Arıcılık Bilgi Paylaşım Forumu

Arıcılık ve Koloni yönetimi => Arıcılık ve Nektar Akımı Zamanı Koloni Yönetimi => : Arı Bakanı 11 January 2010, 18:13:24

: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Arı Bakanı 11 January 2010, 18:13:24
Bu bölümde arıcılarımızın hesaplayamadığı bazı önemli detayları işleyecegiz.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Arı Bakanı 11 January 2010, 19:43:20
(http://img262.imageshack.us/img262/3007/31010311.jpg)
1. Yavrulu çıtamız. Bir çıtanın iki yüzünde yaklaşık 7.500 petek gözü bulunur. Biz her yavrulu çıtamızı yaklaşık 7 bin yavru hesabı edeceğiz. Niçin bunlar gerekli ve ne yapmaya çalıştıgımızda bir şekilde ortaya koyacağız. 1. Yavrulu çıtamızda anaarımız yaklaşık 3 günü geçik çalışacak. Biz hesap düz olsun diye üçgün diyelim.
(http://img137.imageshack.us/img137/6932/87044558.jpg)
2. Çıtamızdada anaarımız üç gün çalıştı ve etti 14 bin yavru.
(http://img121.imageshack.us/img121/2271/35155211.jpg)
3. Çıtamızda anaarı üç günü geçik çalıştı ve diger çıtaya geçerken elimizde 20 bin civarında yavru oluştu ve bu aradada 10 günü geride bıraktık.
(http://img137.imageshack.us/img137/4868/20738681.jpg)
4. Çıtamıza geldik üç günü geçik bir sürede burada çalışıp, tekrardan 7 bin yavruda buraya atıldı, geçiyoruz beşinci çıtamıza.
(http://img137.imageshack.us/img137/4868/20738681.jpg)
5.Çıtamızdada anaarımız yaklaşık üç gün çalışıp çıtayı dolaşıp altıncı çıtaya geçtik.
(http://img121.imageshack.us/img121/8566/11661062.jpg)
6. Çıtamızdada yaklaşık 3 günü geçik bir süre çalıştıgımızda  toplamda 40 bin üzeri yavru atılmış oldu, bu arada geçen süre ise aşagı yukarı 21 günü geçmiştir. Bu esnada anaarının ilk attıgı yumurtalar birinci çıtada yeni doğmuş işçi arılar olarak dogmaya başladı bile. Anaarımız tekrar birinci çıtaya geçip tekrardan 6. çıtaya doğru yol almaya başlayacak.

Şimdi bu devir daimi yapamadıgımız içindirki kovanlarımızı geliştiremiyoruz. Bu arada aradan 21 gün geçti derken kovanın içindeki nufusun yarısıda ölmüş oldu, bu nasıl oldu dersek 20 gün içerde 20 günde dışarda çalışan arılarımızın dışarıda çalışanlarıda yok oldular.

Şimdi bir başka konuda şu 3 çıta arımız olsun.
Bu üç çıta arımızdaki anaarı üçer gün çalışsa  yaklaşık 10 gün sonrası 3 çıtayı yavruyu basıp, diger 11 günü ilk attıgı yavruların doğmasını beklemkle geçirecek. Zayıf kovanlar bunun için gelişmesi çok zor ve zahmetlidir, üç çıta yavru çıkana kadar elimizdeki üç çıta arının gene yarısının ömrü dolar ve ölürler. Kovanların hiç durmadan yavru faliyetlerine devam edebilmeleri için en az 6-7 çıta arısı olmalı. Tabi bal ve polen de gerekmekte. Şimdilik bu konuyu burada noktalayıp, degişik açılımlar yapacagım, sizlerinde bu tür düşünceleriniz varsa paylaşın. Ben bu anlattıgım tablonun bilimsel bir  şeklini şimdiye kadar bulamadım. Blogumda bunu anlatmaya çalıştım ama ben düşündüklerimi ne tam aktaramamıştım. Bundan sonra daha iyi olacagını düşünüyorum kalın sağlıcakla.

: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: mustafa17 20 January 2010, 22:41:25


Mrb Arı Bakanı.Üç katlı kolonilere ulaşmamıza çok az kaldı.
 Bende bu işin nedenlerini üç yıldır araştırıyorum.
1-Kuluçkalık kesinlikle iki kat olacak.
2-Ana her yıl değişecek.
3-Kuluçkalık yönetimi yapılacak.
4-Kuluçkalıkta dört ballı,dört polenli petekten aşağıya düşmiyecek.(BURASI HERŞEYİN ANA NOKTASI)
5-Kovan altlıkları mutlaka komple tel olacak.Havalandırma olarak.
 Benim tesbit edebildiklerim. 
  SAYGILARIMLA
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Mehmet Yüksel 21 January 2010, 23:21:20
Mustafa bey 2 inci nokta hakkında bir şey söyleyeyim,ana arının çıktığı ilk sene sayılmadığı için
önünde olan iki sene için en verimli yılları deniyor ana arı için,ben kendim ilk seneyi saymaz isek
iki sene ana arı verimli ise tutmaya çalışıyorum,ama o zamanki duruma bağlı demek istediğim
ana arı verimli ise her sene ana arı değiştirmeye gerek yok.
Diğer konularda size katılıyorum,tesbitler iyi olmuş çok katlı çalışma zamanı artık,selamlar.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: emrah 24 January 2010, 14:01:20
Birde arının cinsine göre ana arı ızgarası kullanmak şart.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Arı Bakanı 25 January 2010, 00:29:08
(http://img209.imageshack.us/img209/1631/pa010136.jpg)

Ülke geneli olarak çok zayıf kovanlarla kışa girip bahara dahada zayıf arılarla çıkan arıcılar toplumuyuz. Hatta bazı bölgelerimizde yıl boyu kovana kat bile atılmaz.
Burada anlatmak istediklerimi kafamda tasarlıyorum fakat anlatımda başarabilecekmiyim bakacagım.


1 Posta arının çıkması için 21 gün gerekiyor, normal bir zamanda bu iş olurken arımızın mevcudu ne kadarsa bu mevcudun üçte biri devamlı ölür. Arılarımızı normal yaşam  süresi içindeki tavimleri üç haftada çıkar, üç hafta iç hizmetlerde çalışır, üç haftada dışarıda çalışır ve ölür.

Erken ilkbaharda 1 posta arı çıkartmak dahada zordur. 1 posta yeni arı çıkana kadar kovandaki kıştan çıkan arıların büyük bölümü ölür. Bunun içindirki ilk posta arıların çıkabilmesi, çok önemli. Kovanın yoluna sağlıklı devam edebilmesi için ilk çıkacak yavrular ne kadar çoksa gelişmede çok olacak.


(http://img714.imageshack.us/img714/9920/pa010128.jpg)
Erken ilkbaharda böyle bir yavru yaptırabilir isek bu genç arılar bir çıtayı ful sarabilirler. Bu her turda 21 gün demektir. Zayıf kolonide anaarı böyle bir çıtayı en fazla 3 günde tamamını dolaşıp yumurtayı basar ve 18 gün yatmak zorundadır.

Kolonimiz 5-6 çıtalık bir arı olsaydı, anaarı 21 gün boyunca hiç durmadan yavru yaptıgında atılan yavru sayısı 40 bin üzeri olacaktır. Sonuçta bir posta arı çıkarkende 21 güne ihtiyaç var, anaarı kovanı baştan sona yavru doldurukende süreler hep aynı olacaktır. Bu gün atılan yumurta 60 gün sonra olmayacak, devamlı yumurta atılıyorsa güzel bir nufus zinciri oluşacak her yaştan arı bulunacak.


Zayıf kolonide bir posta yavru atıldı, arının başka çıta saracak gücü yoksa, anaarı çıkacak yavruları beklemesi gerekecek. Bu sırada nufus içinde kopmalar oluşacak. Kovanımızı geliştirene kadar süreler hızla akıp gidecektir. Başta bahar balı alınamayacak, bu hepimizin sorunu. Sorunun çözümü ise kışa güçlü girip güçlü arılarımızı bahara taşımak ve kısa sürede istenilen seviyeye gelebilmektir. Bunu şimdi olmasada zaman içinde hep birlikte çözecegiz, 3-4 sene içinde geldiğimiz yer çok iyi durumda.
(http://img51.imageshack.us/img51/9260/pa010135.jpg)

Güçlü kovanlar bahara güçlü çıktıklarında 2 posta yavru yaptıklarında hemen 80 binlik kovanları yakalıyor. Biz bunu yapamadıgımız için bahar balı alamıyoruz.
Kafamda tasarladıklarımı tam anlatamasamda anlatmaya çalıştım. Bu aslında hesap işi, kovanın gücüne oranla gelişmesi ve üçte birin öldürülmesi gerekiyor, o hesabıda ben kafamda tasarlasamda tam yapamıyorum.

Aslında bu hesabıda bilim adamlarımızın yapması gerekiyor. 1 Çıtalık arı kaç ayda 80 bine çıkar, 2 -3-4 çıta arılar ne kadar sürede 80 bine ulaşır böyle bir tablo olsa, ne kadar boşa ugraş verdiğmiz, bu arada kaçırdıgımız süre ve nektarları daha iyi görecegiz.

