Gönderen Konu: Telli altlıklar ve iki katlı kışlayan arıları yönetme ve kat verme  (Okunma sayısı 34706 defa)

MESTAN BESLER

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 15
  • Lütfen duyarlı Olalım DÜNYAMIZ Hasta onu Koruyalım
Sayın mehmet yüksel biloğunuzdaki 06/02/2010 tarihli son paylaşımınızı okudum ve gözüme  alttan bakıldığında telle çıtalar arasında çıtalara ters istikamette bir ızgara şeklinde birşey var ne olduğunu ,niçin ne maksatla olduğunu çözemedim bunu ve birde iki katlı kışlamış kovanların kat verme zamanının geldiğini çıtaları yenilemek maksatlı hangi kattan ne gibi işlemler yaptığınızı ayrıntılarıyla paylaşırmısınız.Paylaşımınız varsada ben bulamadım.Saygılar.

Mehmet Yüksel

  • Tam Üye
  • ***
  • İleti: 228
    • Arıcılık ile ilgili bilgi paylaşım sitesi.
Mestan bey merhaba,
Kovan altından görünen tahta ızgara arıların çıta altına petek örmemesi için yapılmış bir engeldir,
çıta altı ile telin aralık mesafesi büyüdükce bu tahta ızgaralar konuyor böylelikle arılar çıta altını örmüyorlar.
Çıta yenileme şöyle oluyor kısaca anlatmaya çalışıyım,
hasattan sonra boş ballık yani üçüncü kat geri kovan üstüne veriliyor,şimdi kovan üç katlı oldu değilmi,
arılar sonbaharda kovan altında fazla durmuyorlar yukarı doğru çıkmaya başlıyorlar yani üçüncü kata doğru,soğukların ve kışın geleceğini onlar bizden iyi bildiğinden kovan üstü genelde sıcak olan kısımdır,
arılar yukarı çıktıkca en alttaki kat zamanla boşalıyor ama daha kış stoklaması yaptırmadık arılara,arılar zaten alt katta ne varsa yukarı doğru taşıyorlar,bu dediklerim Ağustos ayında oluyor burada,
ilk yapılması gereken ise katları teker teker alıyoruz aşşaya sadece dip tahtası kalıyor kovan yerinde
şimdi,ikinci katı alıyoruz birinci kat olarak koyuyoruz dip tahtasına onun üstünede ballığı koyuyoruz,
en üstünede eskiden birinci kat olanı tekrar koyuyoruz üçüncü kat olarak ve çıta üstündeki arıları silkeleyerek eski kararmış çıtaları kovandan alıyoruz,sonuçta üçüncü kat boşaltılıyor çıtalar içinden alınarak boş bir kat kalıyor üçüncü kat yani boş duruyor bu boş katta şimdi arılara formik asit veriyorum buharlanması için,peşinden teşvik besleme onun peşinden tekrar formik asit ve kışlık bal stoklarını yaptırarak üçüncü boş katı yerinden alıyorum ne yapmış olduk şimdi eski en alttaki eski çıtaları kovandan almış olduk,arılar şimdi iki katlı ve yeni kabartılmış ballıktaki çıtalar şimdi kuluçkalığın ikinci katı olmuştur,iki sene durduktan sonra bu işlem tekrarlanıyor ve hep böyle yapıldığında kovandan eski petekler kat olarak yani 10 adet birden alınıyor,baharda çabuk gelişen kolonilerede ballık verilirken
ortalara blok halinde 5 kabarmış çıta 5 adette temel petekli çıta verilerek tekrar yeni kabarmış çıta verilebiliyor,bir yıllık çıtalar değişmediği sene ise birinci ballıkta hepsi kabartılmış veriliyor ikinci ballık ise
temel petekten oluşan çıtalar olarak veriliyor,yazdığım bilgiler yardımcı olur umarım,selamlar.

