Veccdi abi ülkemiz aynı anda dört mevsimi yaşayan bir ülke, Akdenizde yazın yanarsınız, doğuda yazın üşürsünüz. İklimler batıdan doğuya doğru takip edildiğinde uzun bir baharı yaşamanızı sağlarsınız. Bunu arıcıların anlaması açısından, her bölğenin oğul zamanını takip etmek yeter.Ülkemizde şubat mart ayları bazı bölgelerde bahar, bazı bölgelerimizde kara kış değilmi.
Yazın sıcaklıklarda oldukça farklı oluyor. Biz gündüz 29-30 derece sıcaklıklarda yandık bittik diyoruz. Akdenizde gece sıcaklıkları bu, gündüzleri ise 39 ila 40 derece üstü, arkadaşım diyorki bizim termo metrelerimiz hep patlar, sağlam termo metre bulma zor diyordu, termo metreler 50 dereceye ayarlı, demekki gölgeceki 40 derece sıcaklık, güneş gören yerlerde 50 derece üstüne çıkıyor. Ülkemizin bir kaç yerini incelemek bile bize bir sürü iklim ve farklı şartları gösteriyor.
Ülkemizdeki şartları az çok gözden geçirdikten sonra arıcılık ile ilgili tespitlere yeniden göz atabiliriz.
Ülkemizde arıcılık adına bu güne kadar ıslah çalışması yapılmamış, 1980 li yıllarda bu işe kalkışılmış ama nedense vaz geçilmiş. Gerçi kalkışılan işte gene hata var, bizim gibi çok farklı iklimleri olan ülkeye kafkas arısı damızlık yapılmaya niyetlenilmiş, bir sürü kovan elden geçirilip kafkas özellikleri aranıp içinden seçilen bazı arılar toplanarak ülkemizde bir bölgeye getirilip, zannedersem ıslah çalışması yapılacaktı, neden karar değiştirdiler bilemiyorum, ıslah uzun bir süreç gerektiriyor, damızlık olarak seçiklen arılar ile 1980 li yıllarda Amerikadan getirilen kafkas arılarıyla çaprazlanarak bir iki yıl içerisinde tüm ülkeye dayatılmış, hiç bir test, gözlem yapılmadan böyle büyük bir iş yapılmaz. Bir yıl içerisinde arı tes edilip ülkeye dayatılmaz. Test ettiğiniz yıl arıcılık adına çok güzel bir ortam olabilir ertesi sene bu verileri yakalayamazsınız.
Ülkemizde nasıl damızlıklar üretilip, kısa sürede tüm ülkeye yayılmış veya dayatılmış linki tıkladığınızda belgeleri ile göreceksiniz. Aradan geçen süre 30 yıl ve şimdi bilimciler diyorki kafkas arısı ülkemizin her bölgesinde olmaz...
Bu esnada tüm ekotiplerimizi kafkas arısı melezleyip yok etmiştir.
Alt linteki belgeler var, hemde kaynağından, o günkü ekip üyelerinden birisi benimle katıldığı tv programında kafkas her yerde olmaz dedi, bu söylemin bende videosu var...
http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=367.0
O dönem yurt dışından ana arı getirenler bu gün yurt dışından arı getirenlere çok ağır ithamlar ediyor...
Ülkemiz iklimlerine bakıldığında, kafkas arısının başarılı olacağı yer var.
İtalyan arısının başarılı olacağı bölgeler var.
Karniol arısının başarılı olacağı bölgeler var.
Bazı bölgelerde hibrit arı kullananları görüyoruz bu kişilerde memnun.
Ülkeye bakıyorsun kafkas arısından başka damızlık bulamıyorsun...
Böyle bir iklimde her bölgeye uymayan damızlıkğa mahkumsunuz.
Arıcıların elindeki arı ne ırk bilmiyor, f kaç bilmiyor, böyle bir arıcılık günümüzde çağdaş degildir, sonra dünyadaki arıcılarla yarıştığımızı söylüyoruz...
Geçenlerde araştırmaların sırasında Çin arıcılığına biraz göz attım, Çin'de her türlü arı ırkı bulmak mümkün, Çin'de damızlık arılar, saf ve f1 olmak üzere.
http://www.cbgri.net.cn/honequee.htm
Çin her konuda olduğu gibi arıcılıkta dünyada söz sahibi bir ülke.
Bizim gibi arıcılığı bal için yapmıyorlar, arı sütü üretimine çok önem veriyorlar, ürettikleri arı sütünün büyük bölümünü, Japonya'ya vermekteler.
(http://www.aribakani.com/wp-content/uploads/2013/08/çin1.png)
Farklı arı ırkları ve fiyatları.
(http://www.aribakani.com/wp-content/uploads/2013/08/çin2.png)
İsteyen istediği ırk arı ile çalışıyor.
(http://www.aribakani.com/wp-content/uploads/2013/08/çin3.png)
Çin'ce bilenler varsa bu onlar içindi ;)
Arıcılıkta söz sahibi ülkeler neden kafkas arısı kullanmıyor birinci kafama takılan bu.
Birde arıcılıkta söz sahibi ülklerde neden bir sürü ırk kullanılıyor bu iki. Amerikayı bir inceleyin...