Zayıf kovanlarla yıllarca boguştuk halada devam ediyoruz. Artık bundan sonrası  sorun olmayacak diye düşünüyorum en azından sanalcılar için. Kalın sağlıcakla.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: MUSTAFA ŞENGÜL 25 January 2010, 11:33:41
 Selamün Aleyküm
 Teorik bilgilerinizi, düşünüp, uygulamaya çalıştıkça, ortaya çıkan sonuçlar; görsel ve yazılanlar biriktikçe, her geçen gün daha fazla yol katedilebiliyor.
 İnşaallah, öncelikle siz, sonra takipçileriniz hep beraber, en güzel sonuçlara ulaşabililmek için gerekli olan uygulamarı yaptıkça, hem şahsi hem ülke olarak, en güzel sonuçlara ulaşabilmek umut ve ümidiyle.
Saygılarımla.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: fehmi 25 January 2010, 16:08:29
Arkadaşlarımız çok güzel konulara değinmişler. Bu konularda Akademik karıyere sahip hocalarımızda Forum a bir katkı sağlarlarsa iyi olacağını düşünüyorum.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Dr. Muhteşem Turunç 25 January 2010, 20:54:01
Evet en az 6-7 çıta yavrulu arılı, yeterli derecede ballı polenli, verimli ana arılı bir kovan bu hesaba
göre 40 günde 80 000 lik düzeye gelir. Evet buda şu demektir ki kuluçkalıklar iki katlı olacaklar. Bence unutulmaması gereken en önemli nokta ise nektar akımının durduğu zamanlarda yapılması kesinlikle şart olan  teşvik beslemesi. Çünkü biz hasaddan sonra katı indiriyoruz, teşvik beslemesini ihmal ettiğimiz için ana yumurtayı kesiyor ve kış arılarını yeterince oluşturamadığımızdan kışa zayıf ve baharada zayıf arıyla çıkıyoruz.

Şimdi birileri bunu yapana kadar bizim arılar oğula gidiyor diyecek. Burada oğula meyilli ırklarla çalışmamak yanında önemli püf noktalardan biride sürecin her safhasında kovandaki arılara yaşlarına uygun yapacakları işin verilmesidir. Özellikle temel petek takviyesi gibi. Bu seneki en önemli gözlemlerden biri olan kovan blokesinde arıya temel petek takviyesinin yapılmaması bence çok önemli rol oynamıştır. Karakovanlardaki gözlemim beni bu noktaya getirdi diyebilirim.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: mgencunal 26 January 2010, 14:38:45
Tüm yorum yazan arkadaşlara merhaba.
uygulamasını yaptığım fakat daha sonucunu tam görmediğim bir metodu paylaşmak istiyorum.iki adet kovanı yanyana gelecek şekilde birer tarafının tahtalarını sökerek birleştirdim.dıştan ince bir tahtayla ek yerlerinden vidalıyarak 21 çıta alacak şekilde iki girişi olanbir kovan elde ettim.kapakta tadilat yaparak bütün haline getirdim.son baharda anasını göremediğim yavru faaliyeti tamamen durmuş bir kovanın arısını bu kovana aktardım.
arabölmeye ana arı ızgarasının ölçülerini uydurarak tek kat bir gazete kağıdını birkaç yerinden delerek sıkıştırdım.daha sonra bölme yaparak ede ettiğim 5 çerçeveli koloniyi diğer tarafa aktardım.anasız arıyı koyduğum tarafın girişini kapatarak arıyı birleştirdim.bir hafta sonra güçlü hiç bir olumsuzluk belirtisi göstermeden çalışan bir koloni elde ettim.koloni güçlüydü fakat sadece bölme oğulda 3 çerçevede kapalı yavru vardı.kış moduna girdiğimiz için üzerlerini de örterek bıraktım onun için sonucunu tam görmedim fakat olumsuzluk belirtiside yok.bunları niçin paylaştım?
1-herkes kışa güçlü kolni ile girmenin ne kadar önemli olduğunun farkında
2-bunu çift katlı kovanla 20 çerçeve ile düşünüyor
3-sn Mehmet Yüksel'in kovanları buna uygun çok da güzel dizaynı var fakat standart (langstroth)kovan değil
4-elimizdek i malzemeyi bütün kovanlarda kullanma imkanımız var
5-iki analı (iki uçuş musluğu olduğu için)kışlatma imkanımız var
6-bahara çıktığında iki koloniden birinin anasını bölerek gücü fazla azaltmadan kalan arıyı birleştirmek mümkün
7-bakım yaparken kat indirme derdi yok
8-bal mevsimi geldiğinde kuluçkalık ve ballık ayırımını arının gücüne göre ızgara ile ayırmak mümkün ,bana göre kestane balında ızgara koymak  şart
9-bu öneriyi benim şartlarıma uygun olduğu için yaptım,gezginci arkadaşlar için uygun değil
10-sonucu baharda daha iyi değerlendireceğiz çünkü 15 çerçeve arının yavru rezervi üç çerçeve civarındaydı
11-bu anlattığım mantıkla daha güçlü koloni ile kışa girmek mümkün görünüyor
herkese kayıpsız bahara çıkmayı ve verimli bir sezon diliyorum.
Mehmet Gençünal
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Arı Bakanı 27 January 2010, 15:23:07
Mehmet Gençünal; Mehmet yüksel tarzı kovanın oluşturulması ve arıların birleştirilmesinde sorun yok. Zaten sizde ilk defa oluşturdum ve sonucunu görmedim diyorsunuz. Mehmet Yükselin kovanları sanırım 16x2=32 çıtalı olmalı. Mehmet yüksel bizim gibi kovanın 32 çıtası var diye her şeyi oluruna bırakmıyor. Ben metro kovanlarda bu sene bunu yaşadım, belli bir yavru alanı oluşuyor zamanla bu yavru alanı içe doğru daralır, bu bal ve polenle blokelerden oluyor. Yavrulu çıtaların bitiminde her iki taraf polenle dolar, daha dış ise ballanıyor. Bu alan müdahale olmadığında sürekli daralacaktır.

Biz bu konuları Mehmet Yüksel’le sürekli görüştük seçtiğimiz yıl. Mehmet yatay kovanlarda kuluçkalığa ara sıra müdahale etmektedir. Kovandaki her arının yaşına göre yapacağı işler var. Sürekli ham petek veriyor, kuluçkalıkta bloke varsa onları düzenliyor. Fakat katlı kuluçkalıklarda daha az bloke yaşanıyor, gene ızgaranın altına boş çıta vererek arılara petek ördürme işi veriyor.

 Bizim uygularımıza genel olarak bakıldığında bir başıboşluk hakim. Böyle gelmiş böyle gider hesabı gibi. Bizde kovanı güçlendirmek için başka kovanlardan takviye yada birleştirme yapılıyor, buna gerek yok. Başka kovanlardan yapılan takviye belli bir süre sonra bitiyor. Ben 2007 yılında tüm kovanlarımı birleştirdim, benim kadar kovan birleştiren olmamıştır. 1 ay sonra tüm kovanlar dibe vurdu, bu geçici bir şeydir, gezginci arıcılıkta arıların aynı mevcutta tutulmasını henüz öğrenemedik. 2010 yılı bu düğümün çözümü olacaktır inşallah. İki anaarıya filan gerek yok, Almanya’daki 30-40 çıta kovanlarda tek anaarı çalışmakta. Aynı anaarının kardeşlerini burada 30 çıtaya çıkaramıyoruz, kışa 10 çıta sokamıyoruz,sebebi 10 çıta üzerine konan ızgara, devamında kuluçkalıktaki blokelerdir. Ben olmayan bir şeyi savunmuyorum, önümüzde arkadaşımızın arıları yaz kış güçlü. Arıcılıkta gelişmiş ülkelerde her şey kovanın gücüne endeksli, bizde koloniler neden güçlü kalamıyor sorusunu soran bile yok.


