-
Mayıs ayı oğul ayı diye bilinir arıcılar arasında,
Kolonilerinizi oğul çıkarmaması için ne yapıyorsunuz ?
Koloni yönetimi hakkında düşüncelerinizi alalım,
kolonileriniz bal mı yapsın ?
yoksa devamlı arınızımı çoğaltmak istiyorsunuz ?
hangisi daha karlı ?
Ana arının rolu nedir bu konuda ?
ben konuyu açtım,aynı zamanda ülkemdeki arıcı arkadaşların düşüncelerini bilmek istiyorum.
-
K.Maraş'ın Andırın ilçesi Kavaklı köyündeki arılarım oğula nisanın yirmisinde başladı. 30 arıdan yaklaşık 10 tanesi oğul verdi. Oğul vermeyen arılarımın durumu fena sayılmaz. 3 tanesine 2. ballığı verdim. Diğerleri de 20 çerçeveye yaklaştı.
10 güne kadar küçük de olsa bir bahar balı hasadı ufukta görünüyor. Son durum böyle. Koloni yönetimine gelince: Çalışan birisi olarak arılarıma ancak haftada iki gün zaman ayırabiliyorum. Bu yüzden arılarım sıkışmasın diye daha 8-9 çerçeve olunca mart sonu nisan başı ballıkları koydum. Yaklaşık 20 kovanımın tabanları elek telli idi, onlarında çekmecelerini tamamen çıkarttım. Kuluçkalıktaki eski çerçeveleri ballıkta kabartılmış yeni çerçevelerle yaklaşık yarısını değiştirdim. Ana arıların hemen hepsi gençti bu yüzden ana değiştirmedim. Kapalı yavrusu fazla olan arılardan az sayıda devşirme koloniler oluşturdum. Varrova mücadelesi için kapan erkek arı çerçevelerini imha ettim. Koloni yönetimim genel olarak bu şekilde devam ediyor. Amacım bal almak, koloni çoğaltmak değil. Hedefe ulaşmak için elimden geleni yapıyorum. Gerisi kısmet.
-
Ana arı konusunu değerlendirecek olursak: Yüksek bal verimi için ana arının önemli olduğunu biliyorum. Kendime yetecek kadar gerek miller gerekse larva transferi yöntemi ile ana arı üretiyorum. Esas sıkıntım, ana arı ne kadar kaliteli olursa olsun oğul meyilli olması. Bu da benim hiç istemediğim bir durum.
-
Ben Gölcük-Kocaeli'de yaşıyorum. Kestane balı için hazırlıklarımız son safhaya geldi. Kestane balı çok kıymetli ve de kısa süre içinde (yaklaşık 15-20 günde iş bitiyor.) hasat yapılması gerektiğinden ana arı ızgarası kullanmanın uygun olacağını düşünüyorum. Sayın bakanımız da geçmiş paylaşımlarında bu konuyu ifade etmişlerdi. Lakin katta kalan kuluçka'lardan oğul memesi olup olmadığını 3-4 gün içinde takip etmenin uygun olacağını düşünüyorum. Kolonilerin güçlerini dengelemek için geçtiğimiz iki-üç haftadan beri kapalı gözlü yavruları çok iyi gelişemeyen (8-9 çıta olan ve 6 çıta yavrulu kolonilere) takviye olarak vermiştim. Şimdi ise koloniler yaklaşık 13-16 çıta aralığına geldiler. Önümüzdeki 10 gün içinde oğula falan kaçırmazsam hedeflediğim mevcuda erişebileceğimi düşünüyorum. Lakin kolonilerde ortalama 8-9 çıta yavru var. Geçtiğimiz yıl kata 4 çıta kapalı gözlü yavrulu çıta çıkarmış ve kuluçkalıktaki 2,4,7 ve 9 numaralı çıtalara temel petekli çıta vermiştim. (Geçen yıl maalesef arılarımı geç aldığımdan dolayı ortalama 10 çıta arı ile kestane balı almaya çalışmak gibi bir bahtsızlığa maruz kalmıştım. Bu tecrübenin ağır faturasını çok az kestane balı elde ederek ödedim.) Bu yıl da aynı şekilde 2,4,7 ve 9 numaraya temel petek vermeyi düşünüyorum. Üst kata ise mutlaka ana arı ızgarası kullanacağım. Bu işleri ise 24 Mayıs'a kadar tamamlamam gerekir diye düşünüyorum. Çünkü artık kestane ağaçları 10 gün içinde muhtemelen açacak. Geriye sayım başladı. Tecrübeli arıcı arkadaşlarımdan kestane balı için tavsiyelerini almak isterim. Mümkünse olumsuz tecrübelerini yazarlarsa daha da memnun olurum. Çünkü içimizde cesur ve delikanlı arkadaşlar var. Herkese kolay gelsin.