MESTAN BESLER

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 15
  • Lütfen duyarlı Olalım DÜNYAMIZ Hasta onu Koruyalım
Öncelikle kıymetli zamanınızı bana ayırdığınız için teşekkür ederim.Anlatımınız oldukca anlaşılır ama kafama takılanlarıda sormadan yapamayacam.Sizlere pekçok kişiden soru geliyor yanlışlıklar var bunlara cevap yazmak doğruyu anlatmaya çalışmak eminim çok zamanınızı alıyordur ve bence zor iş.Mehmet bey alt katın eski mumlarını değiştirdik sürekli bu şekilde yaptığımızda ikinci kuluçkalığı hiç ellemedik galiba.Tek katlı kuluçkalıklarda alt katta yumurta yeri açmak  ve mum yenilemek için kapalı yavrulu çıtalardan bir iki kez,bir iki çıta kapalı yavrulu çıta kata alıyoruz iki katlı kuluçkalıklı kolonilerimizde böyle yapabiliriz değilmi.Şekerli rumuzlu arkadaşımız telli altlıklarla ilgili güzel bir paylaşım yayınlamış ölçüleri ile, sizler yada bu sistemi geliştiren kişiler eminim değişik ölçülerde değişik ırklarla çalışmalar yapmışlardır.Ben ilk defa yaptıracağımdan biraz hassas davranıyor olabilirim beni mazur görün lütfen  şekerli beyin altlıkları telle çıta altı mesafe 6 şar santim arı bakanının dediğine görede bu ölçüden aşağı olursa arıların teleri puropolislediği doğrultusunda,bu durum arı ırkıyla alakalımı acaba yada kovan yapısındanmı kaynaklanıyor.Şöyle düşünüyorum,üstten havalandırma varda arı soğuk hissetiği için propolis yapıyor yoksa niye yapsınki.Ben 4 santim düşünüyordum ama kafam karıştı , bizim arılarımız kafkas kırması başka türlü olmasıda zor çünki buraya kışlamaya gelen ordulu arıcılar hep kafkas kullanıyor tabiki bizim karniyolda olsa zamanla melezleşiyormuş arıcı üstatlar öyle söylüyor.Neyse bayağı uzun bir yazı oldu kafanızı ağrıtacam biraz ,ilginize şimdiden teşekkür ederim sağlıcakla kalın.

Mehmet Yüksel

  • Tam Üye
  • ***
  • İleti: 228
    • Arıcılık ile ilgili bilgi paylaşım sitesi.
Mestan bey merhaba,
evet ikinci katın çıtalarına ellemiyoruz,her sene çıtaların durumuna göre yukardan aşşaya doğru hareket ediliyor,yani ballıklarda kabartılımış çıtalar zamanla aşşa katlara inerek en alttaki eski petekli
çıtalar kovandan alınarak devam ediliyor,böylelikle kovan içinde istenmeyen bazı hastalıklarıda önlemiş
oluyoruz,tek katlı kovanların katları yani ikinci kuluçkalık bizde daha erken veriliyor nisan ayının ortalarında tek katlı kovanlara ikinci kat kuluçkalık veriliyor,arılar çok çabuk geliştiğinden bir kaç hafta içinde ikinci katıda dolduruyorlar sizinde belirttiğiniz gibi bir iki çıta kapalı gözlü yavru çıtası yukarı kata alınabilir ve peşinden ballığı verme zamanı geliyor üçüncü kat olarak,ama
bazen nektar akımı mükemmel olursa tek katlılara hemen ballığı koyarak ana arı ızgaralı bala çalıştırıyoruz,tek katlı kovanın balı hasat yapıldıktan sonra balı alınmış boş çıtaları geri kovana veriyoruz bu sefer ana arı ızgarasını koymuyoruz arılarda anında ikinci kata dağılarak iki katlı kuluçkalık oluyor,aradan biraz zaman geçtiğinde ana arının istediği alan ve işci arıların çalışacağı iş verildiği için oğul eyilimi olmuyor çünkü arıların devamlı işi olduğundan düşünmüyorlar bile,benim kullandığım arılar karniyol olduğundan bu konuda onların hakkında bilgi verebilirim başka arılarla pek çalışmadığım için fazla birşey söyleyemem.
Kovan dip tahtasına gelince benim şu an iki katlı kovanlarımın tel ile çıtaların altı arasında 6 cm lik bir boşluk var arılar bu boşluğa yani çıta altlarına petek örmüyorlar,ama bazen arıcı geç kalınca arıya
alan vermekte arılarda boş bulduğu yere petek örüyorlar,genelde kendim bu duruma getirmeden
arılara alan verdiğimden şimdiye kadar alttaki çıtaların altına petek örmediler 6 cm olduğu halde.
Ama siz arası çok diyorsanız 2,5 cm yapınız kovanlarınızın dip tahtasını,inanması güç olabilir ama
en ufak bir ayrıntıyı değiştirdiğinizde istenilen tesiri yapmaz ve bu sefer niye ben böyle yaptım diye düşünür durursunuz,onun için resimleri bile verilmiş senelerdir bu dip tahtasını kullananlar olduğundan kuşkunuz olmasın bu yönde,önemli olan ise denenmiş ölçülerden şaşmayınız.
Sayın Ali şekerli beyin bloğunda paylaştığı resimlere göre yaparsanız iyi olur çünkü benim kovanlarımda
aynısı arılar gayet güzel çalışıyor ve dip tahtasının kötü yanını şimdiye kadar görmedim,ama avantajları çoktur,selamlar.