Benim bu konuda yaptıgım hesaplamalara henüz bilim erbabımız gelememiştir, gelselerdi tarihi geçmiş uygulamaları konferanslarda yeni bilgi gibi sunup durmazlardı. Hesaplar ortada, avrupada bir anaarıyla 40 çıtaya çıkan kolonileri bizim bilimciler niye görmüyorda başka türlü 80 binlik kovan oluşturma reçeteleri veriyorlar.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: mgencunal 27 January 2010, 16:39:27
sayın arı bakanı
Arcılıkla ilgili yaptıklarınızı ve uygulamalarınızı ilgiyle ve takdirle izliyorum.Değindiğiniz konular işin olmazsa olmazları fakat değinmediğiniz( veya ben kaçırmış olabilirim)temel petek ördürerek arıyı yavaşlatırken gelen balı veya mevcut stoğu da tükettiriyoruz.Bilimsel
olarak bir dayanağı varmı?bilmiyorum ama duyduğuma göre bir katın peteğini örmek için arının tükettiği bal miktarı yaklaşık 10-12 kg.
Tabiki tartışarak en doğru yöntemi bulacağız.Arıcılık konusunda herkes yaşadığını,konu hakkında bilgisi olanlarında bilgilerini paşlaşırsa her işin üstesinden gelineceği inancındayım.Amacım söylenen şeyleri çürütmek kendi fikirlerimi dayatmak değil.Arıcılık her yörede farklı ırklarla ve farklı iklim şartlarına göre biraz erken biraz geç olsada üç aşağı beş yukarı aynı amaca dayanmakta fakat ugulamalarda farklılık görülmekte.Yüksek verim kaliteli üretim için doğru yöntemlerde buluşmalıyız.Bu konudaki sizin ve emeği geçen herkesin çabasını gönülden destekliyorum.Benim bulunduğum bölgede ilkbahar balını almak mümkün.Çiçek çeşitliliği ve miktarı çok fazla .Arı tam güce ulaştığında kestane ve ıhlamur başlıyor.Uygulama yaptığım kovanın sonucunu görmedim dedim fakat mevsim içersinde benim arılarımın %75'i 3. kata ulaşıyor fakat yinede bir eksiğim var,içersindeki tarlacı mevcudu diğerlerine çalışıyor sanırım.Üç katı indirip kovan kontrolu zor geldiği için yatay kovan bana birazda kolaylık gibi geldi.üzerine gerektiğinde parçalı iki kat koyarak ,iki girişten çalıştırarak denemek istiyorum izlenimlerimi paylaşmak için sezonun gelmesini dört gözle bekliyorum.
Mehmet Gençünal
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Şekerli 27 January 2010, 22:48:47
temel petek ördürerek arıyı yavaşlatırken gelen balı veya mevcut stoğu da tükettiriyoruz.Bilimsel
olarak bir dayanağı varmı?bilmiyorum ama duyduğuma göre bir katın peteğini örmek için arının tükettiği bal miktarı yaklaşık 10-12 kg.
Tabiki tartışarak en doğru yöntemi bulacağız.

                        Teknik Arıcılıkta Koloniye Niçin Petek Ördürmeliyiz?

Arıyı hiç tanımayan biri için, dışardan baktığında arı, arıdır.

Hiç bir özelliği yoktur.

Halbuki bu işe gönül verenler için durum hiç de öyle değildir...

Bir arı kolonisi incelendiğinde , koloninin farklı bireylerden (ana arı , işçi arı , erkek arı ) oluştuğunu görürüz.

Yaratan her bireye farklı görevler vermiştir, çağlardan bu yana bu döngü kusursuzca işlemektedir!

Arı kolonisini yöneten bireyin ana arı olduğu bir izlenim öngörülebilir!

Aslında hiç de öyle değildir...

Ana arı verimsiz olduğunda işçiler ana arıyı değiştiriyorsa , Oğul kararını yine işçiler alıyorsa bu kararlar alınırken anaarının hükmü geçmiyorsa o zaman kolonide ; " egemenlik işçi arılarındır " demek daha doğru değilmidir?

İşçi arıların yaşam döngüsünü izlediğimizde, doğumundan ölümüne kadar olan yaşamında, yaşına göre çok farklı işler yaptığını görüyoruz!

Mesela ; doğduktan sonra yaptığı ilk iş çıktığı petek gözünü temizlemektir.

Salgı bezleri gelişince bakıcı arıcılık yapar yani arı sütü üreterek larvaları besler bu bakıcı arıcılık 13. gününe kadar sürer.

13. gününden sonra arı sütü üretme gücü azalırken " mum üretme" yeteneğini kazanır 19. güne kadar da mum salgılayıp petek örer ve bu süreçte ölümüne kadar çok farklı görevlerde bulunur...

Mum üretme dedik...

Arının bu isteğini göz ardı etsek ne olur?

Bahar aylarında koloninin nüfusu hızla arttığı için genç arılarda haliyle çoğalacaktır.

Şöyle düşünelim ; mum salgılama yaşına gelen arıya , genleri mum salgıla diye baskı yapıyor, bu arının başka işi de yok nüfus çoğalmış arı yatıyor !

Hiç bir canlı doğaya karşı gelemez sonuçta bu mumu kullanmak zorunda...

İşte o zaman , arıcı , koloniye , boş bekleyen arıya , iş vermezse yani ham petek verip te kabarttırmaz ise koloni de başının çaresine bakar...

Yani oğul verir!

Oğul veren arıdan da bal alamazsınız nerede hata yaptığınızı ararsınız.

Konuya birde ters taraftan bakalım...

Farzı misal . petek kabarttırmadık, oğulda verdirmedik...

Ne kaybettik?

Teknik arıcılıkta , kuluçkalıktaki bir petek 2 yıldan fazla kulllanılmamalıdır çünkü gözden her doğan arı , petek gözünde incecik bir zar bırakmaktadır.

Devamlı kullanılan bu petekteki gözler zamanla küçülmektedir!

Küçülmüş olan bu gözden doğan arı da hali ile küçük olmaktadır.

Hem cinslerinden küçük olan bu arı da hali ile verimsiz olacaktır.

Bir başka durum da biz arıcılar ; arı ürünlerine sadece bal olarak bakıyoruz...

Halbuki balmumu , baldan daha pahalı bir üründür, arı bunu veriyorsa niye almayalım ki ?

İşte onun içindir ki baharda, bal akımı başlamadan koloniye petek kabarttırıp , bal akımı başladığında koloniyi petek örmekle meşgul etmememiz gerekir.


: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: MESTAN BESLER 02 February 2010, 16:13:08
sayın şekerli yazılarınızı ilgiyle izliyorum.Benimde düşüncelerim çift katlı kışlama ,Telli Altlıklar ve üst kapak havalandırmasız kovan kulanmanın uygun olduğu yönde.Fakat bizler tek katlı kovanlardaki eskimiş mumları değiştirmede dahi zorlanırken iki katlı kovanlarda bu işleri nasıl ve hangi kattan ve hangi zaman diliminde yapmalıyız.Mesela bal sağım sırasında kuluçkalıklardaki tam sırlı balları alarak süzdüğümüz yada balsız kabarmış peteklerimi vermeliyiz bu işlemi hangi katta hangi düzenle yapmalıyız.Eski peteklerin değiştirilmesi konusunu da ayrıntılı bir şekilde işlemenizi arz eder saygılar sunarım.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Şekerli 02 February 2010, 22:18:50
Sayın Mestan Besler ; Hijyen açısından ve yavru çıktıkça küçülen petek gözleri açısından , kuluçkalıkta her yıl , en az kararmış mumlu 4 çerçeveyi değiştirmeliyiz.

Mum kabartma işlemi ; bir önceki yazımda bahsettiğim gibi genelde bahar aylarında popülasyonun ilerlediği günlerde yapılması daha uygun olur...

Çünkü oğulu önlemek için genç arılara iş vermek zorundayız , koloniye zamanında petek kabartmakla , arıcı bir taşla iki kuş vurmuş oluyor , hem oğul önlenmiş hemde kuluçkalıktaki petekleri değiştirmiş oluyor!

Peki bu işlemi nasıl yapacağız sorusunu sorarsak , ben uyguladığım yöntemi şöyle aktarabilirim...

Koloni kuluçkalığı doldurduğunda , yani kuluçkalıkta 8-9 çerçeve , yumurta ve yavruya ulaştığında zaten kat vermek gerekiyor.

Kat verir iken yapacağımız işlem şu şekilde olmalıdır...

8-9 yavrulu çerçeveye ulaşmış olan koloninin kuluçkalığında diyelim ki 2 çerçeve ful kapalı gözlü yavrulu var.

Bu 2 çerçeve kapalı gözlü yavrulu çerçeveyi ballığa alıyoruz...

Ballıktaki düzenleme şöyle olmalıdır ; ilk önce duvar çerçevesi olarak elimizdeki bir ballı çerçeveyi duvar çerçevesi yapıyoruz onun yanına da kuluçkalıktan aldığımız 2 kapalı gözlü yavrulu çerçeveyi koyuyoruz, yavrulu çerçevenin yanına da yani en dışa ham petek takılmış yeni bir çerçeve veriyoruz...

Bu şekilde düzenlenmiş bir ballığa anaarı genelde çıkmaz çünkü yumurtlayacağı alan yok.

Yok ben ana ızgarası koyacağım diyorsanız ; yavrulu petekleri ballığa koymadan önce çerçeve üzerideki arılar kuluçkalığa silkilmelidir ki , ballıkta erkek arı bulunup anaarı ızgarasını tıkamasın peteğin üzerindeki erkek arı gözleri de bozulmalıdır ki sonra  doğan arılar kuluçkalıkta sıkışıp kalmasın ve anaarı ızgarasını tıkamasın.

Ballığı, bu şekilde yapmış olduğumuz işlem ile düzenledik...

Gelelim kuluçkalığa ; kuluçkalıkta ballığa aldığımız 2 çerçevenin yeri boş kalmıştı!


İlk önce geriye kalan yavrulu çerçeveleri bir araya ortaya topluyoruz, ham petek takılmış 2 çerçeveyi 2. ci ve 9. cu çerçeve olarak vermeliyiz.

Kısaca niye , 2. ci ve 9. cu sıralar ona bir açıklık getirelim...