-
Mehmet Bey söylediğiniz gibi Mayıs ayı benim için oğul ayı oluyor.
Geçen gün form da bir yazı yazmıştım,arılarım ana evi yapmışlar diye
Bunların bazılarını bölme yaptım bazılarının ana evlerini bozdum.Bazısınada kat attım.Denemek için...
Geçen gün kat attığım kovanım oğul attı.Baktım ki ana arı çıkmış oğul olarak.
Kovanı kontrol ettiğimde birde yeni çıkmış ana gördüm
Bal zamanı geliyor bizim arı oldu paramparça.Arımız iki tane oldu ama zayıfladı tabiki.
İçinde anası olduğu halde bu analar yaşlı olmamasına rağmen ana evi yapmış arıları ne yapmak lazım
tam olarak bir sonuca varamadım.Yani Ali Beyin dediği gibi biz arıları değil arılar bizi yönetiyor.
-
Sekiz koloni kıştan zayiatsız çıktı.Arılar çoğaldıkça, öncelikle geçen seneden kalma yarım ballı, az ballı, polenli,kapanmamış ballı çerçevelerle takviye ettim.Arıların sıkışmamasına gayret ettim.Yedi tanesine ballık verdim.İki tanesi oğula yöneldi.Geçen sene altı kovandan biri oğula yönelmişti.
Ana memesi temizliği için özel bir uğraşı içine girmedim.Oluruna bıraktım. Ana mı değiştirecek,değiştirsin.Katı alıpta meme temizliğiyle uğraşamayacağım. Müsaade edinde o kadar olsun.
Belki sizlerden de şöyle düşünen olmuştur:'Ya bunlar varroadan kaçıyorlarsa '
Şimdiye kadar yedi oğul aldım.Bir hafta on gündür,gidebilirsem hergün,gidemezsem iki-üç günde bir amitraz tütsü kağıdı ile oğullara varroa mücadelesi yapıyorum.Kağıd az mı duman çıkarıyor,fazladan üç-beş duman veriyorum.Böylelikle istenilen dozaj mümkün olabilir.Kış salkımı endişesi de yok nasılsa.Amaç, oğul arılarının üzerindeki varroayı,arıcılığın başbelasını,olabildiğince dökmek.Polen çekmecesini kontrol ettiğimde tek tük,bazılarından iki-üç döküldüğünü görüyorum.Oğulun birisi geçen gün baktım beş tane dökmüş.Oğullardan dökebildiğimiz beş on varroa gelecek bahara belki yüzlerce varroaya bedeldir.Oğullara diğer kovanlardan kapalı,açık yavrulu takviyesi yapmıyorum.
Bu şekilde daha güçlü kolonilerle çalışabiliriz.
Geçen sene aldığım iki oğula da bu yöntemi uygulamıştım.Şu an biri birinci ballığı doldurmasına az kaldı,diğeri ikinci ballığın yarısına kadar geldi.
Bu seneki nektar akımı da iyi.Böyle bir akımın benzerini en son dört-beş yıl önce görmüştüm.
Oğul çıkaran kovanın birisinin fazla çerçevelerini alıp arıları sıkıştırırken ana ve çıkacak kapalı meme de göremeyince, diğer oğul çıkaran kovandan ana memeleri takviyesi yaptım.Elimdeki memeden çıkmak üzere olan bir anayı da çerçevelerin üstüne uzattım, çıktığı gibi kovana girdi.En son kontrolümde diğer memeleri temizlemişler,ana da içerde geziyordu.
