Gönderen Konu: Ocak ayında ne yapalım....  (Okunma sayısı 33038 defa)

Dr. Muhteşem Turunç

  • Yönetici
  • Kıdemli Üye
  • *****
  • İleti: 274
  • Doktorun İyisi Burda
    • Arıcılık İlk Yardım
Ocak ayında ne yapalım....
« : 01 Ocak 2010, 17:43:16 »
Şimdi herkes bir şeyler diyecek çıtaları çakalım kovan yapalım temizleyelim ben balkondaki arımı pijamayla açıyorum ::) bu güne kadar duyulmamış  :-\ilginç fikirleri bekliyorum ;D
« Son Düzenleme: 01 Ocak 2010, 21:25:04 Gönderen: Dr. Muhteşem Turunç »

Mehmet Yüksel

  • Tam Üye
  • ***
  • İleti: 228
    • Arıcılık ile ilgili bilgi paylaşım sitesi.
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #1 : 01 Ocak 2010, 21:07:56 »
Muhteşem abi Ocak ayında bizler kovan tamiri ve çıta çakmakla vakit geçiriyoruz,
çıtaların çakılması,tellenmesi bitince hazır bekliyor nektar akımını.
Arılığımızı kontrol ediyoruz,arıları rahatsız edebilecek şeyler varsa hemen önlem alıyoruz.
Çünkü dışardan kontroller yapıldığında kovana fare girdiğinde koloniyi sönünceye kadar
rahatsız eder,bazen fareler küçükken girer içerde midesini doldurur ve kovan girişine çıkmak için sığmaz
içerde hapis kalır,böyle olumsuzlukları kontrollerde hemen müdahale etmemiz gerekiyor.

burada birde ağaçkakan problemimiz var,bu kuşlar kışın kovanlara büyük delikler açabiliyor,
arılar ile beslenmek için kovanlara büyük hasar veriyor,bazı arıcılar ağ geriyor kovanların üstüne,
bazılarıda plastik atmaca dikiyor kovanların yanına.
Doğada kovanlara zarar veriyor diye kuşları vurmak yasak olduğundan hiç kimse bir şey yapamıyor,
bizlerede kovanlarımızı korumaya almamız için alternatifler üretmek kalıyor.

Dr. Muhteşem Turunç

  • Yönetici
  • Kıdemli Üye
  • *****
  • İleti: 274
  • Doktorun İyisi Burda
    • Arıcılık İlk Yardım
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #2 : 01 Ocak 2010, 21:30:31 »
Mehmet abi plastik atmacaya en gerek var. Bende birisine ait bir resim var ismini yazmayım şimdi. O resim sayesinde arı kuşu, fare, kirpi hiç bir şey giremiyor arılığa. Hatta arılar bile resimden izin alıp öyle uçuyorlar. :( Ben yollarım sana.
« Son Düzenleme: 01 Ocak 2010, 21:55:27 Gönderen: Dr. Muhteşem Turunç »

emrah

  • Genel Moderatör
  • Tam Üye
  • *****
  • İleti: 242
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #3 : 01 Ocak 2010, 22:29:58 »
Havalar çok sıcak arılar uçuşa devam ediyor.Dışardan polen gelişi var.Bu ayda arıları şerbetlesek nasıl olur daha iyi gelişirmi?Yavrunun zararı olurmu ? Ben bunları merak ediyorum.Daha önce bu zamanda kar yağıyordu havalar çok soğuyordu şimdi biraz değişken oldu.

Çıta çakma işine gelince olsada çaksak ne güzel olur boş boş oturuyorum vallahi.

