Baharda Muğla'dan 15 kovan arı almıştım. Bu kovanların anaarısını değiştirip, kışın söz verdiğim kişiye satılacaktı. İşler o kadar ters gitti ki, arıların Muğla'dan alınıp bize gelmesi çok gecikti, dolayısı ile anaları değiştirip karşı tarafa verme şansı kalmadı, elimizdeki arılardan 15 kovan verip, Muğla2dan gelenler başımıza kaldı. Bir sürü olumsuzlukta Gebze'deki arılıkta yaşandı, ilçe tarıma bile arıların saldırısından dolayı şikâyet edildik. Daha sonra arıları anaarı kutularına dağıtıp yok etmiştik.
Beklide bu arıların başımıza kalması hakkımızda hayırlı olmuştur. Birileri Muğla arısını öve öve bitiremiyordu. Elimizdekilerle bunu karşılaştırmak açısından gerçekten söz söyleme hakkımız olmuştur. :)
Bu saldırgan arılardan 4 tanesini zayıf koloniler halinde böldüm. Bu dört kovanın anaarısını öldürüp, yeniden anaarı yapmasını bekledim. Analar doğdu, çiftleşip geldiler yumurtaya başladılar tekrar öldürdüm, gene analar doğdu ve yumurtaya başladılar. Bende yav bunlarla niye uğraşıyorum ki diye olaya son verecektim, Muhteşem bey madem bir işe başladın devam et sonuca bakalım dedi. Anaları tekrar öldürdüm bir tur daha öldürsem son baharda riske girecekti şu an arılığımdaki 3 tur yani, 3 hat sonrası arıların hali. Arılar şimdilik gayet sakinler, güçlendiklerinde aynı sakinlik kalacak mı bahara çıkarsa bakacağız.
Bu koloniler yan yana arılıkta en ön sırada duruyorlar. Geçen hafta kontrolde acayip varroa vardı, hemen laktik asit uyguladım. Bu güne kadarda arıları açamadık, Gebze'de yaklaşık 3–4 gün yağmur ve soğuk vardı. Bu gün açtığımızda öncekinden daha beter durum vardı, yeni doğan her arıda 2–3 adet varroa vardı.
Arılığımdaki 4 kovanın üçünde aynı durum var. Hemen ikinci laktik asit uygulamasını yaptım. Dört gün sonrası son tur laktik asit yapıp sonuca bakacağım.
Arılarda bu kadar varroa varken koloni hala ayakta. :o
Birileri bir yerde sorun çıktığında hemen varroadan arı söndü veya söner diyebiliyor.
Kovanların gücü ortalama 3 çıta ve durumları ortada ve bu kovanlara yavru takviyesi de yapmayıp bahara ne durumda olacaklar bakacağız. Bizim bu bölgece iki tur daha yavru çıkacaktır.
Koloni buralara nasıl geldi derseniz arılıkta yazın başka kolonilere ne yapılmışsa bunlara da aynısı yapılmıştır. Son turda altı elek telli kolonilere Formik asit uygulandı ve bu kolonilere formik uygulanmamıştı.
Bu kolonilerin geldiği yer Eğe bölgemiz ve orada yaz kış yavru kesilmez. Benim kendi düşüncem ben yazın arılarıma varroa için fulimetril içerikli ilaç vermiştim. Arılıktaki kovanlara etkili oldu bu kolonilerde niçin etkili olmadı. Birde bu koloniler 3 sefer anaarı çıkardı, anaarı çıkarıp çiftleşme sürecinde kovanlarda varroa genelde azalır. Nedeni ise varroa devamlı larva varsa üreyebilir ve çoğalması bu şekildedir.
Eğe bölgesinde iki tür ilaçlama var birisi fulimetril içerikli biriside amitraz içerikli.
Uzun yıllar bu ilaçlar kullanıldığında varroa artık ölmüyor. Aynı arılıkta bu kolonilerdeki varroaların böyle çok olmasının nedeni budur diye düşünüyorum.
Bir ara Nimet Bey varroa mücadelesi anlatmıştı, arıya dumanı verdik diyor, alttaki kartonu çektik kıpkırmızıydı. Şimdi bendeki bu kovanları 10 çıta arılı düşündüğümde harbiden kıpkırmızı olur.
Bu kovanlarda birde şunu gördüm, kovan varroadan hemen sönmez, sönseydi bu koloni şimdi ayakta kalmaması lazımdı.
Bazı durumlarda efendim varroadan dır diye ahkam kesenler olaya iyi baksın. ;D
İlk filmin bütününde konunun tamamı var, fakat filim 25 mb idi 20 Mb ye sıkıştırıldıgında görüntü bozuldu, filmin orjinalinde arıların üzerindeki varroalar çok net gözüküyor. Görüntü net görülsün diye bazı görüntüleri kısa olarak alıp tekrar yayınlıyorum.