başladım.arıları aldığım arılıktan önce iki kovan getirdim.15 gün sonra iki kovan daha getirdim.ancak getirdiğim ikinci kovanlardan biri çok hırçın çıktı.öyleki yazın yaklaşık 500 kovan hasat ettik hiç böyle birşey yaşamamıştım.bayram sonunda arılığı  yola hazırlarken bir kere aşırı bir saldırıyla karşılaşmıştım onun dışında o arılıkta sıkıntı veren bir durum olmamıştı.sebebi anlamaya çalışıyorum.yazdıklarınızı okuduğumda benzer bir durum yaşayana rastlamadım. forumda yazanlar genelde hepsinin saldırganlığından bahsediyorlar.bendeyse 4/1 kovanda saldırganlık var.gözlemlerimi paylaşmaya devam edeceğim iyi akşamlar.

Mustafa;
Bizimde anlatmaya çalıştığımız olay budur. Belli damızlıklardan üretilmeyen arıların ne karekterde ve mevsimlere göre ne yapacagı belli olmaz. Nektar varken sakin gibi gözüken koloni, işler kesatlaştıgında sizi yer.

Bize bilimcilerimiz arılıgınızdaki iyi arılardan ana arı üretin dediler yıllarca bunu ben deneyen birisiyim. Hala iyi kovanlarım aklımda. 3 Numara şampiyondu, 6,10,36,,42,47,48,49 nolu koloniler süperlerdi. Bunlardan ana arı üretiyorum, ertesi sene bakıyorum eski numaralar gene iyi yeni üretilenler bu seçilenler gibi olmadı, ertesi sene gene aynı, üçüncü sene artık seçtiğimiz kolonilerin kimisi analarını degiştirdi, kimisi oğul verdi, hala onlardan üretilenler analarını yakalayamadılar. İçlerinden tek tük iyi ana arı çıkıyor, biz arıcıların işi ıslah yapmak degilki. Verimsiz bir anayla çalıştığında sezonu sıfır çekip kapatırsın.

Her geçen gün damızlık konusunun önemi anlaşılıyor. Bu güne kadar arıcılıkta bize yön verenler bizi uyuttular, bu benim şahsi görüşüm. Çünkü degişik damızlıklarımız olması gerekirdi ülke olarak.

Belli damızlıklardan üretilen kolonilerin huyları her dönem genelde aynıdır. Biz bahardada maskesiz arı açıyoruz, yazında açıyoruz, son bahar gelmiş gene açıyoruz. Kışında açarız.

Belli bir yerin eko tip arısı içinde daha önce yazdık, eko tip ise kolonilerin alayı aynı karekterde olmalı. Ya hepsi sakin, ya hepsi tatlı sert, yada hepsi saldırgan olur.  Eko tip denildiğinde o bölgenin safı anlatılmaya çalışılır.  Tabi o bölgede eko tip arı diyebilmeniz için dışlardan ana arı ve başka ırk arılarında girmemisi gerekmekte. Bir örnek vereyim, afrikadaki katil arılar o bölgenin ekotip arısıdır. O bölgeye dışardan arı girmediği için saftırlar, bu arıya eko tip denir, tüm kolonilerin karekterleride aynıdır, feci şekilde saldırganlar. Efendim şuranın arısı denilen yerlere bakın bakalım hiç gezginci arıcı filan geliyormu. :) O bölgeye dışardan arı geliyorsa, siz sadece arılara yalancı isim takarsınız buda aslına uymaz. Zaten saldırganlıgın temelinde aşırı melezlenme vardır, dünyanın en sakin arısı karnioldur, f3, f4 den sonra çılgınlaşabilir. Neden aslından uzaklaşıp, aşırı melenlendi ve ne oldugu belli olmayan bir arı çıktı karşınıza, siz istediğiniz kadar bu arı karniol deyin, artık degil.
Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk

mustafa kütahya

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 9
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #40 : 03 Ekim 2011, 22:24:09 »
merhabalar ali ağabey.arıları aldığım ve arıcılık öğrenmeye çalıştığım usta gezginci arıcılık yapıyor.500 e yakın kovanı var ancak özel bir ana üretme yöntemi kullanmıyor.çıkan oğulları topluyor ve anasız yada zayıf kovanlarda birleştirme yapıyor.siz ve birkaç ağabeyin forumlarını takip ederken kendi çalışmalarımızdaki (usta ile beraber) yanlış uygulamaları,eksik yönleri,yapılması gereken ancak yapmadıklarımızı,ve buna benzer birçok eksikliği görüyor ve ona göre kendimi yetiştirmeye çalışıyorum.emeklerinize sağlık teşekkürler.
 