semihsağır

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 17
  • bilecikten selamlar
    • www.marmaraaricilik.com
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #4 : 02 Ocak 2010, 00:24:59 »
emrah bey dedıgınız gıbı havalar ıyı gıdıyor.ben arılarımın bulundugu bolgede en az 4yıldır hıc kar yağdığını gormedım desem yalan olmaz.benım kovanlarımdakı durum fena değil ..dedıgınız gıbı 10 gundur polen gelıyor.ben kek vermeyı kestım ...9 cuval sekerım var onlarıda 2 ser cuval seklınde yanı kovan bası 1/2lt olarak pazar gunu vermeye baslayacam.bır anormallık olursa yada gıdışattan  ben sıze mutlaka haber verırım.
gecen 2 yıla baktıgımda takvımımde subat 2 ve subat9 sakaryada  bademler cıcek acar...bu gun bızı zıyarete gelen bılecık/osman elı ve gölpazarlı arıcı arkadaslar serbet daha erken dıyor.gece sıcaklık meselesı dusunuluyor.6 derece 9 derece gıbı.rısk olurmu zaman gosterecek ıyısallah hata yapmış olmayız....
unutmadan aıcı arkadaslarada bır tiyo vereyım.bu sene petek fıatları uçacak gıbı ...benden soylemesı.siz işnizi kış tutun yaz olursa allah kerım..derım..herkeze selam


Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.186
    • Ali Türk
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #5 : 02 Ocak 2010, 13:16:51 »

Emrah kovanlarımızdaki arı uçmalarını  engelleyemeyiz, dedigin gibi havalar acayip dün gene 20 derecelere çıktık. Kolonide bal sotogu eksikse mutlaka tamamlanmalı. Bunu bazı arkadaşlar kekle yapmaya kalkıp, kolonilerini böyle güzel havalarda yavruya yatırırlar. Bu gün yavru faliyetine başlayan kovanın yavru faliyeti 21 gün sonra sona erer. Yavru olan yerdeki ısı 35 derece olmalı. Bunlara mahal vermemek için koyu şurup verirsen petek gözlerini kısa sürede bloke  etmiş olursun anaarıda yavru yapacak alan bulamaz. Bulundugumuz mevsm icabı bölgelere göre degişsede ege ve akdeniz hariç kovanlardaki yavru faliyetlerine biz sebeb olmamalıyız.  Yani bu dönemde kovanlarda yavru olmaması daha iyidir.

 Neden koyu şurup diye merak edenler olabilir. Benim son karakovanımı bir çok kişi takip ediyor, oradaki resimlere bakarsanız 1 kilo şekere 1 litre suyla yaptıgım invert şurupta kovan içinde açayip buhar oluyordu hatta bazı resimlerde damlacıklar var. Havalar sogudugunda koyu şuruba geçtim1 kilo şekere yarım litre suyla yapmış oldugum bire bir oranlı invert şurupla yüklemeye devam ediyorum rutubet olayıda bitti.

Bazıları kovanlarda sırlanmamış bal varsa rutubet olabilir diye yazabilir, bizim bulundugumuz bölgede açık ballarımızın üzerinde arı oldugu sürece küflenme ve bozulma olmuyor. Yani aylarca salkımda beklemiyor ara sıra devamlı uçma olur. Sana cevap yazarken bunları kitaplardan degil tecrübe ve gözlemlerimi aktarıyorum.
Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk

Turan15

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 49
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #6 : 04 Ocak 2010, 13:33:18 »
Merhaba arıcı dostlar,
1 Ocak 2010 tarihinde arılarımın kışladığı bölgeye gittim, saat 11:00 sularında arılığa vardım, deniz tarafından çok tatlı bir rüzgar esiyordu ama hava sıcaklığı tahmini 20 derece dolaylarında ılık bir hava vardı, İlk kovanı açtım güzel ikinciyi açtım fena değil sadece 4 adet Kafkas eko tipi arılarım 2 şer çıtaya düşmüş gerisi Kasım ayında yaptığım bakımdan daha iyiler, hala bazıları dalak dikmiş beni çok sevindirdi, Kasımda Kafkaslar 3 çıtaydı birer çıta kapalı takviye vermiştim.
Marmarise Ağustos ayının sonunda götürdüğüm arılarımın bir kısmı çift katlıydı bu arılar daha güçlü, şu anada 7-8-9 lu şeklinde, arılarıma ilaçlama yaptım ve tümüne 750 - 1 kilo arasında kek verdim,
Ocak ayının 25 inden sonra tekrar değerlendirme yapacağım,
saygılarımla,

YUSUF ŞİMŞAK

  • Genel Moderatör
  • Yeni Üye
  • *****
  • İleti: 80
  • KARŞINDAKİNİ NASIL İSTİYORSAN ; ÖYLE OL...
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #7 : 05 Ocak 2010, 16:06:56 »
SLM...

