Arıcılık Bilgi Paylaşım Forumu

Arı Irkları => Karniol => : yunus emre 22 October 2010, 21:11:11

: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: yunus emre 22 October 2010, 21:11:11
sn ali abi ve diğer bilgisi olan arkadaşlar.. bu konuda gözlemlerinizi paylaşırsanız sorum cevaplanmış olur..
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: laz arıcı 22 October 2010, 21:50:02
selam yunus emre kardeşim iki yıl  dır trakya götürdüğüm kolonilerin ana arıları hepsi karnıyıl idi ve hiç bir tane ana arı zaiyatı yaşamadım hatta bu yık iki kere yer değiştirdiğimiz halde. beraber ekip olarak gittiğimiz arkadaşlarda ana  zai olduğu halde ben yaşamadım.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Arı Bakanı 22 October 2010, 21:57:34
sn ali abi ve diğer bilgisi olan arkadaşlar.. bu konuda gözlemlerinizi paylaşırsanız sorum cevaplanmış olur..

Yunus Emre,
Kim karniyol kullanmışta nakillerde anaarı kestirmiş?
Bizim paylaşımlarımız, söylemiş yok şunu şurada okudum, yok burada şöyle yazıyorlardı falan filan demiyoruz.
  Geçtiğimiz sene karniyol hakkında bu tür yazılarım yoktu. Neden yoktu arıyı tam kullanmamışız, sorunlar nedir, artıları eksileri nedir bilmiyorduk.
Ben karniyol hakkında yazı yazamıyordum ama karniyolu kullanmayanlar ve ayrıca kullanmasını bilemeyenler atıp tutuyordu.
Arılarımın içinde 12 numarayla 1 Numaralı kovanlarımın anası 34 numaralı Karniyol F1 den ürettiğim F2 dir ve üretildiği yer ise Pınarhisar’dı. Hala yaşıyorlar ve bu sene ben onları artık değişeceğim. Kaç kez nakil edildiler saymadım keşke saysaydım.

 Ben arılarımın bir kısmını en güçlülerini ormana bıraktım. Ormanda da Şile’ye nakil edilecekti, bir kovan oğul verip boşalmıştı Gerisi eski analarla Kestane balına gitti.
Şile'ye nakilde sorun veya anaarı kesiği yoktu. Trakya'ya naklettim gene olumsuzluk yoktu. Benim kovanlarımda anaarıların kanatları kesiktir, anaarı değiştirmiş olsalar belli olur. Trakya’dan pürene gelindi.

Karniyolla arısının kullanımıyla alakalı başka bir konu açıp tüm olumsuzlukları orada yazacağım. Başkalarının yazdıkları beni ilgilendirmiyor. Çünkü başkaları benim yaşadıklarımı yaşamadılar. Yazılan olumsuzluklarında nasıl çürüdüğünü göreceksiniz. Ben bir yerlerden okumuyorum yaşıyorum. :)
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: yunus emre 22 October 2010, 22:10:49
sn ali abi;
ben bu konuyu bi olumsuzluk olarak yazmıyorum..ben kafkas melezi kullanıyorum ama baharın komple karniyola geçeceğim..sadece bazı alışkanlıkları bırakmak zor oluyor kafkas gibi:) ama zararın neresinden dönülürse kar olarak düşünüyorum..
bu konuda söylemleri duyduğum kişiler akdeniz alata araştırmadan karniyol kullanan kimseler..burda üretilen karniyolları görmedim..ama sizdeki f1 lerin saf olduğunu bildiğim ve varsa böyle bişey bileyim diye sordum.saygılar
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: vecdiküçükyılmaz 23 October 2010, 22:43:16
          Yunus Emre arkadaşım,arı nakillerinde hiç bir arı ırkının ana arı kestiğini duymadım.Böyle birşey olsa,İtalyan ırkından sonra ençok yaygın arı ırkı olan karniyol ırkı hakkında,bilği düşerlerdi.Hala 50 yıl önceki yazılan bazı bilğiler,bazen kasıtlı olarak gündeme getiriliyor.Karniyol çok ogul verirmiş.Gelişen bir arı az gelişen bir arıdan fazla ogul verme ihtimali vardır.Yani arıcı kovana ballık atmayı geciktirdiyse arının ogula gitmekten başka şansı kalmamıştır.50 yıl önce Karniyol ıslah edilmemişti.Bile bile bunlar hergün gündeme gelmek için gündeme sunuluyor.Sizin hangi arı ırkını kullanacağınız sizin bileceğiniz bir durumdur.Bilmeden atıp tutana kafkası götür deki Ali Türk den aldım,adam hemen kötüleyecektir,kafkası övecektir,sadece gül ,zaten götürdüğün kafkas ana arı,tercümenin bir işe yaramadığını göreceksin.Saglıcakla kalın.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: yunus emre 24 October 2010, 10:44:05
sn vecdi bey;

birincisi eğer ana kesmeyi  duymadıysanız bu siz duymuyorsunuz diye bizim salladığımız bişey değildir.250-300 arıyı koca kamyona işi bilmeyen kişilerle paldır küldür acele ederek  yükleyin bakalım duymaya başlarsınız yavaş yavaş..sonra da yakınmaya!!

İkincisi ben buraya kafamdaki bir soruyu yazdım, yazdığıma pişman oldum.buraya her yazı yazanın kasıtlı olarak yazdığını söylüyorsunuz..ben nedeni sebeplerimle yazdım herhangi bir kasıtım da yok..direk şüpheci öküz altından buza arıyan bir anlayış görüyorum. Ben foruma neden üyeyim bir şeyler paylaşmak yada aklımdaki soruları cevaplamak için.herkeste öyle..ha kasıtlı davranışlarda bulunan yok mu? elbette ki vardır..ama sizden ricam lütfen bu kişileri ayırmayı bilin.Herkese aynı düşünce tarzıyla yaklaşmayın!!
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Arı Bakanı 24 October 2010, 11:13:17
Yunus Emre;
Vecdi beyin yazması, kitaplarda ve makalelerde özellikle böyle bir not düşülgün degil denmekte.

 Bu forumda yazanların büyük bölümü arıcılıkla uğraşan kişilerden oluşuyor. En azından bu kişilerin sitelkeri var arkadaşlarını tanıyoruz bunlar benim için önemli, belki 100 kişiyi isimsiz üye oldukları için üyeliğini onaylamayıp silmişim. Foruma ilk üye olacaklara bunu bildirdim herkes foruma bir isimle üye olsun ve kendi isim ve memleketinizide yazın diye. Benim forumda aman üyem çok olsun, ne yazılırsa yazılsın gibi bir derdim de yok.

 Reytink ve üye sayısını artırmak istesem, forumu üyelerin haricine kapatıp, herkesi üye olmaya zorlarım.

Benim forumdan kazanç olarak bir beklentim yok, birilerinne kızıp hırs yapıp bu işe girdik, bir yerden iyi oldu bir yerdende bir sürü sorunu başımıza aldık. Benim amacım forumda sorunu olan arıcı gelip, sorununu öğrenip gitsin, bunuda kitap okuyanlardan degil, arıcılık yapanların tecrübelerinden öğrenirse süper olur.

Benim için karniyol reklamı için site ve forum kurdu diyenlerde var.
Ben bir şeyin reklam ve tanıtımını yapacak isem, benim bloklarım daha etkili. İki senedir yayın yapmadıgım limiti dolan ilk sitemin bile 50 bin tıklaması var.

Forumda işlerin sulandırılıp, saçma sapan şeylerin tartışılmasınada ben zaten izin vermem.
Bu forumun belli bir kalitesi vardır.

Siz belkide forum yazarları içinde arıcılıkgı en büyük çapta yapanlardan birisi olarak gözüküyorsunuz.
Sizin çapınızda arıcılık yapanların kovanları detaylı incelemediği ve bazı şeylşeri gözden kaçırıp, gittiginiz yerde anaların kesildigini fark etme durumunuzda olabilir. Buna sebep olarakta nakil gösterilebilir diyede düşünüyorum.

 Yanlız bizim geleneksel kovanlarımız nakil için yetersiz havalandırma çok az.
Benim kendi yapmış oldugum tel altlıklı kovanlarda arı 5-6 saat yolculuk ettikten sonra, kovanı açıyorsunuz arının gücü 20-25 çıtada  açıyorsunuz arıda hiç bunalma ve dışarı fışkırma olmuyor. Nakil sonrası kovanları açtıktan sonra fotolarım var. Nakillerde anaarı kestirenler belkide kovanların olumsuzlukları nedeniyle kesilmelere neden oluyorlar.


Forumda karşıt fikirlerde ihtiyaç var, tabi bunda kasıt olmaması gerekiyor, indadına aka kara denilirse sizinle aynı fikirdeyim.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Şekerli 25 October 2010, 01:14:11
Selamlar!

Son hasatı da yaptık işimiz bitti gibi bir şey,bundan sonraki işimiz sıcak sohbetler olacak inşallah herkes yaşadığı tecrübeleri anlatacak hali ilede bilmediğini sorup öğrenmeye çalışacak.

Herkesin aynı fikirde olması zaten olası değil,herkes aynı fikirde olursa bilgi alışverişi de olmaz herhalde her şey tekdüze olur hiç bir şeyin tadı da olmaz zannedersem.

Madem bu konu açıldı bir kaç eklemede ben yapayım;Sevgili Ali Türk'ün dediğine katılıyorum,bilhassa gezginci arı kovanları havalandırma yönünden çok zayıf,gidilen yolun uzunluğu da fazla ise ve 8-10 satte bir mola verilip sıcak havada kovanlara su falan da verilmiyorsa kolonilerin havasızlıktan,suzuzluktan ve kamyonun titremesinden, sallanmasından hali ile strese girip ana kesmesi normaldir.

Bu olayın arını cinsi ile alakalı olduğunu sanmıyorum,bu konuda Amerikalı bir arıcının yaşamış olduğu ve kaleme aldığı bir yazı geldi hatırıma...