ncetin16

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 27
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #41 : 03 Ocak 2012, 00:04:57 »
Merhabalar Ali abi ve arı dostları.  Mehmet Yüksel Bey'in bloğunda saldırganlaşan arıların tüm arıcılar tarafından ana arılarının hemen iptal edildiği belirtilmekte ve bu saldırganlık  özelliğinin genetik olarak devam etmesine müsade edilmediği belirtilmektedir. F3 veya F4 lerde tesadüfen saldırganlık özelliği çıktığında arının bal verimi yüksek dahi olsa imha edildiği belirtilmektedir. Böylelikle tüm arıcılar tarafından tüm uygulamalar aynı hassasiyette yapılmakta ve her arıcı doğal seleksiyonun bir parçası olmaktadır.Bizde arının bal verimi yüksekse iğnesinin acısı gülün dikenine benzetiliyor ve ikinci plana atılıyor. Seleksiyon yaparken verimsiz kolonilerin ortamdan uzaklaştırılıp, verimliler arasından  ana arı ve erkek arı üreterek kontrollü bir biçimde çiftleşmelerinin sağlanması gerekir. Elde edilen bu koloniler içindende verimsizler tekrar  selekte edilip aynı uygulamalar tekrarlandığında , bu döngüyü  5-6 defa sağladığımızda (Her  seleksiyon=1 yıl, 6 seleksiyon=6yıl) saf hatlar elde edilir herhalde diye düşünüyorum.  Bize önerilen en iyi kolonilerinden ana arı üretme tekniğinin tutmayışının nedeni erkek arıları verimli kolonilerden üretip ,kontrollü bir biçimde çiftleşmelerini sağlayamayışımızdan galiba... Tabiki bu işler özveri ve emek isteyen  işler ...  Ancak bu konulardaki değişimlerde arıcı birlikleri önder ve talepkar olmalıdır..Kimlerden?? Tabiki  Akademisyenlerimizden. Arıcı birlikleride hala kendi iç sorunlarından kurtulup, bu işlere el atması baya zaman alacak galiba... Herkese saygılar..
« Son Düzenleme: 05 Ocak 2012, 20:43:24 Gönderen: Arı Bakanı »

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.186
    • Ali Türk
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #42 : 03 Ocak 2012, 14:41:21 »
Arılarda saldırganlık ırkların bozulmasıyla alakalıdır deniyor. Benim kendi tecrübeme göre ise aynı arılıkta geçmişte hep iyi kovanlarımdan ana arı üretmeme rağmen içlerinden çok saldırgan arılar çıkmıştı. Elinizde soyu belli olmayan damızlık yoksa işiniz tesadüflere kalır ben bunu defalarca yaşadım, sizin bu koloni çok iyi diye ana arı ürettiğiniz koloniye bir sürü ana arıdan birkaç tanesi çeker. Bunu demek ise o kadar zor değil her arıcı bunu deneyip görsün.

Almanya da durum ise oturmuş bir sistem var. Ülkede iki cins arı kullanılıyor. Birisi karniol, diğeri ise buckfast arısı. Bu iki ırk hızlı gelişen, yüksek bal verimi olan ayrıca yavru hastalıklarına kolay, kolay yakalanmayan arılardır. Adamlar bu sistemin bozulmasına müsaade etmiyor, yani her şey kontrol atında.

Islah konusu hep konuşulur efendim 5-6 senede bu iş yapılır ve sonuç alırız falan filandan öte gidemedik. Birde bu konuda bize ne verilirse yemek zorundayız, neden? Hiç birimiz ıslah nasıl yapılır bilmiyoruz. Bir başka şekli ise ülkemizde böyle bir şey başlanılıp bitirilemedi ve denilenler hep var sayım olarak kalmaya devam edecek.

Ben karniol la alakalı birçok site ve soy kayıtlarını incelemeye devam ediyorum.Karniol arısının bir kaç soyu var. 1930 yılından önce başlayan bir çalışma hala devam ediyor, demek ki bu iş öyle 5-6 senede olacak bir iş değil.

Islah işi niçin yapılır damızlıkları oluşturmak için dimi?
Bu iş o zaman üreticilerin işi değil. Bu iş çok uzun sürecek kesinlikle devletin yapacağı bir iştir. Bana göre vakıflar la bu iş bir yere kadar gider ve sonuçlanmadan olay kapanır. Devlet süreklidir, kolay kolay ne bilim adamları biter nede parası. Islah yapılacaksa bunu ülkemizin kendisi yapmalı bu benim görüşüm hatalıda düşünebilirim.

Bana göre ıslaha gerek yok, verimli arı ırkları belli. Bu ırkların safları gelişmiş ülkelerin elinde var.

Bu saf ırkların karışımı olan hibritler ve f1 leri ülkemizin iklimine göre bölgelerde önce denenip, sonra kullanıma sunulur.

