Şükrü hocam, bu bahar sizin durumunuzda olanlar için defalarca yazılar yazıp yeni formüller ürettik.
bir hafta veya 15 gün arılarına gidemeyen arkadaşlarımız vardı.
Bu durumda kullanmaya başladığımız bir teknik vardı, hem arı sıkışmayacak hemde koloni gelişmesi zarar görmeyecekti. Hatırlarsanız bu gibi durumlarda kolonideki kuluçkalık bölümünü kata yani ilaveye alıyorduk. Alt kuluçkalık bölümünede ham veya örülü peteklerimizi koyuyorduk. Koloni üst katta sıkıştığında, kendiliğinden aşagı kuluçkalıga doğru büyüme yapacaktır, bu sistemi uyğulayan arkadaşların hiç birisi olumsuzluk yaşamadılar. Kendi evinizden düşünün evin tabanıyla tavanı arasındaki ısı farkları aynı degildir, üst taraflar daha sıcaktır. Zaten arının doğasıda böyledir, bir kovuk veya magarada olsun karakovanda olsun yukarıdan aşagıya doğru işe başlar. Alt katı dolduramayan koloniye kat verdiğinizde zaten kuluçkalığı ısıtamayan arıya birde kat kamburu vererek koloniyi o kadar zorlamışınızki anlatamam. Koloninin kata alınıp alt kata ham veya örülü çıtalar verilirken kolonideki yavru düzenine kesinlikle bozulmuyacak, oldugu gibi kata alıyorsunuz.
Mehmet Yüksel in kullanmış olduğu sistem ise koloni o kadar çoğalıyorki 80 bin nufusuda geçtiği için koloni kontrolden çıkmasın diye bölmeler yapılıyor. Bizler kolonileri geliştiremeyip başka kovanlardan takviye yaparken, Almanya'da arı çok güçlü oldugu için bölme yapılıyor, birde o kadar güçlü koloniler olan yerde kaç senedir Mehmet Yüksel bir tane oğul yakalayamadı, koloni güçlerinide herkes görüyor.
Birileri şimdi başka sorular sorabilir, bu bölmeleri arılıkta neden göremiyoruz diye.
Bu tür bölmeler yapan Mehmet Yüksel, ertesi sene 20 çıtalı olarak kolonileri satıyor.
Bazı arıcılara kovanıyla bazılarına aktarma yapılmaktadır.
Sonuç kısmına yazılacak olanlar ise öncelikle gelişip sıkışan arılar oğul verir.
Yaşlı kraliçesi olan kolonilerde oğul sebebiyetidir.
Sıkışanları bölüp gücünü azaltmak, yaşlı ana arılarıda takip edip arı oğula meyletmeden degiştirmek gerekiyor.