Erken bahar aylarında koloninin ortasına kesinlikle ham petek verilmez , verildiğinde koloni 2 ayrı parçaya ayrılır , bu ayrılma koloninin gücünün düşmesi ve yavrunun üşümesi demektir.

Arıcı ilk etapta peteği ortaya verip işi hızlandırayım diye düşünür ama bu çok büyük bir yalnıştır!

Ham peteği ortaya vermenin ikinci bir olumsuzluğu da ; arılar, peteği kabartmak için zincir oluşturduğunda , petek ortada olduğu için girişi tıkayıp , kargaşaya ve kovan içi düzeninin bozulmasına neden olmaktadır.


Onun içindir ki kuluçkalığa verilecek ham petek duvar çerçevesinden hemen sonra  , yani 2. ci ve 9. cu sıraya verilmelidir , ham petekler burada arılar tarafından işlenmelidir.

Bazı durumlarda , tam koloninin ortasına , istenilen amaca hizmet etmesi için kabartılmış petek verilebiliyor , bu durumu da sırası gelince açıklarız...

Bir hafta sonraki kontrolde , kuluçkalıktaki 1 veya 2  kapalı gözlü yavrulu çerçeve yukarıya ballığa alınıp , Daha önce yukarıya verdiğimiz ham peteğin bir yüzü genelde kabartılmıştır bu çerçeveyi aşağı verip yerine yine bir ham petek vermeliyiz.

Kuluçkalıkta , yine yavrulu çerçeveler bir araya toplanıp 2. ve 9. sılara ham petek verilmelidir

Bu işlem kuvvetli nektar akımına kadar devam ettirilip petek kabarttırılır.

Petek kabarttırılırken nektar akımı hiç olmazsa kabartma işlemi durabilir , o zaman koloni şurup ile desteklenmelidir.

Bu konuya bir şey daha eklemek istiyorum ; genelde , kuluçkalıktan uzakta yani ballıkta  işletilen ham petekleri , arı bal koyacağı için erkek arı gözü yaparak kabartıyor , bu petekler kuluçkalığa alınırsa anaarının bunlara erkek yumurtası koyacağı malumdur !!!


                                   
  http://alisekerli.blogspot.com/

: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: fırat 05 February 2010, 23:31:55
merhaba arkadaşlar.
 ben bu iki sene zayıf kovanlarla boğuşup duruyorum. gerçektende ali beyin her zaman dile getirdiği gibi zayıf kovan  arıcılığımızın büyük problemi.  164 kovanım vardı sonbahara yakın bu zayıf kovanlardan dolayı 64 kovanımı kaybettim. ama bu bana çok büyük ders oldu. birdaha kesinlikle arı kovanlarımın zayıf hale gelmesine izin vermeyecgim. mehmet yüksel beyin kovanları gibi güçlü tutacağım. bütün arıcı dostlarıma selamlar.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Enver 19 February 2010, 10:48:05
s.a.
  Kanalın birinde nektar zamanına 1 ay kala ana arıyı 1 çıtaya hapsetme yöntemini anlatıyor. Bunu yaparken 2 kovanı eşleştirip birinin kapalı yavrularını alıp diğerini veriyor diğer kovanıda bala çalıştırıyor. bu şekilde 50-60 kg bal toplanabileceğini söylüyor. Yani kovan başı yine 30 kg olacak.

  Bu yönteme benzer yöntemler kullanan var mı?
: Ynt: KOVAN YÖNETİMİ VE KOLONİ GELİŞİMİ
: celal 19 March 2010, 16:46:37
Değerli arıcı arkadaşlar her arıcı güçlü kolonilere ulaşmak ister. Ancak somut olarak bilmemiz gerekir ki, bu normal şartlarda ulaşılabilecek bir hedef değildir. Sayın Ali Türk koloni yönetiminde yapmak istediklerini ve düşüncelerini paylaşmış hatta düşündüklerini tam olarak ifade edemediğini de eklemiş.

Yeni bir arıcı olarak koloninin gelişimi benimde üzerinde düşündüğüm bir konudur. Bir şeyi tahayyül edemezseniz nereye ulaşacağınızı bilemezsiniz. Ben ancak rakamları grafiğe döktükten sonra kovanları geliştirebileceğim azami seviyeyi gördüm. Bu da bana farklı ve değişik bir bakış açısı kazandırdı.

Öncelikle koloni ile ilgili senaryonunun ve ön kabullerin bilinmesi gerekiyor.
-Mart ayı başında 20.000 arısı olan
-20.000 adet yumurta, larva, pupası olan bir kolonimiz var.
-Arı ömrü 8 hafta alınmıştır ve ana arımız Mart ayı başında 500, Mart ayı ortasında 1000, Nisan başından itibarende 1500 yumurta atma başarısı göstermiştir. (Kafkas arısının maksimum attığı yumurta sayısı baz alınmıştır.)
-Kolonimiz oğul vermemiştir.
-Arının doğal ölümü haricinde hiçbir etken olmadığı varsayılmıştır.

Bu şartlar gerçekleştiğinde dahi kovanımızdaki arı sayımız 54.000'de sabitlenmiştir. Bu üzerinde düşünülmesi gereken en temel konudur.

Grafiği koyamadım. Hacim sorunu var. Ancak bilgiler üzerinde tartışabiliriz. Grafiği koymadan da hesabımız aslında bellidir. 1500 yumurta ile bir müddet sonra kovan içinde canlı arı sayısı sabitlenir. 8 haftalık ömrün 5 haftası arının canlı olduğu dönemdir. Buradan hesapladığımızda 1500*35-36 gün=54.000 eder ve bu da bir müddet sonra doğan kadar ölen olacağından dolayı sabitlenir. Yumurta veriminin azalmasıyla beraberde koloni küçülmeye başlar.
: Ynt: KOVAN YÖNETİMİ VE KOLONİ GELİŞİMİ
: Şekerli 20 March 2010, 00:44:12
Öncelikle koloni ile ilgili senaryonunun ve ön kabullerin bilinmesi gerekiyor.
-Mart ayı başında 20.000 arısı olan
-20.000 adet yumurta, larva, pupası olan bir kolonimiz var.
-Arı ömrü 8 hafta alınmıştır ve ana arımız Mart ayı başında 500, Mart ayı ortasında 1000, Nisan başından itibarende 1500 yumurta atma başarısı göstermiştir. (Kafkas arısının maksimum attığı yumurta sayısı baz alınmıştır.)
-Kolonimiz oğul vermemiştir.
-Arının doğal ölümü haricinde hiçbir etken olmadığı varsayılmıştır.

   Güzel bir senaryo...

   Bence hatalar ile dolu bir senaryo !

   Konuyu biraz açalım ; mart başında kovandaki arı sayısı 20 000 .

   1 çerçevede 3 000 arı dersek yaklaşık 7 çerçeve arı demektir...

   Kolonideki yumurta, larva ve pupa sayısı da 20 000 alınmış. ( hadi onuda olası görelim)

   Standart bir langstroth kovanının çerçevesi içten içe 22*42 ölçülerindedir.

   Bir cm karede 3.5 adet petek gözü vardır , ölçüleri gerçekçi olması için biraz yuvarlayalım çünkü çerçevedeki petek çerçeveden biraz küçük olur ve çerçevenin üzerinde bal kemeri olduğunu da farzedelim ve yapacağımız hesapta çerçeve iç ölçüsünü 20*40 olarak alalım.

   20*40= 800 cm kare, çerçevenin bir yüzünün alanı 800*2= 1600 cm kare,çerçevenin iki yüzünün alanını bulmuş oluruz.

   1600*3.5= 5600 bir çerçevedeki yavrulu göz sayısı.

   20 000/5600= 3.5 ful çerçeve yavru demektir , genelde mart ayında çerçeveler ful yavru olamayacağına göre 20 000 yumurta ,larva , pupa  en az 5 veya 6 çerçeveye yayılmış olması gerekir.

   Grafikteki veriler bunlar olursa ve olası senaryo bu verilere göre kurgulanırsa " yandı gülüm keten helva " demek gerekir.

   Çünkü , mart ayının başında ayında 7 çerçeve arıda 5-6 çerçevede yavru olması imkansız...

   Hele hele birde bu arı " kafkas " ise hayalden de öte...

http://alisekerli.blogspot.com/


: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: emrah 21 March 2010, 21:04:15
Ali abi benim var öyle bir kaç arım.Dört çerçeve,iki çerçeve yavrulu bunların gelişmesi çok zor gözüküyor senin demene göre.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Şekerli 22 March 2010, 22:02:02
Emrah , inşallah arıların bala kadar kendini toparlar.
: Koloni Gelişimi
: celal 23 March 2010, 11:35:33
Sayın Ali Şekerli'nin değerlendirmesi için teşekkür ederim.

Ben eleştirmeye değil ortaya konan bilgiye yönelik yazacağım. Birincisi benim tespit olarak ortaya koyduğum bilgi, Kafkas ırkı bir ana arının eldeki kabul edilmiş bilgiler çerçevesinde (max 1500 yumurta/gün) ulaşabileceği en güçlü koloni durumunu ortaya koymaktı.