Adam diyor ki;arıları kamyona yüklerken kamyonun motorunu stop etmeyin çünkü motoru çalıştırırken kamyon silkelenecektir bu da arıları huzursuz eder diyor ve ekliyor arıları götürdüğünüz yerde polen azsa veya yoksa yine anaarı kayıpları olur diyor ki bu adam iki kraliçeli 200 koloni ile ticari arıcılık yapan biri,herhalde sözlerini ciddiye almak gerekir diye düşünüyorum...

http://alisekerli.blogspot.com/
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: arıgülü 25 October 2010, 07:50:49
Selamlar!

Son hasatı da yaptık işimiz bitti gibi bir şey,bundan sonraki işimiz sıcak sohbetler olacak inşallah herkes yaşadığı tecrübeleri anlatacak hali ilede bilmediğini sorup öğrenmeye çalışacak.

Herkesin aynı fikirde olması zaten olası değil,herkes aynı fikirde olursa bilgi alışverişi de olmaz herhalde her şey tekdüze olur hiç bir şeyin tadı da olmaz zannedersem.

Evet arkadaşlar farklı düşünenler konuşacakki doğruyu bulabilelim. Sn Yunus emre hemen Vecdi abi zamanın birinde beni de fırçaladı ama ben öyle çabuk kırılganlık göstermedim. Ali şekerli beyin dediklerine tamamıyla katılıyorum aslında ben gezgincilik yapsam tamamıyla tel altlıklı kovanlara dönerim. Herkese saygılar..
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: yunus emre 26 October 2010, 22:52:31
sn şekerli;

önce havalandırma konusu tartışılır bir konu..gezginci arıcıların kovanlarındaki havalandırmalar söylendiği kadar da yetersiz değil..çünkü içindeyim ve çok sayıda tanıdığım gezginci arıcı var...bir diğer hususta hiç havalandırması olmayan eski kovanlarla konyadan muğlaya birçok kez arı götürdük hiç durmadan mola vermeden..ve hiç ana arı kesme olmadı..şimdi diyceksiniz bunlar zayıf kovanlar yada ballığı var üzerinde..hayır ilavesi alınıp tabana sıkıştırılan arılar bunlar..

bu sorunun ırklarla alakasına gelince;bircok gezginci arıcı bu konuyu ırkla alakalandırmakta..buna bende katılıyorum. bir ırkta bal verimi, yavru, petek örme nasıl değişiyorsa arıların genel huyu ve çeşitli koşullarada ana arıya olan davranışlarıda değişiyor.

son olarak amerikalı arıcının dediğine gelince;tamam doğru bişey demiş katılıyorum.ama belirtmek istediğim şu; bu bizim yeni öğrendiğimiz bişey değil gezginci bir arıcı olarak.şimdiye kadar ki tüm arı nakillerinde yaptığımız bişey. kamyoncuyla pazarlık aşamasında, arıyı yüklemeden, deriz ki arkadaş; kamyonunu çalıştırıcaksın, kovanlarımızı kamyondan indirene dek stop etmiyceksin,yolda durulan molalar dahil(yemek çay gibi) neyse fazladan yakıt paranı vericeğiz.tamamsa tamam yoksa başka arabaya bakarız.siz sanmayınki gezginci arıcılık o kadar körü körüne yapılıyor!.ayrıca ülkemizde konuştuğunda ciddiye alınması gereken o kadar çok gezginci arıcı varki.! ama konuşmuyorlar internet ortamına girmiyorlar ayrı konu.saygılar.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Şekerli 27 October 2010, 01:36:16
sn şekerli;

önce havalandırma konusu tartışılır bir konu..gezginci arıcıların kovanlarındaki havalandırmalar söylendiği kadar da yetersiz değil..çünkü içindeyim ve çok sayıda tanıdığım gezginci arıcı var...bir diğer hususta hiç havalandırması olmayan eski kovanlarla konyadan muğlaya birçok kez arı götürdük hiç durmadan mola vermeden..ve hiç ana arı kesme olmadı..şimdi diyceksiniz bunlar zayıf kovanlar yada ballığı var üzerinde..hayır ilavesi alınıp tabana sıkıştırılan arılar bunlar..

Size inanamıyorum!

Havalandırma konusu nasıl tartışmaya açık bir konu olur bunu da anlamış değilim.
O kovanın içinde bir sürü canlı var ve siz havalandırmanın o kadarda önemli olmadığını söyleyebiliyorsunuz...

O zaman şunu da söyleyin samimiyetinize inanayım  biz Konya'dan , Muğla'ya tek kat içinde 10 çerçevedeki arıyı götürdük diyebilirmisiniz?

Siz Muğlaya zannedersem sezon sonunda çam balı için gidiyorsunuz , arınızın gücünü de tahmin edebiliyorum büyük ihtimal 5 çerçeveyi geçmez !

Ben gezginci arıcılığın nasıl yapıldığını da çok iyi biliyorum !

Edirne'ye , Türkiye'nin her tarafından gezginci geliyor, sadece tek kat ile gelip haftada 2 sağım yaptıklarını da biliyorum...

Gezginci arıcılar internet ortamında ne konuşacaklar ki , onlar zaten olaya ticari gözle bakıyorlar buraya ayçiçeğine bala gelip işi bitince güpegündüz arıyı kaldırıp tarlacıları kasten almadan gidenleri de çoook gördüm, çünkü gittiği yerde tarlacıya ihtiyacı olmayacak aklınca 1-2- kg balı kar sayıyor arkasında binlerce canlıyı ölüme terk etmiş umurundamı?

Daha neler gördüm neler, sırası gelince onları da yazarız inşallah...
 

 
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: yunus emre 29 October 2010, 00:28:05
Size inanamıyorum!

Havalandırma konusu nasıl tartışmaya açık bir konu olur bunu da anlamış değilim.
O kovanın içinde bir sürü canlı var ve siz havalandırmanın o kadarda önemli olmadığını söyleyebiliyorsunuz...

Bunda inanamayacak bişey yok sayın şekerli!.Biz yıllardır bu işin içindeyiz ve burda gözlemlerimizi tecrübelerimizi söylüyoruz paylaşıyoruz.Arı yanmalarını yada ana kesmeleri kimse tek sebep olarak havasızlıkla ilişkilendiremez.Bunların asıl sebebi kovana yeni gelmiş sulantı bal ve kovandan alınmamış fazla baldır.Havasızlıkta bunlara eklenerek bir bütün oluşturur.

O zaman şunu da söyleyin samimiyetinize inanayım  biz Konya'dan , Muğla'ya tek kat içinde 10 çerçevedeki arıyı götürdük diyebilirmisiniz?

Samimiyetimden de hiç kuşkunuz olmasın.Evet bunlar 10 çıta baskın arılar..yukarda ki yazımda gözünüzden kaçan detay .''ilavesi alınıp ballığa sıkıştırılan arılar '' demişim.! Buda 10 çıta baskın arı demektir..
Burdaki önemli olan, nakilden üç gün önce kovanları tüm elden geçirip kesinlikle içinde tehlike arzedecek bal bırakmamaktır.

Siz Muğlaya zannedersem sezon sonunda çam balı için gidiyorsunuz , arınızın gücünü de tahmin edebiliyorum büyük ihtimal 5 çerçeveyi geçmez !

Hayır bunlar beş çerçeve arı değil. Yukarda da belirttiğim gibi 10 çıta baskın arılar.

Ben gezginci arıcılığın nasıl yapıldığını da çok iyi biliyorum !

Gezginci arıcılık yapmadığınız sürecede; gezginci arıcılığı bilemezsiniz. Eskilerin söylemleriyle pılınızı pırtınızı toplayıp,yanınızda kim olur bilemem,yabancı bir memlekete gidip, çadır yada barakanızın için de, oturup, kalkıp, yatmaya başladığınız zaman anlamaya başlarsınız..!

Edirne'ye , Türkiye'nin her tarafından gezginci geliyor, sadece tek kat ile gelip haftada 2 sağım yaptıklarını da biliyorum...

Gelebilir bu normal bişey..Peki neden haftada iki sağım yapılıyor..? Askeri mevcudu olan arı balı bulduğu zaman 3 günde yapacağı balı yapar..Ve bunu sağmak zorundasınız..Sadece baldaki su oranı biraz fazla olur!

Gezginci arıcılar internet ortamında ne konuşacaklar ki , onlar zaten olaya ticari gözle bakıyorlar buraya ayçiçeğine bala gelip işi bitince güpegündüz arıyı kaldırıp tarlacıları kasten almadan gidenleri de çoook gördüm, çünkü gittiği yerde tarlacıya ihtiyacı olmayacak aklınca 1-2- kg balı kar sayıyor arkasında binlerce canlıyı ölüme terk etmiş umurundamı?

Gezginci arıcı ne konuşacak diye bi söylem olamaz.Siz yaptığınız arıcılıkla, nasıl konuşuyorsanız her konuda bir fikriniz oluyorsa en az sizin kadar her gezginci arıcınında konuşmaya hakkı vardır. Olaya ticari açıdan bakma onların bilgisizliğini yada bu işi körü körüne yaptıkları anlamına da gelmez. Üçbeş arıcı arısını gündüz kaldırıp gitti diye de tüm gezginci arıcılar aynı kefeye de konamaz.Zaten işi bilen bir arıcı hiç bir zaman tarlacı arıyı arkasında sizin dediğiniz gibi öylece bırakıp gitmez.

Daha neler gördüm neler, sırası gelince onları da yazarız inşallah...

Gördüklerinizi burda istediğiniz gibi yazabilirsiniz sayın şekerli.Ama bu gördüğünüz şeyleri tüm gezginci arıcılar aynıymış gibi lanse edemezsiniz.Ben burda hiç kimseyi savunmuyorum. Hatası olan bunu görür düzeltir düzeltmez bu kendi bileceği iş. Gördüğünüz 3-5, yada 10-20, hadi 50-60 olsun gezginci arıcı, ülkemizdeki tüm gezginci arıcılar aynıymış gibi gösterilemez vede bağlamaz.