Muhteşem abi.

Seninkide iş mi.Ben arılarımı kışında çalıştırıyorum.Yok öyle kış geldi diye yatmak.Eskiden di onlar.Ofiste tam gün mesai yapıyor.2 çıta olan arılarım Mart ta 6 çıta olacak.Yoksa iş akitlerini feshedeceğim.

SLM ve Muhabbetle...
:)

ATOM

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 21
    • ATOM ARICI HİLMİ
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #8 : 06 Ocak 2010, 00:15:12 »
Ocak -2010 tüm arıcı dostlara hayırlı olsun dostların ne işlerle meşgul oldukları tatlı tatlı anlatım ifadeleri ne güzel bunları okurken şahsım olarak keyif almaktayım.
      Bende bu ayda kendime bir adet karakovan yaptım arada arılara bakmaya gidiyoruz arkadaşıma süpriz olması nedeniyle onada bir adet karakovan yapacagım hayırlısıyla
      eksiklerimi bloglardan ve bu forumumuzdan gidermeye,bilgi eksiklerimi tamamlamaya çalışmaktayım emegi geçen ustalar Ali Türk,Mehmet Yüksel,Dr.Muhteşem bey,S.Ahmet gürel ve diger kardeşlerime teşekkür eder,Allah (cc) karşılığını verir inşaallah der hayırlara vesile olması dileğiyle

emrah

  • Genel Moderatör
  • Tam Üye
  • *****
  • İleti: 242
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #9 : 13 Ocak 2010, 17:21:10 »
Ocak ayı ortalarına geldiğimiz günlerde çevremizden sönen koloni haberleri gelmekte.Bir arkadaş beş kolonisinin söndüğünü içlerinde bir avuç arı ancak kaldığını varrova ilacı yaptıgı halde nedenini bilmediğini anlatıyor.Bu durumlara düşmemek için baştan ne yapmalıyız?

Mehmet Yüksel

  • Tam Üye
  • ***
  • İleti: 228
    • Arıcılık ile ilgili bilgi paylaşım sitesi.
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #10 : 13 Ocak 2010, 18:48:39 »
Emrah koloni sönmelerinde sadece varroa sebeb olmuyor,kış arılarının yeterince miktarda çıkmamasından da oluyor böyle kayıplar ama teşhis etmek için ölü arıların durumuna bakmak gereklidir.
Varroa paraziti kullanılan ilaçlara karşı bağışıklık kazandığından tesir etmiyor,varroa mücadelesi yapılıp
sonuçlarını gözünle yani varroa ölülerini gördüğün zaman emin olabilirsin tesir ettiğini,aksi halde
kışın koloni sönmeleri kaçınılmaz oluyor.
Bu durumlara düşmemek için hasattan sonra hemen varroa mücadelesi yapılması gerek,peşindeb teşvik
yemleme kış arılarının çıkması için bu şart sonra yine varroa mücadelesi ve arıların kış stoklarını yapması için besleme ve en son kalan varrolar için arılar salkımda iken kolonide yavru yokken %3.5
Oksalik asit uygulaması ve kışa miktarı güçlü ve sağlıklı varroasız koloniler ile girilmesi şarttır.

İster Oksalik asit uygulaması olsun ister Perizin olsun kullanma kılavuzunda arıların yavru olmadığı dönemlerde kullanılması tavsiye ediliyor neden,Oksalik asit kapalı petek gözlerinde tesir etmiyor,onun için yavru olmadığı zamanda en uygun zaman diye belirtiliyor.

Bu günümüz Arıcılığında kullandığımız asitlerin ve ilaçların tesirini görmemiz şart,tesir etmeyen
uygulama işe yaramıyor onun için sönmeler başlmadan zamanında önelem almalıyız.

selamlar.
« Son Düzenleme: 16 Ocak 2010, 18:21:39 Gönderen: Mehmet Yüksel »

Şekerli

  • Yeni Üye
  • **
  • İleti: 89
    • ARICILIK İFLAH OLMAYAN BİR HASTALIKTIR
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #11 : 13 Ocak 2010, 21:41:22 »
Ocak ayı ortalarına geldiğimiz günlerde çevremizden sönen koloni haberleri gelmekte.Bir arkadaş beş kolonisinin söndüğünü içlerinde bir avuç arı ancak kaldığını varrova ilacı yaptıgı halde nedenini bilmediğini anlatıyor.Bu durumlara düşmemek için baştan ne yapmalıyız?

