Sekiz koloni kıştan zayiatsız çıktı.Arılar çoğaldıkça, öncelikle geçen seneden kalma yarım ballı, az ballı, polenli,kapanmamış ballı çerçevelerle takviye ettim.Arıların sıkışmamasına gayret ettim.Yedi tanesine ballık verdim.İki tanesi oğula yöneldi.Geçen sene altı kovandan biri oğula yönelmişti.
Ana memesi temizliği için özel bir uğraşı içine girmedim.Oluruna bıraktım. Ana mı değiştirecek,değiştirsin.Katı alıpta meme temizliğiyle uğraşamayacağım. Müsaade edinde o kadar olsun.
Belki sizlerden de şöyle düşünen olmuştur:'Ya bunlar varroadan kaçıyorlarsa '
Şimdiye kadar yedi oğul aldım.Bir hafta on gündür,gidebilirsem hergün,gidemezsem iki-üç günde bir amitraz tütsü kağıdı ile oğullara varroa mücadelesi yapıyorum.Kağıd az mı duman çıkarıyor,fazladan üç-beş duman veriyorum.Böylelikle istenilen dozaj mümkün olabilir.Kış salkımı endişesi de yok nasılsa.Amaç, oğul arılarının üzerindeki varroayı,arıcılığın başbelasını,olabildiğince dökmek.Polen çekmecesini kontrol ettiğimde tek tük,bazılarından iki-üç döküldüğünü görüyorum.Oğulun birisi geçen gün baktım beş tane dökmüş.Oğullardan dökebildiğimiz beş on varroa gelecek bahara belki yüzlerce varroaya bedeldir.Oğullara diğer kovanlardan kapalı,açık yavrulu takviyesi yapmıyorum.
Bu şekilde daha güçlü kolonilerle çalışabiliriz.
Geçen sene aldığım iki oğula da bu yöntemi uygulamıştım.Şu an biri birinci ballığı doldurmasına az kaldı,diğeri ikinci ballığın yarısına kadar geldi.
Bu seneki nektar akımı da iyi.Böyle bir akımın benzerini en son dört-beş yıl önce görmüştüm.
Oğul çıkaran kovanın birisinin fazla çerçevelerini alıp arıları sıkıştırırken ana ve çıkacak kapalı meme de göremeyince, diğer oğul çıkaran kovandan ana memeleri takviyesi yaptım.Elimdeki memeden çıkmak üzere olan bir anayı da çerçevelerin üstüne uzattım, çıktığı gibi kovana girdi.En son kontrolümde diğer memeleri temizlemişler,ana da içerde geziyordu.