Son olarak;
Bu ülkenin bal ihtiyacının karşılanması yada arıcılığının gelişmesi  kim ne derse desin gezginci arıcıların elindedir.Eğer buna katkı sağlamak istiyorsanız,gördüğünüz olumsuzlukları güzelce anlatarak paylaşarak bir yerlere varılabilir.Bu insanları tamamen karşınıza alarak, ben onların alayını bilirim şöyleler böyleler gibi söylemlerle hiç bir yere varılamaz. saygılar.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Şekerli 29 October 2010, 20:26:52
Bunda inanamayacak bişey yok sayın şekerli!.Biz yıllardır bu işin içindeyiz ve burda gözlemlerimizi tecrübelerimizi söylüyoruz paylaşıyoruz.Arı yanmalarını yada ana kesmeleri kimse tek sebep olarak havasızlıkla ilişkilendiremez.Bunların asıl sebebi kovana yeni gelmiş sulantı bal ve kovandan alınmamış fazla baldır.Havasızlıkta bunlara eklenerek bir bütün oluşturur.


Allah , Allah ! Evet sizin gözlemlerinizi paylaştığınız çok açık, bu arı denen mahluk öyle bir canlı ki havaya , suya hiç gerek duymaz ! Kapa ağzını burnunu km. lerce taşı. Bir önceki yazınızda kovanın üzerindeki örtüyü alıp , üzerine delikli örtü koyuyordunuz şimdi havasız bıraktınız, hangisi doğru bir karar verin artık:) Siz bir çerçeve arının yaşamını devam ettirmesi için kaç cm küp oksijene ihtiyacı olduğunu biliyormusunuz? Biraz araştırın bakalım...


Samimiyetimden de hiç kuşkunuz olmasın.Evet bunlar 10 çıta baskın arılar..yukarda ki yazımda gözünüzden kaçan detay .''ilavesi alınıp ballığa sıkıştırılan arılar '' demişim.! Buda 10 çıta baskın arı demektir..
Burdaki önemli olan, nakilden üç gün önce kovanları tüm elden geçirip kesinlikle içinde tehlike arzedecek bal bırakmamaktır.


Acaba inansammı ? 10 çerçeve arı ve va havalandırmada yok !


Hayır bunlar beş çerçeve arı değil. Yukarda da belirttiğim gibi 10 çıta baskın arılar
.


Evet yanılmamışım çam balına gidiyorsunuz , aylardanda ekim falandır herhalde , bir önceki yazınızda "kafkas" arısı kullandığınızı söylediniz ve eklediniz kafkasın daha yaz ortasında yavruyu kestiğini  ve arının cinsini değiştireceğinizi söylediniz. Ekim ayında 10 çerçeve kafkas arı vay be... Siz konuyu bi daha gözden geçirin isterseniz , belki de yanılıyorsunuz... Ben olsam o arının cinsini hiç değiştirmezdim !


Gezginci arıcılık yapmadığınız sürecede; gezginci arıcılığı bilemezsiniz. Eskilerin söylemleriyle pılınızı pırtınızı toplayıp,yanınızda kim olur bilemem,yabancı bir memlekete gidip, çadır yada barakanızın için de, oturup, kalkıp, yatmaya başladığınız zaman anlamaya başlarsınız..!


Tabiki öyle ! Konumuz "gezginci arıcının" hasret çekip çekmediği değil ki, yanında Ahmet mi Mehmet mi var onu bilemem... Benim sorguladığım , bir yiyecek maddesi olan balın , hijyen kurallarına uyularak üretilip üretilmediğidir ...! Bu konuyu siz daha iyi bilirsiniz.


Gelebilir bu normal bişey..Peki neden haftada iki sağım yapılıyor..? Askeri mevcudu olan arı balı bulduğu zaman 3 günde yapacağı balı yapar..Ve bunu sağmak zorundasınız..Sadece baldaki su oranı biraz fazla olur!


Vay , Vay , Vay yavaş , yavaş konu netleşmeye başladı , demek ki sizde 2 günde bir kuluçkalıktan sağım yapıyor ve bunu normal görüyorsunuz. Sağımda açık yavrular ,  petek gözlerinden nasıl savruluyor ve ölüyorlar değil mi? Ama olsun o çok küçük bir ayrıntı , zaten o yavruya ihtiyacınız yok ki o yavru yiyici , olmaması daha iyidir...


Sadece baldaki su oranı biraz fazla olur!


Ne kadar da küçük bir ayrıntı , baldaki su oranının fazla olması hiç önemli değil...! Yahu bu aldığınız bal değil ki , ona nektar derler , sizin bal dediğiniz "o" sıvı yaklaşık %80 su içerir.Balın içindeki su oranı ise  %17 dir , senin nektarının tenekesi 17-18 kg. gelir benim ürettiğim balın tenekeside 27-28 kg gelir bunu da biliyormusun? Toptancı da , mesela bu yılı örnek alırsak balın tenekesine 115 tl verir , aslında verilen fiat bala değil nektara verilen fiattır. 10 ton nektarın içine de 2 ton bal katar kavanoza koyup sürer piyasaya.İşte aramızda bu "kadarcık" bir fark var. Yaptığınız işin yasal olup olmadığını bir sorgulayın bakalım !


Gezginci arıcı ne konuşacak diye bi söylem olamaz.Siz yaptığınız arıcılıkla, nasıl konuşuyorsanız her konuda bir fikriniz oluyorsa en az sizin kadar her gezginci arıcınında konuşmaya hakkı vardır. Olaya ticari açıdan bakma onların bilgisizliğini yada bu işi körü körüne yaptıkları anlamına da gelmez. Üçbeş arıcı arısını gündüz kaldırıp gitti diye de tüm gezginci arıcılar aynı kefeye de konamaz.Zaten işi bilen bir arıcı hiç bir zaman tarlacı arıyı arkasında sizin dediğiniz gibi öylece bırakıp gitmez.


Bizim veya benim işini doğru yapan gezgincilere bir lafım yok ki ! Benim lafım işinin gereğini yapmayana , işine hile katana ...



Gördüklerinizi burda istediğiniz gibi yazabilirsiniz sayın şekerli.Ama bu gördüğünüz şeyleri tüm gezginci arıcılar aynıymış gibi lanse edemezsiniz.Ben burda hiç kimseyi savunmuyorum. Hatası olan bunu görür düzeltir düzeltmez bu kendi bileceği iş. Gördüğünüz 3-5, yada 10-20, hadi 50-60 olsun gezginci arıcı, ülkemizdeki tüm gezginci arıcılar aynıymış gibi gösterilemez vede bağlamaz.

Son olarak;
Bu ülkenin bal ihtiyacının karşılanması yada arıcılığının gelişmesi  kim ne derse desin gezginci arıcıların elindedir.Eğer buna katkı sağlamak istiyorsanız,gördüğünüz olumsuzlukları güzelce anlatarak paylaşarak bir yerlere varılabilir.Bu insanları tamamen karşınıza alarak, ben onların alayını bilirim şöyleler böyleler gibi söylemlerle hiç bir yere varılamaz. saygılar.


Ben hiç de aynı fikirde değilim , Böyle ihtiyaç karşılanacağına hiç karşılanmasın daha iyi. Bir kaç yıl önce üretilen balın dışardan niçin geriye çevrildiğini çok iyi biliyoruz ... Ne büyük üzüntü ki bu geriye gelen ballar "kahraman türk milletine" afiyetle yedirildi . Elin gavuru yemedi ama biz yedik "zehiri". İstemiyorum karşılanmasın böyle ihtiyaç..!
Ayrıca , ben gezginci arıcıların "alayını" bilmem , sadece buraya gelenleri bilirim gördüklerimin içinde de buraya katlı kovan ile gelip bal üretene hiç rastlamadım. Gelenlerin hepsi kuluçkalık ile gelip nektar üretenler ( hijyen konusuna gene hiç dokunmuyorum o çok ayrı bir konu ya her ne ise) ne acıdır ki "bal" üretene pek rastlamadım.

Son bir şey ekleyeyim 100-200 kovanla arıcılık yapançok şey bilir 5-10 kovan ile arıcılık yapan bir şey bilmez diyen sadece kendini avutur ! Biz yıllardır bu işin içindeyiz işte şu kadar arım var bu kadar arım var söylemlerini çok duyduk...


: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: vecdiküçükyılmaz 29 October 2010, 23:27:05
        Arı gülü ve Yunus Emre  arkadaşım,forumun eksik tarafı olarak kabul ettiğim durum benim adım belli ,yerim belli iyi kötü bir blogum var,msn adresim belli,profilimde bilğilerim var,ben kiminle tartışıyorum kiminle fikir alış verişi yapıyorum,paylaşım yaptığım belli değil.Ben herhalde kendi kendime tartışıyorum.Yüzünüzü bile bloğunuzda göremiyorum.Formun eksik tarafı olarak görüyorum.Üzdüğüm için kusura bakmayın.1982 yılından beri arıcılıkla amatörce ugraşıyorum.Eksikliklerim var ,larva transferi yapmakta güçlük çekiyorum.Bu konuda kimseye akıl verecek durumda değilim.Bildiğim ve yaşadığım dogrular var bunları tartışmam bile.Bir kaç olaydan bahsedeyim.1986 yılında TKV nin dagıttığı KAFKAS analardan Muglalı arıcılar memnun kalmadılar,banada senetsiz sepetsiz güz veresiyesi sattı arkadaşım.Niye satıyorsunuz dediğimde biz çama çalışıyoruz,çamda kadrosuz giriyor dedi.Arıcı arkadaşlarım o gün bunu gördüler hala bunu aşamayan arıcı arkadaşlarımız konuyu ısıtmakta.Muglalı arıcı arkadaşların hiç bir tanesinin ballıgı yoktu.Erzincana 22 saat yolculuktan sonra geldiler,arılarına hiç bir şey olmadı,niye arı yanmadı,arılar 3 çerçeve civarındaydı.Rahmetli Nedim Ünsal agbeyimiz,Üzümlü ilçesinden Pülümür ilçesine yani 60km lik yolda 60 adet arısını  yaktı.Arılar ballıktaydı.Başka bir olaydan daha örnek vereyim 20 çerçevede  batıdan arı getirende var ar niye yanmıyor,çünkü TURBO şurupluk diye adlandırdığımız şurupluğu kovanın üstüne çakıp yola çıkıyor.Yedi günlük ana arı transfer larvaları112kmlik yerden geldi 15 tane geldi, başarılı şekilde 3 ana arı elde edebildim.1100KM lik yoldan gelen 1 günlük tranfer larvalardan 20 civarında  ana arı çıktı.Ali bey bana arıları hemen nakletme dedi Yumurtalar pupa olsun dedi dinlemedim 3 tane fire verdim.Naklettiğim mesafe 6 km.Kurallara  uyarsak  bir çok sorun diye adlandırdığımız durum  ortaya çıkmaz.Saglıcakla kalın.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: yunus emre 30 October 2010, 00:51:56
Allah , Allah ! Evet sizin gözlemlerinizi paylaştığınız çok açık, bu arı denen mahluk öyle bir canlı ki havaya , suya hiç gerek duymaz ! Kapa ağzını burnunu km. lerce taşı. Bir önceki yazınızda kovanın üzerindeki örtüyü alıp , üzerine delikli örtü koyuyordunuz şimdi havasız bıraktınız, hangisi doğru bir karar verin artık:) Siz bir çerçeve arının yaşamını devam ettirmesi için kaç cm küp oksijene ihtiyacı olduğunu biliyormusunuz? Biraz araştırın bakalım...

