Arıcılık Bilgi Paylaşım Forumu

Arıcılık ile ilgili konular => Arıcılık hakkında sormak istedikleriniz.( Soru - Cevap - Öneriler ) => : erkanduzce 01 January 2012, 17:48:01

: ARICILIK VE YETERSİZ İLİM
: erkanduzce 01 January 2012, 17:48:01
SEVGİLİ ARICI DOSTLARIM

ülkemizde yapılan arıcılık ta en büyük eksiklik bilgi.
dededen babadan arıcılık yerini birtürlü modern arıcılığa bırakamıyor
bunun nedeni ülkemizin modern arıcılık bilgisinin de yeterli olmaması kanaatindeyim.
türkiye de arıcılık eğitimi
2 yıllık yüksek okul
 veteriner fakultesinde
ve ziraat mühendisliğinin bir bölümünde var.
fakat bunları üçünüde toplasak normal bir arıcı seviyesini yakalayamaz.

yüksek okul olması nedeniyle ünüversite sayılmıyor.
bu neden le ünüversite bölüm seçini yapacak gençlerimizde
 iş bulmak ve ilerisini düşünmek açısından benimsenmiyor.

bugün arıcılık ile ilgili bir yasa yada kanun hazırlanırken
arıcılıktan belkide hiç anlamayan kişiler söz sahibi oluyor
eğer ülkemizde arıcılık üzerine dört yıllık bir ünüversite olursa
çıkan mezunlar il ve ilçe tarımlarda istihdam edilir.
gençlerimiz için yeni bir iş sahası ve
ülkemiz için yüksek verim almamızı sağlayacak gerekli bilgi çoğalır.
 
dikkat ederseniz arıcılık hakkında yeni bilgiler olmadığı için
eskilerin bilgileri artık tatminkar ve doyurucu olmuyor

bugün allah kendilerinden razı olsun
ali türk bey ve arkadaşlarının hazırladığı bu site
arıcının bilimselleşmesi gerektiğini eksik kalan bilgilerin
arıcılıktaki en büyük verim düşüklüğüne sebep olduğu görülmüştür.
arı ıslahı-melezleşme-organik asitler gibi..ve bir çok yeni bilgi.

benim bu dört yıllık okul olması üzerine görüştüğüm kişiler
bu iş için topluca il birliklerinin tarım bakanlığına müracaat etmeleri gerektiğini söyledi.

sizden ricam bağlı olduğunuz il birlikleri ile bu konuyu gündeme almanızdır..
yada herkez tarım bakanlığına bireysel olarak bir e mail veya  bir dilekçe göderirse
çokluğu göz önüne alınarak ilgi görür.

herkese teşekkürler.


: Ynt: ARICILIK VE YETERSİZ İLİM
: Arı Bakanı 02 January 2012, 10:45:49
Erkan ülkemizdeki arıcılıkta en büyük eksiklik bana göre bilgisizlik değil, İlgisizliktir. Dededen gelecek alışkanlıkları birileri ilgilenip değiştirmedikçe bu devam edecektir. Benim bazı arkadaşlarım bizi izlediği gibi, çevresine de bizim bilgileri aktarıyor, en son birisi dedi ki abi bazı kişilerde bilgisayar var internet yok, bir program aldık, siteleri indirip internet olmayanların bilgisayarına yüklüyoruz diyor.(birde bu programa 80 lira para ödemişler) Bakın ilgilenenler olduğunda birileri neler yapabiliyor.

Arıcılar çekirdekten gelmedikçe, istediğin kadar okutmanın bir faydası olacağına ben inanmıyorum. Bu iş sahalara inilmedikçe ilerlemez. Ben birkaç kişi biliyorum arıcılık yüksek okulu okuyup diploma almış, hele birisi bana bir şeyler anlattı gülmemek elde değil. Birkaç kovan arıları varmıştı, arıcılık okulunu bitirmiş, bahçede yaz günü kovanları kafasına göre yer değişikliği yapıyormuş, bahçe karışıyor arılar kovanlarını yerinde bulamıyor, daha sonra bana dedi ki abi aynı bahçede arıların yerlerinin değişmeyeceğini senden öğrendim. Bu kişi bu okulu okurken bir arıcının yanında birde staj yaptı.

İki yıllık arıcılık yüksek okul bitirenler işsiz, iş verilse bile tecrübeleri yok. İnsanlar sevdikleri işleri ülkemizde yapamıyor, boşta kalmayayım diye bölüm seçmeninde bir anlamı var mı?


Bir başka konu aslında ülkemiz gerekli çalışmalar için her şeyi yapıyor. Birisini tanıyorum, yurt dışında 4 yıl bambus arıları için eğitim almış, ama eğitim alan kişi bu işi ne yapıyor nede başkalarına öğretiyor, kişilerin olaylara bakış açısı çok önemli, özveri olmadı mı okumakla bir şey olmuyor.

