Ocak ayı ortalarına geldiğimiz günlerde çevremizden sönen koloni haberleri gelmekte.Bir arkadaş beş kolonisinin söndüğünü içlerinde bir avuç arı ancak kaldığını varrova ilacı yaptıgı halde nedenini bilmediğini anlatıyor.Bu durumlara düşmemek için baştan ne yapmalıyız?
Selam!
Bence, kışın sönen kolonilerden kesinlikle arıcı sorumlu!
Balı aldık mı işimiz bitiyor...
Biz arıcılar olarak, arılarımızı kışa hazırlamayı bilmiyor, hep bahaneler üretiyoruz...
Aslında bir sonraki sezon, en son hasattan sonra başlıyor !
Yani 1 yıl önceden başlıyor.
Bunu idrak eden arıcılar zaten bu duruma düşmüyor !
Mehmet kardeşimiz ; sebeplerde bir kaçını yazmış, bir kaç eklemede ben yapayım.
1- Son hasattan sonra kuluçkalıkta anaarıya yumurtlamak için yer açılıp hemen teşvik beslemesine geçip aynı zamanda da varroa mücadelesi yapılmalıdır.
En az iki posta yavru çıkartılmalıdır.(kış arıları)
2- Soğukların başlamasına 1 ay kaldığında, koloniye kışlık besinini tamamlaması için koyu şurup , en az 5 lt lik partiler halinde , 3- 4 defa verilip koloninin bu şurubu kışlayacağı çerçevelere koyması sağlanmalıdır.
3- Kış stoğu yaptırılırken, anaarı , yaşlı ise değiştirilmelidir.
4- Zayıf koloniler kesinlikle birleştirilmelidir, zayıf koloni her zaman için arıcıya yüktür.
5- Kovan havalandırması usulüne uygun olarak yapılmalıdır.
Usulüne uygundan kastım, kovan havalandırmasında çok hatalarımız var.
Bir çok arkadaşımız giriş deliklerini daraltmaktadır, bu da koloninin sönmesinin başlıca sebeplerindendir.
Şöyle düşünelim; dışarısı 0 derece olsun, kovan içinde salkımın merkezindeki ısı 30 derecenin üzerinde olur.
"Dış ısı ile kovan iç ısısı arasında 7 derece fark olduğunda, kovanın içinde nem oluşur" Bu nemli ve karbondioksit yüklü hava, sıcak olduğu için kovanda yukarıya doğru yükselir ve bir müddet sonra da soğuyarak içindeki nemi arıların üzerine bırakır. (kovan girişinden yeterli temiz hava girmediği durumlarda)
Bu nem ile ıslanan arının da büyük ihtimal ile sonu gelmiştir!...
Halbuki kovanın altından veya giriş deliğinden yeterli temiz hava gelmiş olsa bu rutubetli ve karbondioksit yüklü pis hava aşağıya çökecek ve havalandırmadan dışarı çıkacaktır.
Unutmamamız lazım ki arı da bir canlıdır ve temiz havaya ihtiyacı vardır, kovanlarımızın giriş deliklerini gereksiz olarak daraltmamaya özen gösterlim.
Ben, eğer yağma tehlikesi yoksa, kovan deliğinin niçin daraltıldığını anlamış değilim.
Kovan deliği daraltılmamış olsa da , içeriye girebileceğinden daha fazla hava zaten girmez.
Buna inanmayanlar şöyle test yapabilirler; elinize bir şişe alın ve karşıdan şişenin ağzına doğru kuvvetlice üfleyin...
Sizce şişenin içine hava girdimi?
Bence girmedi!
Şişenin karşı tarafından hava çıkmadığı için şişenin içine , ne kadar kuvvetli de üfleseniz de kesinlikle hava girmez !
Kovanlarımızıda şişe gibi düşünebiliriz, kovanın üstünden hava çıkmadığı sürece giriş deliğine doğru fırtına da esse kovanın içine erişemez !
Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir...
Unutmayalım ki arıyı öldüren soğuk değil, rutubetli ve pis havadır.
http://alisekerli.blogspot.com/