Evet gözlemlerimizi ve tecrübelerimizi paylaşıyoruz ve bunda hiç kuşkumuz yok olmazda.Ben hiçbir yazımda arı havaya suya ihtiyaç duymaz diye bir paylaşım yapmadım.Bizim bur da konuştuğumuz konu böyle bişeyin olup olmadığı. Ben yaptığım şeyin doğru olduğunu söylemiyorum savunmuyorum. İsteyerek ya da mecburiyetten bu olayları yaşadık ve oldu. Ordaki yazımda ben olayın doğru yapılması gereken tarzını söylüyorum, çünkü bur da yazılanlar okunuyor ve örnek teşkil ediliyor. Arı bilgimiz konusuna gelince siz ne kadar biliyorsanız bizde o kadar biliyoruz çok şükür.

Acaba inansammı ? 10 çerçeve arı ve va havalandırmada yok !

Kimseye zoraki bir şeylere inandırmaya çalışmıyoruz. Konu bir yerden açıldı tecrübelerimiz gözlemlerimizi paylaşıyoruz o kadar. İsteyen inanır, isteyen inanmaz.

Evet yanılmamışım çam balına gidiyorsunuz , aylardanda ekim falandır herhalde , bir önceki yazınızda "kafkas" arısı kullandığınızı söylediniz ve eklediniz kafkasın daha yaz ortasında yavruyu kestiğini  ve arının cinsini değiştireceğinizi söylediniz. Ekim ayında 10 çerçeve kafkas arı vay be... Siz konuyu bi daha gözden geçirin isterseniz , belki de yanılıyorsunuz... Ben olsam o arının cinsini hiç değiştirmezdim !

Evet çam balına ya da söke ye pamuğa gidiyoruz. Kafkas la ilgili söylediğim her şey doğrudur. Irkımızı değiştireceğiz bunda da söylediğimiz aynen geçerli. Ama bir şeyi atlıyorsunuz. Siz gezginci arıcıları hep aynı kefeye koyduğunuz için bizim arılarımızda bakımsız ve tek kat arılar sanıyorsunuz. Ama yanılıyorsunuz. Arılara her zaman fazlasıyla gereken bakımı yaparız ve sezonda arılarımız fazlasıyla gelişir..Gelişen bu mevcutu kaybetmemek için kekleme ve ara ara şerbetlemelerle arılar bekletilir. Böylece pamuğa yada çama gidecek olan arılarımız ilaveden düşmezler. Yükleyip indirmedeki sıkıntılardan dolayı ilavesi indirilip sıkıştırılabilecek arıların hepsinin ilavesi indirilir. Gittiği yerde yeniden konur. Burda ki asıl nokta daha az çalışarak daha az yorularak daha az maliyetlerle gelişen bir ırk dururken neden emeğimi paramı öylece savurayım.

Tabiki öyle ! Konumuz "gezginci arıcının" hasret çekip çekmediği değil ki, yanında Ahmet mi Mehmet mi var onu bilemem... Benim sorguladığım , bir yiyecek maddesi olan balın , hijyen kurallarına uyularak üretilip üretilmediğidir ...! Bu konuyu siz daha iyi bilirsiniz.

Tamam çok güzel sorguluyosunuz ve bu konuya o kadar duyarlısınız. Madem Ülkemiz için arıcılık için bir şeyler yapmak istiyorsunuz. 100-200 kovan yapın gezginci arıcılığa bir başlayın, bir görelim bir örnek teşkil edin nasıl oluyormuş bizde bir görelim.
Vay , Vay , Vay yavaş , yavaş konu netleşmeye başladı , demek ki sizde 2 günde bir kuluçkalıktan sağım yapıyor ve bunu normal görüyorsunuz. Sağımda açık yavrular ,  petek gözlerinden nasıl savruluyor ve ölüyorlar değil mi? Ama olsun o çok küçük bir ayrıntı , zaten o yavruya ihtiyacınız yok ki o yavru yiyici , olmaması daha iyidir...

Evet konu baya netleşmeye başladı. Kovanların tek kat geldiğini söylüyorsunuz! Sonra buna yavru sağıldı gitti yiyici, arı gündüz yüklenip gitti tarlacılarda kaldı. Kovan 5-6 çıtaydı zaten. Km lerce yol kat edip gelen gezginci arıcı geriye boş kovanlarını yükledi gitti, işte bitti. Bu dediğiniz şeyleri çevremdeki gezginci arıcılara söylesem gülerler.

Ne kadar da küçük bir ayrıntı , baldaki su oranının fazla olması hiç önemli değil...! Yahu bu aldığınız bal değil ki , ona nektar derler , sizin bal dediğiniz "o" sıvı yaklaşık %80 su içerir.Balın içindeki su oranı ise  %17 dir , senin nektarının tenekesi 17-18 kg. gelir benim ürettiğim balın tenekeside 27-28 kg gelir bunu da biliyormusun? Toptancı da , mesela bu yılı örnek alırsak balın tenekesine 115 tl verir , aslında verilen fiat bala değil nektara verilen fiattır. 10 ton nektarın içine de 2 ton bal katar kavanoza koyup sürer piyasaya.İşte aramızda bu "kadarcık" bir fark var. Yaptığınız işin yasal olup olmadığını bir sorgulayın bakalım !

Arının balı getirip kovana koyduğu gün dahi bal sağılsa %80 su içermez sayın şekerli lütfen abartmayalım örnek vericez diye. Zaten bu sağımlar 1 yada 1,5 haftalıktır ve çerçevelerin % 30-40 sırlanır. Buradaki su oranı da %20-30 arası değişir. Sağımdan sonra tenekelerin kapakları kapanmaz üzerine bez örtülür ve bu suyun tahminen %5-7 si daha buharlaşır. Daha sonra tenekeler tamamlanır.
Nektar bal olayına gelince. Siz şimdi ne kadar bal üretiyorsanız, bunu parekende olarak kg mını 20-25 tl gibi artık neyden satıyorsanız, keyfiniz hiç kaçmaz gayet iyi olur. Ama ürettiğiniz 27 kğ gerçek balı tüccara götürün bakalım; sizin tabirinizle bizim ürettiğimiz nektara 115 tl veren tüccar sizin gerçek balınıza kaç tl vericek!. Bizde tüccarın balamı nektaramı para verdiğini bir görelim.
Gezginci arıcı elinden geldigince özen göstererek ürettiği balı tüccara verir. Tüccar o bala şunu karıştırır bunu karıştırır arıcıyı bağlamaz.

Bizim veya benim işini doğru yapan gezgincilere bir lafım yok ki ! Benim lafım işinin gereğini yapmayana , işine hile katana ...

İşini doğru yapanlara bir lafım yok diyorsunuz iyi güzel. Ama konuştuğunuz yazdığınız hiçte öyle göstermiyor. Sanki hepsi yok edilmesi gereken birer düşman. Ülkemizdeki arıcılıkla ilgili hiçbir sorun sizin tarzınızdaki yaklaşımlarla çözülemez.

Ben hiç de aynı fikirde değilim , Böyle ihtiyaç karşılanacağına hiç karşılanmasın daha iyi. Bir kaç yıl önce üretilen balın dışardan niçin geriye çevrildiğini çok iyi biliyoruz ... Ne büyük üzüntü ki bu geriye gelen ballar "kahraman türk milletine" afiyetle yedirildi . Elin gavuru yemedi ama biz yedik "zehiri". İstemiyorum karşılanmasın böyle ihtiyaç..!
Ayrıca , ben gezginci arıcıların "alayını" bilmem , sadece buraya gelenleri bilirim gördüklerimin içinde de buraya katlı kovan ile gelip bal üretene hiç rastlamadım. Gelenlerin hepsi kuluçkalık ile gelip nektar üretenler ( hijyen konusuna gene hiç dokunmuyorum o çok ayrı bir konu ya her ne ise) ne acıdır ki "bal" üretene pek rastlamadım.

Son bir şey ekleyeyim 100-200 kovanla arıcılık yapançok şey bilir 5-10 kovan ile arıcılık yapan bir şey bilmez diyen sadece kendini avutur ! Biz yıllardır bu işin içindeyiz işte şu kadar arım var bu kadar arım var söylemlerini çok duyduk...

Ben burda işini hakkıyla yapmayan hiç kimseyi savunmuyorum savunmamda. Ama nette bu konuyla ilgili yazı yazan arkadaşlara bakıyorum gezginci arıcılara bir alerjileri var gibi. Madem bu arkadaşlar balın üretilmesine hijyenine her şeyine bu kadar duyarlı. Ülkemizdeki gezginci arıcılığın yükünü üzerlerine alsınlar, söyledikleri gibi her şeyi yerli yerince yapsınlar söyledikleri sağlıklı kalıntısız balları üretsinler, herkeste görsün bakalım nasıl oluyormuş, arıcılık, sağlıklı bal üretimi.