MESTAN BESLER

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 15
  • Lütfen duyarlı Olalım DÜNYAMIZ Hasta onu Koruyalım
Teşekkürler mehmet bey verdiğiniz bilgiler ve samimiyetinize hayranım bir konu bu kadar net anlatılır.Şimdi hiç tereddütüm kalmadı aynı ölçülere uyacağım sağlıcakla kalın.

Ayhan

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 11
mehmet bey
Tel altlık ile çerçeveler arasına konan, tahta ızgara nın ölçüleri hakkında bilgi verebilirmisiniz..

kolay gelsin..

Mehmet Yüksel

  • Tam Üye
  • ***
  • İleti: 228
    • Arıcılık ile ilgili bilgi paylaşım sitesi.
Ayhan bey kovanlarımın hepsinde tahta ızgara yok,tel ile çıta arası 6 cm den fazla olursa,
resimlerde görünen tahta ızgara çıtaların altından 2.5 cm altına gelecek şekilde konuyor.

süleyman demirel

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 11
mehmet bey kovan dip tahtasını kovana monte ettirmiştim.ve tel ile cıta arası 25mm  şimdi ben bunu tekrardan söktürüp yeniden mi yaptırayım yoksa bunu bu şekildemi kullanayım.  telli alttlık olan kovanı  eski bir kovan vardı buna aktaracagım altını tamamen acık bırakayımmı.  Yoksa bu zamanda cekmesi kapalı kalsınmı .ayrıca diğer iki kovanımda telli altlık olmayanlarda kontrolllerde aşırı rutubet olayı oldugunu gordum ne yapabilirim kovan muslukları 5 -6 cm acık.
Bir kovanımda herhalde anası eski galiba cıta ortasına ana memesi yapmış.
Eski ananın kandının 3/1 kessem ve yeni anası kalsa olurmu. yoksa baska yolmu deneyeyim .yani bölme işi mi yapayım .
ben bu kopnulardan oldukca uzak sayılırım cok fazla bilgim yok yardımcı olursanız sevinrim tsk ler
« Son Düzenleme: 20 Şubat 2010, 17:06:45 Gönderen: süleyman demirel »

Mehmet Yüksel

  • Tam Üye
  • ***
  • İleti: 228
    • Arıcılık ile ilgili bilgi paylaşım sitesi.
Sayın arıcı isminizi yazmadığınız için size sayın arıcı diyelim,isminizi yazarsanız
memnun olurum.

