Gönderen Konu: Keçi Çiftliği ve Balarıları  (Okunma sayısı 7371 defa)

Adnan Yavuz

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 14
Keçi Çiftliği ve Balarıları
« : 20 Haziran 2013, 20:24:19 »
Değerli arkadaşlarım,

Ben Kocaeli Gölcük tarafında arıcılık yapmaya çalışan bir kardeşinizim. Bildiğiniz gibi haziran ayının ortalarındayız. Kestane çiçekleri yağan yağmurlardan nasibini aldı ve tarihteki yerini aldı. Ihlamurlar ise elveda deyip duruyorlar. Yani anlayacağınız bu arkadaşınıza yol göründü. Bu yıl bir değişiklik yapıp batı karadeniz'in yüksek yaylalarından birine arıcıkları götürmeyi düşünüyorum. Kısmet olursa önümüzdeki hafta yolculuk var. Lakin gideceğim yerde beni davet eden akrabalarımın bir keçi çiftliği var. Kendileri saneen keçileri ve halep keçileri bakıyorlar. Yaklaşık 400'ü aşkın mevcut var. Bana da çiftliğin hemen yanına arıları koy diyorlar. Başka yere koysam malum kocaoğlan hakkını istiyor.

Sizden ricam, eğer keçilerle ilgili olumlu/olumsuz bir hatıranız geçmişte oldu ise beni bilgilendirmeniz.

Herkese çok saygı ve selamlarımla...

Adnan YAVUZ

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.181
    • Ali Türk
Ynt: Keçi Çiftliği ve Balarıları
« Yanıtla #1 : 21 Haziran 2013, 09:49:22 »
Adnan bey biz ne desek boş, hadiseleri gidip yaşamak gibisi yok. ::)
Ben kendimden örnek vereyim, geçtiğimiz yıl Mersin Aydıncık'ta kışladım. Günlerce gitmeden gittiğimde hep araştırma yaptım, hava sıcaklıgı gündüzleri 15 derece altına düşmeyen bir yer burası.
Benim anlamadığım şeyler vardı, hava 18 derce gösteriyor, bakıyorsun arı dışarı çıkmıyor, bizde Marmara bölgesinde 15 derecede bile nektar akımı oluyor, Aydıncıkta her taraf çiçek polen geliyor 20 derecede bal gelmiyor, bu inanılır gibi degil ama yaşadım.

Baharın Aydıncık'ga gitmeden bakıyorum hava sıcaklıkları 20-25 lerde kovanları açıyorum arı aç, öbür kovanı açıyorum aç beş altı kovan açtım durumlar vahimdi,hemen işi bırakıp arıları beslemek için şeker almaya gittim. İlk yemlikleri dordudum ertesi gün bakıyorum çıtalarda hala gram stok gözükmüyor, ilk şurupluk arıların kursagını bile doldurmadı, yeniden bir şurupluk daha verdik, ertesi gün bazı kovanların petek gözlerinde nadiren verilen şuruplardan eserler gördük, üçüncü yemlikte iş rayına oturdu. Benim için Akdeniz işi çözüldü, yıl boyu polen sıkıntısı yok, nektar sıkıntısınıda çözmek arıcıya kalıyor, verirsin şurubu arıyı aç kalmaktan kurtarırsın, tabi benim hedefim arı erken gelişecek erkek arılar çıkacak ve ben ana arı üretimine başlayabileyim, hedefim buydu.
Her yıl sezon böylemi olurmu onuda bilmiyorum...

Sizin hedefiniz farklı, yüksek rakımlarda bal olurmu olursa kaç derece sıcaklıklar olmalı, gece çiğ varmı, birde geçen sene Vecdi abi koyun sürülerinden şikayetçiydi, binlerce koyun civarınızda otluyorsa ot bırakmaz, ot büyüyecek ki çiçek açsın.
İnsanlar genç iken hep bardagın dolu tarafından bakarlar, yani hep iyi şeyleri ön plana çıkarıyorlar.
İnsanlar olğunlaştığında ilk önce olumsuzlukları düşünürler.
Sizin için iyi bir tablo çizmedim ama her şey hakkınızda hayırlı olaması dileklerimi sunuyorum, yolunuz açık olsun...

Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk

Adnan Yavuz

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 14
Ynt: Keçi Çiftliği ve Balarıları
« Yanıtla #2 : 21 Haziran 2013, 13:47:45 »
Sayın Bakanım,

İlgi ve alakanıza çok teşekkürler...

Kısmet olursa önümüzdeki hafta gidip yaşayacağız...

Neler olduğunu inşallah sizlere de anlatma fırsatı bulurum.

Keçi sürüsü ormanda gezecek. Lakin orman geniş. Bizim arıcıklar rızkını çıkarırlar diye düşünüyorum. Çok büyük hedeflerim de yok. Kovan başına 5-6 kg bal benim için kafi olur diye düşünüyorum. Bu bal bir de fazla sağılmayan kestane çıtalarının üzerine konacağından çok lezzetli olacak ve iyi para edecek diye düşünüyorum. Hayırlısı artık.

En büyük endişem, arıcıkların keçilere saldırması. İnşallah olmaz. Oradaki dost ve akrabalarıma mahcup olmam.

Nezdinizde tüm arıcı kardeşlerime güzel bir sezon diliyorum.

Adnan Yavuz

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 14
Ynt: Keçi Çiftliği ve Balarıları
« Yanıtla #3 : 15 Kasım 2013, 20:58:18 »
Selam arkadaşlar...

Benimkisi biraz monolog oluyor. Grup üyeleri sağ olsunlar, çok aktif değiller. Bakan ve bir iki meclis üyesi haricinde kış uykusuna bahardan yatmışlar. İyi uykular diyeyim. Ne diyeyim ki...

Neyse, ben görevimi yapayım. Haziran sonunda Batı Karadeniz bölgesinde mükemmel denecek nefasetli balı ile meşhur yüksek rakımlı bir köyün daha da yükseğine arılarımı götürdüm. Rakım 1150 seviyesiydi. Rüzgar sorunu olmayan bir kısma arıları koydum.

Keçi çiftliğinin yanı başında olmamıza rağmen arıcıklar kimselere bir zarar vermediler. İlk haftalarda güzel bal yapmaya başladılar. Güzel de yavruya yattılar. Sonra da ağustos ayının da oldukça kurak gitmesi neticesinde yaptıkları balı yediler. Sağım yapma imkanımız da olmadı tabi. 07 Ağustos tarihinden sonra da tarafımdan keklenmeye ve şuruplanmaya başladılar.

Eylül ayının ortasında da ortalama 9 çıta düzeyinde bulunan arılarımı ana üsse yani Gölcük'e getirdim.

2013 yılında mayıs ve haziran ayında yaptığım bölmelerin ortalama 4-5 çıta düzeyinde kaldıklarını, bazı zayıf olanlarının da takviye edildiklerini bir anektod olarak bildireyim.

Hali hazırda 6 Kasım itibarıyla kovanların son sıkıştırmaları ve beslemeleri tamamlanmıştır. ARILAR KIŞA HAZIRDIR.

Saygı ve sevgiyle kalın değerli grup üyesi arkadaşlarım.

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.181
    • Ali Türk
Ynt: Keçi Çiftliği ve Balarıları
« Yanıtla #4 : 16 Kasım 2013, 10:27:18 »
Adnan bey gurup üyelerinin sorunu yok olsaydı mutlaka yazarlardı. Arıcılık forumunda arıcılıkla ilgili her soruna mutlaka cevap yazılmıştır. Cevaplarımız olayları dallandırıp budaklandırmadan doyurucu şekilde veriliyor. Arı bakanı arıcılık bilgi merkez olmuştur. Ekip üyelerinin geçmişi ve sanal aleme girdikten sonraki yaptıkları ve geldikleri nokta ortada.

Yaptıklarımızın yazıyla ve resimle yorumladığımız gibi, videolarla anlaşılmayan bir şey kalmasın istedik. 2007 Yılından itibaren,  youtube de arıcılık videoları yayınlıyorum, bir ara yutup yasaklandı, o zamanlar dailymotion da yayınlar yaptık. Şu an itibari ile acayip bir istatistiğe ulaşıldı, bu iki sitedeki videolarım 2 milyon kez izlendi. Bir çok şey videolar izlendiğinde sorun olmaktan çıkıyor.

http://www.youtube.com/user/alicik1964

http://www.dailymotion.com/Ali_Turk#video=xpn71m


Anladığım kadarıyla  bu yılın bir özetini yapmışın. Hiç bilmediğin bir merada arıcılık yapmak acayip riskli oluyor, ben siz oraya gitmeden bu riskleri göremeyeceğinizi belirtmiştim. İlk haftalarda bal geldi diyorsunuz, demek ki oradaki nektar akımı daha önce başlıyor. Bir başka sorun etrafınızda çok büyük sürüler varsa, keçi koyun fark etmez, araziyi sürekli tıraşlar ve bitkilerin çiçeklenmesine musade etmezler.