Ben kovanı şudur budur, hobi yapar gerçek yapar, bilir bilmez gibi hiçbir yorumda yapmadım. Bur da üzerinde durmak istediğim mesele; herkesin konuştuğu bir ortamda gezginci arıcının da konuşmaya hakkı vardır. Ve konuştuğumuz tüm mevzuların çözümü de gezginci arıcıların elindedir.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Şekerli 31 October 2010, 14:53:50
.
bir diğer hususta hiç havalandırması olmayan eski kovanlarla konyadan muğlaya birçok kez arı götürdük hiç durmadan mola vermeden..

Sevgili kardeşim bunu sen yazmadınmı ? Sen bir gün önce başka bi şey diyorsun , bir gün sonra farklı bi şey , ne dediğin belli değil ki...

Kimseye zoraki bir şeylere inandırmaya çalışmıyoruz. Konu bir yerden açıldı tecrübelerimiz gözlemlerimizi paylaşıyoruz o kadar. İsteyen inanır, isteyen inanmaz.


İnanılacak gibi değil ki..! Bizde" Ayda "yaşamıyoruz herhalde...


Arılara her zaman fazlasıyla gereken bakımı yaparız ve sezonda arılarımız fazlasıyla gelişir...


Diyorsunuz...

Halbuki bir önceki yazında da ;
Bir diğerli önemli hususta şudur ki; arıcılığı hobi olarak yapan birinin 10-20 arıya,bir yılda verdiği toplam şekeri, gezginci bir arıcı 200-300 arıya vermekte..Gerisini siz düşünün artık..Saygılar.
demiştin.

Demek ki sen koloni başı 1-1,5 kg şeker veriyorsun ve arılarına gerekli bakımı yaptığını ve arılarının fazlasıyla geliştiğini söylüyorsun , Töbe.. Töbe.. sevgili kardeşim , söylediklerinle çelişiyorsun farkındamısın!


Yükleyip indirmedeki sıkıntılardan dolayı ilavesi indirilip sıkıştırılabilecek arıların hepsinin ilavesi indirilir. Gittiği yerde yeniden konur.


İlavedeki arı , en az 15 çerçeveye veya daha fazla çerçeveye basan arı demektir , ve bu en az 15 çerçevedeki arı tek kata sıkıştırılıp havalandırılması olmayan kovanlarda km lerce taşınıyor  ;D


Tamam çok güzel sorguluyosunuz ve bu konuya o kadar duyarlısınız. Madem Ülkemiz için arıcılık için bir şeyler yapmak istiyorsunuz. 100-200 kovan yapın gezginci arıcılığa bir başlayın, bir görelim bir örnek teşkil edin nasıl oluyormuş bizde bir görelim.


Benim Ülkemiz arıcılığı için yaptıklarım ortada http://alisekerli.blogspot.com/ burayı ziyaret edenler bunu çok iyi bilirler...
Benim gezginci arıcılık yapmama gerek yok , o işi sizler "gerektiği" gibi layıkı ile yapıyorsunuz. "Haa şunu öğrenmek istiyorsanız ; gezginci arıcıların da diğer meslek erbaplarından farklı bir statüye konulamayacağını bilmelisiniz. Türkiye de gıda maddesi üreten herkes hijyen kurallarına uyup hilesiz mal üretmeye mecburdurlar , sizin öyle bir ayrıcalığınız olamaz... 'nokta"


Evet konu baya netleşmeye başladı. Kovanların tek kat geldiğini söylüyorsunuz! Sonra buna yavru sağıldı gitti yiyici, arı gündüz yüklenip gitti tarlacılarda kaldı. Kovan 5-6 çıtaydı zaten. Km lerce yol kat edip gelen gezginci arıcı geriye boş kovanlarını yükledi gitti, işte bitti. Bu dediğiniz şeyleri çevremdeki gezginci arıcılara söylesem gülerler.


İyi ya işte , bende aynı şeyi söylüyorum "ağlanacak" halinize "gülseniz" de bir şeyleri yalnış yaptığınızın farkına varsanız...


Arının balı getirip kovana koyduğu gün dahi bal sağılsa %80 su içermez sayın şekerli lütfen abartmayalım örnek vericez diye. Zaten bu sağımlar 1 yada 1,5 haftalıktır ve çerçevelerin % 30-40 sırlanır. Buradaki su oranı da %20-30 arası değişir. Sağımdan sonra tenekelerin kapakları kapanmaz üzerine bez örtülür ve bu suyun tahminen %5-7 si daha buharlaşır. Daha sonra tenekeler tamamlanır.
Nektar bal olayına gelince. Siz şimdi ne kadar bal üretiyorsanız, bunu parekende olarak kg mını 20-25 tl gibi artık neyden satıyorsanız, keyfiniz hiç kaçmaz gayet iyi olur. Ama ürettiğiniz 27 kğ gerçek balı tüccara götürün bakalım; sizin tabirinizle bizim ürettiğimiz nektara 115 tl veren tüccar sizin gerçek balınıza kaç tl vericek!. Bizde tüccarın balamı nektaramı para verdiğini bir görelim.
Gezginci arıcı elinden geldigince özen göstererek ürettiği balı tüccara verir. Tüccar o bala şunu karıştırır bunu karıştırır arıcıyı bağlamaz.


Evet , tekrar ediyorum işinize gelir veya gelmez arını kovana getirdiği nektarda %75-%80 su vardır, 2-3 günde yapılan sağımlarda su oranı  %10 düşmez.
Yapılan sağımlar nasıl 1,5 haftalık oluyor bitkinin nektar verme süresi zaten 15 gündür.
Hem sonra , su oranı %20 ye düşen tenekedeki nektarın üzerine niye bez koyuyorsunuz %20 zaten yeterlidir bir dediğiniz bir dediğinizi tutmuyor galiba...
Ben bir şeyi gözden kaçırmışım o tenekelerin üzerine koyduğunuz bez nasıl bir bez , sık dokunmuş bir bez mi , seyrek dokunmuş bir bez mi bir açıklık getirinde cahil kalmayalım , engin bilgilerinizden faydalanalım değilmi ... ne de olsa tecrübe konuşuyor ;)
"Haa unutmadan Tüccar benim balıma da aynı parayı veriyor."


İşini doğru yapanlara bir lafım yok diyorsunuz iyi güzel. Ama konuştuğunuz yazdığınız hiçte öyle göstermiyor. Sanki hepsi yok edilmesi gereken birer düşman. Ülkemizdeki arıcılıkla ilgili hiçbir sorun sizin tarzınızdaki yaklaşımlarla çözülemez.


Yazdığımı dikkatli okumamışsın ben şöyle demiştim ;Bizim veya benim işini doğru yapan gezgincilere bir lafım yok ki ! Benim lafım işinin gereğini yapmayana , işine hile katana ...


Tekrar edeyim işini doğru yapan arıcıya , ister gezginci ister sabit olsun bir lafımız olamaz ve elini öperim... İşini doğru yapmayan , malına hile katan arıcınında bence yok edilmesi gerekir ve zamanla bu da olacaktır , yarası olan gocunur...


Ben burda işini hakkıyla yapmayan hiç kimseyi savunmuyorum savunmamda. Ama nette bu konuyla ilgili yazı yazan arkadaşlara bakıyorum gezginci arıcılara bir alerjileri var gibi. Madem bu arkadaşlar balın üretilmesine hijyenine her şeyine bu kadar duyarlı. Ülkemizdeki gezginci arıcılığın yükünü üzerlerine alsınlar, söyledikleri gibi her şeyi yerli yerince yapsınlar söyledikleri sağlıklı kalıntısız balları üretsinler, herkeste görsün bakalım nasıl oluyormuş, arıcılık, sağlıklı bal üretimi.

Ben kovanı şudur budur, hobi yapar gerçek yapar, bilir bilmez gibi hiçbir yorumda yapmadım. Bur da üzerinde durmak istediğim mesele; herkesin konuştuğu bir ortamda gezginci arıcının da konuşmaya hakkı vardır. Ve konuştuğumuz tüm mevzuların çözümü de gezginci arıcıların elindedir.


Tabiki gezgincilere karşı bir allerji var ama bu tüm gezgincilere değil ki ...
Bana göre gezgincilerin içinde  doğru çalışan arkadaşlar da var bunun yüzdesini bilemem , ama fazla olcağını da düşünmüyorum...

Sen şunu demek istiyorsun ; Gezgincidir , ne yapsa yeridir siz de buna hoş görü ile bakmak zorundasınız. "Ben de diyorum ki gezginci arıcının yaşamış olduğu zorluklar onun hijyen kurallarını bırakıp hileli mal üretmesini gerektirmez"
Hiç kimse , onu gezginci arıcılık yapmak için zorlamıyor , bu onun kendi tercihi olsa gerek.


Ve konuştuğumuz tüm mevzuların çözümü de gezginci arıcıların elindedir.


Ha şunu bileydin... Bunu baştan söylesene , demekki bir sorun var ve konuşuluyor...

Bizim buralarda gezgincinin bir adı da, iki günde bir sağım yaptığı için "sirkeci" dir...
Devlet ne zaman ki bu işe el atar, bu "sirkecileri" üretimden men eder , işte o zaman balın gerçek değeri ortaya çıkar... Ortada sorun falan da kalmaz..!






: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Arı Bakanı 01 November 2010, 09:53:10
Yunus Emre;
Bu konu raydan çıktı.
Hiç alakası olmayan yerlere kaydı ve konuyu Ali Şekerli bey kilitledi.
Arıcı görünümünüz vardı, görünümle yazıklarınız birbirini tutmuyor.
Sizin ailenizin arısı olabilir, fakat sizin arıcılığınız bana göre yetersiz.
Bu aynen şuna benzer, otobüs şoförüyle mavin aynı araçta yolculuk ederler fakat işleri ve sorumlulukları çok farklıdır. Bir başka örnek, bir arkadaşınızla bir yere gidersiniz, arkadaşınız yolu biliyordur, siz bilmiyorsunuz ama umurunuzda olmaz. Bir hafta sonrası arabayı size verip geçen gittiğimiz yere gideceksin, şoförde sensin dediğinde, o adresi bulana kadar akla karayı seçersiniz, durumunuz aynı bunlara benzedi.