Kafkas rutubetli ve sıcak olmayan yerde çalışabiliyor.

Karniyol ise soğuk iklim arısı, sıcak yerlerde çalışıyor.

İtalyan arısı ise kesinlikle sıcak iklim arısı olup,  kışı sert olan yerlerde bahara çıkamamakta.

Başka verimli arı ırklarıda vardır.


Yabancı ülkelerde birlikler sadece arıcının eğitimi ve yapılacak işlerin planlamasını yapar.Yabancı ülkelerde birlikten ilaç ve vitamin temin edemessiniz, arıcılık malzemeleri de alamazsınız. Oralarda herkesin işi ve görevi bellidir. Bu işlerin oluşması için önce arıcılar iyi eğitilmeli. Eğitimli arıcı bağlı bulunduğu birliği zorlayacak, birlik hala gelişimlere karşı çıkıyorsa eğitimli kişiler kendileri zaman içinde birlik yönetimlerine girecektir ve yönetimi devralmalı. Birliklerde bilinçli hareket ettiğinde zaten sonuç ellerimizde olacaktır. Arıcılar hep birliklerin iş yapmadıklarından bahsederler, bu işe sevdalı olanlar birliklere girip gerekli hizmetleri sunsunlar, yada sussunlar.
Durup dururken kimse kimseye emzik vermiyor.
Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.186
    • Ali Türk
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #43 : 04 Ocak 2012, 09:18:18 »


hırçın arı ile miriliburak
Arılarda hırçınlık dendiğinde oturduğunuz yerde umursamazsınız bile. Hırçın olsa ne yazar filan?
Arılarla yaz sıcağında çalışırken her yerinizden ter fışkırır, sanki hamamdasınız, saldırgan arılarda sizi keseleyecek tellaklar gibi peşinizi bırakmaz.

Bazılarına göre hırçın arı çok bal yapar. Böyle bir inanış ve söylem vardır. Beykoz Akbaba köyünde son katıldığımız belge töreninde hocamız Feyzullah Konak önemli bilgiler aktardı.
Bunlardan birisi kovanları gerekmedikçe açmayın, her açışınızda işçi arılar en az üç günde topladıkları balı sizin 10-15 dakikalık koloni kontrolünde yiyip bitirirler. Kovan kapatıldıktan sonra bal harcanmaya devam edilecek, çünkü içerideki 35 derece sıcaklık ortalaması da bozuldu, yeniden 35 dereceye bal harcanarak getirilecektir. Koloni mutlaka kontrol edilecekse çok kısa süreliğine seri şekilde açılıp kapatılır dedi.
Şimdi anladınız mı hırçın arılar neden ballı olur ;)
Saldırgan arıyı her zaman ya en sona bırakırsınız yada başka kovanları devamlı açmanıza rağmen saldırgana dokunmazsınız. Dolayısı ile her kurcalamada 3 günde topladığı balı tüketen koloni, hırçınsa her sefer açamazsınız ve balı ve kovan ısısı sabit koloni düzeni hiç bozulmuyor.
Video ve arılık Mirili Fatih’e ait. İzlerken yaz günlerinde saldırgan arı tacizlerini unutanların kulaklarının pasını bir alsın. Arılıktan uzağa kaçılmasına rağmen hala arıcıyı yiyecek arılar var :o



Karniyol arı kontrolü 220520110 ile miriliburak
Buda aynı arılıktan bir başka video :)
« Son Düzenleme: 04 Ocak 2012, 23:41:57 Gönderen: Arı Bakanı »
Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk

miriliburak

  • Ziyaretçi
Ynt: SALDIRGAN ARILAR
« Yanıtla #44 : 04 Ocak 2012, 22:36:01 »
Ali abinin eklediği videoların ilki benim satmak için yana yakıla müşteri aradığım arılara ait. Daha ne videolar vardı maalesef bilgisayarım servise gidip geldi tüm bilgiler resimler ne varsa kayboldu.

Alttaki çekimim ise 2011 mayısına ait. Hava durumu ortada arılar çok fazla uçamıyor. Bir hafta önce verdiğim kabartılacak petekler bal ile doldurulmuş. Son çektiğim yavrulu çıta üst kata alınırken de kapalıydı hala yavrular çıkmamış.

Velhasıl herşey ortada değerlendirme size ait. Hep söylüyoruz önemli olan icraattır. Başkaları kovanlarına diğer kovanların tarlacılarını çeker yavrulu çıta ile destek verir v.s.v.s. Öyle bir uğraşım olmadı sadece bolca boş ve petekli çıta verdim. Arı zaten işini biliyor. Sizde işin zamanını bilirseniz kendinize toz kondurmamak için arıyı kötülemek zorunda kalmazsınız... 
« Son Düzenleme: 04 Ocak 2012, 22:50:34 Gönderen: miriliburak »