Kovan dip tahtasını kata monte ederek yapmışsınız bir kere olabilir,tekrar yeni kovan yaptırırsanız
kat dip tahtasından ayrı olursa iyi olur.
Tel ile çıta altı mesafesi 25 mm yazmışsınız,bence bir sakıncası yoktur olabilir bırakabilirsiniz,kovan altından gelen temiz hava nemi önleyecektir.
Aktarım yaptığınızda çekmeceyi kapatınız çünkü baharda yavru faliyetleri ilerlediğinden
kovan iç sıcaklığı korunması gereklidir,çekmeceyi tam kapatmadan içeri girmesi gereken
temiz havayı böylelikle ayarlayabilirsiniz,kovan girişlerini baharda dar tutunuz çünkü yağmalanma
tehlikesi şimdi çok büyük onun için çekmeceden havayı ayarlayınız.
Telli altlık olmayan kovanların genel problemi nemdir zaten,nem ve küf arıların hastalanmalarına yol açıyor ve dip tahtası telli kovanlar gelecekte çok başarılı olacağına inanıyorum.
Eski kovanlarınızın girişlerini tamamen açınız ve sinek teli gibi bir malzemeyle arının deliklerden geçemeyecek büyüklükte gözlerden seçiniz ve telin ortasında  4 cm lik bir boşluk bırakınız yani arıların girip çıkabileceği bir açıklık,kovan içine yeterince hava girecektir aynı zamanda 4 cm lik
kovan girişide arılar tarafından kolayca yağmalanmaya karşı müdahale edilecektir,böylelikle
eski kovanlarınınzda rutubeti önlemiş olursunuz sakın kovan üsütnü havalandırmak için açmayınız,
yoksa ceyran yapar ve yavru kaybı yaşarsınız.

Arılarınız çıta ortasına ana memesi yaptı ise bırakın hiç bir şey yapmayınız,eski anayı gördüyseniz
kanat kesmeyiniz,genelde böyle durumlarda eski ve yeni ana yan yana çalışabiliyor,arılar yeni ana çiftleşmesi için erken olduğundan memnun kalmazlar ve yeni ana arıyı keserler ve zamanı geldiğinde tekrar ana yenileme girişiminde bulunurlar şimdilik bir şey yapmayınız arıları bölmeyiniz.

Arılar bu zaman ve vakitlerde avuç içi kadar bir alanda çıta ortasında yumurta bakımı yaparlar,yani çıta alt kısımlarına ana memesi yapacak kadar genişlemedi yumurta alanı onun için aldanabilirsiniz,önemli olan eski ana duruyormu yeni günlük yumurta bulunuyormu,kapanan yavru gözleri işci arıları gözümü,
bunların hepsi var ise çıta ortasına yapılan ana memeleri yazın çıta ortasına yapılan ana memelerinden değildir buna dikkat ediniz,şimdilik birşey yapmayınız.



MESTAN BESLER

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 15
  • Lütfen duyarlı Olalım DÜNYAMIZ Hasta onu Koruyalım
Sayın mehmet bey merhaba  bir süredir yazmıyordum kafama takılanları yapmanın zamanı yanaştığı için yazayım dedim.Telli altlıkları yaparak kuvvetli olan arılarımın kovan değişimlerini yaparken taktım.Sormak istediğim konu şu.Tek katlı yada iki katlı kuluçkalıklı kovanlarımızda ballık katını koyarken ana arı ızgarası koymamız kesin şartmı.Yada koymayacak olursak üst kısımları sıcak olduğundan yavruyu yukarı katlaramı atar.Yada ızgarayı koymadığımızda mevsim sıcaklıklarına göre arı yavruyu alt katlara yada üst katlara atma olasılığı varmı.Cevabınızı bekliyorum saygılarımla hoşcakalın.
« Son Düzenleme: 12 Nisan 2010, 15:09:47 Gönderen: MESTAN BESLER »