  Selam!

  Bence, kışın sönen kolonilerden kesinlikle arıcı sorumlu!

  Balı aldık mı işimiz bitiyor...

  Biz arıcılar olarak, arılarımızı kışa hazırlamayı bilmiyor, hep bahaneler üretiyoruz...

  Aslında bir sonraki sezon, en son hasattan sonra başlıyor !

  Yani 1 yıl önceden başlıyor.

  Bunu idrak eden arıcılar zaten bu duruma düşmüyor !

  Mehmet kardeşimiz ; sebeplerde bir kaçını yazmış, bir kaç eklemede ben yapayım.

  1- Son hasattan sonra kuluçkalıkta anaarıya yumurtlamak için yer açılıp hemen teşvik beslemesine geçip aynı zamanda da varroa mücadelesi yapılmalıdır.
 
  En az iki posta yavru çıkartılmalıdır.(kış arıları)

  2- Soğukların başlamasına 1 ay kaldığında, koloniye kışlık besinini tamamlaması için koyu şurup , en az 5 lt lik partiler halinde , 3- 4 defa verilip koloninin bu şurubu kışlayacağı çerçevelere koyması sağlanmalıdır.

  3- Kış stoğu yaptırılırken, anaarı , yaşlı ise değiştirilmelidir.

  4- Zayıf koloniler kesinlikle birleştirilmelidir, zayıf koloni her zaman için arıcıya yüktür.

  5- Kovan havalandırması usulüne uygun olarak yapılmalıdır.

  Usulüne uygundan kastım, kovan havalandırmasında çok hatalarımız var.

  Bir çok arkadaşımız giriş deliklerini daraltmaktadır, bu da koloninin sönmesinin başlıca sebeplerindendir.
 
  Şöyle düşünelim; dışarısı 0 derece olsun, kovan içinde salkımın merkezindeki ısı 30 derecenin üzerinde olur.

  "Dış ısı ile kovan iç ısısı arasında 7 derece fark olduğunda, kovanın içinde nem oluşur"       

  Bu nemli  ve karbondioksit yüklü hava, sıcak olduğu için kovanda yukarıya doğru yükselir ve bir müddet sonra da soğuyarak içindeki nemi arıların üzerine bırakır. (kovan girişinden yeterli temiz hava girmediği durumlarda)

  Bu nem ile ıslanan arının da büyük ihtimal ile sonu gelmiştir!...

  Halbuki kovanın altından veya giriş deliğinden yeterli temiz hava gelmiş olsa bu rutubetli ve karbondioksit yüklü pis hava aşağıya çökecek ve havalandırmadan dışarı çıkacaktır.
 
  Unutmamamız lazım ki arı da bir canlıdır ve temiz havaya ihtiyacı vardır, kovanlarımızın giriş deliklerini gereksiz olarak daraltmamaya özen gösterlim.

  Ben, eğer yağma tehlikesi yoksa, kovan deliğinin niçin daraltıldığını anlamış değilim.

  Kovan deliği daraltılmamış olsa da , içeriye girebileceğinden daha fazla hava zaten girmez.

  Buna inanmayanlar şöyle test yapabilirler; elinize bir şişe alın ve karşıdan şişenin ağzına doğru kuvvetlice üfleyin...

  Sizce şişenin içine hava girdimi?

  Bence girmedi!

  Şişenin karşı tarafından hava çıkmadığı için şişenin içine , ne kadar kuvvetli de üfleseniz de kesinlikle hava girmez !

  Kovanlarımızıda şişe gibi düşünebiliriz, kovanın üstünden hava çıkmadığı sürece giriş deliğine doğru fırtına da esse kovanın içine erişemez !

  Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir...

  Unutmayalım ki arıyı öldüren soğuk değil, rutubetli ve pis havadır.