Yazınızdaki en güzel yer, gezginci arıcılıkta barakada kaldığınızdı. Gerçekten barakada kaldığınız anlaşılıyor.

Baraka bölümünü okurken kendimi Trakya’da arılarımın yanındaki tarlanın ortasında uyku tulumumda yatıyormuş gibi hissettim.

Çok arınız olduğunu söylüyorsunuz bu arılarla yaz boyu ne yaptınız blogunuzda bunlardan eser yok.

Çok arısı olanlar çok iyi arıcılık bilgisine ve becerisine sahip anlamı çıkmaz ki. Ben ve arkadaşlarım geçtiğimiz sene Muğla Milas’a bir gezi yaptık. Aynı guruptan arkadaşlarımız farklı bal aldılar. 50 Kovan arısı olan arkadaşım 50 teneke çam  bal aldı, bir başka arkadaşında 180 kovanı vardı, 180 kovandan 39 teneke çam balı aldı, 50 teneke bal alan arkadaşımızın arısının ortalaması 4-5 çıtaydı. Bahsi geçen arkadaşlar aynı yerde yan yanaydılar. Bizde mantık ise çok kovanı olan çok bilir.

Sağımdan sonra 10 çıta kalacak Kafkas arısı varsa, o arıyı hiçbir arıyla değişmeyin, ben olsam değişmezdim. 15 çıta Kafkas arınız olacak ve bal geldiği halde güçlü kalacak?
Yavru çıkan göz balla dolar.
Hobi yada ek arıcılık yapanların, 200-300 kovana verilen şekeri verdiklerini söylüyorsunuz.
Benim şeker kullanımım,  kovan başı kesinlikle yıllık iki kiloyu geçmez.


Anaarı üretim kovanları buna dahil değildir, zaten bu koloniler bala çalışmaz.
Bala çalışan arılar mayıs ayı sonu gelmeden arılıktan ormana, ormandan Şile’ye, Şile’den Trakya’ya gidiyor bunların hepsi blogumda kayıtlıdır.
Şekerli üretim yapan yok mu? Hem de o kadar çok ki.

Tam sırlanmamış bal sağımında teneke ağzı açık bırakmakla nektarın suyu uçmaz. Dinlendirme kazanlarında yada evinizde su oranı yüksek balları kovalara boşaltıp , ağzına tülbent kapatarak suyun uçması sağlanır, en ideali ise ısı kontrollü kaplarda  birkaç gün bekletilmesidir. Bu çok kıymetli ballarda uygulanır. Ben 2007 yılındaki kestane balında bu yazdıklarımı uyguladım.

Havalandırma konusu basite indirilemez, biz kıyafet uygulamasına geçtiğimiz de taktığımız kravat o kadar rahatsız ediyor ki.
Anaarı neden kesilir, işler günlük gülistanlıkken değil dimi?
Koloni strese girdiğinde tüm ırklar için anaarı risktir ve güçlü kolonilerde bu risk daha çok olur.
Konu dağıldı ve artık bunu toparlamak zor, her yazılana yeni cevap hakkı doğmakta, bu laf yarışının bir şeyler öğreneceklere faydası olacağına inanmıyorum.

Forumlar branşlarına göre bilmeyenlerin soru sorduğu, bilenlerinde tecrübelerin paylaştığı yerdir.

Siz yazdıkça battınız, bu nasıl bilgi ve tecrübe aktarımı?
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: arıgülü 02 November 2010, 23:05:19
(http://3.bp.blogspot.com/_lOfVxyAncUI/TNB8IzwxRyI/AAAAAAAADlE/6v5WD5JRGVY/s1600/ar%C4%B1+g%C3%BCl%C3%BC.jpg)

(http://2.bp.blogspot.com/_lOfVxyAncUI/TNB8RMqnQ7I/AAAAAAAADlM/TcIgtJHam18/s1600/ar%C4%B1+g%C3%BCl%C3%BC-1.jpg)


Buyur vecdi abi fotoğraflarım bunlar. Bu gün müdürhanımdan rica eetim çekdi cep telefonuyla beni. Ama yüklemek için çok uğraştık. Ben sen kadar bılgısayar bılmem bundan dolayı yok bloğum ama beni iyice tahrik ettin öğrenecem bu işide haberin olsun.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Dr. Muhteşem Turunç 03 November 2010, 13:26:16
Yunus Emre kardeşim. En son dün 13 00 civarlarında foruma girmişin. Dün forum yönetiminde bulunan beş üyeden üçü akşam yaptığımız toplantıda hakaret, suç içeren ve forumun güvenilirliğini ve ciddiyetini bozucu yazılar dışında müdehalede bulunulmaması kararı aldık. Senden artık tecrübelerini paylaşmaya devam etmeni bekliyoruz. Ama şunuda sana olduğu kadar herkese de hatırlatıyoruzki bu foruma giren insanların vakitleri çok kıymetlidir. O nedenle sağdan soldan toplanmış ve bilgi değeri olmayan fotoları paylaşmak yerine kendi tecrübelerimizi paylaşmakdan yanayız.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: yunus emre 07 November 2010, 02:42:05
.
bir diğer hususta hiç havalandırması olmayan eski kovanlarla konyadan muğlaya birçok kez arı götürdük hiç durmadan mola vermeden..

Sevgili kardeşim bunu sen yazmadınmı ? Sen bir gün önce başka bi şey diyorsun , bir gün sonra farklı bi şey , ne dediğin belli değil ki...

Evet ben yazdım ve de doğrudur. Ve tekrar söylüyorum Konya dan Muğla ya hiç havalandırmasız eski tip kovanlarla arı götürdük ve bal gibi gidiyor.

Kimseye zoraki bir şeylere inandırmaya çalışmıyoruz. Konu bir yerden açıldı tecrübelerimiz gözlemlerimizi paylaşıyoruz o kadar. İsteyen inanır, isteyen inanmaz.


İnanılacak gibi değil ki..! Bizde" Ayda "yaşamıyoruz herhalde...

Ayda yaşamıyorsunuz belki ama bazı şeyleri görmeye ya tahammül edemiyorsunuz ya da işinize gelmiyor.


Arılara her zaman fazlasıyla gereken bakımı yaparız ve sezonda arılarımız fazlasıyla gelişir...


Diyorsunuz...

Halbuki bir önceki yazında da ;
Bir diğerli önemli hususta şudur ki; arıcılığı hobi olarak yapan birinin 10-20 arıya,bir yılda verdiği toplam şekeri, gezginci bir arıcı 200-300 arıya vermekte..Gerisini siz düşünün artık..Saygılar.
demiştin.
Demek ki sen koloni başı 1-1,5 kg şeker veriyorsun ve arılarına gerekli bakımı yaptığını ve arılarının fazlasıyla geliştiğini söylüyorsun , Töbe.. Töbe.. sevgili kardeşim , söylediklerinle çelişiyorsun farkındamısın!

Benim gezginci arıcılıkla ilgili her yazdığım kendi yaptığım gibi lanse ediliyor. Hobi arıcının 10-20 arıya verdiği  şekeri ,gezginci arıcı 200-300 arıya evet veriyor. Ama bunu ben veriyorum diye bir yazı yazmadım, vermekte dedim. Yoksa ben o şekeri 200-300 arıya veriyorum diye yazardım. Tabi fikirler karşıt olunca bur da yazılan istenildiği gibi yorumlanıyor. Sağır duymaz yakıştırır hesabı.


Yükleyip indirmedeki sıkıntılardan dolayı ilavesi indirilip sıkıştırılabilecek arıların hepsinin ilavesi indirilir. Gittiği yerde yeniden konur.


İlavedeki arı , en az 15 çerçeveye veya daha fazla çerçeveye basan arı demektir , ve bu en az 15 çerçevedeki arı tek kata sıkıştırılıp havalandırılması olmayan kovanlarda km lerce taşınıyor  ;D

İlavedeki arı en az on beş çerçeveyi basan arı diye bir şey yoktur. Siz arılar tabanı dolduruyor ilavedeki beş çıtası da çıkıp arının önünde yatmaya başlıyor öyle mi  koyuyorsunuz ilaveyi.! Ben ne yazmışım: ilavesi  indirilip sıkıştırılabilecek arıların hepsi diyorum. Demiyorum ki 15 çıta arının ilavesi indirilip tabana sıkıştırılır.

Tamam çok güzel sorguluyosunuz ve bu konuya o kadar duyarlısınız. Madem Ülkemiz için arıcılık için bir şeyler yapmak istiyorsunuz. 100-200 kovan yapın gezginci arıcılığa bir başlayın, bir görelim bir örnek teşkil edin nasıl oluyormuş bizde bir görelim.


Benim Ülkemiz arıcılığı için yaptıklarım ortada http://alisekerli.blogspot.com/ burayı ziyaret edenler bunu çok iyi bilirler...
Benim gezginci arıcılık yapmama gerek yok , o işi sizler "gerektiği" gibi layıkı ile yapıyorsunuz. "Haa şunu öğrenmek istiyorsanız ; gezginci arıcıların da diğer meslek erbaplarından farklı bir statüye konulamayacağını bilmelisiniz. Türkiye de gıda maddesi üreten herkes hijyen kurallarına uyup hilesiz mal üretmeye mecburdurlar , sizin öyle bir ayrıcalığınız olamaz... 'nokta"

Blogunuz daki paylaşımları kaç tane gezginci arıcı uyguluyor, örnek alıyor bilemiyorum artık. Biz madem bu işi layıkıyla yapıyoruz, sizin bu çabanız ne için! Bizim farklı bir statüye de ihtiyacımız yok ve olmazda. Biz ne yaptığımızın farkındayız çok şükür. İşine hile katana bir ayrıcalıkta yok. Ben kendim bu konuya yeterince dikkat ediyorum ve çevremdeki bir çok gezginci arıcıda öyle.  Ha hile yapan yokmu elbetteki var. Ama ben değilim bu ülkenin sağlıklı bal üretimini denetleyecek mekanizma! Kanunlar var yönetmelikler var tarım müdürlükleri var, devlet isterse denetler işine hile yapan herkesi uyarır ya da bu işi yaptırmaz.