Mehmet Yüksel

  • Tam Üye
  • ***
  • İleti: 228
    • Arıcılık ile ilgili bilgi paylaşım sitesi.
Mestan bey kovana ana ızgarası koymadığınızda ana arı öncelikle yukarı katlara
yumurta atar daha sonra nektar akımında bal kovan girişinin en uzağına depolanır yani
en üst kata,böylelikle kapalı gözlerden çıkan bütün arıların yerine bal depolanır ve zamanla
kuluçkalığı aşşaya doğru ikinci ve birinci kata inmesini sağlar,böyle durumlarda bal stoklaması
ilerledikce ana arının yumurta atacağı alan daralarak koloninin oğula yönelmesi çok normaldir,
halbuki ana arı ızgarası kullanıldığında ve yeterince kuluçkalık alanı verildiğinde hem ana arı yumurta atabileceği alan mevcuttur hemde arıların bal depolayacakları katlar yani alan mevcuttur ve koloni kolay kolay oğula gitmeye yönlenmez,kısacası ızgara kullanmazsanız bulunan kapalı gözlü
yavru gözlerini çıkmasını beklemeye mecbursunuz bu arada kuluçkalıkta bal ile bloke olursa
işler karışır koloni sıkıştığında neler oluyor biliyorsunuz öbür yandan ızgara ile ballı çıtalar
yarısına kadar sırlandığı zaman hemen hasat yapabilirsiniz ve arılara boş çıtaları doldurmaları için
aynı gün geri verebilirsiniz.

denizakvaryumu

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 25
Mehmet Bey,

bilgilendirmeler için çok teşekkür ederim.

Sonunda ben de (Yeftin Kovan) Adem usta sayesinde tel altlıklı polen kapanlı kovan sahibi oldum :)

Bu konuda merak ettiğim hususlar var,cevaplarsanız sevinir.

Sizin kovanlarda neden polen tuzağı yok?

Bendeki tel altlıklı kovanlarda ballıkta arka ve ön havalandırmalar mevcut bu durumda bu havalandırmalar ceryan yapmaması için devamlı kapalı mı olacak?

