Arıcının Takvimi > ARICILIKTA AĞUSTOS AYINDA YAPILMASI GEREKENLER
Arıcılıkta agustos ayında yapılması gerekenler
Arı Bakanı:
Ağustos ayı, eskilerin deyimiyle yarısı yaz yarısı kış.
Arıcılıkta mevsim ve hava durumları çok önemli.
Bir çok bölgede artık sezon bitti. Tarih itibariyle bu sene ramazan ağustos ayına denk geldi havaların aşırı sıcak gitmesi, acil yapılması gereken işleri bile ertelememize neden olmakta.
Bir çok arıcımız bal hasadı yaptı.
Bal hasatlarından hemen sonra yapılması gereken varroa mücadelesidir.
Bir başka önemli iş ise, kovanlardaki fazla kat ve kovan içinde arıların saramadığı çıtaların alınması gerekir. Son baharda yavru sadece koyu renkli peteklere atılıyor. Mümkün olduğunca açık renk petekler bal stokunda kullanılmalı yada kovandan çıkarılmalıdır. Kovan içinde arılar ne kadar boş alana dağılır ise o kadar az iş yapar.
Fazla kat ve çıtalar alındığında kovan kendisine gelir, yavru faaliyeti daha iyi olur. Sezonun sonu bir çok şeyinde başlangıcıdır. Önümüzdeki kısa süreçte genç kış arıları üretmek ve kışa güçlü girip bahara güçlü çıkmanın hazırlıkları şimdiden yapılmalı.
Bu günlerde bir çok arıcı püren olan bölgelere gelmiş durumda.
Ülkemizin nektar kaynakları kışa kadar devam ediyor. Bu sabit Arıcılık için tabi ki geçerli değil. Gezginci arıcılarımız pürenden sonrada çam balı bölgelerine giriş yapacaklardır. Çam balına yönelecek olanların derdi ise pürende arıya fazla yavru yaptırabilmektir. Çam bölgesine ne kadar güçlü girilire o kadar bol bal alınacaktır.
Sanal arıcılıkta söylemler görüntüler eskiye göre çok değişti.
Bahar balı diye bir kavram çıktı, gidin 4 sene öncesine böyle bir deyim yok.Yada bahar balı alamıyoruz deyimi vardı. Şimdi ise 3-4 kat arılardan bahsedilmeye başlandı, bahsedilmek söyle dursun artık bunlar yapılır hale geldi. Bir taraftan bakıyorsunuz tek kat arıcılık yapılıyor, aradaki farkı görün.Bizlerde daha önce onların durumundaydık hiç düşündünüz mü?
Güçlü koloniler hiçbir dönem arıcıya yük olmaz iken zayıf kolonileri yaz kış beslemek gerekiyor. Arının temel ihtiyacı baldır. Güçlü kolonide kısa süre bal bulduğunda birkaç günde bir senelik yiyeceğini anında depolar. Bizler henüz bu aşamada bunu fark edemiyoruz.
Arıcılıkta her mevsim koloni yönetimi farlı olur.
Eskisi gibi saldım çayıra Mevla kayıra dönemi çoktan bitti.
Bir sürü olumsuzluk oluyor, nedense bu olumsuzlukta arıcının kabahati hiç yoktur.
Bu arada ağustos ayıda veda etmek üzere.
emrah:
Ali abi yapılması gerekenleri güzel özetlemişsin.Şişmiş beyza petekleri arıcılar mum güvesine karşı nasıl sakladıklarınıda belirtirlerse iyi olur.
arıgülü:
Evet ali bey bir ay boyunca teşvik beslemesi yapılmalıki ana arı bol yumurta yapsın. Kışa güçlü kolonilerle girelim. Balları da aldığımıza göre varroa ilaçlarımızı da rahatlıkla kullanabiliriz.
Arı Bakanı:
--- Alıntı yapılan: emrah - 23 Ağustos 2010, 20:31:19 ---Ali abi yapılması gerekenleri güzel özetlemişsin.Şişmiş beyza petekleri arıcılar mum güvesine karşı nasıl sakladıklarınıda belirtirlerse iyi olur.
--- Alıntı sonu ---
Emrah;
Arıcılıkta kıymetini tam bilemediğimiz ürün örülü petektir.
Ham peteğin bir değer ve kıymeti var, fakat örülmüş petek bize kaça mal olmuştur belli değil. Arılarımız bir kilo petek üretebilmek için en az 10 ila 15 kilo bal tüketir denilmekte. Bir kilo balın en ucuzunu düşünseniz bile karşımıza felaket bir maliyet çıkıyor.
Yani örülmüş petekler tam bir hazine ve bu hazine çok iyi korunmalı. Olayı hiç kimse bu açıdan düşünüp açıklama yapmamıştır. Çıtada 100 gr. Petek eşittir en az 1 kilo bal kaybı.
Beyaz ve polensiz peteklerde kolay kolay ağ kurdu olmaz. Olsa da çok nadirdir.
Ağ kurdu esmer petekler polen ve polen kalıntısı olan peteklerde olur.Zaten ağ kurdunun besin kaynağı da polen.