Evet konu baya netleşmeye başladı. Kovanların tek kat geldiğini söylüyorsunuz! Sonra buna yavru sağıldı gitti yiyici, arı gündüz yüklenip gitti tarlacılarda kaldı. Kovan 5-6 çıtaydı zaten. Km lerce yol kat edip gelen gezginci arıcı geriye boş kovanlarını yükledi gitti, işte bitti. Bu dediğiniz şeyleri çevremdeki gezginci arıcılara söylesem gülerler.


İyi ya işte , bende aynı şeyi söylüyorum "ağlanacak" halinize "gülseniz" de bir şeyleri yalnış yaptığınızın farkına varsanız...

Evet biz gülüyoruz. Neye gülüyoruz; işini doğru dürüst yapmayan birileri var; bu tüm ülke için genelleniyor ona gülüyoruz. Halep ordaysa, arşın bur da; çıkın yapın bir görelim nasıl oluyormuş sağlıklı bal üretimi ve gezginci arıcılık.


Arının balı getirip kovana koyduğu gün dahi bal sağılsa %80 su içermez sayın şekerli lütfen abartmayalım örnek vericez diye. Zaten bu sağımlar 1 yada 1,5 haftalıktır ve çerçevelerin % 30-40 sırlanır. Buradaki su oranı da %20-30 arası değişir. Sağımdan sonra tenekelerin kapakları kapanmaz üzerine bez örtülür ve bu suyun tahminen %5-7 si daha buharlaşır. Daha sonra tenekeler tamamlanır.
Nektar bal olayına gelince. Siz şimdi ne kadar bal üretiyorsanız, bunu parekende olarak kg mını 20-25 tl gibi artık neyden satıyorsanız, keyfiniz hiç kaçmaz gayet iyi olur. Ama ürettiğiniz 27 kğ gerçek balı tüccara götürün bakalım; sizin tabirinizle bizim ürettiğimiz nektara 115 tl veren tüccar sizin gerçek balınıza kaç tl vericek!. Bizde tüccarın balamı nektaramı para verdiğini bir görelim.
Gezginci arıcı elinden geldigince özen göstererek ürettiği balı tüccara verir. Tüccar o bala şunu karıştırır bunu karıştırır arıcıyı bağlamaz.


Evet , tekrar ediyorum işinize gelir veya gelmez arını kovana getirdiği nektarda %75-%80 su vardır, 2-3 günde yapılan sağımlarda su oranı  %10 düşmez.
Yapılan sağımlar nasıl 1,5 haftalık oluyor bitkinin nektar verme süresi zaten 15 gündür.
Hem sonra , su oranı %20 ye düşen tenekedeki nektarın üzerine niye bez koyuyorsunuz %20 zaten yeterlidir bir dediğiniz bir dediğinizi tutmuyor galiba...
Ben bir şeyi gözden kaçırmışım o tenekelerin üzerine koyduğunuz bez nasıl bir bez , sık dokunmuş bir bez mi , seyrek dokunmuş bir bez mi bir açıklık getirinde cahil kalmayalım , engin bilgilerinizden faydalanalım değilmi ... ne de olsa tecrübe konuşuyor ;)
"Haa unutmadan Tüccar benim balıma da aynı parayı veriyor."

Sizin balınıza da aynı parayı veriyorsa demek ki ikisi de aynı bal ! Zaten sizin tabirinizle bizim ürettiğimiz nektar % 75 80 su olsaydı, tüccar derdi ki arkadaş bu balda değil nektarda değil bu su! 50 tl verir alırdı belki.

İşini doğru yapanlara bir lafım yok diyorsunuz iyi güzel. Ama konuştuğunuz yazdığınız hiçte öyle göstermiyor. Sanki hepsi yok edilmesi gereken birer düşman. Ülkemizdeki arıcılıkla ilgili hiçbir sorun sizin tarzınızdaki yaklaşımlarla çözülemez.


Yazdığımı dikkatli okumamışsın ben şöyle demiştim ;Bizim veya benim işini doğru yapan gezgincilere bir lafım yok ki ! Benim lafım işinin gereğini yapmayana , işine hile katana ...


Tekrar edeyim işini doğru yapan arıcıya , ister gezginci ister sabit olsun bir lafımız olamaz ve elini öperim... İşini doğru yapmayan , malına hile katan arıcınında bence yok edilmesi gerekir ve zamanla bu da olacaktır , yarası olan gocunur...

Bizim çok şükür yaramızda yok gocunacak bir durumumuzda, gülüp geçiyoruz sadece. Ben bur da işine hile katıp sağlıksız üretim yapanları savunuyormuşum gibi bana bir şeyleri kanıtlamaya çalışıyorsunuz.


Ben burda işini hakkıyla yapmayan hiç kimseyi savunmuyorum savunmamda. Ama nette bu konuyla ilgili yazı yazan arkadaşlara bakıyorum gezginci arıcılara bir alerjileri var gibi. Madem bu arkadaşlar balın üretilmesine hijyenine her şeyine bu kadar duyarlı. Ülkemizdeki gezginci arıcılığın yükünü üzerlerine alsınlar, söyledikleri gibi her şeyi yerli yerince yapsınlar söyledikleri sağlıklı kalıntısız balları üretsinler, herkeste görsün bakalım nasıl oluyormuş, arıcılık, sağlıklı bal üretimi.

Ben kovanı şudur budur, hobi yapar gerçek yapar, bilir bilmez gibi hiçbir yorumda yapmadım. Bur da üzerinde durmak istediğim mesele; herkesin konuştuğu bir ortamda gezginci arıcının da konuşmaya hakkı vardır. Ve konuştuğumuz tüm mevzuların çözümü de gezginci arıcıların elindedir.


Tabiki gezgincilere karşı bir allerji var ama bu tüm gezgincilere değil ki ...
Bana göre gezgincilerin içinde  doğru çalışan arkadaşlar da var bunun yüzdesini bilemem , ama fazla olcağını da düşünmüyorum...

Sen şunu demek istiyorsun ; Gezgincidir , ne yapsa yeridir siz de buna hoş görü ile bakmak zorundasınız. "Ben de diyorum ki gezginci arıcının yaşamış olduğu zorluklar onun hijyen kurallarını bırakıp hileli mal üretmesini gerektirmez"
Hiç kimse , onu gezginci arıcılık yapmak için zorlamıyor , bu onun kendi tercihi olsa gerek.

Alerjiniz varsa o sizin sorununuz artık bir şekilde çözersiniz zamanla… yüzde olayına da gelince de; bu işler ahkam kesmekle olmuyor. Bu işi iyi bilenler çıksın o zaman, gezginci arıcılığı bir yapsınlar, örnek teşkil etsinler bu yüzde oranları da iyiye doğru artış göstersin sizin dediğiniz gibiyse tabi eğer. Ben demiyorum ki gezginci arıcıların bulunduğu koşullar, sağlıksız hileli bal üretimine uygundur diye. Böyle bir şeyi ne ben nede başka biri diyebilir. Sizin gezgincilik üzerine bazı şeyleri anlamanız için örnek veriyorum  sadece.!

Ve konuştuğumuz tüm mevzuların çözümü de gezginci arıcıların elindedir.


Ha şunu bileydin... Bunu baştan söylesene , demekki bir sorun var ve konuşuluyor...

Evet  bunu çok iyi biliyorum. Bazıları laf üretir, bazıları da bu ülke için bal üretir.!

Bizim buralarda gezgincinin bir adı da, iki günde bir sağım yaptığı için "sirkeci" dir...
Devlet ne zaman ki bu işe el atar, bu "sirkecileri" üretimden men eder , işte o zaman balın gerçek değeri ortaya çıkar... Ortada sorun falan da kalmaz..!

Zaten arıcılıkla ilgili tüm efsaneler sizin orda çıkmış! Daha normal bir şey duyamadık. Sirkeci bildiğim İstanbul da bir semttir.! Ne kadar ekmek o kadar köfte diye bir laf vardır. Arıcılıkta da ne kadar arı eşittir o kadar baldır. Gerçek bir gezginci arıcı bunu bilir, dediğiniz şeylerin hiç birini yapamaz yapmaz..! yapıyorsa zaten işi bilmiyor demektir.

Balın değerini belirleyende tüccarlardır. Zaten ülkemizdeki bal piyasası belirli firmaların tekelindedir. Rekabeti oluşturacak yeni firmalar ya da kendi paketlemesini yapıp satan arı birlikleri çoğalmadığı sürece de böyle devam edecektir.

: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: yunus emre 07 November 2010, 02:51:31
Ali bey;

Evet konu raydan çıktı ama kim çıkardı! Konunun alakasız yere gitmesine nedeni ben değilim açtığım konuya yapılan alakasız yorumlardır. Benim arıcılık kimliğim hakkında da kimse yorum yapamaz ve hakkı da değildir! Siz beni sorgulamaya başlarsanız bende sizi sorgulamaya başlarım ve herkes birbirini sorgulamaya başlar! Ortada bir konu vardır ve bu konu hakkında herkesin bilgi birikimi farklıdır. Sizin deneye deneye öğrendik dediğiniz birçok şeyi biz yıllardır biliyoruz ve uyguluyoruz.!

Kaptan-mavin olayına gelince; acemi bir kaptan olmaktansa gerçek bir mavin olmayı tercih ederim. Forum da kaptan geçinenlerin durumları ortada! Kaptanım diye geçinenlerin başkalarının görüşlerine bile tahammülleri yok! Kaptan böyle olursa mavin nasıl olur hesabı.!

Evet barakamız da yatıyoruz. Böyle arabada ya da çadırda falan yatamayız biz. Sabah kalktığımızda da dizimizde oramızda buramızda üşüme uyuşukluk yoktur, ev konforu olduğu için. Onu yapanlar genelde gününü otun çöpün fotoğrafını çekip öyle geçiriyor  sanırım,  bloglar da gördüğüm kadarıyla! Barakamızda yatarız sabah kalkar işimize bakarız!

