Bu soru ekotip meselesine girecek ama, Bal yaptırma konusunda madem ırklardan açıldı konu bir iki sorum olacak .
Bir arı ırkı farklı iklim bölgelerinde aynı verimle çalışırmı ?
Bulunduğu bölgeye uyumlu F1 le üertip çalışmakmı daha doğru olur ?.Eger bu doğru ise alacağımız F1 ana arının bölgemize uyumlu olup olmadığını nasıl anlayacagız.
Saf ırkın başarılı olmadığını biliyoruz.
Geçenlerde bir iş gezisinde Bergamaya gitmiştim , orada 450 kolonisi bulunan bir arıcı ile tanıştım, Farklı arı ırklarını denediğini ama verim alamadığını söyledi . O bölgenin arısı haricindekilerin çam nektarına hiç konmadığını söyledi.
Bu soru ekotip meselesine girecek ama, Bal yaptırma konusunda madem ırklardan açıldı konu bir iki sorum olacak .
Bir arı ırkı farklı iklim bölgelerinde aynı verimle çalışırmı ?
Bulunduğu bölgeye uyumlu F1 le üertip çalışmakmı daha doğru olur ?.Eger bu doğru ise alacağımız F1 ana arının bölgemize uyumlu olup olmadığını nasıl anlayacagız.
Saf ırkın başarılı olmadığını biliyoruz.
Geçenlerde bir iş gezisinde Bergamaya gitmiştim , orada 450 kolonisi bulunan bir arıcı ile tanıştım, Farklı arı ırklarını denediğini ama verim alamadığını söyledi . O bölgenin arısı haricindekilerin çam nektarına hiç konmadığını söyledi.
Kadir, olayın bütününü bir türlü kavrayamıyoruz, arıcılıkta güçlü koloni artı bal verimi nektar varsa katlama yapar. Zayıf kolonide bal yapar ama bal üretim oranı, güçlü koloniye göre düşer. Bunu Şöyle izah etmişlerdi, 80 bin nufuslu kovan bal akımında, arı başına üretim etkinliği 1gr, nufus düştükçe bal gertirme oranı 0.35 gr kadar düşüyor. Bakın arada ne kadar fark var, arı güçlü ise bal üretim oranı işçi başına 1 gr. Arı nufusu düşmeye başladıgında 0.35 gr lara düşüyor.
Bizim almış olduğumuz eğitimmi desem, adet gelenek göreneklerimiz mi desem bu yukarıda bahsedilen olaylardan haberdar degiliz.
Öncelikle bu kafa yapımız degişmeli.
Yazıyın bir bölümünde bir kadaşımız tüm ırkları denemiş ve verim alamadığını söylüyor, diyorsun. Klasik arıcılıkla her ırk arıyı kullanan kişi zaten başarılı olamayacaktır. Neden derseniz, bunu defalarca yazıp çizdik. Başta ekipmanlarımız her ırk arı için yeterli degil, 8-10 çıta çalışan bir kovanı, aynı havalandırmayla siz nasıl 30-40 çıtada çalıştıracaksınız. Bir şeyi denemek için gerekli şartlar oluşmalı, dikkat ederseniz aşırı sürat denemeleri için hava alanı pistleri gerekiyor, yollar bu tür sürat denemelerine uygun degil.
Bir başka örenek daha vereyim olay net anlaşılsın.
Mehmet Yüksel karniol arısı kullanıyor.
Bala çalışan arıları bir yıl öncesinden hazırlıyor ve bu güne kadar kısa süren Alman ikliminde genelde iki hasat yapıp, koloni başına 40-45-50-55 kg bal alıyor, yani ben tanıdım tanıyalı koloni başı bal üretim ortalaması 45-50 kg.
Bazıları olayları başka yerlere çekebiliyor, Mehmet son baharda kolonilere besin yüklemesini yapar, kışın ve ilkbaharda besleme yapmaz, bal akımı başladığında kıştan kalan ballı çıtaları alıp bölmeler için ayırır, bizde ise bir çok kişi 12 ay arıya şeker verir, Allah sonumuzu hayır etsin.
Aynı Mehmet Yüksel, bölme arılar yapıyor ve 10 çıtaya çıkmış arılardan bir kilo bal beklemiyor. Yukarıda bahsetmeye çalıştıgım kafa yapısı bu işte.
Konunun başına dönecek olur isek, bal verimi artı güçlü koloniye geri döndük, güçlü koloni için ırk, kafa yapısı ve ekipman gerekli.
Şimdi üç beş çıta arıyla arıcılık yapıp ben bu ırkı denedim verim vermiyor diyenler arıcılıktan ne kadar anlıyor siz karar verin. Bence anlamaları için bir kaç fırın ekmek yemeleri lazım.