Ağ kurdunun yumurtaları polenlerin içinde gizlidir. Ağ kurdu kelebeği yumurtalarını kovana girip polenler üzerine bırakır, arılarda yumurtalar üzerine polen depolar. dışarıdaki çiçeklere de kelebekler konduğuna göre çiçeklere de yumurta bırakabilir, polen toplayan işçi arılar polenle birlikte çiçek üzerindeki yumurtaları kovana taşır. Kovan içinde kolay kolay harekete geçmeyen bu yumurtalar, peteklerin kovandan çıkarılmasından sonra sanki özgürlüğe kavuştuklarını anlayıp hemen harekete geçerler. Benim tahmin ve tecrübelerim sabit ısıda bu yumurtalar faaliyete geçmiyor. Kovan içinde aslında ağ kurtlarının oluşması istenilen ısı fazlasıyla var. Fakat kovan içinde genelde ısı sabit.
Kovandan çıkarılan petekler çok değişken ısıya maruz kalınca faaliyet başlıyor.
Örülmüş peteklerin yani yanı çıtadaki peteklerin korunması için bir çok seçenek vardır.
En ideali hiçbir kimyasal kullanmayıp soğuk hava deposunda saklanması.
Soğuk hava deposunda saklanması yumurtaların doğuşuna imkan vermiyor. Depodan çıkarılan petekler uygun ısı ortamını bulduğunda gene faaliyete geçerler.
Peteklerin açık raflarda hava sürkilasyonlu mekanlarda bekletilmeside ağ kurdu faliyetlerini yaptırmaz.Kapalı kovan içinde ağ kurudu faliyete geçerken, aynı petekleri açık kovanda bekletin, çok zor ağ kurdu oluşur.
Bir çok arıcı doğal yol olan bitki yaprakları koyarak petekleri korumaya çalışır. Bu yöntem ne kadar etkili bilemiyoruz ve en çok kullanılan ceviz ağacı yaprağı.
Polen içindeki yumurtların imhası için -5 derecede dondurulması. Bu ısıda tüm yumurtalar imha edildiği söyleniyor. Yani bu işlemden geçen polenli çıtada o sene dışarıda kaldığı sürece içinden bir daha ağ kurdu üreyemiyor. Petekler açıkta bırakılmamalı yoksa kelebek yeniden yumurta bırakır ve gene yapılan uygulama yeni yumurta bırakıldıktan sonra bir işe yaranmaz.
Petekleri bir dolaba veya ballıkları üst üste koyarak,bir başka seçenek olarak ta küçük ve kapalı bir odada olabilir. Kükürt yakılması. Yanmaya başlayan kükürt gazı faaliyete geçen ağ kurtlarını öldürüyor fakat yumurtalara etki etmiyor. Ben kükürt yaptım bir daha peteklerim zarar görmez diye mücadeleyi bırakırsanız hayal kırıklığına uğrarsınız. Havalar soğuyuncaya kadar haftada bir kükürt dumanı verilmeli yoksa tüm polenli peteklerimiz hasar görür.
Kükürdün kullanımı, bir odada yapılacaksa, mesela bir mangal yakılıp köze birkaç çorba kaşığı kükürt dökülür. Çıkan duman minik ağ kurtlarını zehirleyip öldürür.
Kükürt dumanını kesinlikle teneffüs etmemek gerekir. Zaten isteseniz de teneffüs edemezsiniz felaket rahatsız edici bir dumandır.
Bu yöntemi kovan ve katlara doldurulmuş peteklerimiz için kullanmadığımız eski bir körük yakılarak gene köz üstüne birkaç kaşık kükürt dökülüp kovan girişinden içeri duman verilir. Bu körük bir daha arılar için kullanılmamalıdır, ne kadar temizleseniz mutlaka kükürt kalıyor arılara zarar verir.
Benim kendi kullandığım bir başka yöntem ise katlara doldurulmuş peteklerin en üstüne boş kat koyup içinede 1 kg.lık konserve kutusu koyuyorum. Kutunun altına yanmayan fayans konulmalı, kutunun en üst bölümüne yakın yerlerden delikler açılmalı, içine köz koyup bir kaşık kükürt koyup gene kutu üzeri yanmayan fayans veya benzeri bir maddeyle kapatılmalı. Katların üstü hava almayacak şekilde kapatıldığında içerdeki yanan kükürt tüm peteklerdeki faaliyete geçmiş ağ kurtlarını öldürecektir. Kutulara delik delinmediğinde üzerini kapattığınızda yanan kükürt sönecek ve dolayısı ile kükürt gazı çıkmayacak.
Peteklerimizi korumanın bir başka yolu ise organik asitler kullanmak.
Bu iş için başta Almanya asetik asit bir başka deyişle sirke asidi kullanıyor. Kapalı oda veya dolap yada katlara doldurulan peteklerin asit buharına maruz kalması ağ kurdu oluşumunu etkiliyor.
Bu yöntemlerden hangisini kullanırsanız kullanın, kontrolü elden bırakmamak gerekiyor.
Peteklerimiz çok değerli.
akdemir66:
Benim de iki yıldır uyguladığım ise çıtlar süzüldükten sonra direkt poşete alıyorum ama ağızlarını zımbalamıyorum. Petekleride arıya yalatmıyorum. Boş katların içinde yerleştiriyorum ve üst üste katları istifliyorum. Baharda güçsüz arılar yavaş yavaş gelişrken veriyorum. Çok faydasını gördüm arılar daha çabuk gelişiyor çıtalarda da hiç bozulma olmuyor.
Navigasyon
[0] Mesajlar
[#] Sonraki Sayfa
Tam sürüme git