Öncelikle, oradaki varsayımsal rakamlar kıştan güçlü çıkan bir koloniyi anlatmak içindi. Zaten başlangıçtaki arı sayısının, Haziran ayı ortasındaki koloni gücüne her hangi bir rakamsal etkisi yok. Hepsi bahar ayları içinde ömürlerini doldurup ölüyorlar. Görevleri sağlıklı bir generasyonu oluşturmak.

Yazının ana fikri bambaşka eleştirilen nokta başka. Grafiği koyamadığımdan (imageschack çalışmıyor) ve yazı miktarında da (192 Kb) sınırlama olduğundan bunu açıklayan bilgiyi silmek zorunda kalmıştım. Esasen yazımdaki bilgi sayın Ali Türk'ün ortaya koymuş oldukları doğrultusunda idi.  Yani netice : kafkas ırkı bir ana ile (yada özellikleri bilinmeyen herhangi bir ana arı) ne kadar gayret edersek edelim, ne kadar özenli bakım yaparsak yapalım. Haziran ayı içinde koloninin ulaşabileceği en fazla sayı 54.000 dir.

Tarlacı arının ömrü  40 gün alınırsa bile en olumlu şartlarda   koloni 60.000 arıya ancak ulaşabilir  ki, bu noktada Sayın Ali Türk'ün tespitlerinin doğruluğu ortaya çıkıyor. Hedef; bal akımında 80.000 lik koloni sayısına ulaşmak sa, mutlaka yeni ve farklı bir şeyler yapmamız gerekliliğidir.
saygılarımla...
: Koloni Gelisim Grafigi
: celal 23 March 2010, 11:53:27
(http://i42.tinypic.com/2afdg0l.jpg)
Nihayet grafiği bir başka image yükleme sitesinden TinyPic.com yükleyebildim. Kısaca grafiği açıklayayım. En solda görülen aşağıya doğru inen çizgi Mart ayı başındaki arı mevcudunun sürekli azalan sayısını göstermektedir. Görüldüğü üzere esas olan hususa rakamsal bir etkisi yoktur.

Tabandan başlayan ve yükselen birinci çizgi: Mart ayı başından itibaren ana arının yaptığı yumurtalarından çıkan arıyı göstermektedir. Zaten esas olanda bu çizgidir. Bir müddet sonra bu çizgi kovan içinde olan tüm arıyı gösterir hale gelmektedir. Grafiğin son kısımlarına takılınılmamasını özellikle istirham ederim. Benim grafiği yaparken görmek istediğim konu: arı kolonisinin doğal olarak ulaşabileceği en yüksek arı sayısı idi.

Grafik elle çizilmemiş, kovan içindeki arıların yumurta, doğum, ölüm gibi yaşam döngüleri excel tablosu halinde hazırlanıp grafik excel de çizilmiştir. Buraya yükleyebilmek için resim formatına çevrilmiştir.

Saygılarımla...
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Şekerli 23 March 2010, 23:13:05
        Celal Bey Merhaba !

        Sizi eleştirdiğim falan yok,aslında aynı şeyi söylüyoruz ama siz benden çok daha iyimsersiniz.

         Yeni arıcıyım diyorsunuz tecrübeniz olmadığından kafkas hakkında yazılanların tümünü doğru kabul ediyorsunuz,ama durum hiçte öyle değil...

        Ben Edirne'de ikamet ediyorum bizim burada kışlar çok sert geçer, şartlar açısından kafkasın ana yurduna en yakın bölge de zannedersem Trakya'dır...

        Zannedersem bundan 5-6- yıl öncesi idi maalesef kafkası burada da pazarladılar.

        Edirne'de bazı arıcılara kafkastan anaarı ürettirip devlet desteği ile dağıttılar.

        Öyle bir propaganda yapıldıki!
       
         Anlatılanlara bakarsanız müthiş bir arı;soğukta,yağmurda ve daha gün doğunca çalışmaya başlıyor ta ki akşam karanlığına kadar dur durak bilmiyor...

        Sonra dil uzunluğu da farklı, bimem kaç mm, diğer arıların nektar alamadığı çiçeklerden nektarda alabiliyor fakat en önemlisi bal verimi de bölge arısından çok daha fazla olarak lanse edildi ve kafkas pazarlandı tabiki birileride nemalandı...

        Yurdum insanı çok saf...

        Söylenenlere hemen inandı,arılığının tümünü kafkasa çeviren arkadaşlarım oldu ve geri dönülemez bir hata yaptılar!

        Kazın ayağı seneyi takip eden ilkbaharda belli oldu,aslında daha yazdan belli idi ama kimse uyanamadı.

        Kafkas;daha sonbahar gelmeden yavruyu kesiyor ve kışa az nüfus ile giriyor,haliyle baharada az nüfus ile çıkıyor bir de bakıyorsunuz ki ana nektar akımı gelmiş kafkas hala gelişecek.

        Yani hani o  "mart başında 20 000 nüfus 20 000 yavru" teorisi kesinlikle olamaz.

         Kafkas kıştan çok zayıf çıkıyor, öyle mart ortasında 1000 yumurta nisan başında 1500 yumurta atamayacağını ben çok iyi biliyorum...

        Siz çok iyimser davranarak haziranda koloninin 54 000 -60 000 nüfusa erişeceğini hesaplıyorsunuz...

        Yani yaklaşık olarak 20 çıta arıdan bahsediyoruz!

        Bal yapacak bir koloninin nüfusu yaklaşık olarak 50 000 veya 60 000 olursa çevre şartları ve kovanın nektar bölgesine uzaklığı uygun olursa bu koloniden yaklaşık 1.5-2 teneke bal alırsınız ve bu rakkamda çok iyidir!

        Yani benim, çevremdeki gözlemlerim ve durum bu şekildedir,kafkasın bu nüfusa ulaşacağını hiç zannetmiyorum zaten burada ulaşmadı da,şu an herkes kafkastan vazgeçmiş durumda.

        Ben sadece şunu hatırlatmak istiyorum;pazarlamacıların işi mal satmak, malı öyle bir allayıp pulluyorlar ki sanırsınız kafkası aldığınızda kovanınızdan onlarca kg bal alacaksınız.
         

                                                http://alisekerli.blogspot.com/
 
: Koloni Gelişimi ve Kovan Yönetimi
: celal 24 March 2010, 16:19:11
Değerli arıcı dostlarım bu konuyu gündeme getirme sebebim, ulaşabileceğimiz zirve noktaları bilebilmektir. Temel noktalarda hataya düşersek düşündüklerimizle gerçekler arasında büyük uçurumlar ortaya çıkacaktır. Bende kuvvetli koloniler oluşturmak için hayaller kuruyorum. Ancak, yukarıda bahsettiğim grafiği oluşturduktan sonra aslında gerçeklerden çok uzak bir hayal kurduğumu anladım.

Amaç asla bir arı ırkını eleştirmek değil. Somut ve ölçülebilir bilgiler bu arı ırkı üzerinde elimizde mevcut olduğundan dolayı örneği onun üzerinden verdim. Her arıcı öncelikle kolonisinin üreme gücünü bilmelidir. Kafkas saf ırkı kendi uygun bölgesinde bilimsel olarak en fazla 1500 yumurta yapabilmektedir. Bu tespit kişisel yorum olmayıp bu konuyla ilgili kaynaklarda yer almaktadır. (Tarım Bakanlığı sitesi, İnci Arıcılık vb...) Her türlü eleştiriye açık olmasına rağmen elimizde saf ırk ve kullanma melezi olarak Kafkas ırkı vardır. Hangi kaynaktan geldiği belli olmayan, hiç bir özelliğini bilemediğimiz onlarca ekotip'in daha iyi bir üreme değeri ortaya koyabileceğini zannetmiyorum. (Eğer böyle özellikli bir yöre arısı olmuş olsa idi, şimdiye kadar çoktan efsane haline gelirdi). Dolayısıyla diğer bölgesel ekotiplerin ulaşabilecekleri koloni gücü varsayımsal olarak ortaya koyduğumuz rakamların bile altında kalacaktır.

Gerek Muhsin Doğaroğlu ve gerekse Ali Türk beyefendilerin bal üretim sezonunda 80.000'lik kovanlarla en yüksek bal üretiminin gerçekleştirilebileceği yönündeki bize aktardıkları  temel bilgi üzerinden hareketle, şu soruyu sormamız gerekiyor. Öyleyse bir arıcı hangi yöntemlerle böyle bir arı kolonisi oluşturabilir?

(Koloni gelişim grafiğinde görüldüğü üzere 20.000 sayısının anlatmak istediğim sonuca ulaşmak için her hangi bir anlamı yoktur. Sadece sezon başında güçlü bir arı kolonisini ifade etmek için varsayımsal olarak kabul edilmiştir. Anlatımın özü üzerinde durmalıyız.)

Saygılarımla...

: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: yusuf 24 March 2010, 17:36:44
hesaplar güzelde birde evdeki hesaplar çarşıya uysaydı ... :-\
: Ynt: Koloni Gelişimi ve Kovan Yönetimi
: Şekerli 25 March 2010, 01:20:49
Bu tespit kişisel yorum olmayıp bu konuyla ilgili kaynaklarda yer almaktadır. (Tarım Bakanlığı sitesi, İnci Arıcılık vb...)