-
Ethem Bey,arıcılıkta üretilen balın bir gıda maddesi olduğunu unutmayınız,kendi balınızı kendiniz tüketseniz bile,
bir çok ülkede ve ülkemizde Amitraz Kanserojen insan sağlığına tehlikeli olduğu için yasaklandı.
Sizde bu forumda yasak olan bir ilaç yöntemini tavsiye edercesine uygulamanızı anlatmışsınız
bunu pek iyi bulmuyorum,denetlenmiyoruz diye yasak olan bir şeyi uygulamak kullanmak bence yanlış,
halbuki yasak olmayan bir çok başarılı maddeler ve yöntemler var bunlardan birini kullansanız iyi olurdu.
Oğul çıktığında yavrusuz olduklarında % 15 Laktik asit ile fısfıslayın yada % 3.5 Oksalik asit solusyonu yaparak
arıların üstlerine fısfıslayın yazın yapılan oksalik asite şeker katmanıza gerek yoktur çok başarılı olduğunu söyleyebilirim.
Oğul çıkaran bir koloni bal yapmaz bizim amacımız arı çoğaltmak değil arılarımıza doğal bal yaptırmaktır bu yüzden koloni
kontrolü şarttır.Oğul zamanı 7 günde bir kontroller bile az gelebilir,yumurta atılmış bir heves memesi bile 7 gün sonra arılığınıza
gittiğinizde oğul çıkmasına mani olamazsınız,arıcı koloni kontrollerini elinden geldiği kadar doğru bir şekilde yapması gereklidir,
oğul zamanı geçtiğinde kolonilerin oğul istekleri biteceğinden kontrollerde azalarcaktır.
-
Sayın Mehmet bey dikkat ettiyseniz oğullara veriyorum ilacı.O da geçen seneden elimde kalmıştı iki poşet.O da bitti.Kullanmasam zaten son kullanım tarihi geçecek.Bu ilaç kalıntı konusunda ben de hassasım.Oğulu aldığımızın ilk günleri bal yok,yumurta yok.Maksat, ana yumurtlamaya başlamadan dökebildiğimiz varroayı dökmek.
Ayrıca oğul çıkaran kovanı da düzenledim.Altı çerçeveye sıkıştırdım arıları.Bir de ona verdim iki üç kez.Muhtemelen o altı çerçevedeki balda kışlık yiyecekleri için arılara kalır.
-
Mehmet Bey laktik asit her sıcaklıkta kullanılabilirmi?
Ayrıca bu asitin yavrulara zararı varmıdır?
Formik asit gibi ana kestirirmi?
Bu konularda tecrübeniz varsa paylaşırsanız seviniriz
Selamlar
-
Ethem bey oğullara verdiğinizi yazınızdan anladım zaten,ben diyorum ki Amitraz sağlığa zararlıdır
bu yüzden kullanılmaması gereklidir.
Ben sizi dahil hiç kimseyi denetlemiyorum zaten görevim değil ama tavsiyelerde bulunurum,
arıcılık konusunda benim kendi kriterlerim var,organik doğal bal üretmeyi hedefliyorum bu yüzden
organik bal üreten arıcıların sertifikası bende olmasada organik bal üretimi yapmaya çalışıyorum,
yorumlarımı bir dost tavsiyesi olarak görürseniz sevinirim,senelerdir sanalda bilgi alışverişi yapıyoruz
hep beraber,bu çok güzel bir şey herkezin yapması gerekli bence.
Kolay gelsin,selamlar.
-
Özen bey %15 Laktik asit solusyonu kullanımı arılara,yavrulara ve ana arıya en tehlikesiz organik asittir,
kullanımı her çerçeve yüzüne arı miktarına göre 5 ml fıs fıs ile çok ince bir şekilde sıkarak arıların üstleri
bu solusyon ile kaplanmalı ama arılar ıslatılmamalı yani arılar hafif nemlecekler ama sim siyah ıslanmayacaklar,
bir de açık yavrulu çerçeveler aşşadan yukarı doğru fısfıslanmalılar böylelikle yavru peteğine Laktik asit girmiyor,
çerçeve üstündeki arılara uygularken biraz yavru alanınada asit giderse önemli değil çünkü
formik asit gibi Larvalara zarar vermiyor.