Arıcılık ile ilgili yasa ve görüşleri kime soracaklar birliklere ve akademisyenlere. Bu iş ile dertlenmeyenlerin ülke arıcılığına verecekleri bir şey olsaydı yukarıda yazdıklarım olmazdı.
Arıcı birliklerimizde mevcut durumdan bana göre memnun ve bu durumun bozulmasını istemiyorlar. En basit örnek, her vilayette arı yetiştirici birliklerimiz var. Arıcılıkla ilgili hangi ilacı isteseniz size temin ediyorlar. Gene arıcılıkla ilgili hangi malzeme lazımsa temin edilir ya da ellerinde zaten vardır. Organik asit isteyen o kadar kişi var, bunları neden kimse görmüyor dersiniz?  Değişim var ama birlikler bunu benim görüşüm istemiyor. Bazen bilimsel takılıp gericilikten kopamayan sanal arıcı arkadaşlarımızda var.

Birkaç veteriner arkadaşla görüştüm, üniversitelerin bahçelerindeki arıların, perişan olduğu, yerlerde kanatsız arılar kaynadığı, şimdi bize yol gösterecek olanların arıları böyle olursa, biz bize yol gösterenlerden çok ilerideyiz... Birde yabancı ülkelerin araştırma bahçelerine bakın, 4-5 katlı kovanlar.

İnternet bu konuda her şeyi alt üst etmiş durumda. Çok biliyorum diyenlerin şapkalarını uçurdu. Bilim adamıyım siz böyle yapmaya devam edin diyenlerin halleri ortada, dünya arıcılığının geldiği yerde ortadadır.

Bizi izleyen arıcılar ise cahil kişiler değiller bunu daha önce yazmıştım. Birçoğu ülkemizin her bölgesinde öğretmen ve bulundukları bölgelerde çok etkili oluyorlar. Sadece öğretmen mi? Doktorlarımız var, savcımız var hakimimiz var, albayımız var,bir sürü sağlık personeli var, bunlar faal arıcılar.
Çevremizdeki arkadaşlarımızın mesleklerine bakın, bu kişilerinde mutlaka kendilerine göre çevresi var ve bu çerçeve her geçen gün büyümeye devam ediyor.

Yazına paragraf, paragraf cevap vereyim dedim ama bu yazı kendi içinde birçok konuya ayrılıyor, yazdıkça dağılacak şimdilik bu kadar yeter.

Daha damızlık melezlenme arı ıslahına giremedim girersem hepten konu dağılır, girmemde lazım. Safı melezi ıslahı bildiğimizde, bilimcimizden bunları isteriz ve onlarda çalışmak zorunda kalırlar. Gene bana göre bilimcilerde mevcut durumdan rahatsız degiller, rahatsız olsalardı böylemi olurdu?


: Ynt: ARICILIK VE YETERSİZ İLİM
: vecdiküçükyılmaz 02 January 2012, 20:33:03
                           Değerli arkadaşlar,malesef gelişmiş ülkelerden bilimde geri kaldık.Geri kalmamız,arıcılıkta kendini göstermektedir.Koloni sayısı olarak Dünya ikincisi olmamıza ragmen,ortalama üretim olarak dünya ikincisi değiliz.
                           Gelişmiş ülkeler ülkelerinde hangi ırk arıyı kullanacaksa ,ya ıslahını gerçekleştirmiş,yada ıslahı yapılan arı ırkının damızlıklarını sunni dölleme ile çogaltarak ana arı üreticilerine f1 ana arı üretmeleri için sunmuşlardır.Bizler hala dag bayır damızlık ana arı aramaktayız.Zaman içerisinde bir bölğede saflar bulunmakta,bu saflar arıcılara damızlık diye sunulmaktadır.
                            Değerli arkadaşlar bizler saf olduktan sonra daha çok gizli saklı kalmış damızlık arı ırkları bulunur.Teknolojiyi reddeden bir anlayış ülkemize kötülükten başka birşey getirmez.
                            Değerli arkadaşlar,birşey sormak istiyorum.Bir ada veye bir izole bölğe düşünün,10 arkadaş orda ana arı üretiyoruz.Ana arı üretim istasyonlarımız 500 metre mesafeli.Benim ürettiğim ana arılar F0 ,sizlerin ürettiğiniz ana arılar f1 kabul edilirse,düşünceniz ne olur.Saglıcakla kalın.
Sorry, the copyright must be in the template.
Please notify this forum's administrator that this site is missing the copyright message for SMF so they can rectify the situation. Display of copyright is a legal requirement. For more information on this please visit the Simple Machines website.