        Bende aynı şeyi söylüyorum zaten, bahsettiğiniz şirket kafkasın pazarlamacısı...

        Kafkası Ege,Akdeniz de dahil olmak üzere her tarafa pazarladılar sizce mantıklı mı?

       
Hangi kaynaktan geldiği belli olmayan, hiç bir özelliğini bilemediğimiz onlarca ekotip'in daha iyi bir üreme değeri ortaya koyabileceğini zannetmiyorum.

        İşte burada müthiş bir şekilde yanılıyorsunuz her bölgenin kendi ekotipi, o bölgeye uyum sağladığı için hangi mevsimde ne yapması gerektiğini çok iyi bilir, arılıktaki koloniler arasından bilinçli olarak yapılacak olan elemeden sonra yüksek verim alınacağı kesindir!

        Dışarıdan yani yabancı arıcılardan bir çok mail aldım,benden "ANATOLİAN" (anadolu arısı) istiyorlar,anatolian'ı ne yapacaklarını sorduğumda da "BUCKFAST" üretiminde kullanacaklarını söylüyorlar ama nedense kafkasın adını bile anmıyorlar...

       Yabancı arıcılar bizim arılarımızı,gen kaynaklarımızı bizden çok daha iyi biliyorlar ama maalesef bizim bilim adamlarımız uyuyor.

       O kafkası pazarlayanlar arasında bu işi çok iyi bilenler var niye ıslah çalışması yapmıyorlar bizde takdir edelim...

       Gelelim 80 000 lik koloniye; eğer işin doğrusunu söylemek gerekirse bu 80 000 lik koloni işi bizim şu anki mevcut yerli arılarımız ile olmaz sadece fantazi olarak kalır.

       Çünkü büyük gayretlerle 50 000 -60 000 nüfusa çıkardığınız koloni hemen oğul eğilimi gösteriyor,bu koloniyi, bu nüfusta tutmak maharet ister.

        Arılarımız ıslah edilmediği sürece de bu konu fantazi olarak kalmaya devam edecektir.


Gerek Muhsin Doğaroğlu ve gerekse Ali Türk beyefendilerin bal üretim sezonunda 80.000'lik kovanlarla en yüksek bal üretiminin gerçekleştirilebileceği yönündeki bize aktardıkları  temel bilgi üzerinden hareketle, şu soruyu sormamız gerekiyor. Öyleyse bir arıcı hangi yöntemlerle böyle bir arı kolonisi oluşturabilir?

        80 000 lik koloni oluşturmanın çok farklı metodları var; Muhsin hocanı kitabını okuduğunuz anlaşılıyor Hocanın dediği gibi destek koloni sistemi ile bu sonuca ulaşılabilir fakat buradaki sistemde, hasattan sonra zincirin kopacağı kesin, koloninin kendini toparlaması için arıcının çok tecrübeli olması gerekiyor.

        Bir başka yöntemde bal üretecek kovana,yanındaki kovanın tarlacılarını alma yöntemidir.

        Diğer bir yöntemde iki kraliçe metodudur.

        Amerikalı arıcılar iki kraliçe metodunu kullanarak, kısa fakat kuvvetli bir nektar akımında bir sağımda,bir koloniden 150 kg bal aldığını söylüyorlar.

        80 000 lik koloniyi oluşturmuş olsak bile elimizdeki mevcut kovanlarla bu iş olmaz , arıyı çalıştıramayız bile... 

        Burada yazılanları okuyan arı dostlarına naçizane bir dost tavsiyem olacak; arıcılığa yeni başlamış arkadaşlar, arıyı iyice tanımadan, bazı arı davranışlarını öğrenmeden,hızlı fakat sessiz çalışmayı öğrenmeden çok kuvvetli koloniler ile çalışmayın!

        Mevcut koloni 8- 10 çerçeve iken sakin olabilir ama 20-25 çerçeveye basan aynı koloni çok daha farklı davranabilir sonuç çok kötü olabilir çünkü ıslah edilmemiş kuvvetli  arılarımızın ne yapacağı belli olmuyor çok vahim durumlar oluşabiliyor.

        Konuyu kısaca özetlersek masa başında yapılan arıcılık ile sahada yapılan arıcılık çok farklıdır...

         
                                             http://alisekerli.blogspot.com/           




: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: asım özel 25 March 2010, 19:38:08
  Burada yazılanları okuyan arı dostlarına naçizane bir dost tavsiyem olacak; arıcılığa yeni başlamış arkadaşlar, arıyı iyice tanımadan, bazı arı davranışlarını öğrenmeden,hızlı fakat sessiz çalışmayı öğrenmeden çok kuvvetli koloniler ile çalışmayın!ali şekerli alıntı.

ali şekerli hocamızın dediğine katılmamak elde değil bende aynı görüşteyim 10 çerçeve arıyla baş edemeyen ben 25-30 çıta arıyla nasıl baş ederim emin değilim. arıcılıktan edindiğim en önemli tecrübeleri böldüğüm kolanilerin gelişlmesini takip ederek elde ettim. gelişimlerini anlayabildim. sonuçta iki tür arım mevcut biri asabi biride sakin. sakin olan kovanın bal verimi ve gelişim hızı iyi lakin yağma eğilimi fazla. asabi olanın bal verimi düşük ve oğul eğilimi var. acemi biri olarak bunlara akıl erdirmem gerçkten zor cinsi nedir die bende merak ediyorum. ben bu kovanları nasıl yönetip hesap yapabilirim emin değilim.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: mehmet şahin 18 May 2010, 22:54:40
sayın şekerli abi selamlar bir konuya kafam takıldı arıcılıkta yeniyiz forumdaki tecrübeli abilerimizin paylaşımlarından yarar
lanıyoruz sizin şu yazınız dikkatimi çekti yazınızdan alıntı yaptım(genelde , kuluçkalıktan uzakta yani ballıkta  işletilen ham petekleri , arı bal koyacağı için erkek arı gözü yaparak kabartıyor , bu petekler kuluçkalığa alınırsa anaarının bunlara erkek yumurtası koyacağı malumdur) yani ham petekleri hep kuluçkalıktaki 2. ve 9. çıtaların yerine koyarak kuluçkalıktaki karar
mışları azar azar yukarıya alarakmı ballığı oluşturalım saygılar
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Şekerli 21 May 2010, 10:39:25
Kapalı yavrulu çerçeveleri ballığa alıp , kuluçkalıkta açık yavrulu çerçeveleri ortaya toplayıp yanlarına ham petek verilmesi daha doğru olur.

Ballığa verdiğimiz kapalı gözlü çeçrçevelerin yanına da ham petekli çerçeve vermeliyizki arı bunları kabartırken işçi arı gözü yapsın...

http://alisekerli.blogspot.com/
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: mehmet kodaş 21 May 2010, 12:15:50
sayın ali abi iyice kafam karıştı  ben arıcılıgı bu forumdan ve siz degerli büyüklerimin bloglarından okuyarak ögrenmeye çalışıyorum bu itirazımı kabalık olarak görmeyin lütfen önceki yazınızdan alıntı (genelde , kuluçkalıktan uzakta yani ballıkta  işletilen ham petekleri , arı bal koyacağı için erkek arı gözü yaparak kabartıyor , bu petekler kuluçkalığa alınırsa anaarının bunlara erkek yumurtası koyacağı malumdur) digeri
(Ballığa verdiğimiz kapalı gözlü çeçrçevelerin yanına da ham petekli çerçeve vermeliyizki arı bunları kabartırken işçi arı gözü yapsın...)
ben erkek arı istemiyorum ballıga koydugum ham petek erkek arı gözü olarakmı işçi arı gözü olarakmı kabartılır?
bu iki yazıyı okuyunca benmi bu işi bilmedigim için dogruyu anlayamadım yoksa dil sürçmesimi oldu bilgilendirirseniz sevinirim 2 tane kolonim var ikisinede sizden ögrendiklerimle kat attım hangisini uygulamalıyım  şu anda sizlerden ögrendiklerim sekteye ugradı kafam çok karıştı ne yapmalıyım? saygılar sunuyorum
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Şekerli 22 May 2010, 07:52:08
Mehmet kardeşim niye kafan karışıyorki ?

Ballıkta kapalı gözlü yavrulu çerçevelerin yanına koyacağın ham petek işçi arı gözlü olarak işlenir çünkü yanında yavrulu çerçeve var , umarım anlatabilmişimdir.

Şayet yukarı yani kapalı gözlülerin yanına kabartılmış petek koyarsan anaarı hemen koyduğun bu çerçeveye yumurta atar ama ham petek koyduğun için yumurta atamaz aşağıda çalışır.

Bir sonraki kontrolde de , kapalı gözlü yavrulu çerçevenin yanına  vermiş olduğun kısmen kabartılmış olan ham petek aşağıya kuluçkalığa indirilir ve yukarı kapalı gözlü çerçevenin yanına yine ham petek verilir.

