Arılarda saldırganlık ırkların bozulmasıyla alakalıdır deniyor. Benim kendi tecrübeme göre ise aynı arılıkta geçmişte hep iyi kovanlarımdan ana arı üretmeme rağmen içlerinden çok saldırgan arılar çıkmıştı. Elinizde soyu belli olmayan damızlık yoksa işiniz tesadüflere kalır ben bunu defalarca yaşadım, sizin bu koloni çok iyi diye ana arı ürettiğiniz koloniye bir sürü ana arıdan birkaç tanesi çeker. Bunu demek ise o kadar zor değil her arıcı bunu deneyip görsün.
Almanya da durum ise oturmuş bir sistem var. Ülkede iki cins arı kullanılıyor. Birisi karniol, diğeri ise buckfast arısı. Bu iki ırk hızlı gelişen, yüksek bal verimi olan ayrıca yavru hastalıklarına kolay, kolay yakalanmayan arılardır. Adamlar bu sistemin bozulmasına müsaade etmiyor, yani her şey kontrol atında.
Islah konusu hep konuşulur efendim 5-6 senede bu iş yapılır ve sonuç alırız falan filandan öte gidemedik. Birde bu konuda bize ne verilirse yemek zorundayız, neden? Hiç birimiz ıslah nasıl yapılır bilmiyoruz. Bir başka şekli ise ülkemizde böyle bir şey başlanılıp bitirilemedi ve denilenler hep var sayım olarak kalmaya devam edecek.
Ben karniol la alakalı birçok site ve soy kayıtlarını incelemeye devam ediyorum.Karniol arısının bir kaç soyu var. 1930 yılından önce başlayan bir çalışma hala devam ediyor, demek ki bu iş öyle 5-6 senede olacak bir iş değil.
Islah işi niçin yapılır damızlıkları oluşturmak için dimi?
Bu iş o zaman üreticilerin işi değil. Bu iş çok uzun sürecek kesinlikle devletin yapacağı bir iştir. Bana göre vakıflar la bu iş bir yere kadar gider ve sonuçlanmadan olay kapanır. Devlet süreklidir, kolay kolay ne bilim adamları biter nede parası. Islah yapılacaksa bunu ülkemizin kendisi yapmalı bu benim görüşüm hatalıda düşünebilirim.
Bana göre ıslaha gerek yok, verimli arı ırkları belli. Bu ırkların safları gelişmiş ülkelerin elinde var.
Bu saf ırkların karışımı olan hibritler ve f1 leri ülkemizin iklimine göre bölgelerde önce denenip, sonra kullanıma sunulur.
Kafkas rutubetli ve sıcak olmayan yerde çalışabiliyor.
Karniyol ise soğuk iklim arısı, sıcak yerlerde çalışıyor.
İtalyan arısı ise kesinlikle sıcak iklim arısı olup, kışı sert olan yerlerde bahara çıkamamakta.
Başka verimli arı ırklarıda vardır.
Yabancı ülkelerde birlikler sadece arıcının eğitimi ve yapılacak işlerin planlamasını yapar.Yabancı ülkelerde birlikten ilaç ve vitamin temin edemessiniz, arıcılık malzemeleri de alamazsınız. Oralarda herkesin işi ve görevi bellidir. Bu işlerin oluşması için önce arıcılar iyi eğitilmeli. Eğitimli arıcı bağlı bulunduğu birliği zorlayacak, birlik hala gelişimlere karşı çıkıyorsa eğitimli kişiler kendileri zaman içinde birlik yönetimlerine girecektir ve yönetimi devralmalı. Birliklerde bilinçli hareket ettiğinde zaten sonuç ellerimizde olacaktır. Arıcılar hep birliklerin iş yapmadıklarından bahsederler, bu işe sevdalı olanlar birliklere girip gerekli hizmetleri sunsunlar, yada sussunlar.
Durup dururken kimse kimseye emzik vermiyor.