Telin altındaki çekmece yazın devamlı açık mı olacak, kışın ne yapacağız?
Hakan

Mehmet Yüksel

  • Tam Üye
  • ***
  • İleti: 228
    • Arıcılık ile ilgili bilgi paylaşım sitesi.
Denizakvaryumu Selamlar,
Yeni kovanlarınız hayırlı olsun,ben kendim arılarımdan polen almıyorum o yüzden polen tuzaklarıda
kullanmıyorum,tabiki polen hasatı yapmak isteyen arkadaşlar arıların topladığı poleni değerlendirebilirler,
" Bendeki tel altlıklı kovanlarda ballıkta arka ve ön havalandırmalar mevcut " benim katlarımda hava delikleri
bulunmuyor onun için bir şey diyemiyeceğim.
Telli tabanları aslında şöyle düşünmek gereklidir,gerektiği zaman açabilmemiz gerekli,baharda ise gece ve gündüz
sıcaklık farkı çok iken kapatma imkanımız olması çok güzel yani duruma göre açıp kapıyabiliyoruz.
Ben sonbaharda kovan girişlerini dar tutuyorum bunun ilk sebebi yağmalanma sonbaharda çok oluyor
çünkü doğada nektar yok ikinci olarak sonbahar ve kışın fareler kovan girişleri büyük olursa kovan içine girerek
büyük zararlar verebiliyor onun için 6 mm veya en fazla 7 mm yükseklikte ve 8 cm genişliğinde kovan girişlerini
daraltıyorum böylelikle kovan içine arı zararlıları giremiyor.
Kovan içine ama temiz hava girmesi gerekli bu sefer varroa çekmecesini ters takarak çekmecenin bulunduğu
arka kısımda 2 cm yükseklikte ve yaklaşık kovan genişliğinde bir açıklık oluşuyor buradan rutubet olmaması
için kovan içine yeterince temiz hava giriyor ve rutubet olmuyor.
Baharda ise resmilerimde göründüğü gibi kovan önleri aynı kalıyor doğada nektar olmadığı için yağmalama
tehlikesi sürüyor onun için ön kısım dar tutuluyor,kovan arkasından giren temiz hava devam ediyor.
Bazen kış sonu aşırı soğuklar olursa -15 C° ile -20 C° derecearasında çekmeceleri tam kapatıyorum yani
2 cm yükseklik ve geniş alan kapanıyor,yoksa normal kar yağışlarında filan kapatmıyorum kovan içine
rahatlıkla temiz hava giriyor ve rutubet olmuyor.
Kolonilerim yavru bakımına başladığında ise varroa çekmecesini tam kapatıyorum,çünkü arılar yavru bakımında
kovan içinde olması gereken 35 C°dereceyi devamlı sabit tutmaları gerekli ve enerji tüketmek yavru bakımında
yükseliyor ve balı daha çok tüketiyorlar,tabiki güçlü koloniler güçlü yavru bakımı yaptığından normalinden daha fazla
besinlerini tüketiyorlar.
Doğada nektar akım miktarı çoğaldığında arılar daha sakin oluyorlar ve yağmalama istekleri azalıyor,
bizlerde kovan girişlerini tam açarak arıların rahat çalışmalarını sağlamış oluyoruz,yazın sıcağında arıların
hava almayan kovanlarda nasıl kovan girşlerinde enerji harcadıklarını hepimiz biliyoruz,çünkü kovan içi
aşırı sıcaklardan yani 35 C°derecenin üstüne çıkarak arıların kanat çırparak kovan içini soğutmaya çalıştıklarını
hepimiz görmüşüzdür,bu duruma gelmemesi için telli kovan altlıkları çok iyidir ve kovan girşlerinde arı birikintileri
olmuyor.Arıların ömrü bilindiği gibi uçuş saatlerinden ve harçadıkları enerjiden hesap ediliyor,çok uzaklardan
nektar toplayan işci arının ömrü daha kısa oluyor,yakınlardan nektar alan arılar daha uzun yaşıyorlar.
Kovan önünde kanat çırparak kovan içini soğutmaya çalışan işci arı aynı uçuyormuş gibi ömrünü bitirir ve daha erken
ölürler,arının ömrü kışın arıcı tarafından çıta üstüne verilen keki arı invertlemek için harcadığı enerjide de ömrünü bitirir
ve daha erken ömrüne son verir yani ömrünün biteceğini bilir ve kışın koloniye yük olmamak için kendisini dışarıya atar
ama bu başka bir konu,bu konular uzun zaman tartışıldı ben şahsen kendim bu konuda fazla karışmak istemiyorum,çünkü
benim uygulamalarımda kışın koloniye kek vermek diye bir şey yok,sebebi belli.
Yazın çekmeceyi tam açabilirsiniz,nektara çalışan işci arılar sıcaktan bunalmazlar,bilindiği gibi kovanların üstlerine aşırı
sıcaklık olursa arılar kovanı terk ederler veya daha erken oğul çıkarırlar,çekmeceyi açarak kovana hava girer ve baldaki nem oranı daha çabuk uçar bu da arıların fazla uğraşmamasını sağlar,baldaki nem oranı bizde %18 dir ama %16 olursa çok
kaliteli bal olur ve uzun ömürlü olur,nem sınırı ise %20 yi geçmemesi gereklidir yoksa bal köpürerek ekşir.

Telli anti varroa çekmeceli kovan tabanlarını kesinlikle herkeze tavsiye ederim,hem varroa kontrolünü rahat yapabiliyoruz
hemde arıların ihtiyacına göre hava akımına biz karar veriyoruz.