Çerçeve üstündeki ana arıyı ayrıca korumak gerekmiyor,işci arılar ile birlikte onada uygulayabilirsiniz,formik asit gibi değil.
Uygulama kriterleri kolonide yavru olmayan zamanlarda başarısı çok yüksektir,suni bölmelerde,oğullarda ve suni oğullarda
kolonilerin gelişim başlangıçında Varroasız başlamalarında yüksek başarıları olmuştur.
Yüksel sıcaklarda uygulanmasını tavsiye etmem,formik asit buharlanarak etki gösteriyor fakat Laktik asit arılar birbirlerine temas
ettiklerinde etkisini gösteriyor ve fazla sıcaklıktan formik asit gibi etkilenmiyor,önemli olan arıların üstlerine hafifce bir nemli tabaka oluşturmak.
Burada %15 lik Laktik asite en masum organik asit olarak geçiyor :)
-
Bugün oğul çıkaran ikinci kovanı da düzenledim.Çerçeveleri tek tek elden geçirip anayı aradım.Bir türlü göremedim.Erkek arıların çokluğundan dolayı da görmesi zor oluyor. Hemen hemen bütün çerçevelerdeki yavrular çıkmış durumda.
Diğer kovanlardan günlük yumurtalı bir çerçeveyi vermeyi düşündüm.Vazgeçtim.Arıların sırtlarında varroalar gözüküyor.Girecek yavru gözü bulamayınca işçi ve erkek arıların sırtlarında.Şimdi günlük yumurtalı çerçeve verirsek ne olacak ? Arıların sırtlarındaki varroalar çullanacaklar o yumurtalara.Yermiyim. :)
Önce iyi bir mücadele ile bu varroaları indirmek gerekecek.
Elinizdeki çerçeveler yeni aldığınız kovana uymazsa çerçeveleri mi düzenlersiniz ? Kovanı mı ?
Ne yapıp edip kovanı düzenlerseniz daha iyi olur.İki de bir arılı çerçevelerin ucunu kesmeye çalışmaktansa.
Kovanın iç kenarlarından birkaç milim spiral motoruyla alınacak ,hepsi bu.
Kovanı değiştirirken en sonunda gördüm anayı.
En kısa zamanda varroa mücadelesi yapmam için önce şu organik asitlerden temin etmem gerekiyor.
-
Memmet Bey zaten 10 çıta arılarda laktik asit uygulaması çok zor.
Üç beş arı olsa kolayda fazla arı olunca tek tek petekleri ilaçlamak zor.
Bu nedenle sizinde belirttiğiniz gibi yeni oluşturulmuş kolonilerde uygulanabilir.
Formik asit kullanıyorum ama laktik asit hiç denemedim.
Masum bir asit olduğuna göre bundan sonra kullanabilirim.
Teşekürler,selamlar.
-
Etem bey varroa mücadelesinde yavrusuzluk başarıyı artırır, 3-4 kez yapacagınız mücadele bir seferde kapalı yavru yoksa biter, güzel düşünmüşünüz.
Kovana uymayan çıtayı kesmek yerine kovanı genişletme fikriniz biraz tuaf. Sonuçta kovan standart ise çıtaları standarta uyduracaksınız, her çıtaya kovan uydurmaya kalkarsanız kısaları ne yapalım, gerçi her sorunun çözümü var, ben kısa çıtaların kafasına bazen çivi çakmaktayım.Birde kovanı kesmek bahsettiginiz gibi o kadar kolay olmayacaktır, bir çıta arıyı rahatsız etmeyeyim derken kovandaki arılar rahatsız olmayacakmı. Birde her yerde spral çalıştırma imkanınız olmayabilir ama bir plastik boru makasını her yerde kullanıp çıtanın ucunu arıları rahatsız etmeden kesmek mümkün.