                           
                                                http://alisekerli.blogspot.com/

 





« Son Düzenleme: 13 Ocak 2010, 22:01:28 Gönderen: Şekerli »

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.186
    • Ali Türk
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #12 : 14 Ocak 2010, 15:30:09 »
Emrah; Mehmet Yüksel ve Ali Şekerli'nin güzel tespitlerine benim ekleyeceklerim var.
Başka ülkelerde sonbahara kadar gelişmeyen kovanlar birleştirilir. Bizde ise sonbahar başında arıcılar kuvvetli arılarını bölerler. Bu zayıf arılar kışa kadar yeterli nüfusu yakalayamaz. Zayıf kovanların kışlaması devamlı sorun demektir. Bir başka hatamız ise kışa zayıf girmiş kolonilere kek vererek onları biraz daha zayıflatırız. Kek hem arıyı yorar ve erken öldürür, hem de soğuk havada keki sulandırmak için su bulmaya giden arı geri dönemez.

Bir başka konu ise bu sönen kovanlar kışa nasıl girdilerdi bunu bilir isek daha iyi bilgiler sunabiliriz.Kış arıları varmıydı? balı varmıydı?
Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk

Dr. Muhteşem Turunç

  • Yönetici
  • Kıdemli Üye
  • *****
  • İleti: 274
  • Doktorun İyisi Burda
    • Arıcılık İlk Yardım
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #13 : 14 Ocak 2010, 18:07:30 »
Eh konuyu biz açtık ya durmayalım bir eklemede biz yapalım.

Gelişmiş ülkelerin kovanlarını incelediğimde ben gördümki kovan üstleri tamamen kapalı; bu sıcaklığın kovan üst ksımında muhafaza edildiğini gösteriyor. Kovan örtü tahtası yada bezi yerine strafor ve benzeri izolasyon madddeleri kullanılıyor; buda havadaki nemin kovan tavanında soğuk yüzey bulup yoğunlaşmaması için düşünülmüş bir uygulama.

Kovanların tabanları tamamen açık ve tel örgülü buda karbondioksit havadan ağır olduğu için kirli havanın kovanı rahatlıkla terk etmesi amaçlanarak yapılmış bir uygulamadır. Bu tabanlıkla beraber gene görüyorumki yağmalama olmaması için musluklar arı uçuşu olabilecek zamanlarda daraltılıyor. Tel örgülü tabanlık kullanamayanlar ise muslukların tamamen açık olduğu fakat yağmayı önleyici aparatlar kullanıyorlar.

serdar özhan

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 15
    • SERDAR ÖZHAN
Ynt: Ocak ayında ne yapalım....
« Yanıtla #14 : 15 Ocak 2010, 22:51:10 »
Kovan sönmesi konusunda  yaşadığım tecrübeleri paylaşmak istiyorum,arıcılığa ilk başladığım sene 2007 de iki kovanla başladım iki kovanı iki kere böldüm fakat teşvik beslemesi kış arılarının çıkması için yaz sonu kek verme gibi uygulamaları yapmadım için altı kovan arıdan daha kış gelmeden üç kovan kaldı tabi yanlış uygulamalarım bahar başın kek vermeyle devam etti,bloglardan (mehmet yüsel ,ali türk ,muhteşem turunç beyler başta olmak üzere)öğrendiğim bilgileri uygulamaya başlayınca durum değişti geçen sene yedi arıyla kışa girdim yedi arıyla çıktım bu sene kovan girişleri hem havalandırmanın olması hemde yağmalamanın olmaması için yaprak menteşeyle birkısmıyla polen girişini bir kısmıylada girişin yarısını kapattım beraber arıcılık yaptığım arkadaşım kovan girişlerini sonbaharda daraltmadığı için 14 kovanı yağmalanarak söndü ve busene beni dinledi arılarına kışa girerken kek vermedi varoayla mücadelede baharda uyguladığım erkek arı çıtası çok işe yaradı benim arılarda ben varoa görmezken arkadaşımın arılar yerlerde geziyordu vede bana boşuna bu işi yaptığımı söylüyordu kovan başına bal ortalaması benim daha çok olması kovanlarımın sönmemesi ve uzun uzun sohbetlerimizden sonra invert şurup yapmaya jenter takımı almaya karar verdi. şimdiyse benimle beraber oksalik asit uygulamasını yapacak.