2013 Yılının mayıs haziranda yapılan bölmelerin 5 çıtayı geçmemesi oldukça ilginç. Benim 3 Eylülde böldüğüm 2 -3 çıtalık 2  kovan 10 Kasım itibari ile 5 çıta ful arı oldular. Sizin gelişmeyen arılar ırktan dolayı olabilirler, yada hastalandılar, polen olmayışı gelişmeyi acayip etkiler.

Ben yılın özetini tam yapmadım ama bu yıl acayip bir tempoda geçti diye bilirim. Öyle bir tempo ki, arılığa gitmekten nefret etmiştim, ana arı üretim işi o kadar sıkıcıydı, çalışırken kendimi aşırı zorladım. Sadece ana arı üretimi olsa saymadım ama kayıtlara bakmam lazım en az 10 suni tohumlama uygulaması yapmışımdır, bu bile her tur için, başından sonuna acayip bir şey...
Zaten suni tohumlama ile ilgili 5 yıllık birikim yazıya dökülüp yayınlandı.

Bu yılki çalışmalarımda  kendi adıma her konuda kendi rekorunu kırdım ama yetmiyor. Seneye inşallah başka rekorlar bekliyorum, hazırlık ve çalışmalarımıza şekil verildi, bu ay sonu nihai kararı vereceğiz inşallah.

Bizimde Darıca'daki arılarımız sıkıştı ver kışa hazırlandılar, hiç bir şey yapmasak artık bahara çıkarlar. Mersinde ise en az 2 ay yavru devam eder. Peşinden zaten bahar gelir, sezon bitmeden orada yeni sezona girilir. Bir yıl öncesi senin yaşadıklarını bende Mersin Aydıncıkta yaşamıştım, bu yıl aynı hatalara düşmeyeceğiz kısmetse..


Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk

vecdiküçükyılmaz

  • Ziyaretçi
Ynt: Keçi Çiftliği ve Balarıları
« Yanıtla #5 : 18 Kasım 2013, 21:13:01 »
             Değerli arkadaşlar,Forum ve blog anlayışı farklı olmalı.İnternet ortamında yazılanları başka ülkenin arıcıları da okumaktadır.Biz onları takip ederken onlarda bizleri takip etmektedirler. Zaman içerisinde gördük ki başka ülkenin arıcıları ülkemizdeki arıcıları ziyaret etmişlerdir. Bizim arıcı arkadaşlar yabancı ülkelerde inceleme yapmışlar ve arıcı arkadaşlar edinmişlerdir.
             Bloglar da ki paylaşım sıklığı paylaşım bilğisi görseller blog sahibine ait olup paylaşımlarında ne paylaşağı kendi bileceği iştir.
             Forum farklı bir olay,üyelerin ortak paydası olup, burda konulan yazılanların bilimle çakışması gerekir.Hoş geldin beş gittin yeri değildir.Bir örnek vereyim,apis mellifera carnica ogulcu bir arı olarak yazsak yabancı bir arıcı bilim adamı tercüme etse ne der,güler ve şöyle düşünebilir bunlar hala 1930 lardamı yaşıyorlar diye düşünebilir.İnsanlar zaman zaman yazar yazılanın elle tutulur bir tarafı olmalı.Adnan bey Yazmayan küstüğünden mi yazmadı,rahatsızlığından mı yazmadı.Bilinmez.Yazan her konuyu bilecek diye bir şey yoktur.Hayat devam ediyor, zaman zaman herkes birşeyler yazacaktır.Yazılanlar küslükler yaratmamalı,konu arı, arı olmasa çok insan birbirini tanımaz.Arının yeni dostluklara vesile olması dileğiyle,saglıcakla kalın.