Bu sistem ile çalışırsan anaarı genelde yukarıya  çıkmaz , çünkü kuluçkalıkta yumurta için devamlı boş yer  olur ve işçi arı gözlü petek işletilmiş olur.


http://alisekerli.blogspot.com/
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: mehmet kodaş 22 May 2010, 11:46:38
Sevgili Ali Abim ne demek istediginizi şimdi daha iyi anladım ballıga kapalı gözlü çıta çıkardıgımızda yanına verdigimiz ham petek işçi arı gözü olarak işleniyor bazı arıcıların yaptıgı gibi ballıga hiç kapalı yavrulu çıta çıkarmadan işin kolayına kaçıp direkmen ham petek verildiginde ise yanında kapalı yavrulu çıta bulunmadıgından ve kuluçkalıktan uzakta işlendiginden erkek arı gözü olarak işleniyor umarım dogru anlamışımdır!
Birde şunu sormak istiyorum ben fenni kovanda kendim için hiç ham petek vermeden arının herşeyini kendi yapacagı bir veya iki çıta kara kovan balı da almak istiyorum bunun için ballıktaki çıta sayısı yeterli düzeye ulaştıgında anayı eger yukarıda ise aşagıya yani kuluçkalıga indirip araya ana ızgarası koymayı düşünüyordum bu şekilde ham peteksiz çıta verdigimde erkek arı gözü olarak işlense bile ana yumurta atamayacagı için erkek lerin nufusunu çogaltmamış olurum düşüncesindeydim şimdi birinci sorum bu işlemi yapmam için ballıgın en az kaç çıta ya ulaşması gerekiyor? ikinci sorumda sizin dediginiz gibi kapalı gözlü çıtanın yanına boş çıta versem ham petekte oldugu gibi işçi arı gözü olarak işlerlermi araya ana ızgarası koymadan yoksa ana ızgarası koymalımıyım?
Sizin gibi bu işe gönül vermiş tüm arıcı abilerime teşekkür ediyorum iyiki arcılıgı sizlerden ögerenmeye çalışıyorum saygılar sunuyorum
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Şekerli 24 May 2010, 20:46:50
Mehmet kardeşim!

20 çerçeve arısı olan bir koloniye bal akım zamanı anaarı ızgarası koyup ballığa da çerçevenin üst kısmına 1 cm uzunluğunda temel petek yapıştırdığın çerçeveyi as , yani arıya yol göster o işini bilir...

Arı bal koyacağı çerçevedeki gözleri , işini azaltmak için  genelde büyük işler.

http://alisekerli.blogspot.com/
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: mehmet kodaş 25 May 2010, 11:13:37
Verdiginiz bilgiler için çok teşekkür ederim sevgili ALi Şekerli abim sizin gibi ustalarımız sayesinde bu işi ögrenecem inşallah.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: emrah 31 May 2010, 15:44:55
Kestane zamanı iyice yaklaşıyor kata çıkmayan altı ful 10 çerçeve kovanlarımızı nasıl düzenlemeliyiz?Bu kovanlarımızı birleştirsek bal alabilirmiyiz bu konuda uzman arıcılardan tafsiyeler bekliyorum.Benim gibi böyle kata çıkmayan çok arısı olan arkadaşlar vardır.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: emrah 03 June 2010, 08:54:19
Yanıt veren olmadan ben yanıtlayım bari dört günde arılarımız o kadar atağa geçtiki bir leştirmeye gerek kalmıcak gibi gözüküyor artık.Birazda sabır işi arıcılık.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Arı Bakanı 28 March 2012, 15:54:45


Arcılık bilgi paylaşım formumuzun en çok okunan bölümlerinden birisi kovan yönetimi ve bazı hesaplar. Hazır baharda gelmiş ve bu bilgiler arıcılar için çok önemli. Forumda şu an zayıf kolonileri güçlendirmekle alakalı bir konu işleniyor, bu konuyu bilir iseniz zayıf kovanları ne kadar güçlendireceğimizi bulmuş olursunuz. Bu konudaki yapmış olduğum tahliller çok önemli. Siz iki çıtaya arıya dünyanın en iyi ana arısını verin, bu kadar zayıf bir kolonide ana arının yapacakları sınırlıdır, bunu konunun başında resimler ile anlattım. Ana arı bir çıtayı yaklaşık beş günde bitirir. İki çıta arıya verdiğiniz ana arı 10 gün yumurta atacak ve yatacaktır, çünkü mevcut bu kadar. Peki, ne zaman kadar yatacak, attığı yumurtalar işçi olup doğacak ki, yeni yumurta atacağı alan açılsın. Çok zayıf kolonileri en az 4-5 çıta arılı hale getirmeliyiz, ana arı hiç yatmadan kovanın bir ucundan başlayıp, diğer ucuna kadar yumurta atıp, tekrar başa geldiğinde ilk attığı yumurtalar işçi olmuş, yeniden ilk baştan sona kadar gidebilsin.

 Koloni yönetimi (http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=93.30) ve bu hesaplar çok önemli. Olayı birde başka yönden düşünelim, biz bazı hesapları yapmaz isek kayıbımız nedir? ona bakalım. Bir bölme yaptık ve iki çıta arıdan oluşuyor. Bu iki çıta arıyı ana arı 10 günde dolaşıp yavrulamayı bitirir, günlük 1500 yumurta atar ise 10 günde 15 bin yavru atılır ve arımız zayıf olduğu için yavrular çıkana kadar 11 gün beklemek zorunda. Yapmış olduğumuz bölme 5 çıtalı olsaydı, bu kolonideki ana arı yatamaz. Günlük 1500 yumurta atar ve bir baştan bir başa kadar 21 gün bu işlemi sürdürdüğünü düşünün yaklaşık 30 bin yavru atmış oluyor. Zayıf arıya ile kaybedilen yavru satısı 15 bindir. Hele günlük 2 bin yumurta atan arılarınız var ise kaybedilen yavru sayısı 25 binlere dayanır. Bu konuyu arıcılar baştan sona bir kez okumalı diye düşünüyorum.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: YUSUF ŞİMŞAK 28 March 2012, 17:17:04
SLM...

Sayın Bakanım.

Bir anadan elde edebileceğimiz maksimum verim için güzel bir örnekleme oldu.Fakat biz hesabı bir ana üzerine yapıyoruz.Örneklemeyi bir ana değil de analar üzerinden yapar isek mesela;

Elimizde 12 çıta arımız var.6 çıta ile 2 koloni oluştursak iki anadan maksimum seviye de yavru elde etmiş olacağız.Dolayısıyla 6  çıtalık iki koloni bize bir ay sonunda 10 çıtalık iki koloni yani toplamda 20 çıta arımız olacaktır.Özetle : 2*10=20 olacaktır.

Farzedelim ki ; elimizdeki 12 çıtalık arımızı 2 çıtalık ruşetlere ayırsak ve 6 yeni kolonimiz olsa.Her bir koloni biri,( hadi 1,5 diyelim) çıta yavrulama alanı oluşturacağına göre ve ay sonunda çıkan yavrular 3 çıtayı saracağına göre ;ay sonunda  6*3=18 çıta arımız olacaktır.

Dip yeküne gelecek olursak 2 çıta arı eksik kalacağımızı düşünüyorum.

Ayrıca 2 çıtalık bir ruşetinde 1,5 çıta yavru alanı oluşturmasıda fazla iyimserliktir.Buna mukabil 6 çıtalık bir kolonininde 5 çıtalık yavru alanı oluşturması daha olasıdır.

Kafanız çok karışmış olabilir :D çünkü benim karıştı ???

SLM ve Muhabbetle...
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Arı Bakanı 28 March 2012, 17:28:17
Yusuf burada kafa karışacak bir şey yok, olayı mantıklı düşünecegiz, ben iki çıta arı, iki çıtaya yavru atar diyeyim sende bir çıta yavru atar de. Sonuç bölümünde elimizde çok zayıf koloni var ise bunları en az 5-6 çıtaya çıkartıp, sonra sonuçları bekleyecegiz. Maksadımız, ana arıya yavruyu kestirmemek degilmi. Bir başka detay var, katılmış olduğumuz, ana arı üretim kursunda, hocamız, kapanan yavruları inkibilatöre alın boşu boşuna 8 gün niye kovanı meşgul etsin demişti. Yavru kapanmış ise arıların bu kapalı yavrulara sıcaklıktan başka bir şey yaptıgı yok, az arıların kapalısını alın, ana arı yavruya devam etsin demişti, şimdi kafan hiç karışmaz :)
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: AYDIN BAYAR 28 March 2012, 18:26:14
ali abi cok güzel anlatmışsın ama anlattıkların her arı ırkı icin gecerlimi  ali abi bende bir kac ırk var kafkas melezi  yerli karniol f1 f2 kafkasları geliştiremededim kendi ürettiklerimle birleştirdim bakalım ne olacak
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Arı Bakanı 28 March 2012, 21:09:36
ali abi cok güzel anlatmışsın ama anlattıkların her arı ırkı icin gecerlimi  ali abi bende bir kac ırk var kafkas melezi  yerli karniol f1 f2 kafkasları geliştiremededim kendi ürettiklerimle birleştirdim bakalım ne olacak

