ARICILIK VE NİHAYET BAHAR GELDİ

Ekleyen, Ali Türk 27 Mart 2011 – 21:17 -

Bu gün 2011  mart ayının 27 si.

Dün ve bu gün hava lodosluda olsa çok güzeldi diyebiliriz.

Tüm kolonilerimize genel bir bakım yapıldı, anaarı ve yavru durumları nedir hepsinin çıtaları çekilip kontrol edildi.

İki kovan arı bölünüp, larva tranferi için depoya alındı.

Bir çok kolonide erkek üretimi için soguk sıcak fark etmeden 15-20 gündür şuruplama yapıyoruz, kullanmış oldugumuz arı ırkı karniyol ve bu arıyı normalde zaten durduramıyorsunuz beslediğinizde ise hemen karşılık veren bir arı. Petek örüp erkek atıyor, bazı erkek yavrular kapandı, geçtigimiz seneye oranla bir ay gerideyiz.

Kış arılarımız artık tamamıyle olmasada yerini genç nesile devretti, kolonilerimizde çok az yaşlı arı kaldı.

Arıcılıkta kıymetini bilemediğimiz kış arıları nesilden nesile geçişlerde çok önemli.

Kolonilerimiz o geçişi şu an tamamlamak üzere ve nufusları bayagı bir düştü, bundan sonrası atak zamanı. Eskiler öldü ve koloni artık hızla nufus artışına gidiyor.

Kış arılarının erken ölmesinin birinci nedeni ise kışın kolonilerimize kek vermektir.

İsteyen bana inanır isteyen inanmaz.

Bu gün Sultanbeyli’ye gidecektim.

Keklenecek arılarım var, bazı işlerin kesintiye ugramaması için kolonilerde kek kullanılacak.

Kekçi Mustafa abiyi aradım, Maltepe’deyim dedi. Satılık arı varmış onlara bakıyordu.

Bende Tugay beyi aradım bir yerde arı var, görüşmek istersen diye telefon ettim. Tugay beyde bizim arılıga geldi. Konuştuk henüz görüşmelerden netice çıkmadı.

Bende Mustafa abiye gidemedim, önümüzdeki günlerde hava yağışlı olacak.

Ormanda 3 kovan arı bırakmıştık, havalar iyi iken bir gidip gelelim dedik.

Yolda hacı abiyle konuşuyoruz yav kaç ay oldu acaba yaşıyorlarmı filan derken, bizim sıgırlıktaki arılıga bitişik,  yörük Halil bekliyor nasılsın ne var yok filan diyoruz.

Halil iyilik, geçen kar yagdığında sizin kovanlardan birisini avcılar açmış ben kapattım dedi. Arılar nasıllar dedim üçüde yaşıyor dedi::)

Yanımda akide şekeri vardı al şunu bir ye dedim::))

Hacıya da dedimki müjde verdi,  bir şeker daha verem mi?

Hacı ben arıları kendim görmeden inanmam, şekere yazık etme, töbe töbe::))

Yol üzerinde bizim arıcı arkadaşlardan Bilal Yıldırım var baktık kamyonu orada, girdik yanına.

Muhabbet esnasında yörük Halil’de geldi.

Bilal abinin arılar berbatmış kendisi öyle söyledi, arılara kek vermiş, el kadar yavru yaptılar diyor ve bu sene sönen koloni sayısı 40 tane.

Kolonilerinin çok zayıf oldugunu söyledi.

Arıcılara arınıza şurup verin dediğimde sanki onlara küfür etmişim gibi bir tuaf bakıyorlar.

Bilal’ede aynısını dedim, kovanlarda arı yok, şurupluga giden geri gelemez diyor, dediği dogru, zayıf koloni şuruplukta telef olur. Poşetle şurup ver dedim acayip acayip baktı. Anlattım ama nafile, iş işten çoktan geçmiş, zayıf koloniler kendine gelecekte bala çalışacak, Allah yardımcın olsun deyip ayrılıyorum.

Bu arada hacı kayıp, çaktırmadan arılarımızın yanına gitmiş.

Sıgırlıkta baharda açan beyaz püren açmaya başlamış, yakında orman benbeyaz olur. Buralarda bu bitkiye deli yılgın diyorlar.

Baharda açan beyaz funda, deli yılgın yada beyaz püren.

Bende  arılarımızın yanına gittim.

Hacı vallah kovanlar sağlam 6-7 çıta arı gözüküyor dedi.

Ne zaman baktın be::))

Bu kolonileri burada bırakıp gideli tam 5 ay dolmuş.

Ekim ayı içinde buradaki arılarımızı alıp götürdük.

Bu üç koloni burada bırakıldı.

5 Aydırda ilk defa gelebildik.

Bu kadar koloni sönmelerinin yaşandıgı bir ülkede.

Bu koloniler sağlam, kek vermedik, şurup vermedik ve 5 aydır hiç görmedik.

Bu koloniler karniyol ırkı.

Geçen senede aynen burada bırakıp, 4 ay sonramı gelmiştik aynen yaşıyorlardı.

Kovanlar ise içler acısı derlerya aynen öyle kovan hacı yapımı, su kontrasından. Doğru dürüst kapak yok, belkide en berbat çıtalar bu kolonilerde ve hala yaşamak…..

Tüm olumsuzluklara rağmen.

Kıştan beri arı besleyenler ve kışın gezgincilik yapanlar:), bu arıya çamur yapsınlar bakalım.

Burada bir şeye dikkat çekmek istiyorum. karniol ırk arılarda kırmızı degilde maun renk propolist olur.

Bu renk propolisi kafkasarısında kesinlikle görermezsiniz, karniol bu propolisi nerden buluyor bilemiyorum.

Aslıda bu konuyla alakalı bayagı bir arşiv resim toplamıştım şu an nereye attım bilemiyorum.

Bu resmi büyütürseniz bazı yerlerde göreceksiniz.

Biz eskiden yerli diye isimlendirdiğimiz arılarda bunu görüyorduk, meger karniollarda bu özellik varmış. Yerli dedigimiz arılarda bir şekilde karniolların uzantısı var.

Arıları çuval örtüp çımbalayarak yola hazır ettik, kovanların kapakları filan zaten berbattı ancak bu şekilde bu koloniler taşınırdı.

Hacı malzemelerimizi topladı ormandan çıkıyoruz.

En son kapıyı kapatacak, resim alacağım yav çekme dedi, hep böyle der ve güler yan cebime koy der gibi::))

Arıları Gebze’ye getirdik, burada bir başka püf noktası var. Havalar soguk ve gece taşınan kolonileri sehba üzerine almayın.

Yere koyarsanız daha iyi olur, neden derseniz?

Kovanı açtıgınızda arı yere dökülür ve geri çıkamaz.

Bir gün sonra sehpaya alırsanız daha iyi olur.

Hemen körüğü yakıp, üç koloniyede poşetle invert şurup verdim.

Bu koloniler iki senedir ormandan hiç çıkmadılar ve iki kış geçirdiler.

Benim açımdam güzel bir deney oldu ve sonuçları geçen senede paylaştık bu senede paylatım.

Geçtiğimiz sene ormandan çıkış haberimiz alt linkte.

Biz 5 ay sonra bu kolonilerin yanına gittik.

Hayret bunları radarda çarpmadı::))

Karniol arısının kışlaması, ancak bu kadar güzel denenebilirdi.


http://bengittim.blogspot.com/2010/10/ekim-ayinin-son-paylasimi.html  


Etiketler: , , , , , , ,
Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »

Yorum yapmak için giriş yapılmalı.

Forum