erkanduzce

  • Ziyaretçi
Ynt: Keçi Çiftliği ve Balarıları
« Yanıtla #6 : 18 Kasım 2013, 22:12:32 »
ben daha açık yazayım
her ilk baharda
her kışta
her sonbaharda
her arı bölmede
her varoa ilaçlamasında
her arı beslemede

akla gelen her şeyde her yapılan işte yazı yazılacak bir yer değil burası
eksikleri öğrenmek için okuruz yoksa sorarız  paylaşırız

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.181
    • Ali Türk
Ynt: Keçi Çiftliği ve Balarıları
« Yanıtla #7 : 19 Kasım 2013, 09:30:55 »
Vecdi abi blok yayınları arıcının kendi tecrübe ve yeniliklerini ortaya koyar, yani arıcının kalitesini yaptığı işlerden anlarsınız. Arıcı blokları izlediğinde yapılanları görüyor, siz istediğiniz kadar palavra sıkın, arıcı bunu anlar. Örnek biri ben kafkas arısıyla çalışıyorum diye 3 kat arı resmi yayınlarsa burada bir sıkıntı var bu arı üç kata çıkamaz.

 Gene benim arım yerli diyenler üç kat arı resimleri gösterseler de gene bir tuhaflık vardır. Çünkü ıslah edilmemiş arıları üç katta tutmak imkansızdır. 10 Çıtaya gelmeden oğul veren arı nasıl 3 katta çalışsın.

 Benim bal hasadı videolarım vardır, karniol arısı bal hasadından sonra kontrollerde 5-6-7 çıta yavrulu idi, bu arıyı bir başka nektara sokabilirsiniz, yani burada işiniz bitti, bir ay sonra bir başka yerde bal akımı varsa orada gene iş yapar. Kafkas arısından bal hasadı yapın, bakın bakalım arınız kaç çıta kalacak ve kaç çıta yavrusu var bir dahaki nektara ne kadar hazırlayabilirsiniz. Ben Kafkas arısının gezginci arıcılığa yani nektardan nektara geçişe uygun olmadığını söylemekteyim, sabit arılıklarda bir nektar hedeflenmiş ise olabilir, balı alır sezonu kaparsınız.

Forumlar ise sezinde dediğiniz gibi daha olgunlaşmış yazılar içermeli. Bilenlerin tecrübelerini paylaştığı bilmeyenlerin sorular sorduğu yere forum denilir. Saçma sapan kahvehane sohbetlerini aratmayacak, birilerinin aşağılandığı yerler, adı forum olsa da forum formatından uzaktır. Arıcılıkta birlerini kandırmak oldukça kolay oluyor, genelde yeni arıcı ne verirseniz yer, işi öğrendiğinizde aradan yıllar geçmiş oluyor.

Arıcılıkta bazı riksler bir yılınızı yediğiniz gibi acayip zararlar ile sezonu kapatmanıza neden olur. Adnan bey Trakyaya gitmiş olsaydı, sıfır çekmeyecekti. Risk alarak bilinmedik bir şeyi denedi bırakın bal almayı kovanlar içerideki balıda yediler. Böyle denemeler gidilecek bölgeye bir kaç kovan arı götürüp bırakılmalı, sonuçları görüp ertesi sene gidilmeli.
Bunları yazarken aklıma bir başka şey geldi, Ege bölgesinde de kestane ormanları olduğunu duymuştum, bu güne kadar egede kestane balı aldık diyen duymadım.

Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk

vecdiküçükyılmaz

  • Ziyaretçi
Ynt: Keçi Çiftliği ve Balarıları
« Yanıtla #8 : 20 Kasım 2013, 18:47:46 »
                Değerli arkadaşlar,arı ırkları konusunda ırklar arası kıyaslamalar yapılmakta yapılırken de bir çok yanlışlıklara düşülmektedir.Bu yanlışlıklar sonunda içinden çıkılmaz tartışmalar yaşanmaktadır.
                Irkların oluşmasında,cografi,şartların,ekolojik yapının iklim şartlarının vs. gibi nedenlerden arı ırkları ve eko tipleri oluşmuştur.
                Ülkemizin bir yöresinden oturan diğer yöreden bir haber insanlar kendi yöresinde başarılı olan bir arının diğer yörede de başarılı olacağını sanmakta veya bilerek te oluşan ekonomik koşulların yöreye sagladığı imkanların yok olacağını sananlar tartışmada katı kabullenemez görüşler bildirmektedirler.
                 Matematik ilminde yanılma olmaz ve saglaması vardır.Günde 1100 yumurta atan bir ana arının bal mevsiminde 80.000 ulaşması için, bal mevsiminde en az 80 gün ömrünün olması gerekir.İşçi arının bal mevsiminde kaç gün yaşadığını her arıcı bilir ama konuşurken hesaba katmaz.
                 Kafkas arısı,KARS,ARTVİN,ARDAHAN kısmen RİZE de kışa 10 çerçevede girerken,diğer iller de kışa 10 çerçevede girmez.O illerdeki başarıyı diğer illerde görmek mümkün değildir.Şartları zorlayan arıcılar bahara arısız çıkar veya bir avuç arı ile kara kara düşünür.Sonrası kolay.Meşhur güzel bir türkü var onu söylemeye başlar ve yolu tutar.
                 Şu KÖYCEĞİZ  yolları kaldır ayşem kolları der MUGLA nın yolunu tutar arıları alır memleketi tutar..Sonumu belli mevsim şartlarına göre bal alır,Arıları alır Mugla ya gidemesze gelecek sene aynı türküyü söyler.
                 Arılar kıyaslanırken koşullar aynı olmalı.
                 Tüm ırkların ana arısı F1 olmalı
                 Koloni gücü aynı olmalı.
                 En az 5 erli gruplardan oluşmalı.
                 Eşit beslenme yapılmalı.
                 Arılar da hastalık olmamalı,parazit mücadelesi yapılmış olmalı.
                 Petekler tek bir firmanın olmalı.
                 Gruplardaki arılar meraya dengeli dağıtılmalı.
                 Belirli iklim koşullarında bir kaç sene denenmeli.
                 Saglıcakla kalın.

Arı Bakanı

  • Yönetici
  • Özel Üye
  • *****
  • İleti: 1.181
    • Ali Türk
Ynt: Keçi Çiftliği ve Balarıları
« Yanıtla #9 : 21 Kasım 2013, 13:17:45 »
Vecdi abi,  Adnan bey bu yıl değişiklik olsun diye bir yere gitti, aslında sorduğu soru şuydu, ben gittiğim yerde keçilerin yanına arılarımı koyarsam, arılar keçilere zarar verir mi?

Sonuç ise keçiler arılara zara verdi sanki kovanlarda bal kalmadı...


Irklar arası farkları kim test edecek, bu işler masa başında kitap makale okumakla test edilemez. Oturduğun yerden yazılar yazmakla olmuyor, bir türlü sonuca gidemiyoruz. Arıcılıkta dünyada söz sahibi olduğumuzu iddia edenler var, söz sahibi olmak nasıl bir şey, hiç bir ıslah çalışması yapmayı bırakın başlatamamışız bile....
En iyi bilimcimiz geçinen biri, elinde diploma, benim kariyerim var diye havalar atmakta, iş arıcılığa gelince aman arılarınıza sahip olun demekte, biz arılarımıza sahip olacaksak, bilimcinin işi nedir.....

Hangi üniversitemizin bahçesinde kat kat arılar var, ben hiç görmedim.
İşin garip tarafı hocalarımız yurt dışına gittiklerinde hiç mi katlı kovan görmüyor,  biz görüyoruz?

Bir ara bir veteriner arkadaşla konuşmuştuk abi dedi arılar tek kat duruyor ama içinde birer avuç arı var her taraf kanatsız arı dolu demişti. Tek katta bile araştırma ve geliştirmeyi ne kadar başarmışız zaten görüntüler ortada...

Dünyada artık her şey damızlıktan üretiliyor. Damızlığı olmayan üretim düşünülemez. Buyurun ne üretmek isterseniz bir deneyin. Süt üretin, et üretin, domates üretin, salatalık üretin, kavun karpuz üretin, ceviz üretin, fındık üretin, tavuk ördek kaz üretin, hiç bir üretim başıboş yapılmıyor, mutlaka damızlık ön plana çıkıyor.

Bence üniversiteler aklı başında gerçek arıcı çalıştırmalı ve araştırmaları bu arıcının yaptıklarına bakıp sonuç bildirgesi yayınlamalı.
Arıcılık, arıyı yönetme sanatıdır... Siz arıyı yönetemez iseniz, arılar sizi yönetir...

Ali Türk