Aydın Bayar;
Konunun ırkla bir alakası var mı?
Tüm zayıf kolonileri, gelişebilmeleri için belli bir güce getirmek gerekiyor. Bu konu içinde yazdığımı hatırlıyorum, yanılmışda olabilirim. Genede bir kez daha belirteyim, yabancı ülkelerde paket arı satışı vardır. Satılan arıların geneli 1,5 kilodur. Bu kadar arı genelde 5 çıtayı yazın çok rahat sarar. Bende bu olaylardan esinlenerek bu hesapları yapmıştım. 5 Çıta arı, hiç aksatmadan yoluna devam arıdır, yeterki genişleyecegi alan, yiyecegi bal, ve poleni olsun.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: yüksel özsoy 10 April 2012, 23:19:58
Arı bakanımdan aldıgımz bilgılerdn birisi olan iki katlı çalısmaya bu hafta bir kolaniyle başladım. Kuluçkalıktaki 10çerçeve arıyı aynı şekilde kata alarak alt kata ham petek on çerşeveyi verdim. Tabi bu olayı 100 civarı kolanisi olan ve hatta kendisindn arı aldıgmız bir arıcı amcamız bana itafen bunun arıcılıktan anladıgı yok sözlerını duymam tebessum etmeme vesile oldu. O amcamızda ali abimiz ve mehmet yüksel abimizin profosyonel arıcılık hakkındaki degerli paylaşım ve bilgilerındn istifade etselerdi boyle demezdi sanırım.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: Muhittin YILMAZ 11 April 2012, 22:29:47
Sayın Yüksel Bey
Kış ortasında, 50 cm karın altında arılara invert şurubu verdiğimden dolayı, çok sevdiğim çevremdeki usta arıcılardan ne fırçalar yedim. Bu gün 6. posta invert şurubunu hazırladım, inşaallah yarın arılara vereceğim.
Henüz arıların ziyaret edeceği çiçek yok, çok az polen gelişi var, o da küçücük, arının ayağında zor görünüyor.
Çevremdeki bütün arıcılar kek veriyorlar, ben invert şurubu.(Bana göre kış arılarının miktarında azalma yok, yeni yumurta çok az.)
Gelde yılların arıcılarıdan fırça yeme!

: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: serdar_durmus 14 April 2012, 02:35:12
S.a değer usta arıcılarım sizden bir isteğim var. koloni yönetimi hakkında bize yeni bir başlık altında mesela örnek olarak 2 yada üç çıtalı bir kovanın koloni yönetimini uygulamalı olarak resimli yanında birkaç da videolu olarak göstermeniz biz yeni arıcılara daha etkili olacağını düşünüyorum. acaba bu konuda bize yardımcı olabilirmisiniz ?  yeni arkdaşlar desteklerinizi bekliyorum talep artarsa yardımcı olurlar. :)

hepinize kolay gelsin.

selam ve dua ile.
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: AYDIN BAYAR 14 April 2012, 16:22:12
ali abi ben konuları karıştırdım özür dilerim :-\
 :-\
: Ynt: GENEL OLARAK KOVAN YÖNETİMİ VE BAZI HESAPLAR
: murat polat 14 March 2016, 22:05:51
Mehmet yüksel tarzı kovanın oluşturulması ve arıların birleştirilmesinde sorun yok. Zaten sizde ilk defa oluşturdum ve sonucunu görmedim diyorsunuz. Mehmet Yükselin kovanları sanırım 16x2=32 çıtalı olmalı. Mehmet yüksel bizim gibi kovanın 32 çıtası var diye her şeyi oluruna bırakmıyor. Ben metro kovanlarda bu sene bunu yaşadım, belli bir yavru alanı oluşuyor zamanla bu yavru alanı içe doğru daralır, bu bal ve polenle blokelerden oluyor. Yavrulu çıtaların bitiminde her iki taraf polenle dolar, daha dış ise ballanıyor. Bu alan müdahale olmadığında sürekli daralacaktır.

Biz bu konuları Mehmet Yüksel’le sürekli görüştük seçtiğimiz yıl. Mehmet yatay kovanlarda kuluçkalığa ara sıra müdahale etmektedir. Kovandaki her arının yaşına göre yapacağı işler var. Sürekli ham petek veriyor, kuluçkalıkta bloke varsa onları düzenliyor. Fakat katlı kuluçkalıklarda daha az bloke yaşanıyor, gene ızgaranın altına boş çıta vererek arılara petek ördürme işi veriyor.

 Bizim uygularımıza genel olarak bakıldığında bir başıboşluk hakim. Böyle gelmiş böyle gider hesabı gibi. Bizde kovanı güçlendirmek için başka kovanlardan takviye yada birleştirme yapılıyor, buna gerek yok. Başka kovanlardan yapılan takviye belli bir süre sonra bitiyor. Ben 2007 yılında tüm kovanlarımı birleştirdim, benim kadar kovan birleştiren olmamıştır. 1 ay sonra tüm kovanlar dibe vurdu, bu geçici bir şeydir, gezginci arıcılıkta arıların aynı mevcutta tutulmasını henüz öğrenemedik. 2010 yılı bu düğümün çözümü olacaktır inşallah. İki anaarıya filan gerek yok, Almanya’daki 30-40 çıta kovanlarda tek anaarı çalışmakta. Aynı anaarının kardeşlerini burada 30 çıtaya çıkaramıyoruz, kışa 10 çıta sokamıyoruz,sebebi 10 çıta üzerine konan ızgara, devamında kuluçkalıktaki blokelerdir. Ben olmayan bir şeyi savunmuyorum, önümüzde arkadaşımızın arıları yaz kış güçlü. Arıcılıkta gelişmiş ülkelerde her şey kovanın gücüne endeksli, bizde koloniler neden güçlü kalamıyor sorusunu soran bile yok.


Benim bu konuda yaptıgım hesaplamalara henüz bilim erbabımız gelememiştir, gelselerdi tarihi geçmiş uygulamaları konferanslarda yeni bilgi gibi sunup durmazlardı. Hesaplar ortada, avrupada bir anaarıyla 40 çıtaya çıkan kolonileri bizim bilimciler niye görmüyorda başka türlü 80 binlik kovan oluşturma reçeteleri veriyorlar.

 Sayın Bakanım Öncelikle Selamlar. Ben Forumunuzun yeni bir üyesiyim. Çalışmalarınızı zevk ile izlemekteyim. Birçok uygulamanızı da benimseyerek kullanmaktayım. Bu avrupalı arıcılar gibi güçlü koloni oluşturamamak ve ya kolonileri bu kadar güçlü tutamamak konusunda benim bir iki fikrim var. Tabiki yine en iyisini siz bilirsiniz sadece fikrimi beyan etmek istedim. Aklıma 2 şey geliyor acaba siz ne dersiniz. Yabancı arıcıların videolarını seyrediyoruz sürekli. Uygulamalar aşağı yukarı aynı yönde. Tabiki ekipman ve kültür farklılıkları var. Ama kovan tiplerinin bizimkilerden farklı olması çok bişey değiştireceğini sanmıyorum sonucta cok yakın ölçüler kullanıyoruz. Benim aklıma gelen şu, yabancı arıcıların çektiği videolarda hep bize gösterilenleri seyrediyoruz. Arıcılıkta hatta özellikle gelişme döneminde bir arıcı için kabartılmış peteğin en az arının kendi kadar değerli olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçek. Şahsen bu benim fikrimdir ki, ben avrupalı profesyonel arıcıların kabartılmış petel saklama ve muhafaza etme konularında da mutlaka ve mutlaka ciddi bir yol katettiği kannatindeyim. Herşeylerini bu kdar sistem üzerine kurmuş insanların bu konudada ciddi yöntemler geliştirdiklerini düşünüyorum. Tekrar söylüyorum bu benim düşüncem. Ancak bu şekilde bu kadar hızlı ve süratli olarak bu ölçüde büyük kolonilere sahip olabilirler diye düşünüyorum. 2. düşüncem ise hem avantaj hem dezavantaj olarak değerlendirilebilir. Genel kanı olarak Almanyada mevsim ve iklimin arıcılığa Türkiye kadar uygun olmadığı düşünülse de ( tabiki saçma olur çünki adamlar bu şartlarda bile aşmışlar ) belki de biz yanılıyoruzdur. Belki de bizim ülkemizin yazlarının çok sıcak ve kurak geçmesi kolonilerimizi bu kadar güçlü tutamamızın sebebidir. Herzaman övündüğümüz güneşimiz, yazımızın uzunluğu acaba bizim için bir dezavantajmı. Nerden bu kanıya vardın derseniz. Baharda gelişmelerde sıkıntı yok, hatta bazen kantarın topuzunun kaçtığı bile oluyor ki kolonilerimize oğul verdiriyoruz. :) Tekrar söylüyorum amacım çok bilmişlik yapmak asla değil. Tanışma anlamında konu ile alakalı fikrimi belirtmek istedim. Herkese iyi akşamlar, İyi sezonlar....
Sorry, the copyright must be in the template.
Please notify this forum's administrator that this site is missing the copyright message for SMF so they can rectify the situation. Display of copyright is a legal requirement. For more information on this please visit the Simple Machines website.