Arımızda yeterince var çok şükür. Dediğim gibi genelde işlerle uğraşınca öyle fotoğraf gibi avareliklere yer olmuyor. Ayrıca şu kadar arım var şöyle yaparım böyle ederim diye de hiç ahkam kesmedim şimdiye dek!

Bizimde çok arısı olan çok bilir diye bir iddiamız yok.  Sadece riski fazla aldığı için ona göre de tecrübesi olur. Bu bir fabrikatörle, küçük bir esnafın karşılaştırılması gibi. 50 kovanı olan arkadaşınızın ırkı farklıdır ya da  arısı mevcutludur alır. Bu her yerde görülen bir şeydir zaten.

Sağımdan sonra on çıta kalan Kafkas arılarımız var evet ama değiştireceğiz. Nedeni  işçiliği çok, emeği çok ,maliyeti çok.  Evet  15 çıta Kafkas arımız bal gelecek ve güçlü kalıcak! Ama nasıl kalıcak; ızgara kullanılacak ve kontrol altında tutulucak ve alta sürekli yavru için petek verilecek! Ama bizim buralarda zaten bal sezonu geçince aşırı bal gelmediği için sorun olmuyor. Kekleme ve ara ara şuruplamalarla arının mevcudu düşürülmeden çam bekleniyor.

Evet hobi arıcılık yapanların verdiği şekeri gezginci arıcı 200-300 arıya veriyor. Ama siz niye üzerinize alınıyorsunuz anlamadım ben sizi örnek göstermedim ki!  Zaten yazdığım her cümleden farklı bir anlam çıkarılıyor! Şimdi şu şu kadar arıyla şu balı, diğeri de şu kadar arıyla şu balı aldı diyorsunuz.! Bu arı kolonisinin gelişimiyle ve ırkıyla alakalı. Şeker arı ilişkisinde; zamanın da verilen bir çay kaşığı şeker bir avuç arı demektir. Yani koloniyi sağlıklı ne kadar çok geliştirebilirseniz o kadar size geri dönüşümü olur. Ama bir çok gezginci arıcının buna imkanı yok ve ülkemizde şeker çok pahalı. Şekerli bal üretimi tamamen farklı bir konu benim kasdettiğim zaten şekerli bal üretimi değildir.

Tamam siz uçmaz diyorsanız dediğiniz gibi yapın bir şeyleri zoraki kanıtlamak zorunda değiliz. İşin ideal yollarda da nasıl yapıldığını merak etmeyin iyi biliyoruz. İdeal olmayan durumlarda siz kovaya boşaltır suyunu uçurursunuz bizde tenekeden boşaltmadan suyunu uçururuz. Herkes seçiminde hürdür.

Ben havalandırma konusunu hiçbir zaman basite indirmedim. İndirmiş olsaydım arıları nakile hazırlama konusunda ki açtığım konuda havalandırmadan o kadar bahsetmezdim. Derdim ki; havalandırmaya gerek yok arı havalandırmasızda gider derdim. Laf lafı açtı bazı tecrübelerimizi paylaştık o kadar. Kravat sizi rahatsız eder bir başkasına o derece rahatlık verir. Kimi sıcaktan kimi soğuktan hoşlanır. Birinin kapalı yer korkusu vardır diğerinin yoktur. Buharın çok olduğu hamamlarda kimi nefes alamaz hemen kendini dışarı atar kimi de o derece rahattır. Arının da balı vardır karnı toktur harareti  stresi yüksektir, balı yoktur sırtı da pek değildir adam gibi oturur kovanında. 

Ben kimseyle laf yarışında değilim. Cevap hakkımı kullanmaktayım. Birileri bir şey alırmı almazmı bilemem. Okur alacağı tarafı alır. Benim dikkatini çekmek istediğim nokta; herkes fikrini yazarken, ben yazınca neden yazdın gibi bir hava oluşmakta. Herkes niye yazıyorsa bende ondan yazıyorum. Forumda paylaşım yapıldığı sürece  herkes eşit olmalı. Birileri yazarken birilerinin yazdığına tahammülsüzlük edilmemeli.

Ve nasıl bir tahammülsüzlükse ki tavsiyeleriniz bölümündeki açtığım forumda paylaşım ve eşitlik başlığı altındaki bir cevabım daha kaldırıldı.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Şekerli 07 November 2010, 20:24:38
Evet kardeşim, bu forumda herkes eşittir ve herkesi de dinleriz sadece dik kafalıları ve sirkecileri dinlemeyiz... Varmı bir itirazın? Daha önce 2 forumdan kovuldun bu forumla beraber 3. olacak, git sirkeni başka yerde sat...
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Arı Bakanı 07 November 2010, 21:53:32
Yunus emre;
Hiç bir üye forum yönetimine kafa tutamaz, nerde olursan ol. Son yazdığın yazıda bile beni tehtit ediyorsun. Diğer konuda Ali Şekerliye meydan okuyorsun.
Burası kavga etme forumu degil ki.
Sana buyur tecrübelerini paylaş dedik sen gene, sataşacak yer arıyorsun. Burada bizlere hesap soruyorsun. Benim arıcılığımı sorgulayacakmışın sorgula.
Ben birilerine kızıp forum açtım, bir forumda sen açarsın, Yolun açık olsun.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: TUNCAY HADİSE 10 November 2010, 15:59:13
Ali bey;


Evet barakamız da yatıyoruz. Böyle arabada ya da çadırda falan yatamayız biz. Sabah kalktığımızda da dizimizde oramızda buramızda üşüme uyuşukluk yoktur, ev konforu olduğu için. Onu yapanlar genelde gününü otun çöpün fotoğrafını çekip öyle geçiriyor  sanırım,  bloglar da gördüğüm kadarıyla! Barakamızda yatarız sabah kalkar işimize bakarız!

Arımızda yeterince var çok şükür. Dediğim gibi genelde işlerle uğraşınca öyle fotoğraf gibi avareliklere yer olmuyor. Ayrıca şu kadar arım var şöyle yaparım böyle ederim diye de hiç ahkam kesmedim şimdiye dek!
Değerli Kardeşim Yunus Emre Bey,
Ali Türk ve Ali Şekerli Abilere saygısızlık etmek istemem,tartışmalara cevapları veriyorlar bende tecrübeli arıcı falan değilim 3 kovanla hobicilik yapıyorum ancak;
sizin bu agresifliğiniz ve basit bir konuyu uzattıkça uzatmanız gına getirdi bize.
Biz bu forumları bilgi edinmek için okuyoruz,birilerinin kendi camiasını hakir görüp tepeden bakarak şu kadar arım var,şöyle rahat ediyoruz gibi yakışıksız övünmelerini görmek istemiyoruz.
  Şimdi size sorum şu:Kendinizinde içinde olduğunu söylediğiniz gezginci arıcılık yapıpta çadırda,arabada,açıkta yer yatağında...yatan arkadaşlarınız sizden daha mı aşağı insanlar? Barakada yatmak size diğer insanlardan farklı ne değer kazandırıyor?   
İkinci sorum:Arı sayınız kaçsa bilmiyorum,sizin arınızdan az sayıda arısı olan gezginci veya sabit arıcıların sizden neyi eksik?[/b]
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: Arı Bakanı 10 November 2010, 16:28:14
Tuncay;
Yunus Emre'yi muhatap alarak artık yazı yazılmasını istemiyorum, artık Yunus Emre forumda degil. Üyeliği iptal edildi.
Zaten bu anlamsız tartışmaların önüne geçemezdik. Maksadı bilgi paylaşmak olanlar, tüm engellere rağmen bilgisini sunar.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: TUNCAY HADİSE 10 November 2010, 17:45:38
Ali Abi,
İsabetli bir karar vermişsiniz.
Saygılar.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: arıgülü 11 November 2010, 08:06:01
Ali bey şikayet gibi olacak ama Köylü Arıcı arkadaşımızında uslubu aynı görünüyor. Muhteşem abiye sataşmış oda. Herkese karşı aynı tavrı gösterecekmisiniz merak ediyorum...
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: halilgüneş 12 January 2015, 19:39:44
Herkese selamlar. Konunun üzerinden zaman geçmesine rağmen gezginci arıcılık yapan vede karniyol ana arı kullanan biri olarak söyleyebilirimki karniyol arının yolda çok ana kestiği tamamen yalandır. Gerek ilkbahar göçünde gerekse sonbahar göçünde yaklaşık 250 arımdan ana kesen koloni 5 tane anca çıkar.Naçizane tavsiyem ırkı ne olursa olsun eğerki bir koloniye yeni ana arı vermişseniz 1 aydan önce kovanı nakliye etmemenizdir. Genellikle nakliye esnasında karşılaşılan ana arı kayıplarının büyük bir bölümü bu sebepten görülmektedir.
: Ynt: arı nakillerinde karniyol kolonisinin çok ana kestiği söyleniyor..
: murat polat 12 March 2016, 19:31:49
Herkese selamlar. Konunun üzerinden zaman geçmesine rağmen gezginci arıcılık yapan vede karniyol ana arı kullanan biri olarak söyleyebilirimki karniyol arının yolda çok ana kestiği tamamen yalandır. Gerek ilkbahar göçünde gerekse sonbahar göçünde yaklaşık 250 arımdan ana kesen koloni 5 tane anca çıkar.Naçizane tavsiyem ırkı ne olursa olsun eğerki bir koloniye yeni ana arı vermişseniz 1 aydan önce kovanı nakliye etmemenizdir. Genellikle nakliye esnasında karşılaşılan ana arı kayıplarının büyük bir bölümü bu sebepten görülmektedir.

Hocam Nisan 15 gibi hazır çiftleşmiş ana ( f1 karniyol) ile analandırlmış bölme 8 çerçeveye ulaşmış kovanlar mayıs 15 gibi 6 saatlik bir yola taşınmasında sizce sıkıntı olma ihtimali nedir. Tabiki havalandırmalar ve tüm şartlar olması gerektiği duruma getirildiğini düşünelim. Teşekkürler
Sorry, the copyright must be in the template.
Please notify this forum's administrator that this site is missing the copyright message for SMF so they can rectify the situation. Display of copyright is a legal requirement. For more information on this please visit the Simple Machines website.