Erkan ülkemizdeki arıcılıkta en büyük eksiklik bana göre bilgisizlik değil, İlgisizliktir. Dededen gelecek alışkanlıkları birileri ilgilenip değiştirmedikçe bu devam edecektir. Benim bazı arkadaşlarım bizi izlediği gibi, çevresine de bizim bilgileri aktarıyor, en son birisi dedi ki abi bazı kişilerde bilgisayar var internet yok, bir program aldık, siteleri indirip internet olmayanların bilgisayarına yüklüyoruz diyor.(birde bu programa 80 lira para ödemişler) Bakın ilgilenenler olduğunda birileri neler yapabiliyor.
Arıcılar çekirdekten gelmedikçe, istediğin kadar okutmanın bir faydası olacağına ben inanmıyorum. Bu iş sahalara inilmedikçe ilerlemez. Ben birkaç kişi biliyorum arıcılık yüksek okulu okuyup diploma almış, hele birisi bana bir şeyler anlattı gülmemek elde değil. Birkaç kovan arıları varmıştı, arıcılık okulunu bitirmiş, bahçede yaz günü kovanları kafasına göre yer değişikliği yapıyormuş, bahçe karışıyor arılar kovanlarını yerinde bulamıyor, daha sonra bana dedi ki abi aynı bahçede arıların yerlerinin değişmeyeceğini senden öğrendim. Bu kişi bu okulu okurken bir arıcının yanında birde staj yaptı.
İki yıllık arıcılık yüksek okul bitirenler işsiz, iş verilse bile tecrübeleri yok. İnsanlar sevdikleri işleri ülkemizde yapamıyor, boşta kalmayayım diye bölüm seçmeninde bir anlamı var mı?
Bir başka konu aslında ülkemiz gerekli çalışmalar için her şeyi yapıyor. Birisini tanıyorum, yurt dışında 4 yıl bambus arıları için eğitim almış, ama eğitim alan kişi bu işi ne yapıyor nede başkalarına öğretiyor, kişilerin olaylara bakış açısı çok önemli, özveri olmadı mı okumakla bir şey olmuyor.
Arıcılık ile ilgili yasa ve görüşleri kime soracaklar birliklere ve akademisyenlere. Bu iş ile dertlenmeyenlerin ülke arıcılığına verecekleri bir şey olsaydı yukarıda yazdıklarım olmazdı.
Arıcı birliklerimizde mevcut durumdan bana göre memnun ve bu durumun bozulmasını istemiyorlar. En basit örnek, her vilayette arı yetiştirici birliklerimiz var. Arıcılıkla ilgili hangi ilacı isteseniz size temin ediyorlar. Gene arıcılıkla ilgili hangi malzeme lazımsa temin edilir ya da ellerinde zaten vardır. Organik asit isteyen o kadar kişi var, bunları neden kimse görmüyor dersiniz? Değişim var ama birlikler bunu benim görüşüm istemiyor. Bazen bilimsel takılıp gericilikten kopamayan sanal arıcı arkadaşlarımızda var.
Birkaç veteriner arkadaşla görüştüm, üniversitelerin bahçelerindeki arıların, perişan olduğu, yerlerde kanatsız arılar kaynadığı, şimdi bize yol gösterecek olanların arıları böyle olursa, biz bize yol gösterenlerden çok ilerideyiz... Birde yabancı ülkelerin araştırma bahçelerine bakın, 4-5 katlı kovanlar.
İnternet bu konuda her şeyi alt üst etmiş durumda. Çok biliyorum diyenlerin şapkalarını uçurdu. Bilim adamıyım siz böyle yapmaya devam edin diyenlerin halleri ortada, dünya arıcılığının geldiği yerde ortadadır.
Bizi izleyen arıcılar ise cahil kişiler değiller bunu daha önce yazmıştım. Birçoğu ülkemizin her bölgesinde öğretmen ve bulundukları bölgelerde çok etkili oluyorlar. Sadece öğretmen mi? Doktorlarımız var, savcımız var hakimimiz var, albayımız var,bir sürü sağlık personeli var, bunlar faal arıcılar.
Çevremizdeki arkadaşlarımızın mesleklerine bakın, bu kişilerinde mutlaka kendilerine göre çevresi var ve bu çerçeve her geçen gün büyümeye devam ediyor.
Yazına paragraf, paragraf cevap vereyim dedim ama bu yazı kendi içinde birçok konuya ayrılıyor, yazdıkça dağılacak şimdilik bu kadar yeter.
Daha damızlık melezlenme arı ıslahına giremedim girersem hepten konu dağılır, girmemde lazım. Safı melezi ıslahı bildiğimizde, bilimcimizden bunları isteriz ve onlarda çalışmak zorunda kalırlar. Gene bana göre bilimcilerde mevcut durumdan rahatsız degiller, rahatsız olsalardı böylemi olurdu?