Yazdıklarım inşallah işinize yarar,

Selamlar.

denizakvaryumu

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 25
Bilgiler için teşekkürler.Çok yararlı oldu.

Hakan

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.186
    • Ali Türk

Kovan içine ama temiz hava girmesi gerekli bu sefer varroa çekmecesini ters takarak çekmecenin bulunduğu
arka kısımda 2 cm yükseklikte ve yaklaşık kovan genişliğinde bir açıklık oluşuyor buradan rutubet olmaması
için kovan içine yeterince temiz hava giriyor ve rutubet olmuyor.

Bazen kış sonu aşırı soğuklar olursa -15 C° ile -20 C° derecearasında çekmeceleri tam kapatıyorum yani
2 cm yükseklik ve geniş alan kapanıyor,yoksa normal kar yağışlarında filan kapatmıyorum kovan içine
rahatlıkla temiz hava giriyor ve rutubet olmuyor.

Kolonilerim yavru bakımına başladığında ise varroa çekmecesini tam kapatıyorum,çünkü arılar yavru bakımında
kovan içinde olması gereken 35 C°dereceyi devamlı sabit tutmaları gerekli ve enerji tüketmek yavru bakımında
yükseliyor ve balı daha çok tüketiyorlar,tabiki güçlü koloniler güçlü yavru bakımı yaptığından normalinden daha fazla
besinlerini tüketiyorlar.

Anti varroa altlıklı kovanlarda bazı noktaları tam çözemedik yada anlayamadık diyebilirim.

Öncelikle çekmece denilen sac kovanana iki türlü takılıyor.

Birinci takılışında isterseniz alt tamamen kapanıyor, alttaki sacı taktınız hiç hava girmiyor.

İkinci takılışı ise sacı çıkartıp ters takıyorsunuz. Bu takılışta çekmece yerine takılan sac'taki L şeklindeki katlanmış bölüm aşagıya geliyor.

Katlanmış yer aşagıya geldiğinde kovan arkasında 2 cm yüksekliğinde yaklaşık 40 cm eninde bir açıklık oluşuyor. Bu girişin amacı ise koloniye altan temiz hava vermek. Birde açık tutuldugunda arıyı yavruya yatırmamak amaçlanmış.

Üçüncü kullanım şekli ise yazın sıcaklarda çekmece tamamen çıkartılıp alınıyor ve koloni o kadar rahat ediyorki görmelisiniz.
İnim inim inleyerek, içersini serinletmek isteyen koloni bu işleri bırakıp işine gücüne bakıyor.

Ben kendim bu altlıklardan yapmama rağmen, ikinci seçenekteki  özelliği gözden kaçırdım ve ben çekmeceyi iki türlü takma şansım yok. Ufak bir detaydı ama çok büyük bir özellikgi elimizden kaçırdık. Ben çekmeceyi az geri çekerek hava sürkülesi yaptırıyorum.

Mehmet Yüksel kış boyu koloni arkasındaki hava sirkülesini açık tutuyor, ön giriş ise yağmalanmalara karşı dar olacak.

Yavru faliyetleri başladığında ise çekmece tekrar yön degiştiriyor ve arkadan giren hava akımı kesilip sadece öndeki giriş bırakılıyor.
Yaz sıcaklarında ise alttaki sac veya çekmece tamamen çıkartılıp alınabiliyor.

Bu işlemler arıcının koloniyi yönetmesiyle alakalı, bazı şeylere izini siz veriyorsunuz. Olumlu yada olumsuz, zaten koloni yönetimiyle alakalı yeni bir yazı yazmayı düşünüyorum.
Kış günü arkadan giren soguk havayı kapatır, ön girişide daraltırsanız arı yavruya yatar, yavru denildiginde polen bal ve su gerekli, bunları kışın sağlamaya kalkan işçi arılar ise ancak kar topu oynarlar.

Mehmetin anlatımlarının biraz daha açılımını yaptım.
Arıcılıkta minik gözüken detaylar çok önemli..


Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk